“Ne derdi rahmetli? “Yiğit kısmı uzun yaşayayım derse, ürkek olacak” demez miydi? Olmaz, diyene olmuştur bu dünyada nolmuşsa ve de “Bize güç yetmez” diyene olmuştur” (s.5)
“Ürkeklik körpe kızda değerlidir. Hayvanın ürkeği hayır getirmez” (s.12)
“Karıncaya bile binilir ama, belini incitmeyerekten” (s.15)
“Padişah ne demektir? Gizlilileri bilici ve de karanlık gecede kara karıncanın kara taşta gezindiğini görüp işitici demek, değil mi? (s.20)
“Giden kurtuld gülmeli...Gelene ağlamalı” (s.61)
“Dağ başında oturdun mu, attığını vurucu olacaksın bu bir, ayrıca siyasilikte İngiliz’den köpoğle köpek olacaksın” (s.80)
“Düşene de vurmayınca Sülük Bey, kime vuracaksın bu dünyada? Düşmeyene hiç vurulmaz” (s.143)
“Hükümattan korkmadı mı bir adam, sen ondan korkacaksın. Çünkü belasını aramaktadır. Belasını arayandan korkmadın mı yanılırsın...” (s.251)
“İnkar yiğidin kalesi” (s.276)
“İlk soğuklar başlayana kadar çadırlarında kaldılar. Bir aralık hükümatın bunlara ayrı bir mahalle yapacağı lafı çıktı, yayıldı, bir zaman kahvelerde, cami avlularında dolandı. 1917’lerde Osmanlı’nın mahalle değil, çadır kuramayacağı anlaşılınca, belediye çoktandır boş duran, boş durduğu için de korunması mesele haline gelen Ermeni mahallesini hatırladıı” (s.354)
“Bir adamın görüntüsü neyse yüreği de hüvesi hüvesine odur” (s.378)
“Örülmemiş duvarda, doğmamış çocuk oturmuş” (s.411)
“Akılsız olduğundan aklına güvendin” (s.449)
“Ölümü göze aldıktan sonra, düzelmeyen iş olmaz” (s.462)
“Gönülsüz köpek sürüye canavar getirir” (s.463)