Her şey anne olmaya hazırlanan bir kadının ölümüyle başladı. Çünkü bir kadın öldüğünde anne ölürdü küçük bir kız çocuğunun hayalleri ölürdü bir kız kardeş ölürdü. Bir kadın öldüğünde onunla birlikte kocaman bir dünya ölürdü. Küçük kız çocukları ne kadar büyürlerse büyüsünler annelerinin kokularını asla unutmazdı. Ve annesiz büyüyen kadınlar için en zoru anne olmayı başarabilmekti.
Misli iki yılın sonunda İstanbul'a geçmişinin hayaletleriyle savaşmak için gelmişti. Onu annesinden ayıran katilin kim olduğunu öğrenmek zorundaydı ve benim dediği her şey evi anıları sevdiği ve değer verdiği her şey minik bahçe katı dairesiyle birlikte yıkılmak üzereydi. Kendini ilk bakışta sıradan görünen bir cinayetin olay yerinde bulduğunda hayatının en zorlu sınavını vereceğini henüz bilmiyordu.
Ilginc bir son. Verda Pars'in yazi stili cok akici. Yine bir Kadikoy polisiyesiydi. Ben bir gecede okudum. Misli Perin karakterini pek hatirlayamadim. Ilk kitaplari dort sene once okumusum ama ilginc ve alti dolu bir karakter yaratmis yazar.
Polisiye ritmini, karakterlerini, çözümlemesini (tahmin edilebilir olsa da) gayet beğendim. Sadece çok detay ve hassas bir eleştirim var, kadınların anne olmak istememe süreçlerinin tek açıklayıcısi olarak "zihinlerinin hortlaklari", kötü aile geçmişi, travmalar vs olarak açıklayan, yani sağlıklı her kadın anne olmak ister alt metni inanılmaz rahatsız edici geldi. Onun dışında çok güzel bir polisiye yazarı kesfetmis hissediyorum:)
Bu kitap 2023 Kristal Kelepçe Yılın Polisiye Romanı adayıdır.
Ufak tefek hatalar varsa da anlatım dili ve edebiyat bakımından başarılı.
Misli Perin karakterinin ilk kitabı değil diye anlıyorum. Son kitabı da olmayacak gibi görünüyor. Zira kitabın sonu Misli’nin geçmişi ile ilgili bir gizeme ışık tutarak bitti. Ama karakterlerin devamlı oluşu kitabın ve kurgunun bütünlüğüne halel getirmemiş. Bütünlükten yana sıkıntı yok. Misli’nin Şule ve Selim isimli arkadaşları ile olan ilişkisinden biraz sıkıldım. Ferhan Başkomiser karakterini sevdim. Misli’nin kendisini aynı derece sevdiğimden emin değilim. Komşu kızı Seçil Karakteri başarılıydı. Çok girift bir polisiye kurgu değilse de beğendim. Kitabın ikinci yarısını daha heyecanla okudum. Olağanüstü bir sürpriz çıkmadıysa da güzel bir polisiye idi. Sonda çıkan dram beni üzdü. Sonunu beğendim.
Bir polisiye kurgudan bekleyebileceğimden fazlasını verdi bana Kız Kardeşim. Bazı yerlerde sesli güldüm, bazı yerlerde nefesimi tuttum, bazı satırlarda hemen okumalıyım diye resmen koşturdum, bazı satırlarda da burnumun direği sızladı🥲 Çok akıcı, samimi ve keyifle okunan polisiye karakterlere bir yenisi daha eklendi benim için. Gel bakalım Misli Perin👭🏻 Kitap karakterlerini seviyorum ama “arıza” karakterleri daha başka seviyorum:) Sonradan fark ettiğim üzere Misli Perin serisinin ilk kitabı olan Kadın Cinayetlerini okumuşum, oradan hop üçüncü maceraya sıçramış oldum böyle olunca ama hiç dert değil yine büyük keyifle okutuyor kendini kitap. Ben şimdi kitaplığımda bulamadığım, kime verdiğimi de bilemediğim ilk kitabi tekrar almayı,tabii illa ki ikinci kitap Ölüm Fısıldar Geceye’yi de alıp okumayı ve Misli’nin bir sonraki macerasını beklemeyi planlıyorum. @yazariylakonusanlar Ocak polisiye şenliğinin bir parçasıydı Kız Kardeşim. İyi ki okudum!
Senarist Verda Pars’ın polisiye romanı olan Kız Kardeşim bu yıl içinde okuduğum en iyi polisiye olabilir. Yazarın senarist olması kitap için büyük avantaj sağlamış çünkü film izler gibi okudum kitabı. Her sahne adeta gözümün önünde canlandı. Senarist yazar okuması da başka güzel oluyormuş :) Kitap bir kadın cinayeti ile başlıyor. Misli karakteri yıllar sonra İstanbul’a dönüyor ve kendini bir cinayetin ortasında buluyor. Umarım Misli karakterini başka kitaplarda da görürüm çünkü çok sevdim. Polisiye severlere tavsiye olarak bırakıyorum.