"Hayal ile rüya arasındaki mahmur boşluktayız."
"Terk edilmiş bir okyanusta baş başa kalmış iki balık gibi sarhoşuz."
"Okyanus da nihayetinde balıkların çişi değil mi? (Wang Weihui)"
"Halkımız çok romantiktir. Bütün mesele duygularla ilgili. Aşka resmen destek veren bir bakanlık bizimki."
"İyi seyyah, nereye gittiğini bilmeyendir; mükemmel seyyah, nereden geldiğini bilmeyendir (Lin Yutang)"
"Aksilikler, tesadüflerin de takviyesiyle felaket katına yükseldi."
"Katliam, bir şehri boyamanın en kötü yöntemidir (Zhang Zai)"
"İnsan, kendi samimiyetinin altını çizmeye kalkıştı mı, ister istemez üstünü de çiziyor. Samimiyet, mahremiyetle mukayyet olsa gerek."
"An geliyor, fanilik fikri, evrenin bir karambol kumkuması (çanağı), insanı bir fiyasko figüranı, hayatı bir skandal silsilesi gibi algılamamıza neden oluyor. Ya da içimizi derin bir şükran duygusu ve yaşama sevinci kaplıyor.. Çok acayip. Siz bana bakmayın. Artık bütün tembihleri unutmuş, kapılarını teselliye kapatmış, basireti kördüğüm olmuş biriyim. Beni uygar kılan koşumlarımı kemiriyorum. Program, prosedür, protokol umurumda değil. Göğsümde barut macunu gibi bir öfke kabarıyor."
"Kılıcını baston olarak kullanan bir Samuray kadar bitkindim."
"Kadim Çinli savaşçılara göre -İntikam şarabı, yaraları ham olanlara şifa verir.-"
"Gangsterler de aşk bayırından yuvarlanıyordu ve her yuvarlanışta olduğu gibi onların da canı acıyori üstü başı dağılıyordu."
"İnsan, kalbiyle düşünür Fu."
"Kızın gözlerini gördün mü? Evet, iki taneydi."
"Ağıt ve matemde aşırıya kaçmak, ölüme müzikal bir defileyle karşılık vermek demekti. Yas, sezonluk bir duyguydu."
"Gereğinden uzun süre çocuk kalırsan, insanlıktan çıkarsın."
"Bilmek iyidir baba, lakin sevmek kadar değil."
"Reyhan, sen dünyadaki bütün eczanelerden alınabilecek en şifalı kapsül, en tatlı tablet, en kıvamlı şurupsun."
"Aşk, imkansızlaşınca daha da şiddetleniyor."
"Yalan. Güçlülerde içtenlik aramayın."
"Kadı doğru hükme varmanın tevazuyla arayışa neler borçlu olduğunu görecekti. Kendinde yargulamaya yetecek donatım olduğu zehabına kapılmanın gönül kırıklığını tadacak, birini suçlamadan veya bir iddiaya sahip çıkmadan önce kendi ölçülerini tartmanın kaçınılmazlığını kabul edecekti."
"Bizim geçirdiğimiz deneyler şunu gösterdi ki insan hakikati ararken bir gücü, bir yargılama gücünü kendine hıfzettiği zehabına kapılmamalı. Herkes kendi kaybettiğini kendi arasın. Bu arayışta diğerleri sadece arayanın neyi kaybettiğini hatırlatabilirler. Bunu nimet bilmeli. Senin noksanını tasvir edenler, senden birşey gasp etmiş olmaz."
"Yaşlanmak, bir insanın başına gelebilecek en beklenmedik olaydır."
" Perihan'ı kıyıdan köşeden, Mike Hammer merakı ve Hz. Eyyub sabrıyla izliyordum. Yani avucumu yalayıp sigara içiyordum. Aşktan nasibim bu kadardı. Efkarlıydım. İçimde kamyon lastikleri yakılıyordu. Bir of çeksem ağzımdan simsiyah, zehirli dumanlar yükselecek. Şarkılar, kocaman vidalar gibi gırç gırç döne döne batıyordu kalbime."
"Feleğin sert bir sillesiyle dünya evine girmiştim."
"Fısıltı, haykırıştan daha inandırıcıdır."
"Ahlaki olgunluğun, vicdani hassasiyetin, gönül ferahlığının imkanını; edebiyat sanatı sayesinde keşfederiz."
"Servet soygundur. Tahrip etmek, kreatif bir işlemdir. Paylaşmak propagandadır. Delilik özgünlüktür. Dünya fanidir. Sistem, ölümcül riyakarlığını zorbalığıyla örtbas eder."
"Beyin harika bir organ; sabah kalktığınız anda çalışmaya başlıyor ve ofise gidinceye kadar da durmuyor! (Robert Frost)"
"Hayata atılır atılmaz bahtım karardı, talihim köreldi; feleğin sillesini, kaderin tekmesini yedim."
"Gerçi, isterim ki, bu hileli aşklara hiç lüzum kalmasın. Müntekim, benim onu aç karnına sevdiğim gibi sevsin beni. Midesi aşkla kasılacağına, kalbi aşkla çarpsın. Fakat ne çare.. Aşk yalnızca sağlam vücutlu ve tok karınlıların mı tekelinde? Yalvarırım -Hayır- deyin!"
"Artık kainatın hiçbir yerinde emniyette değilim."
"Ruhunuzla yazı tura atmayın (Will Ferguson)"
"Başkalarının felaketinde eğlence, kendi mahvımızda avuntu buluyoruz. Varlığımız, metropolde güncellenen dehşete bir katkı payı anlamı taşıyor. Korkunun tüm o klişelerini, terörün süprizleri örtbas ediyor. Aşırılıklar, dengesizliğimizi kamufle ediyor. Mezarına geri dönmek için -can atan- fakat yolunu kaybetmiş zombileriz. Kaosun dalkavuklarıyız!"
"Gelgelelim insanoğlu her yaştan ağacı keserek, zehirleyerek, yakarak öldürdü. Tabiatın ağır yaralarına beton döktü. Rüzgarı makasladı, yağmuru kelepçeledi, güneşe çuval geçirdi. Karpuzu, domatesi, portakalı...murdar etti. Ne çare ki soframıza sahte patatesler, naylon biberler, sentetik soğanlar koyuyoruz. Allah'la kul arasına girdiler. İncirle, zeytinle, üzümle Allah'ın arasına girdiler. Eriği, mandalinayı köleleştirdiler. Bitkilerin kokusunu, şifasını, ruhunu gasp ettiler."