Gençliğin dinamizmi, her zaman siyasal bir aktör olmaısındaki en önemli etken sayılagelmiştir. 19. yüzyılda Osmanlı toplumunu modernleştirme girişimlerinin de, Cumhuriyet’in inşa döneminin de en gözde siyasal aktörlerinden birisi kabul edilmiştir. 1980’e kadar da bir toplumsal aktör olarak gençlik, kendisine yüklenen sorumluluğun, onun için tarif edilen ve “kurtarma”dan “koruma”ya uzanan tarihsel rolünün çerçevesinde, verili bir durumun tamamlayıcısıdır. Yaratılan “gençlik miti”, 1980 sonrası dönemde yeni neslin zaaflarını, tarihsel ve toplumsal sorumluluktan ne kadar uzak olduğunun tarifinde devreye sokulmuştur. Demet Lüküslü Türkiye’de “Gençlik Miti”nde, yaratılan mitlerin gölgesinde, askerî darbe ve yeni bir iktisadi düzen döneminde yetişmiş gençlerin, kendilerini, toplumu ve dünyayı nasıl gördüğünü hesaba katarak kapsamlı bir tartışmayı devreye sokuyor. Türkiye’deki 1980 sonrası gençliğini, yeni bir mit yaratmadan ya da küçümsemeden tartışmaya özen gösteriyor.
Türkiye’de Gençlik denen kavramın nasıl bir mit olduğunu ve nelerin etrafına kurulduğunu, ta Gençlik kavramının modern dönemde ortaya çıkışından itibaren, diğer örneklerle de kıyaslayarak anlatan bir kitap. Esasen bir doktora tezinin kitaplaştırılmış hali. Tezin konusu güzel, Gençlik Bayramları’nın Genç Parti’lerin, gençleşen AKP’lerin havada uçuştuğu bir ülkede yaşayanlar için oldukça da ilginç, fakat kitabın dili daha iyi olabilirmiş. İletişim’den çıkan üstelik doktora tezine dayanan –yazarı ve editörleri de Türk olan- kitabın dili nasıl bu kadar kuru olur ona şaşırdım bir miktar. Yine de konuyla ilgiliyseniz, almaya okumaya değer bir kitap denebilir.
Kitap üç bölümden oluşuyor. Cumhuriyetin ilk dönemleriyle 68 ve 78 kuşaklarını ele alan iki bölüm eserin yarısına denk geliyor. Kitabın başlığında yer alan '1980 sonrası Türkiye gençliği'ne ise diğer yarıda yer verilmiş. Genellikle döneme ait araştırmaların derlenmesiyle oluşturulmuş ilk iki kısmın biraz daha kısa tutulması, asıl orijinal olan son kısma ise daha fazla ağırlık verilmesi iyi olurdu.
bir de internet ve internetin etkisi (sonda çalışılması gerektiği belirtilmiş) ile gençlerin idollerinin, rol modellerinin kimler olduğuna dair incelemeler olmalı.
kendi açımdan: -karamsarlık, siniklik, konformizm, bireycilik, bilgisizlik, ilgisizlik, köşedönmecilik, tüketicilik; arta kalanı da faşizm, militarizm, vicdansızlık-