Jump to ratings and reviews
Rate this book

Hayat

Rate this book
Hayat, psikiyatrist Engin Geçtan’ın, uzun yıllardır sürdürdüğü klinik deneyimin ardından psikiyatriye, ülkemiz insanına ve bugün kaosun kenarında yaşanan süreçlere bakışını dile getirdiği bir çalışma. Özellikle büyük kent insanının günlük yaşamında hiç düşünmeden gerçekleştirdiği onlarca ayrıntıyı sade bir dille gözlemleyen Geçtan, bunların hayatımızda aslında ne büyük boşluklara karşılık gelebileceğini saptıyor.

Geçtan terapi deneyimlerinden örneklere de yer verdiği kitabında yabancılaşmadan kuantum kuramına, kaostan “gölgeler”e kadar pek çok konuya değiniyor.

192 pages, Paperback

First published June 1, 2002

163 people are currently reading
2060 people want to read

About the author

Engin Geçtan

23 books370 followers
Uzmanlık alanı psikiyatri olan Engin Geçtan 1975-1987 yılları arasında meslek dışı okuyucular tarafından da ilgiyle karşılanan dört kitap yazdı. Çok sayıda basım yapmış ve yapmakta olan, kendi bilimsel disipliniyle ilgili bu dörtlünün ardından (İnsan Olmak, Varoluşçu Psikiyatri, Normaldışı Davranışlar ve Psikanaliz ve Sonrası), psikiyatri alanının çerçevesinden çıkma isteği doğrultusunda roman-senaryo çalışmalarına başladı. Ankara ve İstanbul'daki dört üniversitede öğretim üyeliği yaptı ve psikoterapist olarak çalıştı.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
1,090 (50%)
4 stars
761 (35%)
3 stars
256 (11%)
2 stars
44 (2%)
1 star
11 (<1%)
Displaying 1 - 30 of 178 reviews
Profile Image for Burcu.
391 reviews46 followers
Read
March 8, 2024
Yazarin daha once "Insan Olmak" kitabini okumus, genel bir okur profili icin cekici olabilecegini dusunsem de, kendi dusunce dunyama fazla bir katkisi olamayacagini fark etmistim. Fakat "Hayat" daha farkli bir metin. Psike, benlik gibi konularda Ingilizce ve Almanca kaynaklari tercih eden biri olarak Turkce'de iyi bir metine rastlamak beni cok memnun etti. Entelektuel acidan dolu, ilgi cekici analizler ve farkli tartismalar sunan bir kitap. Katilmadigim yerleri elbette vardi ama cok etkilendigimi soylemeliyim. Epeydir Turkce'de iyi bir kurgu-disi metine denk gelmemistim. Alana merakliysaniz, biraz da alt-yapiniz varsa okumanizi tavsiye ederim. Yalniz, Insan Olmak'tan bu kitaba ulastiysaniz epistemolojik seviyeleri farkli uyarayim.
Profile Image for Burak  Candan.
115 reviews12 followers
May 30, 2023
İnsan Olmak adlı kitabı ile tanıştığım psikiyatr/psikoterapist Engin Geçtan, doyurucu fakat kanımca bir o kadar akademik ve kuru bir anlatım içeren bu eserinden 20 yıl sonra kaleme aldığı Hayat kitabında çok daha samimi olgun ve akıcı bir üslupla yine insanın iç dünyasına eğiliyor. Bir bakıma mesleki uzmanlığını kendi hayatının ve tecrübelerinin süzgecinden geçirirerek insanı kendisiyle, hayatıyla ve yaşadığı toplumla yüzleştirecek, sersemletici tespitler içeren bir eser ortaya koyuyor.

Geçtan, her insanda bulunan ego, gölge ve persona kavramları ile bunların birbirlerine olan ağırlıkları oranında kişiye yansıttıkları problemleri, bir başka deyişle bunların dengede olamadığı her durumda kişinin deneyimleyeceği ruhsal sıkıntıları; kendine veya topluma yabancılaşmasını, sadist ya da mazoşist eğilimlere kaçmasını, kimlik bunalımlarını vb. açıklıyor. Özellikle kişinin gölge'si (insanın ilkel, hayvansı fakat canlı ve doğal tarafı) ile barışık ve uyum içinde olmasının, içsel huzur ve tamamlanmışlığa ulaşabilme açısından başlıca şart olduğunu vurguluyor. Geçtan, yine buna paralel olarak hayata Newtoncu fizik yasalarıyla, yani determinist ve mantıkçı açıdan bakan görüşü reddedip, onu kuantum fiziği ile kaos yasaları perspektifinden açıklamaya çalışıyor. Yani, hayatın içinde düzenin olduğu kadar kaosun da payının bulunduğunu ve bu kaos kucaklanmadıkça, yani hayata tam manasıyla karışılmadıkça yaşamın olgunluğa, kişiliğin de tamamlanmaya eremeyeceğini söylüyor. Gerçek bilgeliğin de işte tam bu bilinmezliği ve kaotikliği benimsemekten ve doğa ile bütünleşmekten geçtiğini savunuyor. Buradan hareketle kuantum fiziği ile Doğu mistisizmini özdeşleştirerek Doğu'yu böylece determinist Batı kültüründen daha üste koyuyor.

"Batı, Doğu'ya hayatını nasıl kazanacağını öğretebilir; Batı, zamanla, nasıl yaşanacağını Doğu'nun göstermesini isteme durumunda olacaktır."
Tehyi Hsieh


Yazar, kendi alanından daha ileriye açıldığı hiçbir meselede bir kesinlik, bir derinlik iddiasında bulunmuyor. Alanı dışındaki tespitlerini daha çok mesleki ve hayat tecrübelerine dayandırdığı bir 'hissiyat' ile yapıyor. Gelgelelim, gerek psikiyatrideki teorisyenliği, gerekse muazzam insan tecrübesi diğer saptamalarına gayet tutarlı bir zemin oluşturuyor.

**

Engin Geçtan'ın, -hiçbir ruhsal sıkıntıya net bir reçete veremese de- bizi kendimizle ve sorumluluklarımızla yüzleştiren, her ne kadar öyle olduğunu sansak da hiçbir travmanın bize has olmadığını hissettiren, devamlı okunması gereken çok değerli bir yazar olduğunu düşünüyorum ve diğer eserlerini de mutlaka okumak istiyorum.
Profile Image for Rıdvan.
549 reviews93 followers
August 6, 2018
Psikoloji ders kitabı gibi.
Anlaşılması oldukça güç.
Büssürü terim kullanmış. Ben ne bileyim ne demek bu diyosunuz okurken.
Dolayısıyla cok ağır okunuyo.
Bir konu bütünlüğüde yok. Gerçekten hayattan bahsediyo. Kah orasından kah burasından...
Ama gerçekten tüm bunlara rağmen çok değerli bi kitap olduğunu düşünüyorum. Ağır olması kitabın değil bnm kabahatim olabilir.
Profile Image for Nehir Ak.
16 reviews3 followers
January 5, 2018
“Bana göre hayat, bir dizi rastlantı ve bizim o rastlantılarla birlikte nasıl var olduğumuz ya da olmadığımız. Önce günaydın, sonra biraz haz, biraz acı, biraz aşk, biraz hayal kırıklığı, biraz sıcaklık, biraz yalnızlık, biraz boyun eğme, biraz başkaldırı ve ardından iyi geceler... Düş gücü ve tutkuları engellenmişler için ise hayat, çocukken oynadığımız oyunların büyüyünce izin verilmeyen oyunsuzluğu! Bence hayat, tartışılması gerekmeyecek kadar sıradan ve yalın. Ama insanlık tarihi boyunca, onu karmaşık bir hale getirme yönünde inanılmaz ustalaşmışız! Çözülmesi zor bir yumağa dönüştürmüşüz...” Engin Geçtan
Profile Image for algodón edebiyat.
16 reviews
July 26, 2019
Bazı kitapları tam zamanında okumaya başladığıma inanırım. Bu sefer de öyle oldu. Gençtan’dan öğrendim, bildiğimi sandığım şeyleri yeniden düşündüm ve yazma ilhamı aldım.

Hayat, Fransız atasözündeki gibi, gerçekten ömrün yarısından sonra anlaşılmaya başlanan bir şeymiş ve Gençtan düşünceleriyle bana ulaştı. Düşünüp de anlamlandıramadıklarımı, kimseyle konuşamadıklarımı, bilmediklerimi fark ettim.

Türkçesi bu kadar düzgün bir psikoterapistin düşüncelerini okumak hariküladeydi.

Büyüdüm, ilham aldım, belki bu hayatında tanışamadık, bir sonraki sefere...
Profile Image for Emre Turkmen.
89 reviews23 followers
January 11, 2024
Gerçekten etkilendim, insanlara karşı bazı yaklaşımlarım nedeniyle kendimden utandığımı hissettim. İyi bir insan olmak istememe rağmen, yanlış olarak sürdürdüğüm bazı davranışlarımı değiştirmeye karar verdim. Kendimle yüzleşmemi sağladı pek çok açıdan, herkese öneriyorum. 😃🤟
Profile Image for Orçun.
66 reviews18 followers
May 9, 2019
Son zamanlarda benim gibi bir iş yoğunluğu, stres ve kaygı sorunları çeken, hayatı sürekli sorgulayan bir arkadaşımla sohbet ederken önermişti bu kitabı. “Sürekli yanımda taşıyorum, ara sıra bakıyorum.” demişti de neden bu kadar çok okuduğuna anlam verememiştim. Daha yarısına gelmeden anlamıştım bile. Biraz karışık, belli bir konuya bağlı kalmadan ilerlediğinden, kaçırdığımı düşündüğüm şeyler olabilir diye ben de tekrardan üzerinden geçmek istiyorum şimdi.

Kendinize çok şey katabileceğiniz, kimisine biraz ağır gelebilecek ama çok az sabırla gayet akıcı bir şekilde okuyabileceğiniz bir kitap. Doğu-Batı kavramlarını ve kim olduğumuzu da çok iyi irdeliyor.
Profile Image for Pinar G.
817 reviews22 followers
December 4, 2018
Kitaptan " begenilmeyi merkez alan bir dunya, insanin kendi icinde giderek daha siki kilitlenmesine ve cikisi bulunmayan bir yanlizliga gomulmesine neden olabilir" kitap cok guzel. Psikaanalizi anlasilir bir dilde okuyun.
Profile Image for Gökçe Leblebici.
109 reviews12 followers
October 15, 2019
Hep erteleyip durmuştum bu kitabı okumayı, bi' okudum, pir okudum.
Çok fazla yerin altını çizdim, birçok yerinde kendi düşündüğümü sorguladım.
Şimdi, unutmamak için, altı çizilenler;

Öncelikle, zamanın çizgiselliği değil de döngüselliği üzerine güzel güzel konuşmuş yazar, şimdiye kadar düşündüklerimle paralel, hatta bu konuyla ilgili izlemediysek Makedon yapımı Yağmurdan Önce'yi ve okumadıysak Reha Çamuroğlu'nun Dönüyordu kitabını önermiş. Bir başka yerde zaman algısını kolayca yıkabilmemizi sağlayan ufak tefek bir cümle yazmış -zaman aslında var olmayan birşey, o herhangi bir yöne doğru akmıyor, genetik kodlarımız gereği biz değişiyoruz, gelişiyoruz ve eskiyoruz-. Buna benzer bir aydınlanmayı daha önce Erlend Loe'nun Naif.Süper kitabında gökdelenin bilmem kaçıncı katından caddede yerleri süpüren adama bakarak söylediklerini okuduğumda yaşamıştım -Benim zamanım senin zamanınla aynı değil. Bizim zamanımız aynı değil. Senin zamanın sana, benim zamanım bana ait. Bizim anımız aynı değil.-. Aynı hissi uçağın penceresinden metrelerce aşağıda "durduğunu" gördüğüm deniz dalgasını izlerken yaşamıştım. Dalga kıyıya çarpmıyordu, duruyordu, çünkü ben yukarıda o aşağıdayken bizi birleştiren bir zaman yoktu, benimki, onunki....

Kaosla ilgili düşündürdükleri de ilginç. Kaosun kenarı düşüncesi ve Bose-Einstein yoğunluğu kavramları, bunları açıklaması ve psikolojiyle ilişkilendirmesi son derece anlaşılırdı. Özellikle kuantum fiziğini ve atom-altı parçacıkların hareketleriyle sezgiyi bağlaması tam da benim mesleğim dolayısıyla -fizyoterapi- modern tıbbın gözden kaçırdığını düşündüğüm ve bu nedenle hastalıkları iyileştiremeyen, aksine daha da hasta eden hatasını apaçık yazmıştı. Bedeni sadece atomlar ve madde olarak gördüğümüz sürece, yeni hastalıklara tanı koymaktan başka bir şey yapamıyor olacağız.

Son zamanlarda okuduğum kitaplarda, fanzinlerde, bir yerlerde sürekli karşıma çıkan Ursula Le Guin'in Kadınlar, Rüyalar, Ejderhalar kitabı ve Geçtan'ın yorumuyla "gölge" imgesi, bir sonraki okuyacağım kitabı işaret etmiş oldu.

Kitabın bir yerinde yazar ölümsüzlük tutkusundan bahsederken Türklerin İslamiyet öncesinde ölen kişiyi bozkırın ortasında bir yerlere gömdüklerinden ve yeri belli olmasın diye üzerinde at koşturduklarından bahsediyor. Mezartaşlarına bile doktor, profesör, avukat olduğunu yazdıran insanlar olduğunu şans eseri yalnızca bir gün öncesinde babamın mezarını ziyaret ederken görmüş ve şaşırmıştım, erken şaşırmışım.

Bir yerde Milan Kundera'nın bir sözünü yazmış, ben de altını çizmişim, Hayat bir kere yaşandığı için yargılanamaz.
Profile Image for Gamze.
14 reviews12 followers
May 7, 2021
5/5🌟

Uzun süredir kitaplığımda olan bir kitaptı. Okumak istiyor, kitabın entelektüellik seviyesi gözümü korkutuyordu. Kendi yönettiğim okuma grubumla okumak kısmet oldu, iyi de oldu.

Engin Geçtan ile ilk hastalığım nedeniyle hastanede yatarken oda arkadaşımın annesinin bize "İnsan Olmak" kitabını hediye etmesi ile tanışmıştım. Hayran kalmıştım yazarın bilgi birikimine ve bunu bu kadar güzel bir şekilde bize aktarmasına. Psikiyatri stajımdan sonra okumasam muhtemelen "İnsan Olmak" biraz bana sıkıcı ve yabancı gelebilirdi. Aynı şeyi "Hayat"ta da bekledim.

İnsan Olmak ve Hayat farklı tarzlarda kitaplar. Aynı yazarın usta kaleminden çıktıları çok belli ama aynı zamanda yazarın iki farklı yüzünü görüyor gibiyiz.

Kitapta adi üzerine hayata dair her şey vardı. Yazar kendi düşünceleri başka kişilerden alıntılara yer vererek sosyolojik, felsefik, psikolojik ve daha bir çok alana dayandırarak ifade etmiş. Hayata dair müthiş bir mutlidisplinier kurgu-disi bir kitap ortaya çıkmış. Okuması zor hazmetmesi daha zor ama hazmedince size çok şey katacak bir kitap. Kendileri artık başucu kitabım...
Profile Image for Ceren Duran.
40 reviews1 follower
July 26, 2024
Kitap adından anlaşılacağı üzere hayat üzerine… Yazar hayatı kuantum fizik, doğa, ben-şey ilişkisi, psikoterapi açısından ele almış. İlk 30 sayfasında bu kitabı okurken kuantum fizik kısmında zorlandım; ama sonrasında zorlanmadan okudum. Çoğu kişi akademik bulmasına rağmen, bana bu kitap çok akıcı geldi. Belki de şu sıralar hayatı fazla sorguladığım bir dönemden geçtiğim ve yeni kararlar aldığım içindir. Beğendiğim çok fazla cümle/paragraf oldu. Bu yüzden altını çizerek kirlettiğim kitaplar listesine girdi bu kitap.

Bu kitapla ilgili çok beğendiğim şeylerden biri de kapağı oldu. Kitabın kapağı yalın ama aslında çok fazla şey anlatıyor. Kitabın kapağındaki kuşun kanat çırpma şekli, uçtuğu yön, kanatlarını ne kadar açtığı, aydınlıkta uçup uçmaması, uçtuğu yükseklik aslında kuşun hayat bileşenleri…

“Hayatın öğretilemeyeceğini, öğretebilme umuduyla guru tarzı kişilerin çevresine toplananlar ve yaşam yönergesi türündeki kitapları uyuşturucu bağımlıları gibi izleyenler dışında çoğumuz biliyoruz.” (sayfa-86)

“Bana göre, hayat bir dizi rastlantı ve bizim o rastlantılarla birlikte nasıl varolduğunuz ya da olmadığımız. Önce günaydın, sonra biraz haz, biraz acı, biraz aşk, biraz hayal kırıklığı, biraz sıcaklık, biraz yalnızlık, biraz boyun eğme, biraz başkaldırı ve ardından iyi geceler. “ (sayfa-176)
Profile Image for Sahiden35.
279 reviews13 followers
March 5, 2020
Karanlık yerleri aydınlatmaya çalışan deniz feneri gibi Engin Geçtan; kişinin kendisinin, ülkenin, dünyanın...
Tam yaşadığımız çağın kılavuzu niteliğinde, gayet güzel bir yolculuk yaptım sayesinde. Alıntılar kitabın içeriğini yükseltmiş.
İçi kof kişisel gelişim kitapları için harcadığınız zamanı, bilimsel verilere dayalı bir kitapla değiştirmek istemez misiniz?
Fazla kuramsal olmamak adına yazar yaşantıya dayalı örneklerle anlattıklarını bütünlemiş.
"Diğer varlıklardan daha üstün ve gelişmiş olduğu sanısında olan uygarlaşmış insan, aslında bu gezegende yaşayan varlıkların en kırılganı. Kırılganlığından ötürü de yıkıcılığa eğilimli. Diğer varlıklar yalnızca hayatta kalabilmek amacıyla saldırgan davranışlarda bulunuyorlar. Uygarlaşma adına doğadan giderek uzaklaşan insan, bu kopukluğun getirdiği çaresi olmayan yalnızlığından ötürü yıkıcılıktan başka amacı olmayan saldırgan davranışlar sergileyebiliyor. Doğadan kopma bizleri zaten taşıyamayacağımız oranda birbirimize muhtaç hale getirmişken, şimdi de dünyaya kumanda edebilme umuduyla teknolojinin peşinden sürükleniyoruz."
5 reviews
August 8, 2018
Tarihsel evrimi içinde doğadan, dolayısıyla evrenin bütünlüğünden zaten kopmuş olan insan, göç nedeniyle kentlerdeki yayılmanın sonucu bütünden daha da soyut landı ve kendi ile başlayıp biten kişisel dünyasında iyice sıkışıp kaldı. İnsanlar, dostları, eşleri, sevgilileri, akrabaları olduğu için yalnız olmadıklarını inanıyorlar, ama yine de kendileri ile başbaşa kaldıkları anlarda çok daha derinlerde yaşanan soyutlanmışlıklarıyla zaman zaman yüzleşmek durumundalar. Ancak çoğumuz, bu katlanılması zor duyguyu yaşamamak için alışılagelinmiş ilişki ayinlerini kendimizi tekrar bırakıveriyoruz ya da cep telefonlarına sarılıyoruz.
-
#Hayat #EnginGeçtan #metisyayınları #edebiyatdışı #kitap #vsco #vscocam
-
Ortak değerlerin yerini, Herkesin kendi normlarını ve değerlerini kendi bildiğince yaratma çabalarının alması, birbirimizi anlamamızı ve birbirimize ulaşabilmemizi gitgide zorlaştırıyor. İnsanlar, birbirlerine kendi senaryoları doğrultusunda roller verip, karşılarındakilerden bu rolleri gerçekleştirmesini bekler oldular. Sonuç, düş kırıklıkları, kızgınlıklar ve kendimizden kaynaklandığını bir türlü kavrayamadığımız yalnızlık.

Psikiyatri profesörü, psikoterapist ve yazar Engin Geçtan'dan okuduğum ilk kitap oldu, Hayat. Altını çizdiğim satırlardan geçilmiyor kitap. Yalnız hangi alıntıyı buraya yazarsam yazayım kitabın asıl değerini veremeyecekmişim gibi. Sadece son sözü için bile okunası, edebiyatdışı bu kitap bireysel ve toplumsal sorunlarımıza çok güzel ışık tutmuş. Okuduğunuz süre boyunca 'Evet bu kişiyi/kişileri tanıyorum ben' ya da 'Bu benim!' diyeceksiniz. Yazar, günlük yaşamımızdaki tepkilerimiz, olaylara bakışımız, değer yargılarımız nasıl bize yön veriyor bunları anlatmaya çalışmış.

  📖 A l ı n t ı l a r . . .
Risk alarak yaşamayı göze alabildiğimiz oranda hikayelerimiz de artıyor, "gölge"mizi daha yakından tanıyabiliyoruz. Koruma altında yaşayanlarsa zamanla müze parçasına dönüşüp, çevresindekilerin de kendileri gibi olmasını bekleyerek onları denetim altına alma eğilimi gösteriyorlar. Kendilerinde imrenme duygusu uyandıran ve neleri yaşayamadığını hatırlatan hayat belirtilerine tahammül edemez halde.
-
✏ Sahip olma tutkusu insanın zamanla olan ilişkisini de giderek değiştirdi. Gelecek şimdinin üzerinde acımasızca egemenlik kurmaya başladığından bu yana, insanlar kendilerinin olmayan zamanlar yaşamaya başladılar.
.
✏ Televizyon ve radyo gibi kitle iletişim araçları, bir bakıma, yendikten sonra unutulan, bir süre sonra tekrar yenilen yemekler gibi. T.S. Elliot'un dediği gibi, "Televizyon, milyonlarca insanın aynı şakaya aynı anda gülmesini sağlayan, ama kendilerini yine de yalnız hissetmelerine neden olan bir eğlencedir." Çünkü kitle iletişimini sağlayan bu araçlar, insanlar arası iletişimin, yani gerçekliğimizin yerini almaya çalışıyorlar.
.
✏ Parasızlıktan yakınma daha çok, dünyası giderek sığlaştığı için, parası olduğu halde yokmuş gibi davranan yaşlı insanlarda görülürdü. Batı dünyasında ise paranın bugünkü anlamını edinmesi oldukça gerilere gidiyor. Oscar Wilde vaktiyle şöyle demiş: "Günümüz insanları herşeyin fiyatını biliyor, ama hiçbir şeyin değerini bilmiyorlar." .
.
✏ Mülkiyet tutkusu olmayan insanın diğerinden korkması için bir neden bulunmuyor. Onun korktuğu tek şey aynı zamanda saygı duyduğu doğa. Korku saldırganlığa dönüşebiliyor, ama ben asıl korktuğumuz şeyin bastırılmış kendi kızgınlıklarımız olduğu inancındayım.
.
✏ Kendilerine ayıracak vakit bulamamaktan yakındıkları halde, pazar günü geldiğinde ne yapacağını bilemeyen insanların sayısı o kadar çok ki.
.
✏ Yüzleşmekten kaçındığımız korkularımızı örtbas edip kendimizi güvenlikte olduğumuza inandırırken, hayatı ne denli kuruttuğumuzu çoğu zaman göremiyoruz.
Profile Image for Nihan Ugun.
111 reviews9 followers
July 18, 2022
Bu kadar damıtılmış, saf bir anlatımla yazılmış, bu kadar güzel bir kitap hiç okumadım. Dura dura, döne döne, altını çize çize bitmesin isteyerek aktı gitti kitap. Hayatımın her döneminde farklı bir bölümde yazanlara ihtiyaç duyacağımı daha okurken farkettiğimden, yıllardır edinemediğim başucu kitabımı bulduğumu hissettim. İyi ki bu dünyadan geçmiş Engin Geçtan 🙏
“Yıllar içinde, biçimsel olarak başarılı bazı insanların ileri orta yaşa yaklaştıklarında boşluğa düştüklerini gördüm. Kimi, üzerlerine çöken karamsarlıktan kurtulabilmek için yeni, ama yine biçimsel seçimler yaparak kısır döngülerini aşamadı. Daha az sayıda insan ise o güne kadar ilgilenmiş oldukları bazı şeylerin aslında kendilerini ilgilendirmemiş olduğunu fark edip kendilerine daha uygun seçimlerim arayışına yöneldiler. Bazılarının yaşamları biçimsel olarak değişmese de o biçim içindeki yaşantıları farklılaşabildi. Genellikle kentte yaşayan ve orta yaş öncesini sürdürmekte olan, başarılı ve donanımlı bazı insanların, görünürde dinamik, aslında durağan bir hayat sürmekte oldukları izlenimini taşırım öteden beri. Hayatları biçimsel olarak iyi bir yörüngeye oturmuş, her şey yolunda görünmesine rağmen nedense zaman zaman hissedilebilen yavanlık göz ardı edilerek ve ayinler dizisine kapılıp gidilmekte olduğunu fark edemeden. Harekete ve değişikliğe eğilimli biri olduğum halde bunu kendim de yaşadım(yaşamışım) o yaşlarımda, sınırlı bir süre için de olsa. Çünkü, her şeyin biçimsel olarak da olsa kusursuzluğa yakın bir şekilde yolunda gitmesinin rehavetinden silkinip, hareketlenme isteğinin yeniden belirmesi zaman istiyor.”
Profile Image for Pinar.
531 reviews33 followers
March 26, 2018
"Yaşadıklarımdan öğrendiğim şey, ben ve ötekiler diye bir ikilinin olmadığı ve insanın kendine bir hayat ısmarlayamayacağı oldu."

Beş cümlelik tezler üzerinden kitap yazan amerikan best seller kitaplarından sonra bu kitap bana çok iyi geldi. İncecik kitapta hemen her kelime ayrı bir derinlikte üzerine uzun uzun düşündürtüyor.. Psikolojiden sosyolojiye, yazarın anılarından tecrübelerine, tarihe pek çok konuya değinmiş..

"Bu dünyadan son kızılderili de yok olduğunda ve anısı beyaz adamlar arasında bir efsaneye dönüştüğünde, bu kıyılar benim kabilemin görünmez ölüleriyle dolu olacak. Sizin çocuklarınızın çocukları tarlada, dükkanda, yollarda ya da ormanın sessizliğinde kendilerini yalnız zannettiklerinde, aslında yalnız olmayacaklar. Yeryüzünün hiçbir yerinde mutlak yalnızlığa ayrılmış bir yer yoktur. Geceleri, kent ve köylerinizin sokaklarında el ayak çekildiğinde, siz onların boşaldığını sanacaksınız. Oysa yollar bir zamanlar bu güzel topraklarda yaşamış olan ve onu hala seven esas sahipleriyle dolup taşacak. Beyaz adam hiç yalnız kalamayacak.

Beyaz adam adil olsun ve halkıma iyi davransın. Çünkü ölüler hiç de sandığınız kadar güçsüz değildir"
Profile Image for Büke.
19 reviews4 followers
May 9, 2020
“Cevapsız kalan bütün sorular beni rahatsız etmiyor, çünkü insanın ancak hazır olduğu cevaplara ulaşabildiğine inanıyorum.”

Engin Geçtan’ın en sevdiğim yanı, düşüncelerini olgunlaştırabildiği yere kadar anlatıp o noktadan sonrasına da “bu kısmı henüz anlayamadım/çözemedim” şeklinde okuyucuya (ve kendisine) dürüst yaklaşması. Kitap boyunca değişik konulara değiniyor gibi görünse de aslında en başta anlattığı ben-şey ilişkisini işliyor hep.

En meşhur kitabı İnsan Olmak’tan farklı olarak bu kitapta travmalardan çok fazla bahsetmiyor, siz de ağır hislerle yüzleşmiyorsunuz. Bıraktığı his daha ziyade hayat üstüne bolca düşünmüş ve gözlem yapmış, insanı ve hayatı herhangi bir taraf/din/ırk tutmadan ve kapsayıcı şekilde yorumlamaya çalışan bir arkadaşınızla yürüyüşe çıkmışsınız ve zamanı unutup saatlerce konuşmuşsunuz gibi.
Profile Image for Fulya.
545 reviews199 followers
April 15, 2021
Engin Geçtan'ın engin hayat ve iş tecrübesiyle kaleme aldığı yer yer kuantum fiziği, psikoloji, felsefe, kültür çalışmaları ve kendi düşünceleriyle harmanladığı, fikirler arasında zigzag çizen bir kitap bu. Okuması kolay değil ama hazmetmesi daha bile zor. Kitabı 2000'lerin başında yazmış ama günümüz ile ilgili isabetli yorumları var. Bugün Covid 19'u yaşadığımız dönemde hayatta olsaydı, neler düşünür, bizlere neler tavsiye ederdi düşünmeden edemiyor insan.
Profile Image for Sirinasilayan.
144 reviews
November 12, 2019
"Hayat bir dizi rastlantı ve bizim o rastlantılarla birlikte nasıl varoluğumuz ya da olmadığımız." Kısaca bu Hayat.Ne kadar korkar olduk kendimiz gibi yaşamaktan, kim ne der telaşıyla. İnsan olmak kitabı kadar beni etkilemesede harika bir kitap.
Profile Image for Esra Soner.
7 reviews1 follower
February 18, 2022
Hayatımın kitabı. Bulduğum her yerde hepsini aldım tanıdıklarıma verdim durdum.
Profile Image for B. Han Varli.
167 reviews123 followers
May 17, 2025


bana göre hayat, bir dizi rastlantı ve bizim o rastlantılarla birlikte nasıl var olduğumuz ya da olmadığımız. önce günaydın, sonra biraz haz, biraz acı, biraz aşk, biraz hayal kırıklığı, biraz sıcaklık, biraz yalnızlık, biraz boyun eğme, biraz başkaldırı ve ardından iyi geceler


engin geçtan'ın insan olmak kitabından sonra okuduğum ikinci kitabı oldu hayat. bu kez öğretme, ardında bir eser bırakma gibi bir amaçla değil de yalnızca içini dökebilmek, bir şeyler anlatmak kaygısıyla yazıldığı hissine kapıldım. bazen anılarıyla, gözlemleriyle bazen de kendi birikimi üzerinden kavramları ele alıyordu sanki.

zihin açan tespitlerle dolu olmakla birlikte, sevgili geçtan'ın subjektif fikirlerini de içerdiğinden bazı bölümlere katılmayarak takip ettim. fakat genel olarak hala kendisi ile aynı coğrafyada doğmuş olmayı, bize bizi anlatmayı istemiş olmasını büyük bir şans olarak nitelendiriyorum. bize, bu topraklara ait bazı hisler, öyle durumlar var ki hakkında yazılanları ciddiye alabilmemiz için yazarı ile ortak geçmişe sahip olmamız gerekiyor sanki. evet bir yazar okuruna birçok şeyi hissettirebilir fakat okurunun hissettiklerini, i��inde bulunduğu karmaşayı her zaman tanımlayamaz. bu sebeple geçtan, iyi ki var, iyi ki bir zamanlar ankara'daki ofisinden manzarayı izlemiş ve insanları, hayatı enteresan bulmuş.

ben bir de bu kitabın hayat nedir sorusuna dair referans olmasını da toplumsal açıdan önemli buluyorum. yeterince binamız, okullarımız, yollarımız var fakat tüm bunlarla ne yapacağımızı bildiğimizi sanmıyorum. elimizdekilerle ne yapacağımızı bilmediğimizde ortaya çıkan ucube kalabalıklara kendimce kızamıyorum ya da onları tümüyle yok sayamıyorum; hissettiğim şey her zaman derin bir hüzün oluyor. mesela, başkentine dev bir kütüphane yapmışsın, içine 2.5milyon kitap, yüzlerce çalışma masası, bilgisayar, nadide eserler koymuşsun. fakat kütüphanenin ziyaretçileri yaşam kültüründen bihaber. bebek arabalarıyla avm'yi gezmek yerine buraya gelmiş gibiler, hatta güvenlik şöyle şeyler söylemek zorunda kalıyor: ''içeri bebe bisikleti sokamazsınız.''


yakın geçmişte bir baba, ilkokul çağındaki kızının kendisine yönelttiği bir soruyu nakletti: ''baba, hayat nerede öğrenilir? okulda bize öğretmiyorlar da.'' hayatın öğretilemeyeceğini, öğretilebilme umuduyla guru tarzı kişilerin çevresine toplananlar ve yaşam yönergesi türündeki kitapları uyuşturucu bağımlılıları gibi izleyenler dışında, çoğumuz biliyoruz.

...

giderek artan sayıda insan nasıl yaşayabilecekleri konusunda neredeyse tek başıan bırakılmış durumda, cemaatçilikten marjinalliğe kadar uzanan bir yelpazede üzerinde durabilecekleri bir zeminin arayışıyla.

Profile Image for Barış.
279 reviews10 followers
January 22, 2025
Elimde değil, her kitabını İnsan Olmak ile kiyasliyorum. Hala onu aşan bir kitabını okumadım Engin Gectan'in.

Hayat şöyle yasanmalidir, işte benim dediğim gibi yapılmalıdır, bir ömür nasıl yaşanır gibi dediğim dedik kitaplardan sonra bir bardak soğuk su bu kitap. İnsanın içini ferahlatiyor. Hayat, bana göre üzerinde konuşulmaya değmeyecek denli sıradan diyor. Hayat sadece bir kez yaşandığı için yargilanamaz diyor. Hayat, bir dizi rastlantidan ve bizim bu rastlantılar içinde nasıl var olduğumuzdan ya da olmadığımızdan ibarettir, diyor.

Storytel'den dinledim yine, araya biraz zaman koyarak iki kez dinledim. Durdurup tekrar tekrar dinlediğim kısımları oldu, o kadar güzeldi. Dayanamadım, notlar aldım. Bence kitap olarak okunmayi hak ediyor. Kendi hayatını okura açtığı kısımlar ve bol bol eklediği anekdotlarla kitap daha da zenginleşmiş, degerlenmis. 3 yıldız verdim ama işte hep o Insan Olmak kitabını önce okumuş olmamdan kaynaklanıyor. Yoksa kendi başına neden bir dört yıldız olmasın.
Profile Image for Kardelen Başak.
43 reviews2 followers
January 10, 2021
kitabı anlatmak bana kalsaydı ‘bizi paramparça eden dünyayı bir araya getirme emeği’ şeklinde ifade ederdim

and
as Henry says in Marriage Story "i cried four times"
42 reviews
April 8, 2025
bayıldım. kitapların altını çizme alışkanlığım olsa herhalde hiçbir sayfayı atlamazdım. bir kitaptan etkilenmek için içindekilerin inanılmaz keşifler olması veya yazarın tüm düşüncelerine katılıyor olmanız gerekmiyor bence, size yeni sorular vermesi yeterli.
Profile Image for Yaprak.
66 reviews2 followers
February 28, 2016
kapağı bile insana iyi gelen bir engin geçtan kitabı. birçok konu var, o nedenle okurken yoruluyorsunuz. tekrar etmenizin kaçınılmaz olduğu kısımlar var. okuduğunuz sayfada aklınıza kendi hayatınızdan bir dolu insan, olay gelecek. yorulmanıza rağmen bitirebilmenizi sağlayan da bu sanırım.

hap bilgi derdinde olanlar hiç okumaya yeltenmesin. çünkü kitap hiçbir soruya cevap vermiyor. gözlemlere meraklı olanlar ise buyursun okusun. kendi tespitlerinizle engin geçtan'ınkileri kıyaslamak oldukça keyifli. hemfikir olduğunuz kısımların ise bu kadar güzel ifade edildiğini görmek daha gidecek çok yolunuz olduğunu hissettiriyor.

narsisizmin anlatıldığı kısımları çok sevdim. onun dışında alıntı vermek gerekirse birçoğumuzda şu var sanırım;

"maskelenmiş depresyon yaşayanların kimi ise hayata çok bağlı görünümde, ama dikkatli bir göz bu bağın abartılı bir şekilde yaşanmakta olduğunu fark etmekte zorlanmayabilir. üstelik bu bağ, sürekli bir yenilik ve heyecan arayışıyla desteklenmek zorunda. yeni amaçlara ulaşıldıktan bir süre sonra depresyonla yüzleşme tehdidi yeniden belirdiğinden, yenilik projeleri zorunluluk haline geliyor."

bir de şunu çok sevdim;

"değersizlik duygusu bir anlamda eksiklik duygusudur, insanın başkalarını kendinden üstün görmesine neden olur, yakınları dışında. onları kendi uzantıları gibi algıladığından onlar da kendi gibi değersizdir."
Profile Image for Ece Ozan .
22 reviews9 followers
January 27, 2020
Engin Geçtan’ın bu denli zihnine sızabildiğimi hissettirdiği için metni çok başarılı buldum. Binlerce insanı gözlemlemiş bir psikiyatristin hayat, ilişkiler ve ülkeler üzerine sağlam görüşleri olmakla birlikte çok fazla özeleştiri içeriyor. Seneler içerisinde değişen ve evrilen felsefesi 2002’de basılmasına rağmen müthiş güncel.
İnsanın doğayla bağlantısını Batının idealleri uğruna nasıl kaybettiğinin ve kaybetmeye devam edeceğinin öngörüsü niteliğinde.
5 reviews
October 1, 2019
Psikoloji alanında kaliteli bir Türkçe kitap okumak oldukça güzel bir deneyimdi. Burada psikoloji ve psikanalize dair bir çok bilgi akla geldikçe verilse de lokal unsurları taşıması size düşünecek farklı bir alan açıyor. Ayrıca Engin Geçtan'ın naifliğine ve genel kültürüne hayran kalıyorsunuz. Bitirdiğinizde size çok şey bırakacak ve yeni kapılar açmanızı sağlayacaktır.
Profile Image for Müzeyem.
117 reviews9 followers
May 13, 2021
Yabancılaşma, narsisizm, utanç gibi insan psikolojisi ile alkalı kavramları bir psikiyatristin yorumlaması ile okuyorsunuz. Ancak benim için yorucu bir okuma oldu. Kitabın kurgu dışı olmasının etkisi de vardır elbet ama anlatılan konulara ilgim olmasına rağmen beni sarmadı bu sefer yazarın anlatımı. İlla ki okunmalı diyemem.
18 reviews2 followers
February 22, 2016
Engin Geçtan gibi yazarlara bu ülkenin çok ama çok ihtiyacı var. Hayat kitabı, bir birey olarak kendimizle ve bir toplum olarak hepimizle ilgili içinde çok yalın ve etkileyici tespitleri olan bir eser.
Displaying 1 - 30 of 178 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.