Jump to ratings and reviews
Rate this book

La Maison aux livres

Rate this book
À son retour de voyage, un écrivain renommé se voit proposer un bien étrange héritage : sur les hauteurs verdoyantes de Dragos, quartier d’Istanbul qui surplombe le Bosphore, l’attend la Maison aux livres, bibliothèque de plus de trente mille ouvrages, rassemblés dans un écrin de verre au cœur d’un vaste domaine arboré. À l’écart, un petit cabanon invite à la lecture et à la contemplation.

Énigmatique, la bibliothèque vire bientôt à l’obsession. Le classement ingénieux des luxuriants rayonnages, les innombrables notes manuscrites semblent autant d’indices pour percer le mystère : mais qui est l’architecte génial de ce fabuleux trésor ?

Ode à la lecture, dans la lignée d’Alberto Manguel, de Jorge Luis Borges ou d’Umberto Eco, La Maison aux livres est une merveille qui ravira tous les amoureux des livres.

208 pages, Paperback

First published January 1, 2014

15 people are currently reading
353 people want to read

About the author

Enis Batur

245 books135 followers
Ahmet Enis Batur is a Turkish poet, essayist, novelist, publisher and editor.

Born in Eskişehir, Enis Batur studied at St. Joseph High School (Istanbul), METU-Sociology (Ankara), and Sorbonne University (Paris).

Enis Batur is one of the leading figures in contemporary Turkish literature with a large body of work, extending to over two hundred volumes. Some of his works have been translated into European languages including French, English and Italian.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
86 (15%)
4 stars
195 (36%)
3 stars
182 (33%)
2 stars
59 (10%)
1 star
16 (2%)
Displaying 1 - 30 of 75 reviews
Profile Image for Konserve Ruhlar.
302 reviews196 followers
January 4, 2016
Bir sonraki adımın ne olacağını minik heyecanlarla merak ettiren basit bir kurgu, bolca kitap ve tutkulu bir okur olan yazar baş karakter. Kitap tutkunu bir okuyucu için oldukça çekici görünüyor. İçinde kitap ve okumak olan her güzel şeyin yaptığı gibi insanı sarıp sarmalayan sıcacık bir ortam yaratmış Enis Batur. Hayalini kurduğun muazzam bir kütüphaneye kavuşabilmen için henüz yılların vardır. Oysa bu kitapta karşında iki tane kocaman kütüphaneleri olan karakter var (en azından baş karakterinkini metnin içinde görüyoruz) ve sen onların tutkularını ve sıkıntılarını okudukça endişeye kapılıyorsun. Kitaplara karşı sınırlayamadığın ve her geçen gün artan iştahın gelecekte ne seni gibi zor durumlarda bırakacak? Bu tatlı derdini bir kenara bırakıp metne odaklandığında yazarın endişeleri seni biraz geriyor. Sıkıntılı bir gerginlik bu, korkuyla alakası olmayandan. Sıkılmıyorsun da, arada ‘’sonra?’’ diyesin geliyor. Sayfalar ilerliyor, şu gizemli ‘’Beyefendi’’ hakkında daha çok şey öğrenmek istiyorsun ama hooop yazarın eşi arıza yapıyor. Ah şu kadınlar :)
Kütüphanelere ve kütüphane tarihine ilgini arttıran bir kitap. Araştırmak, öğrenmek istediğin kavramlar çıkıyor karşına. Mutlaka alıp okumalıyım diyeceğin kitap isimleri görüyor, not alıyorsun. İşte böyle bir kitap Kitap Evi. Sonra Kağıt Ev çıkıyor karşına ve ister istemez paralel konular görüyor ve aklının bir köşesini kıvırıyorsun. ( benzetme Ömür İklim Demir’den :) )
Profile Image for Argos.
1,266 reviews493 followers
September 17, 2018
Enis Batur’u Türkiye’nin Borges’i kabul ederim ben. Hem okur, hem yazar. “Kitap Evi” künyesinde roman olarak geçiyorsa da biraz anlatı, biraz deneme, biraz otobiyografik notlar ve biraz da roman. Yani farklı bir edebiyat tarzı, “Enis Batur’ca” diyorum ben buna.
Kendisine bilinmeyen biri tarafından miras bırakılan sekizgen cam bir binada, 40 bine yakın kitabı olan bir kütüphaneyi hikayenin merkezine alarak kitabı kurgulamış üstad. Kitap, okumak işlevinin bir aracı sadece, ama neden bu kadar bağlanıyoruz, sevdalanıyoruz ona ? Bu sorunun cevabını kitapta bulabilirsiniz.
Ve hep aklıma gelen bir soruyu (belki de takıntıyı) ve cevabını bu kitapta bulmam kitabın en çarpıcı yanıydı. Soru şu: okuduklarımı tartsam, okuyamayacaklarımın ne kadarı olur? Cevap arkasından geliyor: akıllı okur, belli bir yaşa geldiğinde tevekkül duygusuna erişmeyi başarır. Benim de yaşım gelmiş, bunu anladım.
Rahat okunan yoğun kitap sevgisi aşılayan okunası bir kitap.
Profile Image for Sinem.
347 reviews203 followers
November 2, 2014
Enis Baturla tanışmak için ideal bir kitap mı bilmiyorum ama konusu her kitapseverin "keşke benim de başıma gelse" diye okuyacağı bir mevzu.

konusunun güzelliği dışında yazarın kitabın ana karakteri olması çok değişik, çünkü hikaye gerçekdışı(bilmiyorum gerçek de olabilir) olabilir ama baya Enis Batur'dan dinliyoruz mevzuyu. bir yandan da yazarın edebiyatla ve hayatla ilgili fikirlerini de görüyoruz, kafasının içinde dolaşır gibi okuyoruz.

dilin sınırlarında geziyorum hissine kapıldım bazı yerlerde, bir de gerçekten değişik bir türkçesi var adamın, çok sevdim diyemeyeceğim ama kafamda soru işaretiyle okumak değişik bir zevk verdi. ders çalışır gibi notlar alarak tekrar okumayı planlıyorum.

bu kitabı okumanın tek dezavantajı insanı cahil hissettirmesi. öyle ki kitapta atıfta bulunulan veya adı geçen kitapları okumaya insan ömrü yetmez. sadece Enis beyin kaba listesini okumaya kalksak başka kitap okumaya vaktimiz olmaz. adam baya derya deniz, insan kendini biraz küçük hissediyor.

herkese tavsiye edemem ama Hasan Ali Toptaş, Orhan Pamuk gibi dille oynamayı seven yazarları seven okuyucular için ideal bir kitap. literally it was amazing.
Profile Image for Murat Dural.
Author 19 books631 followers
November 2, 2021
Kitap, edebiyat konusunda "temelde" pişti olmak bir tarafa son kısımda yazacağım, anacağım hatıralar diğer tarafa yargıda bulunduğum, okunuşunu hiç okumadan, bir nebzede çevremdekilerin Mehmet Rauf'un tabiriyle ideal okur (derinlikli) olmamasından kaynaklı olsa gerek zor bulduğum, metinlerinin içine girememekten korktuğum bir yazar, şair, düşünürdü Enis Batur. Hâlâ korkma hakkımı saklı tutarak ve naçizane edebiyata ilerleyen yaşla beraber bulaşarak etrafındaki tehlikesiz sularda yüzmeye, çok sevdiğim ama en önemlisi yürüyen kütüphane, bilgi şelalesi, tanıdığım en iyi editörden (extra çevirmenden) Yankı Enki ve Selahattin Özpalabıyıklar ile filizlenen dolaylı, uzaktan sevdirmeye başlayan tanışıklık "Artık ve hatta muhakkak okumalıyım!" raddesine geldi dayandı. İşte "Kitap Evi" önerilen diğer kitapların tükenmesi, onun bulurluğu neticesinde zihnimin damağına mahzar oldu. Hiç düşünmediğim, daha fazlası var dedirten, alışınca bambaşka renkleriyle gözü, tadıyla dimağı lezzete boğan bir dil. Ele aldığı en basit şey olsa bile zengin ama sade, akışkan anlatı. Okur dostu, bol ara verilen, nefes aldıran bölümler. Gerçekten beğendiğim ve bunca zaman sonra "Enis Batur okudum!" diye haykırtan, memnuniyet veren ilk tanışma. Kitapla ilgili, kitaba dair kurguya bir kütüphane sevdalısı olarak bayıldım. Şimdi sıra geldi tuhaf hatta benim açımdan biraz da utanç verici hatıraya. Gülmek serbest lütfen kahkahalarınızı kendinize saklamayın; Sanırım 90'ların sonu, ben İ.Ü. Klasik Arkeoloji Yüksek Lisansı'ndayım ve İstiklal Caddesi'nde, Galatasaray Lisesi yanından aşağıya (Fransız Sokağına doğru) inen yokuşun hemen başındaki Homer Kitabevi / Yayınevi'nde çalışıyorum. Yeri anlayanlar Can Yayınları'nın satış noktası ve Yapı Kredi Yayınları'na ne kadar yakın olduğumu anlayacaklardır. Bir gün içeri bir adam girdi, Enis Bey'i henüz tanımıyorum. Yakın gözlüğünü masasında unuttuğunu fark ediyor, ben ise saçma sapan bir şekilde arzu ederse aradığı türdeki kitapları bulup başlıklarını okuyabileceğimi belirtiyorum. Hem gülüyor hem de "Olur mu öyle şey!" diyor. Sonra ise ondan aldığım anahtarla o dönemin en önemli editöryal odasına, Yapı Kredi Yayınları Genel Yayın Yönetmeni odasına girip asistanıyla gözlüğünü bulup ona getiriyorum. İşte "Kitap Evi"nde bahsettiği, hep unuttuğu o gözlük. Çok önemli bir yazarın, binlerce metnin varoluşuna katkı yapmış, okumuş o gözlükler. Hem hatırladığımda hafiften utandığım hem de o günden bugüne ilk defa okuduğum kitabı. Bence bambaşka bir renk, atmosfer, dil arıyorsanız bu kitabın kapağını kaldırın.
Profile Image for Ludmilla.
363 reviews214 followers
June 1, 2015
roman olarak okumayacaksınız, kitap tutkusunu anlatan bir metin olarak okuyacaksınız. kağıt ev ile (ve tabii zafon kitaplarıyla birlikte) kitapseverlik, tutkular ve başımıza açtığı sorunlar hakkında en sevdiğim kitap oldu.
Profile Image for Levent Pekcan.
198 reviews619 followers
August 27, 2023
Sevmedim, sevemedim. Başka bir çok yerli romanda aynı hissi yaşıyorum: Yazar ilginç bir fikir bulup ilerlemeye başlıyor ve bir noktada sıkılıp, "aman yeter bu kadar" diyerek romanı paldır küldür bitiriyor gibi. Bilmiyorum, yazar Enis Batur'un başarılı çizgisi zaten biliniyor, dolayısıyla kitaba ısınamamam belki benim yetersiz kalmamdandır.

Bu arada, saçma sapan bir sevimlilik hevesiyle kitapların ismine * eklemek cüretkarlığındaki Sel Yayıncılık'a tepkim, nefret düzeyinde. Yayınevinin kitabın adını tahrif etme hakkı yoktur, umarım başkaları da bu düşüncemi paylaşmaya ve tepkilerini dile getirmeye başlar.
Profile Image for Hakan.
833 reviews633 followers
April 25, 2015
Bir zamanlar her yazdığını okumaya çalıştığım - ki bu aslında başlı başına beyhude bir çabaydı, yılda birkaç kitabı yayınlanan bir yazardan bahsediyoruz - sonra da soğuduğum E.Batur'a uzun bir süre sonra tekrar şans vermek istedim. Kitap Evi'nin konusu baştan çıkarıcıydı. Ama yine aradığımı bulamadım. Iskalanmış bir fırsat diyelim. Bir kere bu kitabın roman olarak nitelendirilmesi de tartışmalı. Kendine has tarzıyla ve bunalımlarıyla yine bir "name dropping" işi ortaya koymuş E.Batur. Kitaba olan tutkusuna hürmeten ilave bir yıldız verdim.
Profile Image for Armağan.
163 reviews59 followers
February 16, 2015
"Bir kitabın sayfaları arasına daldığınızda, ötekiler, sesleri ve sözleriyle kaybolurlar. Aydınlık, ılıman, korunaklı bir diyardasınızdır; karanlık, sert, ürkütücü bir yazının harfleri gözünüzün önünden akıyor olsa bile. Ondandır, ışığınızı söndürüp başınızı yastığa koyduğunuzda, sizi kuşatan gerçek dünyanın yerini daha gerçek bir dünyanın alacağını bilirsiniz. Böyle okumamışsanız hiç, siz henüz yaşamamışsınız demektir."


Profile Image for Bahadır Eren.
156 reviews7 followers
May 25, 2023
Yine bitmesini istemediğim bir kitap daha... İlk Enis Batur kitabım. Bugüne kadar okumayarak çok şey kaybetmişim. Ama sonunda keşke biraz daha uzasaydı, konu daha da genişleseydi, çok daha güzel bilgiler araya serpiştirilseydi dedim...
Profile Image for Ferda Nihat Koksoy.
519 reviews29 followers
August 5, 2020
Bir entelektüelin yazın dünyasına karşı gövde gösterisi.
Zaman zaman lezzet kazansa da genelde mat ve zengin bir malûmat kitabı.
Kitabın türü roman değil deneme, ismi de "Kütüphaneler, Kitaplar, Yazarlar ve Ben" olsaymış daha çok yakışırmış.

***

"Bütün evren kenarda durur okurken. Bir kitabın sayfaları arasına daldığınızda, ötekiler, sesleri ve sözleriyle kaybolurlar. Aydınlık, ılıman, korunaklı bir diyardasınızdır."

"...arayışın, kuşların ötmeleri kadar anlamı öteleyen, birbaşına varoluş biçimine dönüşmüş bir akıntı türü olduğunu gecikmeden kavradım."

"Beklemenin, insan ruhunda yarattığı besleyici hareketi diri tutan bir boyutu olduğuna inanırım öteden beri."

"Sıkı çift yaşamının serpilerek sürmesi için ruh uyumu, ten uyumu yetmez, kafa denkliği de şarttır benim gözümde; yoksa güdükleşir ilişki, en iyi niyetle vazgeçilmez bir alışkanlığa dönüşür."

"...saydam suratımdan bütün iç haritam görünür."
Profile Image for Cem Yüksel.
381 reviews67 followers
November 20, 2021
Bazı kitaplar hakkında okuduklarınızdan, kitabı okumadan bir sezgiye kapılırsınız. Bu bir insan hakkında güvenilir dostlarınızdan dinlediklerinizle kafanızda bir profil oluşmasına benzer. Kitap Evi , kitapseverlerin anlayacağı bu durumun örneklerinden. Kitaba ulaşmak mesafeler nedeni ile zaman alınca, bu hal , kitap hakkındaki tasavvuru daha da besleyip , zenginleştirdi. Bu süreçten sonra okumanın , bu düşünceleri doğrulaması da ayrı bir keyif. Hayatlarında kitap vazgeçilmezlerden olanlar için, bir çok satırını bir yansıma olarak görecekleri bir kitap. Muhtemelen bu paylaşılan duygu , hikayenin örgüsünü de geri planda bırakıp, kitap üzerine kişisel yansımaları besliyor. Neticede kitapseverler için “okunmalık” keyifli kitaplardan. Kitap okumanın tüm duyulara hitap eden bir faaliyet olduğu dikkate alınırsa , bu kitabın ortamı yağmurlu, etrafın ıssız hissedildiği bir gecenin geç vakitleri ve adagiolar ..
Profile Image for alper.
210 reviews63 followers
October 27, 2019
Çok Kıymetli, Çok Sevgili Enis Batur Hocam,

İçinizdeki kitap sevgisini, aşkını, takıntısını; kitaplıkları/kütüphaneleri; burada takılıp birbirini gözünden tanıyanları; kendi kütüphanesi olanları / onlar ilişkileri; kitaplara yüklediğiniz manaları / yüklemediklerinizi; kitaplarınızdan ayrı düştüğünüzde yaşadığınız huzursuzluğu, bizzat okuma eyleminin kendisini ve bu konuların etrafında birçok tatlı detaya değindiğiniz güzide romanınız “Kitap Evi”ni okumayı yeni bitirdim. Alev alev yanıyorum şu an. Kitap aşkım bir üst seviyeye çıktı, bölüm atladım adeta. Ama bunun geçici bir tutku gibi görünmesinden de korktum şimdi. Nedenine geleceğim lafı uzatmadan. Sizi çok değerli kitaplarınızdan alıkoymaya hiç niyetim yok. Bilakis daha fazla zaman geçirmenize bile yardımım dokunabilir. Tamam, tamam konuya giriyorum: ben aslında evlat edinmek gibi bir niyetiniz var mı onu merak ediyorum. Bu konuda son derece ciddiyim. Nasıl yapar, nasıl ederiz bir konuşalım. Kitap evinin bir köşesinde gıkımı çıkarmadan, maddi & manevi hiçbir külfet yaratmadan (manevinin garantisini veremeyeceğim yoksa niye evlatlığım değil mi?) saatlerce okurum, size yük olmam. Arada kitaplarla konuşur, onların duygusal olarak da ayakta kalmalarına destek olurum. Morallerini yüksek tutmalarını sağlarım. Sonuçta bütün kitaplara eşit derecede ilgi gösteremiyorsunuzdur ve bazıları bundan alınıyordur. Bu eve yakışır bir uygulama da benden. Onun detaylarını da konuşuruz. Yok, yok o dandik uygulamalarla olmaz "haute couture" yakışır buraya. :) Gülücük canınızı sıktıysa hemen siliyorum.
Geleceği bilemeyiz; Kitap Dünyası’nın, Kitab’ın geleceği var mıdır bilemeyiz (her ne kadar “nasıl kaşıktan iyisini yapamamışsa insan, kitaptan iyi bir taşıyıcı bulamayacaktır yazıya” diyen Eco’ya hak versem de) (s.60)...

Angarya işler aranıza giriyor, birlikte geçireceğiniz zamandan çalıyordur, ne yazık. Bu nasıl bir zulüm! Anlayışsızlık, densizlik !! Bu konularda da elimden geleni yapmak isterim.
Kitap dünyasında yaşayanlar, bir gün değilse bir başka gün, birinin değilse öbürün derin kuyusuna düşeceklerini bilirlerdi. Hele, kitapları toplamak, biriktirmek, onlara sahip olmak değilse ana tasaları. (s.94)
Fiili çoğul şahıs kipinde kullanıyorsam, daha önce de söylediğim, ikidebir yinelemeden yapamadığım gibi, sınır tanımaz bir kabilenin, bir kitap boy’unun varlığınıa körükörüne inandığım için: Bizler, dememiş miydim, ortak kan grubundan insanlardık. Aramızda ‘deli’ sıfatını kesinkes hak etmiş olanlar yok muydu? Açıkçası, kimsenin böyle durumlarda bütün bütüne yansız davranabileceğini sanmıyorum: Bizim yakanın delileri ezelden beri sevimli bulunmuşlardır! (s.94)

Sizden sadece bir ricam olacak. Kendi kitaplarımı arkamda bırakmamı benden beklemeyin. Sizinki yanında önemsiz sayılacak rakamdaki kitaplığım da yanımda getirmek niyetindeyim. Ama şundan emin olabilirsiniz, hiçbirini diğerinden ayırmayacağım. Hepsi benim evlatlarım. Tabii sizdeki kitapların çok büyük bölümü yaşca benden büyük. Onlara da gerekli hürmeti göstereceğinden emin olabilirsiniz. Evlatlarım, kardeşlerim, abilerim, ablalarım, amcaların, dedelerin, ninelerim şeklinde gidiyor gördüğüm kadarıyla. Herhangi bir ön hazırlık, ayarlama yapmanıza da gerek yok. Ben kitaplarımla hiç rahatsızlık vermeden bir köşeye sığışırız.
Okumanın ayrılmak, içeriye çekilmek olduğunu söylememiş miydim, eminim en az bir kez söylemişimdir. Bütün evren kenarda durur, okurken. Bir kitabın sayfaları arasına daldığınızda, ötekiler, sesleri ve sözleriyle kaybolur. Aydınlık, ılıman, korunaklı bir diyardasınızdırİ karanlık, sert, ürkütücü bir yazının harfleri gözünüzden önünden akıyor olsa bile. Ondandır, ışığınızı söndürüp başınızı yastığa koyduğunuzda, sizi kuşatan gerçek dünyanın yerini daha gerçek bir dünyanın alacağını bilirsiniz. Böyle okumamışsanız hiç, siz henüz yaşamamışsınız demektir. (s.99) 👏👏👏👏👏

Başta sizle olmak üzere hepinizle tanışmayı iple çekiyorum(z). Bunun geçici bir heves olmadığının altını çizip, geri gönüşünüzü büyük bir heyecanla beklediğimi belirterek mektubu noktalıyorum.
Dönerek okuduğum, yakamı bırakmamış kitapları kıdemli dostluk ilişkilerimle bir tuttum. (s.35)

Unutmadan Beyefendi’ye de hürmetlerimi sunarım. Ruhu şad olsun.

Sevgiler & Saygılar

alper
Profile Image for Burak.
Author 3 books41 followers
September 25, 2015
Enis Batur takdir ettiğim bir entelektüel. Fakat Kitap Evi üzerine biraz karışık düşüncelere sahibim. Kitap ilk bakışta isminden konusuna, Dominguez’in Kâğıt Ev’i benzeri bir vaat sunuyor okuyucusuna. O vaatte gerçeklik payı büyük. Gerçekten de, Batur’un Kitap Evi ve Dominguez’in Kağıt Ev’i çeşitli boyutlarıyla içerikleri düşünülerek de varılabilecek bir yargıyla kardeş metinler. Hemen, aklımdaki iki şeyi söyleyeyim; birincisi; ben Dominguez’in Kâğıt Ev’ini kimi okurlardan duyduğum övgüler ölçüsünde sevmedim, sevemedim. İkincisi, Batur’un Kitap Evi’ni Kâğıt Ev’den de az sevebildim.
Enis Batur’un romanının konusu, Kâğıt Ev’in benzeri, bir arayış üzerine. Kağıt Ev’in aksine Kitap Evi, mekanın kabuğuna yönelik değil, halihazırda ona sunulmuş kabuktaki özü kavramaya yönelik bir arayışı konu ediniyor yalnız. Roman, Enis Batur’un bir başkarakter olarak ortaya kendisini koyduğu bir kurguyla yazılmış. Fakat bilinen real author-implied author farkı düşünüldüğünde, kitabın başkarakterinin gerçek Enis Batur’la ne ölçüde bir birebirlik taşıdığı da tabii tartışma konusu.
Kitap içerikte Enis Batur kimliğinde özdeşleşen, kitap sevgisinin, kitap bağımlılığının unsurlarından epeyce payını almış, kitaplarla onlarla Batur’un kurduğu ilişkinin boyutlarını dahi aşan bir ilişki kurmak üzerine de kişileştirmeler kullanılmış. Metinde kitapseverler için, kitap ve kitaplık kavramı (okumaktan çok) üzerine değerli akıl yürütmeler, duygu dışavurumları, takıntı hatırlatmaları olduğunu belirtmeliyim. Ancak, eksiklere gelmeye başlarsak, kitabın ele aldığı meselede çok da derinleşebildiğini, kendi payıma düşünmüyorum. Derinleşmek derken; kitap heyecanını, kitaplar üzerine yaşam kurma oluşunu ancak semptomlar bazında anlatabildiğini düşünüyorum kitabın. Ruhun yakalanmasına, çeşitli temaslar elbette bulunsa da, metnin bir türlü doludizgin izin vermediğini. Fakat kitabın asıl sorunlu kısmı bu değil. Kurguya gelince işler daha bir okkalı sarpa sarıyor sanki. Kitabın okuma süreci boyunca oluşturduğu merak duygusu az ve kitap-kitaplık kavramları üzerine bilgi verme ve akıl yürütmenin ötesinde, okuyucunun üzerine düşünmeye davet edildiği kavramlar hakkında metin, kurguyla bütünleşebilen bir derinlik etkisi sağlayamıyor(Dominguez’in Kâğıt Evi’nin gerisinde kalınan yan ve bu yana sahip olmak için bir metnin basmakalıp roman ve öykü statülerine bağımlılığı da gerekmez.)
Enis Batur’un metinlerinde “güzel Türkçe” klişelerindeki kullanımlara tezat, cümle yapısında okuyucunun gözüne batan farklı sözcükler kullanması, anlatımlarında kelime kabuklarıyla oynaması kendi adıma her zaman hoşuma gitmiştir. "Susku” Enis Batur’un kullandığı güzel sözcüklere bir örnek mesela. Ama kitapta Batur’un “birbirine” yerine sürekli “biribirine” sözcüğünü kullanmasını anlamsız buldum. O aradaki i’nin artık göze çarpmak dışında vaat ettiği hiçbir şey, göze çarptığında da insana verebileceği herhangi bir şey yok. Bir de bu denli emek verilerek hazırlandığı bir kitabın sondaki en önemli cümlelerinin birinde gördüğüm ciddi dilbilgisi savrukluğu da biraz canımı sıkmadı değil.
Kitabı hak ettiğinden fazla eleştirmiş, yerin dibine sokmuş gibi görünmek de istemiyorum aslında. Okunmaya değer bir eser Batur’un Kitap Evi’si. Okuduğuma pişman değilim. Fakat sanki Enis Batur gibi bir anlatıcı şu kitaba bir kademe daha kazandırabilir, bir vites daha rahatlıkla attırabilirdi demekten de insan-okuyucu kendini alamıyor.
Profile Image for Gorkem.
150 reviews112 followers
May 20, 2022
Enis Batur çok sevdiğim bir yazar değildir. Kendi üslubunu aşırı kendini beğenmiş ve insanlardan uzak bir yazar olarak görürüm.
Kitap Evi ise alışık olduğumdan farklı bir Enis Batur ile tanışmamı vesile oldu. Denemelerindeki küstahlığını nedense bu küçük novella da görmedim. Tam tersi olduğunu bile düşünebilirim. Aslında tam 4 yıldızı hakediyor mu emin değilim. Fakat, yer yer Vila-Matas ve Dominguez etkisini sezdiğim bu kitap, girişteki kafkaesk etki ve aralardaki zekice geçişler nedeniyle sanıyorum 4 yıldızı hakkediyor. Bunun yanında kitapta eleştiri getirdiği yazarların finallerine yaraşır bir final ile muallak bir son ile bitirmesi ise bence kitabı gözümde 3 yıldıza çekebiliyor.
Genel olarak, kitap severlerin bir şekilde yazarla bazı konularda empati kuracağı bir kitap olmuş. Takdir sizlerin. Meraklasına.
İyi okumalar.
Profile Image for Duygu Sevimli Çeltik.
186 reviews25 followers
February 7, 2017
Şunu belirtmek isterim ki: Bu kitap Beyefendinin kütüphanesine giremez. Pekiii öyleyse bunu okumak zaman kaybı mıydı sevgili Batur? Ben elimden geldiğince anlamaya çalıştım, ancak bu kitapta çok bariz bir kitapsever kategorizesi ve çılgınca bir entellektüel üst bakışı vardı. Yediğim bişeyi hazmedememiş gibi hissediyorum şimdi. Tekrar Enis Batur okumak için ciddi ciddi katalizörlere ihtiyacım olacak sanırım.
Profile Image for Derya Karataş.
35 reviews7 followers
August 10, 2018
Bugün kendinize bir iyilik yapın ve bu kitabı okuyun"diyebilirim ancak böyle bir güzelliğin karşısında. Gerçi cehenneme giden yol iyi niyet taşlarıyla döşelidir diye boşuna dememişler çünkü bu kitabı okuyup tüm gün dalgın dalgın dolaşmanız, kitap sevgisinin ne boyutlara ulaşacağını düşünürken aynı Enis Batur gibi kahirlanmaniz büyük bir olasılık. Hele ki gunun birinde yazar olmak istiyorsaniz bir de kendinizi Enis Batur un okuma deneyimiyle karsilastirmaya falan kalkarsaniz bu kitabin sonunda, iyice yandiniz demektir. Enis Batur kitabı yazarken öyle samimi bir dil kullanmış ki bu bir roman olsa da acaba kitap evi diye bir ev gerçekten Enis Batur'a miras bırakılmış ve bu yaşananlar gerçekten olmuş mu merak ettim/ ediyorum. Enis Batur'dan ilk kez bir kitap okumuş birisi olarak cahilligim diz boyu o yüzden ne yazsam yetersiz kalır bu ince görünen ama duygularınızı alt üst edip 5 günde anca biten kitaba. Sevgili @bombastikokur ün Tezer Özlü 'nun kitabını yorumlarken söylediği gibi kitaplar başka kitaplara götürüyor sizi. Ne ki bu kitap bana hem Enis Batur'un başka bir kitabını da kütüphaneden almama yol açarken başkaca yazarlardan başkaca kitapları da okumam esnasında not etmeme vesile oldu. Bunlardan biri de Maldaror'un Şarkıları ki benim de ismini duyup okumadigim bir kitaptı. Böylece yeniden aklıma yazdım unutmaya çalıştığım belki de hiç okumayacağım dediğim başka kitapları. Herkese iyi okumalar dilerim ama hatırlatayım "kitap okumak iptiladir müptelâlara duyurulur" 😄
Profile Image for Seher Andaç.
345 reviews34 followers
Read
January 11, 2020
Gizemli bir miras vaadi, üstelik bir kitap meftununa bırakılan kütüphane ve benim de yazarla ilk tanışıklığım ve hazırım gizeme, hadi romanın büyüsüne kapılıp gideyim derken çokça öğretici bir öğretmen kalem ile yüzyüze kalıverdim. Beni araştırmaya teşvik eden bir öğretmen kitap amma velakin ters köşede kalan bir okur oldum. Evet öğrendiklerim heyecan vericiydi ama gizemli değildi:
“ ... Kurmaya yöneldiğim hikaye bir belirsizlik atmosferinin ortasında yarım kalmaya aday.” Diye yazsa da yazarımız... Bence kendi hakkını da yemesin, yarım kalmadı, aksine sonu pek hoş bağlandı.
Anlatı başka yazar ve kitaplara, heykele, resime vb çok bel bağlayınca romanın büyülü tadından çok uzaklaşmış olmuş.
İsmine ısınamamıştım, en sonunda yazarda ismin en bildiğimiz haline yani ‘ kütüphane ‘ kelimesine dönüvermiş. Kaçış yok bazen:)
....
Kitapta geçen 1001 gece masalını okuyayım dedim; 895 diyor benimkin de. Kitapta 898. gece diyor.
Onat Kutlar’a ait Kül’den bahsediyor kitap, Kül Kuşları diyor araştırmam.
Profile Image for downinthevalley.
115 reviews95 followers
March 18, 2017
Kağıt Ev'i de sevemediğimi göz önünde bulundurursak kitaplar için yazılan kitapları sevemiyorum gibi görünüyor.(şimdilik)

Şu ara zaten pek okuyamıyorum, beni okumaya teşvik etme görevini de malesef üstlenemedi.
Profile Image for Yalın.
Author 2 books33 followers
November 10, 2020
Enis Batur, Türk Edebiyatı için çok değerli bir yazar. Cümlelerindeki zarafet nakış işleyen usta bir eli izliyormuşuz gibi hissettiriyor o meramını anlatırken. Her Cuma günü Cumhuriyet Kitap Eki’ndeki 3. Sayfa yazısının konusunu merakla bekler, kitap, kütüphane, okuryazarlık gibi bibliyofillik konularında bir yazı gördüğümde oldukça keyiflenirdim.

Kitap Evi’ni duyduğumda onun ne deneme, ne novella olduğunu, Batur’un ikisi arasında bir alanda keşif çalışması yaptığını biliyordum. Kitaplar arasındaki hayat yolculuğunun otobiyografik bir yansımasını bekliyordum bu eserde. Alberto Manguel’in bibliyomaninin biyografisi denebilecek Geceleyin Kütüphane’sinden aldığım inanılmaz haz belki de tekrarlayacaktı.

Kitabı bitirdiğimde ise zihnimde Enis Batur’un kitaplara adanmış hayatını konu edinen gerçek dışı bir novella var. Keşke bu adanmışlık sürreal romanlaştırılmasaydı da kurgudışı bir otobiyografiyle anlatılsaydı. Bizler, Enis Batur gibi değerli bir bibliyofili birinci tekil ağızdan bir roman kahramanı olarak okumak yerine onun kitaplar ve bibliyomani üzerine samimi düşüncelerini merak ediyoruz aslında. Samimi düşüncem şu ki, kitaptaki beyefendi karakteri ve diğer yan karakterler heyecan yaratmak bir yana, Enis Batur’un kitaplarla ilgili görüşlerinin anlatıldığı biyografik ve anekdotal kısımlar gelene kadar hızlı hızlı geçmek istediğim bölümler oldu.

Hal böyle olunca, Kitap Evi, ne novella olarak kurgusuyla bir harikuladelik taşıyor, ne de kurgu dışı biyografik bir eser olarak haz veriyor. Sanki Borges’in oynayacağı bir maç öncesi sahada ısınma turları atan sporcuları izliyoruz sadece. Yine de bu kitap Enis Batur’un eserlerine ilgimi kesmeyecek. Kitap Evi’ni okumuş olmakla Canetti’nin Kien’lik skalasında bir miktar ilerlemiş hissediyorum; seksekle bile olsa.
Profile Image for Gülşah'ın  kitaplığı .
71 reviews3 followers
January 10, 2025
Enis Batur'un kendi deyimiyle "kitaplarla tutkulu ilişkisi" üzerine kurulu olan Kitap Evi, yazarın kişisel kütüphanesi ve bu kütüphaneyle kurduğu bağ üzerinden ilerleyen bir deneme. Kitapların yazarın hayatındaki yeri, kitaplarla kurduğu bağ ve bu bağın hayatına etkileri. Ozellikle "eril bakış açısı" yorumları ve kitaplarını evlat gibi sahiplenmesi üzerine düşüncelerini düşünürek okudum. Gerçekten de iyi bir okur olduğunuzda, kitabınızla kurduğunuz bağ bambaşka.
Başta hep kitaba ismini de verdiği konuyu bekledim, hangi satırda " mirası kimin bıraktığını" öğrenicez diye. Oysaki kitap bitimve anladım ki önemli olan o değil. Yazarın da arayışları vardı ve o arayışlarda anılarına dönmesi, hissettiklerini anlatması vs.. asıl onlardı aslında kıymetli olan.
Profile Image for Helin.
109 reviews9 followers
March 2, 2015
Bu kitaba roman demek tam olarak doğru değil, roman ile denemenin güzel bir karışımı diyebiliriz. Enis Batur her kitapseverin hayali olabilecek bir durumu anlatıyor 1. tekil şahıs olarak, bir kütüphanenin miras kalması. Hem de Dragos'ta bir ağaçlık içerisinde. Ancak sadece olaylar dizisi halinde değil bu roman/deneme, kitaplar dünyasına bir güzelleme, sone gibi, her kitapseverin kendini bulacağı cümleler kuruyor. Herkese tavsiye ediyorum.
Profile Image for Berke.
39 reviews2 followers
December 29, 2024
Kitaplara ve okuma eylemine adanmış kutsal bir kitap. Tür sınırların belirsizleştiği bir yerdeyiz. Otobiyografi, deneme ve kurgu arasında gidip geliyoruz. Bundan hiç de şikâyetçi değilim. Roman denmesinin okurda daha uzun ve klasik bir kurgu beklentisi yarattığını düşünsem de ustanın vardır bir bildiği. Bir bibliyofilin kitaplarla olan ilişkisini, onların fiziksel varlığına duyduğu aşkı, bu bağın insanın entelektüel yaşımına kattıklarını ve günlük yaşamından eksilttiklerini anlatıyor.

Satır aralarındaki göndermeler zaman zaman okuru/beni aşıyor. Bu meydan okuma Enis Batur’dan geldiği için rahatsız olmuyor, notumu alıp devam ediyorum.

Kitapların nesne olmanın ötesine geçerek hayatlarımızda kapladıkları yeri yazarla beraber düşünüyoruz. Yazarın da gönderme yaptığı Körleşme’nin Kien’ini aklımıza düşüyor. Onun rahatsız edici ve trajik hâlleri törpüleniyor, takıntı saf bir sevdaya dönüşüyor.

https://berkeatabey.com/kitap-evi-eni...

Profile Image for Enda KESIM.
13 reviews1 follower
July 24, 2023
Enis Batur belli ki okumak ve kitap sevgisi ile ilgili bir makale yazmak istemis. Ama gazete kosesinden daha uzun olacagini farkedince bunu romanlastirayim demis. Bir kurgu var diyemem. Daha cok okuma sevdasi uzerine dusuncelerini derledigi uzun bir deneme gibi.
Profile Image for Filiz I. .
166 reviews15 followers
May 23, 2022
Uzun zamandır kitaplarına göz aşinalığımın olduğu ama elimin bir türlü gitmediği yazarlardandı Enis Batur. Nihayet bu kitapla bir giriş yapmaya karar verdim. Açıkçası başlangıç için farkında olmadan iyi bir kitap seçtiğimi düşünüyorum, zira konusu ilgi çekiciydi ve akıcı bir seyri vardı. Sürükleyici buldum. Her ne kadar roman kategorisinde yazılmış olsa da, çetrefilli bir kurgu beklemek yanlış olur. Kitap, tanımadığı biri tarafından bir kitap evi miras bırakılan bir yazarı takdim ederek başlıyor. Tüm kitapkurtlarının ağzını sulandıracak bir kitap evi betimlemesi sunuyor yazar. Gözlerden ırak, yemyeşil bir bölgede ustalıkla hazırlanmış bu kitap evi tam anlamıyla bir kitap cenneti. Ancak bu mirası bırakan kişinin kim olduğu tam bir muamma. Enis Batur merak uyandıran bir giriş yaparak, bir ara konudan kopup deneme türüne geçiş yapıyor gibi geldi bana, çünkü roman düzleminde hiçbir ilerleme kaydetmeden, sadece kitaplarla ilgili görüşlerini belirttiği art arda birkaç bölüm var. Daha sonra kitap yeniden kurguya bağlanıyor. Açıkçası kitaplara tutkuyla bağlı insanların okumaktan keyif alacağı ve sayfalarında kendilerini göreceği bir kitap. Ben severek kısa sürede okudum. Beni rahatsız eden tek konu kitaba redaksiyon yapılmadığı için bolca yanlış imla içermesiydi. İşimle alakalı olsa gerek algıda seçicilik yapıyorum. Bu, okumamı yer yer zorlaştıran bir unsur oldu benim için. Yayınevine mail atıp sorduğumda ise yazarın tercihi üzerine Enis Batur'un hiçbir kitabına redaksiyon yapılmadığı cevabını aldım. Anlam veremedim bu tercihe ve bir okur olarak beni rahatsız etti.
Profile Image for Hakan Yaman.
Author 12 books66 followers
July 8, 2014
Enis Batur, bugüne kadar yazdığı edebi, felsefi, sanata ve insana dair meseleleri bu kez roman formatında anlatmayı denemiş. Yıllardır yazarak tüketemediği birikimi de, kısacık bir anlatının içine bir dünyayı kolayca sıkıştırmasına yetmiş. Kitabın kapağında ”Roman” yazdığını görünce gerçekten heyecanlanmış, bu kez Enis Batur’dan gerçek bir roman okuyacağım hevesiyle kitaba başlamıştım. Ancak birkaç sayfa okuyunca durum anlaşıldı. Anlatmak istediğiniz meseleleri roman formatında yazınca ortaya çıkanın roman olmayacağını Enis Batur’un, bu ülkede yazan çizen herkesten daha iyi bildiğine şüphem yok. Bunu özellikle yaptığını düşünüyorum, ancak ben kendisinden gerçek bir roman okuyacağımı düşenerek kitaba başladığımdan “roman” beklenti eşiğimin altında kaldı maalesef. Yine de Enis Batur’un kitapta “enine boyuna tavaf” ettiğini söylediği bibliografya, bibliomanya, bibliofilya üzerine okunması gereken bir roman ”Kitap Evi”.

“Romanın” orta yerinde, Dragos Tepesi’nde bulunan, Kuzey Avrupa mimarisinde yapılmış cam bir kitaplık duruyor. Roman başkişisine (Enis Batur) miras kalan bu kitaplığı Batur, bir gözlemevi gibi betimlemiş. Bu haliyle bana “İsrafil’in Kanatları” romanımdaki Darendeli Halil Paşa’nın kitaplığını anımsattı. Kitabın sonunda Batur’un adlarını verdiği kayıp kitaplar da bu hissiyatı körüklemiş olabilir.
Profile Image for Ezgi ☕️.
271 reviews34 followers
February 13, 2017
Ne kadar heyecanlandırıcı başlamıştı.. Bence yazar birkaç kere felsefi eser ve roman arasında gidip gelmiş ve en sonunda parçaları birleştirmeden felsefi yönüyle devam etmiş... Ama ben bunu da başarısız buldum. Dolu bir kütüphane her kitap kurdunun hayalidir. Bunu içine "kadınlar kitap düşmanı değildir" ya da "cam sevmem" ve hatta "keşke kadınlar gibi 10 dklık bir olayı saatlerce anlatabilsem" gibi cümlelerle öldürmenin alemi nedir ki?
Profile Image for belisa.
1,450 reviews43 followers
April 20, 2022
birkaç gerçekten ilham verici kitabı dışında Enis Batur'u sıkıcı bulduğum tescillendi...
ama tabii ki o birkaç kitabın hatırına Batur okumaya devam edeceğim...

roman görüntüsü altında kitap kurtları hakkında bir deneme şeklinde okunabilir...
Profile Image for Zeynep.
354 reviews24 followers
November 10, 2023
başta güzeldi ama sonradan öyle bir yoldan çıktı ki savrulmanın şiddetiyle uçurumdan düştü. fakat enis batur'un kalemini seveceğimi düşünmediğimden (ve aslında sevdiğimden) biraz da şaşırttı diyebilirim. eğer yazarın kalemini beğenmeseydim kesinlikle 2/5 verirdim...
bence kitaplar, kitaplara olan tutku ve sevgi üzerine bir "roman" okumak istiyorsanız çok daha iyisini bulabilirsiniz, hem non-fiction hem fiction olarak kitap, kitap okumak, kitapçılık ve hatta yayıncılık üstüne MÜKEMMEL kitaplar var. Bence siz direkt onlara yönelin özellikle böyle bir okuma arıyorsanız.
22 reviews
April 13, 2025
Une plongée dans le monde magique des livres et de leurs propriétaires. Un mystère qui peut uniquement être déchiffré grâce à une bibliothèque héritée. Ce livre nous offre aussi une réflexion sur la classification des ouvrages littéraires.
Néanmoins, la fin laisse un peu sur sa faim...
Profile Image for Pınar Aydoğdu.
Author 4 books39 followers
September 24, 2024
Her ne kadar “roman kahramanımızın” bazı konulara cinsiyetçi yaklaşımı hoşuma gitmese de Batur’un en iyi kitabı bana göre.
Displaying 1 - 30 of 75 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.