Jump to ratings and reviews
Rate this book

Türkiye Solu

Rate this book
Günümüzün marjinalleşmiş, siyaset-dışı ve parçalı solu kaçınılmaz mıdır? Bu çalışma, bu soruya hemen başından bir ‘‘hayır’’ cevabını veriyor. Bugünün Türkiye’si pekâlâ, çalışanların kendi örgütlenmeleriyle ülke siyasetine katıldıkları bir ülke olabilirdi. Türkiye’nin ekonomik, endüstriyel, politik ve kültürel gelişme düzeyi kadar, sol ve sosyal hareketin 1960-1980 döneminde yaşadığı deneyler de, bu tarihsel seçeneğin nesnel temellerinin var olduğunu göstermekte. Bu açıdan bakıldığında solun kaderini belirleyen, söz konusu yirmi yıldaki öznel müdahale ve gelişmelerdir. Türkiye’de sol, siyasetin temel öznesi olma potansiyelini 1960’lı yıllarda hem yaratmış hem de ziyan etmiştir. Geriye dönüp bakıldığında, 1968 yılına kadar geçen sürecin, bu konuda belirleyici bir olduğu görülür. Peki, solun kaderi niye 1968’e gelindiğinde belli olmuştur? Neden 1968 sonrasındaki yükseliş ya da 1974-1980 dönemindeki muazzam sol kitleselleşme, bu alanda yeni bir dinamiğin oluşması anlamına gelmemiştir? Bütün bu süreç boyunca sol önderlerin tarihsel sorumlulukları konusunda neler söylenebilir? Bu çalışma, bu temel sorulara cevap aramakta.

480 pages, Paperback

First published May 1, 2007

1 person is currently reading
37 people want to read

About the author

Ergun Aydınoğlu

8 books3 followers

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
3 (10%)
4 stars
14 (50%)
3 stars
8 (28%)
2 stars
3 (10%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 3 of 3 reviews
Profile Image for Bulent.
1,003 reviews65 followers
December 6, 2020
"Bugün bize solun, özellikle son otuz yılının sağlam bir bilançosu gerek. Ve bu bilançoda, 1960’lı yılların neredeyse tüm bu tarihsel dönemi belirleyen bir konumu var. Ama "sol" deyince kastedilen ne, orası epey karışık. Şu nedenle ki bu otuz yıllık hareket, hiç de modern bir sınıfın siyasal hareketi anlamına gelmiyor. Söz konusu olan sadece çok parçalı değil, aynı zamanda çok sınıflı bir hareket. Deney, kültür, teori birikimleri bu acınası parçalı lığın şiddetli etkisi altında. Bu şanlarda neredeyse her örgüt, her eğilim, her gelenek bir "tarih"e sahip iken, "solun tarihi"ne bir çerçeve çizmek elbet oldukça zorlaşmakta."

Ergun Aydınoğlu, kendi anlatımıyla 1963 mahalli seçimlerinde, TİP'in radyo propaganda konuşmalarının heyecanlı bir dinleyicisi... Sonraki üç dört yıl, YÖN okuyucusu ve aralarındaki anlaşmazlıkları çok da umursamadan TİP sempatizanı... Üniversite yıllarında "büyük gerçekler"in farkına varıp sosyalist mücadeleyi tüm "naifliklerden" ve "sapmalardan" kurtarma iddiasında olan bir Milli Demokratik Devrimci... Bir iki yıl sonraysa Dev-Genç'in bir militanı ve yöneticisi...
Ve bu "görkemli dönem" kapanırken "bir çok Dev-Genç'li gibi, bir traji-komik gerillaya katılmış... kısaca kitapta ele aldığı dönemi tüm sürati ve boyutlarıyla yaşamış bir isim.

Türkiye'nin sol hareketleri tarihi için yazdığı birbirinden dikkat çeken çalışmalarına rağmen ana akım gruplara uzak durması yüzünden çok da sesi duyulamayan bir isim.

Kitabına başlarken söylediği gibi "...yine Türk solunun 1960'lı yıllarına ait bir çalışma, beni tanıyan pek çok kişide istihzalı bir gülüşe yol açabilir. Böylesi bir tepkide haklı bir yan olduğunu itiraf edeyim..." diyecek kadar da çok bu konu üzerine yazmış Aydınoğlu'nun tezlerini biraz daha dikkat çekici kılıyor benim açımdan.

Derli toplu, olayların tarihi akışı içinde akımları, yaklaşımları üstelik "Eleştirel bir tarih denemesi" alt başlığına uygun şekilde eleştirerek dile getiriyor Aydınoğlu. Anlamak, anlatmak için de çok iyi bir kaynak.
5 reviews1 follower
November 16, 2014
Solun girift yapısı aşikar olduğundan, solun tarihini pek de detaylarda boğulmadan okumak isteyenler için uygun bir eser. Çeşitli küçük gruplar ve kişilerden ziyade panoramik bir bakış açısı verilmesi ve bunun eleştirel yorumlarla pekiştirilmesi eserin değerini arttırıyor. Yazarın önsözde de dile getirdiği üzere Kürt soluna neredeyse hiç değinilmiyor. Halbuki günümüzün çözümü-çözümsüzlüğü 1960'ların soluna kadar geri götürülebilir. Sol içindeki tartışmalarda özellikle 1960'ların sonlarından itibaren ortaya çıkan 'ayrı örgütlenme' ve 'sömürgecilik tezi' gibi uğraklara değinmemesi eserin kapsamını belirliyor.
Displaying 1 - 3 of 3 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.