Vahşi katil Aşkın’ın ve gizli örgüt lideri Ateş’in yolları bir girdabın içinde kesişmiştir. Aşkın ilk defa Ateş’e yenilmiştir ancak Ateş daha büyük bir yenilginin içine düşmüştür. İkisi de o girdabın içinde sürüklenirken birbirlerine oyunlar oynayıp kendilerini büyük bir iç savaşın içine çekmişlerdir. Ancak bilmedikleri bir şey vardır: Bu oyunun sonu en başından bellidir. Ateş ve Aşkın aralarındaki tutku ve çekime karşı koyamayarak her geçen gün biraz daha yakınlaşırken kendilerini sürekli durdurmaya çalışırlar ancak bu çekime ikisinin de karşı koyması artık mümkün değildir. Sadece hisleriyle değil, aynı zamanda karşılarına çıkan büyük düşmanlarıyla da savaşmak zorundadırlar. Düştükleri yangın ikisini de canlı canlı yakmaya başlamıştır, yangının büyüklüğünü fark etmişlerdir ancak ikisi de bunu durduramayacaktır. “Perdelediğimi savunduğu kuşkularımı oldukları yere bıraktım. O, kuşkuları yok ettiğimi sanabilirdi ama belki de o kuşkular Ateş ve ateş parçasından daha yakıcı olacaktı. Bu lavların üstünde oynanan bir kumardı, sadece bir kişi dengesini bulacaktı.”
“ Perdelediğimi savunduğu kuşkularımı oldukları yere bıraktım. O, kuşkuları yok ettiğimi sanabilirdi ama belki de o kuşkular Ateş ve ateş parçasından daha yakıcı olacaktı. Bu lavların üstünde oynanan bir kumardı, sadece bir kişi dengesini bulacaktı…”
Av iken avcı olan Aşkın. Namı diğer V. Gixli örgüt lideri olan Ateş ile yolları kesiştiğinden beri bie girdabın ortasındadır. İlk kez yenilmiştir. Ama Ateş, daha büyük bir yenilginin içindedir aslında. Büyük bir iç savaşın ortasında savrulup dururlarken birbirlerine oynadıkları oyunlarla daha da tutku dolu yakınlaşmalar başlamıştır. Bir yandan birbirlerine duydukları çekime engel olmaya çalışsalarda, bir yanda da karşılarına çıkan büyük düşmanlarla da savaşmak zorundalar.
Hem nefret duygusuna sahipler birbirlerine karşı ama aralarındaki o çekiminde farkındadırlar. Güvensizler ama duyguları da yoğun yaşıyorlar. Yanıyorlar bir ateşin ortasında kalmışcasına ama yangını söndürme çabasına da girmiyorlar. Sırlar tek tek ortaya çıkmaya başlamış olsa da dhaa bir çok şey gizemini korumaya devam ediyor. İdolüm Aşkın’nın V’ye dönüştüğü sahneleri tek geçerim büründüğü acımasız ve korkutucu halleri naısl da hoşuma gidiyor. Herkese karşı gardını korurken sevdiklerine karşı olan tavrı, onlar için göze alabileceklerinin bir sınırı olmaması nasıl da sağlam bir karakter.
Ateş ve abisinin teknolojide açtığı çığırlar inanılmaz boyutlarda. Bahar’ın durumu ile ilgili gidişat heyecan verici. Tabi Pusat ile olan bağları ise ayrıca çok tatlı. Genel olarak seriyi seviyorum ama V karakterini çok ayrı seviyorum. Temposü yine yüksek fakat aklımızda kalan sorular devamında umarım yanıtları alabiliriz. 🔞Yetişkin içerikli…
Ateşpare zaten benim en sevdiğim serilerden birisi. Ben kitabı ilk başta wattpad den okuduğun için ilk iki kitapta olan olayları biliyordum ama kitap olunca alıp tekrar okudum. Gayet başarılı güzel bir eser. Yazarın diğer kitaplarını da çok severek okumuştum. Gayet başarılı bir yazım dili var. Kitaba puanım 10/9.5.
"Kibir, zekadan daha tehlikeli bir silahtı çünkü namluyu karşısındakine değil, kendine doğrulturdu. Sahibi farkına bile varmadan, en doruk anını yaşarken öldürürdü sahibini.
Kanımda zehir gibi akan kinin farkındaydım ancak durduramıyordum ve o kibrin bir gün damarlarımdan taşacağını da biliyordum.."