Jump to ratings and reviews
Rate this book

Köyün Kamburu

Rate this book
“Ben romanlarımda dünü yazdım. Ama romancı, dünü yazarken kendi gününü yansıtır bir bakıma. Hatta gelecek için yazar…”
Roman sanatını; insan ilişkilerini, toplumu oluşturan şartları ve açmazları anlamak için verimli bir saha olarak kullanan Kemal Tahir, Anadolu’nun yoksulluk ve yoksunluk içinde kırılan fay hatlarını takibe devam ediyor. Yediçınar Yaylası’nın devamı ya da müstakil bir roman olarak okumanın mümkün olduğu Köyün Kamburu, ahlaki çözülmenin savurduğu insanın dramını sarsıcı bir şekilde ortaya koyuyor.
Kemal Tahir, kötülüğü ortaya çıkaran şartları; zayıflayan devletin gölgesi, işlemeyen kanunlar ve merkezden koptukça içine kapanan taşranın korkutucu yalnızlığında araştırıyor. Toplumsal bozulmanın, salgın bir hastalık gibi bireyleri nasıl ele geçirdiğini, bütün bunların dışında kalanların bir anomali gibi değerlendirildiği bu zor zamanlarla yüzleşmenin elzem olduğunu bir kez daha gösteriyor.

336 pages, Paperback

First published January 1, 1959

Loading...
Loading...

About the author

Kemal Tahir

73 books270 followers
15 Nisan 1910’da İstanbul’da doğdu. 21 Nisan 1973’te İstanbul’da yaşamını yitirdi. Asıl ismi Kemal Tahir Demir. Deniz yüzbaşı olan babası, Sultan II. Abdulhamid’in yaverlerinden. Babasının görevleri nedeniyle ilk eğitimini Türkiye’nin çeşitli yerlerinde tamamladı. 1923’te İstanbul Kasımpaşa’daki Cezayirli Hasan Paşa Rüştiyesi’nde mezun oldu. Galatasaray Lisesi’nde 10’uncu sınıftayken öğrenimini yarıda bıraktı. Avukat katipliği, Zonguldak Kömür İşletmeleri’nde ambar memurluğu yaptı. İstanbul’da Vakit, Haber, Son Posta gazetelerinde düzeltmenlik, röportaj yazarlığı, çevirmenlik yaptı. Yedigün, Karikatür dergilerinde sayfa sekreteri oldu. Karagöz gazetesinde başyazarlık, Tan gazetesinde yazı işleri müdürlüğü yaptı. 1938’de Nâzım Hikmet’le beraber Donanma Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nde “askeri isyana teşvik” suçlamasıyla yargılandı. 15 yıl hapse mahkum oldu. Çankırı, Çorum, Kırşehir, Malatya ve Nevşehir cezaevlerinde yattı. 12 yıl sonra 1950’de genel afla özgürlüğüne kavuştu.

İstanbul’a döndükten sonra bir süre İzmir Ticaret gazetesinin İstanbul temsilciliğini görevinde bulundu. “Körduman”, “Bedri Eser”, “Samim Aşkın”, “F. M. İkinci”, “Nurettin Demir”, “Ali Gıcırlı” gibi takma isimlerle gazetelere tefrika aşk ve macera romanları, senaryolar yazdı. Fransızca çeviriler yaptı. 6-7 Eylül olayları sırasında tekrar gözaltına alındı. Harbiye Cezaevi’nde 6 ay yattı. Çıktıktan sonra 14 ay kadar Aziz Nesin‘le birlikte kurdukları Düşün Yayınevi’ni yönetti. Edebiyata şiirle başladı. İlk şiirleri 1931’de “İçtihad” dergisinde yayınlandı. Yeni Kültür, arkadaşlarıya birlikte kurdukları “Geçit”, Var, Ses dergilerinde şiirleri çıktı. İlk önemli eseri olan 4 bölümlük “Göl İnsanları” uzun öyküsü Tan gazetesinde tefrika olarak yayınlandı, 1955’te basıldı. Yine 1955’te basılan “Sağırdere” romanıyla adını duyurdu. İstanbul’u bir çerçeve gibi alıp Türklerin Osmanlılıktan Cumhuriyet’e geçişini incelediği “şehir romanları” dizisinin ilk kitabı “Esir Şehrin İnsanları” 1956’da yayınlandı. Bu kitapta Mütareke dönemi İstanbul’unu anlattı. Dizinin diğer kitabı olan “Esir Şehrin Mahpusu” 1961’de, “Hür Şehrin İnsanları” 1976’da basıldı.

Kemal Tahirİlk kitaplarında daha çok köy ve köylü sorunlarına eğildi. Daha sonra Türk tarihinin ve özellikle yakın tarihin olaylarını ele aldı. “Devlet Ana“da, kuruluş sürecindeki Osmanlı toplumu ve yönetim sistemini, “Kurt Kanunu”da Atatürk’e karşı düzenlenmek istenen İzmir suikastini, “Rahmet Yolları Kesti” ve “Yedi Çınar Yaylası”nda ağalık kurumu ve eşkıyalık olgusunu inceledi. “Yorgun Savaşçı”da Anadolu’daki başsız, öndersiz ulusal güçlerin birleşip Ulusal Kurtuluş Savaşı’na başlamasına kadar geçen dönemi anlattı. “Bozkırdaki Çekirdek”te de köy enstitüleri üzerinde durdu. Kemal Tahir’in düşüncelerindeki çıkış noktası Marksist görüş ile Türkiye gerçeği arasındaki bağlantı sorunuydu. Siyasi eylemlere de katılmış bir yazar olarak, Türkiye’de kendi algıladığı siyasal, sosyal, kültürel yapı ile Marksist görüşün sunduğu çözüm arasında bir çelişki görüyordu. Türk toplum yaşamına uymadığına inandığı Batılılaşmaya ilişkin yargısı da bu Marksist çözümü yetersiz bulmasına bağlıydı. Çünkü Marksizim, “Türkiye’de 2’nci Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerinin siyasal ve kültürel uygulamalarını bir ticaret burjuvazisi devriminin sonucu” olarak değerlendiriyordu. Kemal Tahir ise böyle bir sınıfın varlığından kuşkuluydu. Böylece hem Marksist görüşün, hem de Batılılaşmanın ürünü olan Cumhuriyet dönemi resmi tarih görüşünün aşılması düşüncelerini belirleyen temel nokta oldu.

“Devlet Ana”da Osmanlı toplumunun kölecilik ve feodalizmden çok farklı ve insancıl bir temel üzerine kurulduğunu anlatmayı amaçladı. Diğer romanlarında da “Türk insanı ve Türkiye özeli” olgusunu ortaya çıkarmaya çalıştı. Toplumsal gerçekçi çizgide sürdürdüğü yazarlık yaşamında eserlerinde yalın bir dil kullandı. Diyaloglarla zengileştirdi, karizmatik karakterler yarattı. En üretken romancılarımızdan biri oldu.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
126 (48%)
4 stars
93 (35%)
3 stars
37 (14%)
2 stars
4 (1%)
1 star
1 (<1%)
Displaying 1 - 24 of 24 reviews
Profile Image for Elçin Arabacı.
158 reviews213 followers
December 6, 2023
İnsanın içine fenalıklar getiren Kemal Tahir'in hayvansı köy erotizmine katlanabilirseniz (libido killer alarm), 1908 devriminin, Jön Türkler'in ve de İttihadçiler'in, 31 Mart'ın, sonrasında Balkan Harbi, Trablusgarp Savaşı ve en nihayetinde Cihan Harbi'nin Çorum köylerinde nasıl yankı bulduğu, nasıl konuşulduğunu okuyabilmek için fevkalade ilginç ve eğlenceli bir roman. Mesela:

"- Tamam! Alman'la birlik olup savaşa girmişiz kardaşlar!
- Girelim ya, geç bile kaldık. Rezilliğe alıştık bi kez! Bir rüzgâr da budur, gelir geçer.
- Hemen geçmesin yahu! Balkan'ın öcünü Bulgar'dan alıverelim de sonra...
- Höst! Senin dünyadan haberin yok! Biz bu kez Bulgar'la birliğiz. 'Can yoldaşı', 'silah arkadaşı' diyelim de aklın yatsın!
-İşte buna şaştım! Gebe karıların karnını deşip, körpe çocukları süngüye takan, câmilere çanlar asan Bulgar gavuruyla, he mi?
- Enver Paşa, 'Önce Sırplıyı aradan çıkaralım da Bulgarların hesabı sonra görülür' diyesiymiş...
- Ne akıl yahu! Ulan aferin Enver Paşa! İngiliz'den Mısır'ı Yunan'dan da Girit'i alacak mıymış?
-Mısır, Girit kaç para? Rus'tan Kırım'ı Kafkasya'yı almadan almadan kılıcı kınına sokmak yok...
-Oh ağzını öpeyim. Gene ballar akıttın. Ama Alman erkekse, bize o zırhlı toplardan bir iki vermeli...
-Hey şaşkın, top ne demek! Herif bize iki gemi vermiş ki dünyada eşi yokmuş...
-Yalana bak!
- Vallah... Gemi vermeseydi, bizim bu savaşta işimiz neydi? Biz bu gemilerin hatırına girmekteyiz! Bunlar savaş patladığı sırada bize yakın bir denizdeymişler. İngiliz bunları sıkıştırmış! Bunlar kaçar, İngiliz'in donanması kovalar. Sonunda Alman gemileri bakmışlar ki kurtuluş yok, bizim Çanakkale Boğazı'na dayanmışlar da yol istemişler. Enver Paşa onlara yol vermiş, arkasını kovalayan İngiliz gemilerine de basmış gülleyi...
-Hele arslana hele! Hey ömrüne bereket! Öyleyse dur sen, ben işi anladım! Alman yeni toplardan bize gizliden vermiş ki bizimkiler İngiliz'i topa tutmuşlar, yoksa n'ağzımızaydı bacanak?
-Artık orasını bilmem. Gemiler şimdi bizde... İngiliz bize çok yalvarmış. Ben ettim, sen etme! Benim benim bu amansız sıramda düşmanıma arka çıkma!' diyerekten...
- Önce gerekti domuuuz! Ismarladığımız Reşadiye gemimizle Sultan Osman gemimizin üstüne oturur musun?"

Mükemmel :) Şurası kesin ki Kemal Tahir Çorum ve Malatya cezaevlerinde geçirdiği yılları hiç boşa geçirmemiş, hem Anadolu insanının dilini ve zihniyet yapısını çok iyi bellemiş, hem gözlemlerinden, dinlediği hikayelerden de enfes çizilmiş roman karakterleri yaratmış. Bu roman sayesinde "Çalık"ın manasının, "yamuk, çarpuk çurpuk" demek olduğunu da öğrendim.

Şimdi bu romanın devamı olan ve olayları 1915 soykırım ve yağmasına, sonra İstiklal Harbi'nden Dersim tertelesine kadar getiren Büyük Mal'ı bir daha okumalı. Ben kazara önce onu okumuştum aylar önce.
Profile Image for guclu gozaydin.
132 reviews2 followers
August 11, 2026
Kemal Tahir'in Çorum Üçlemesinin ikinci kitabı Köyün Kamburu'nda, hayata son derece dezavantajlı, neredeyse bir hiç olarak başlayıp olağanüstü hırsı, şeytani zekası ve muazzam hayatta kalma arzusuyla tüm engelleri aşıp Narlıca ve civarı köylerin en namlı, en kudretli insanı hale gelen Çalık Hafız Kerim'in destansı hikayesi var. Abdülhamid, 2. Meşrutiyet ve Seferberlik yıllarında taşradaki toplumsal dönüşüm eşliğinde anlatılan, çok akıcı ve bol bol "Köy Seksine" yer veren romanda Türk edebiyatında eşine pek rastlanmayan bir "kötü adamın" ana karakter olması kitabı daha da ilginç hale getiriyor.

Kesinlikle tavsiye ediyorum.
Profile Image for Koray.
339 reviews61 followers
January 17, 2024
Olaylara biraz geç hakim olabildim. Kemal Tahir tam bir söz silahşörü. Anadolu ağzının ustası. Bu roman bana Kosinski’nin “Boyalı Kuş”unun hatırlattı. Çünkü orada da buradaki gibi kötü niyetli köylülerin başına çeşit çeşit musibetler geliyordu. Ancak Boyalı Kuş’ta olayın kahramanı suçsuz bir çocukken, burada tam bir şeytan kambur olan Çalık Kerim. Çalık “kambur, çarpık” anlamına gelmekteymiş Anadolu ağzında. Boyalı Kuş’taki Leh köylüleri acımasız insanlar iken, burada saf ayağına yatan kurnaz Anadolu köylüsü görünümündeler. Kitap “Çorum Üçlemesi”nin (kulağa komik geldiğinin farkındayım) ikinci kitabıymış. Böyle köylülere böyle Hafız Çalık gerek. En komiği de doğuştan hilkat garibesi olan Çalık Kerim’in , sırasıyla önce Çalık Hafız, sonrasında da Hafız Ağa’ya dönüşünce kapanın elinde kalan bir “gözdeye” dönüşmesi. Zekanın neler başarabildiğine en büyük örnek. Aferin oğlum Çalık, yaptıkların az bile!

“...Ne demişler: "Bir ağacı suda çok koma, olur sana abanoz, bir azabı çok tutarsan ya eniş­teniz olur, ya babanız…”

“...Yavrum, köy yerinde dişi it, kancık eşek olmasa, dünyadan "kız oğlan kız" lafı kalkar…”

“...İşte bu sebepten, ben sana Çorum medresesini yakıştırdım. Biraz daha oku yaz ... Din üzerine dedigim lafları ağzımdan kapı kapıver. Kuran'ın Arap ağzını iyi çevirmeye bak. Bu dünya­da mollalıktan rahatı yoktur. Köylü kısmı on yıl yaşarsa, imam hoca kısmı en azından otuz yıl yaşar. Neden mi? Toprakla boğuşup yıpranmadığından... Medrese dersen pek iyidir. Canın çekerse iki okursun, çekmezse şuraya uzanır bir vakit yatarsın. Önüne bedavadan sıcak aş gelir. Haftada iki kere aşureyi pişirirler de "Allah'ını seven buyursun" diye zor bile ederler. Üç aylar­da cerre çıkıp beyaz mecidiyeleri kemere dizmeyi ne yapalım? Sonunda köyün birine imam yerleştin mi, tamam…”

“...Dünyanın işleri öyle karışmış, öyle akıl almaz şeyler duyulup görülmüştü ki , Narlıca'da köyün en güzel, en zengin karısıyla en çirkin, en fakir herifinin ortak olup çerçiliğe başlamaları kimseyi şaşırtmadı…”





Profile Image for Serap Topdag.
301 reviews9 followers
July 1, 2025
Köy Üçlemesi’nin ikinci kitabı Köyün Kamburu ilk kitaptaki bazı karakterlerden de yer yer bahsederek bu sefer Çalık Kerim üzerinden devam ediyor. Önce Çalık Kerim’in babası Parpar Ahmet’ten bahsedip sonra bu romanın ana karakteri sayılabilecek Çalık’a geçiyoruz. Narlıca kasabası yine bildiğimiz gibi, ahlaki anlamda yozlaşmış, dini değerleri kendi hesabına kullananlar, birbirlerinin canına, parasına, namusuna göz dikenler gibi. Bir ara okurken Kemal Tahir de biraz abartıyor mu bu kadar cahillik fazla diye düşündüm. Ama aynı dönemde okuduğum Suyu Arayan Adam’da Şevket Süreyya Aydemir’in savaşa katılan askerlerin dinlerini, peygamberlerini bile tanımayacak derecede bilgisiz oluşunu anlattığı kısımları okuyunca galiba böyleymiş diyerek hak verdim. Burada bir de fazladan ahlaksızlık da var.

Kemal Tahir’in edebi gücüne söyleyecek tek söz yok. Dile hakimiyeti, edebiyatı, anlatım gücü muazzam. Ama arka arkaya okuyunca romanlardaki olaylar, halkın cahilliği, ahlaksızlığı biraz fazla geldi. Üçüncü kitabı hem çok merak ediyor hem de başlamaya çekiniyorum.
Profile Image for Caterina.
1,297 reviews65 followers
February 5, 2024
Köy üçlemesinin ilk kitabı Yediçınar Yaylası'ndan sonra Çorum'un Narlıca kasabasında olaylar Parpar Ahmed'in oğlu Çalık Kerim etrafında gelişmeye devam ediyor.

Bir dönemin cehaleti, yaşamı Kemal Tahir'in nefis kalemiyle bazen tüyleri diken diken edip bazen güldürüyor.

Okusanız seversiniz bence.
Profile Image for Ömer Faruk.
172 reviews27 followers
July 10, 2019
Çorum'da, Osmanlı'nın son yılları ve Birinci Dünya Savaşı sırasında kıtlık, bolluk ve seferberlik çemberinde kendi halinde orta halli bir köyün insanlarının anlatıldığı klasik Kemal Tahir üslubunda bir roman.

Kemal Tahir her zamanki gibi romanın alelade bir yerinde kör göze parmak misali, romana yedirdiği ana fikri dışlanmış bir ittihatçıya anlattırarak kendi fikirlerinden bahsediyor. Köyün cahilliği ve yoksulluğu ile bu insanlardan oluşan ordunun bütün dünyaya karşı duruşundan bahsediyor. Köylünün ağa ile kahya ile çekişmesinden, hükümet görevlilerinin her daim güçlüden yana olduğundan ve bilumum toplumsal sorunlardan bahsediliyor.

Yine klasik Kemal Tahir konuları olarak bolca cinsellik, cinayet ve pedofili mevcut.

Romanın içine girmek oldukça kolay olsa da şöyle teknik bir problemin olduğunu düşünüyorum: Köyün Kamburu'nun babası olan Parpar Ahmet'ten gereksizce uzun bahsedilmiş. Romanın başkahramanı kitabın üçtebirinde Parpar Ahmet iken bir anda oğlu Çalık Kerim oluyor bu geçişe pek anlam veremiyorsunuz. Üstelik Parpar'ın örnek bir insan iken neden bir anda öfkeli, antisosyal bir insana dönüştüğü de meçhul.

Genel olarak kitapta şahısların karakter durum değişikleri sebepsiz ve yüzseksen derece aksi yöne ani bir şekilde oluyor. Buna anlam veremedim ben açıkçası. Parpar neden bir anda öfkeli oldu, Çalık Kerim ödleğin tekiydi de bir korku nöbetinin ardından neden yiğitliğiyle nam saldı? Önceleri akılsız ve uçkuruna düşkün iken bir anda nasıl eline beline diline sahip bir kurnaza dönüştü, cinayet işleyecek soğukkanlılığa hangi olay örgüsü onu eriştirdi??? Bu sorular hep havada kalıyor benim zihnimde.

Ayrıca sunuş yazısında hepimizin birer köylü olduğundan bahsedilmesi de çok doğru. O zamanki siyasi algılayışlarla, bugünkü aktüel toplum tepkileri o kadar benziyor ki birbirine. Yani şu anda şehirde "yaşayan" insanların reaksiyonları, algılayışları o kadar köylüce ki. Bunu işte bu romandan anlayabiliyorsunuz. Ve o zaman kitle iletişim araçlarının zayıflığı sebebiyle toplumsal haberlerin kulaktan kulağa dedikodu şeklinde yayılmasının bugünkü karşılığının da medya manipülasyonu olduğunu; haberlerin manipüle edilmiş son tüketicideki halinin müthiş derecede benzer oluşundan anlayabiliyorsunuz. Aslında hepimiz birer köylüyüz. Şehirlilik şehir nimetlerinden faydalanmak veya kalabalık yaşamanın getirisi ile cemaatten cemiyet yaşantısına geçmekten ziyade olaylara karşı takınılan tavır, duyuş ve algılayış meselesi.

Kemal Tahir'e bu romanla başlanmamasını öneririm, üslubundan zevk almak için, yine dönemin köy hayatına toplumcu bir bakış açısıyla realist bir yaklaşım okumak isteyen insanlar okuyabilir, Hürriyetin ilanının, Sultan Hamit figürünün Anadolu köyündeki yansımaları tasvir edilmiş yine bu husus da ilginçti.
Profile Image for Mesut Bostan.
Author 5 books29 followers
January 24, 2026
Bu romanı ve tabii bir öncekini Cumhuriyet dönemi Türk romanının bir antitezi olarak okumak mümkün. Aydınların idealize edilmiş ya da tamamen karanlığa boyanmış köy manzaralarına karşıt bir şekilde bu romanda Anadolu köylüsünün canlı bir portresi var. Bu portre elbette ahlaki yozlaşmanın yoğun tonlarını da içeriyor. Ama bu konuda en uca konabilecek bu romanlarda bile Kemal Tahir’in köylülere bir tür sevecenlikle yaklaştığını söylemek mümkün. Yoksa kurnazlığıyla bütün köylüyü dize getiren ve bu uğurda her tür kötülüğü işlemeye teşne Çalık Kerim gibi bir karakteri okuyucuya benimsetmek mümkün olmazdı. Kemal Tahir bunu başarıyor.
Profile Image for İlhanCa.
1,004 reviews8 followers
September 12, 2024
Yine bir üçleme diyebiliriz Kemal Tahir'den. Yediçınar Yaylası'ndan sonraki kitabı.

Eser, Anadolu'nun bir köyünde yaşayan, Çorum dolaylarında, insanların hayatını, toplumsal ve ekonomik zorluklarını, haksızlıklarını ve çelişkilerini derinlemesine ele almış her zamanki gibi. Romandaki karakterler, kırsal hayatın güçlükleriyle mücadele ederken, köydeki sınıf farklılıkları ve baskılar açıkça görülüyor. Hele ki erkeklerin kadınlara bakışını açık açık anlatmış.

Kitapta cinsellik biraz rahatsızlık veriyor evet ama karakterlerin psikolojik dünyalarını ve toplumsal ilişkilerini anlamak için önemli bir unsur olarak kullanılmış bence. Bu bölümler, karakterlerin arzularını, korkularını ve çatışmalarını daha gerçekçi ve çarpıcı bir şekilde yansıtıyor gibi. Yazar, cinselliği toplumsal tabularla, ahlaki değerlerle ve ekonomik zorluklarla iç içe geçmiş bir şekilde sunmuş, köy yaşamının tüm yönlerini gözler önüne sermiş. Yani hayatı olduğu gibi aktarmış diyebiliriz.

Dili ve bölge şivesi ile de müthiş zevk aldığım bir eser oldu aslında. Diyaloglarda kullanılan kelimeler ile kendinizi o topraklarda görüyorsunuz. Kaba değil kesinlikle, yöresel dil ile hikaye işlenmiş. Aynı bir film senaryosu tadında.

Romanın ana temalarından biri de adaletsizlik ve sınıf farkları. Kemal Tahir, köydeki zengin ve fakir arasındaki uçurumu, bu farkın insanlar üzerindeki etkilerini ve toplumun adalet sistemini sorgulamış.

"Köyün Kamburu," Anadolu insanının gerçeklerini, toplumsal çelişkilerini ve yaşam mücadelelerini çarpıcı bir biçimde yansıtan önemli bir kitap. Ve hemen serinin üçüncü kitabı olan "Büyük Mal" a hemen başlayalım.
Profile Image for Tuğba (tuharrr).
81 reviews9 followers
December 23, 2013
Önceden okuduğum kitaplardan Köyün Kamburu.Aradan seneler geçmesine rağmen hafızamda kalan etkileyici bir eser.Kemal Tahir’in kalemi çok kuvvetli,gözlem yeteneği müthiş.Çalık Kerim başkahramanımız,köy yaşamını,köylünün çektiği sıkıntıları komik bir dille anlatıyor.Toplumsal baskının kahramanın üzerindeki etkisini ,yönetme gücünün insana neler yaptırabileceğini trajikomik bir şekilde ele alıyor.Kitap bazen sizi güldürüp bazen üzse de kesinlikle okunması gereken bir kitap.

İyi Okumalar…
Profile Image for Oya Güvercinci.
366 reviews6 followers
November 19, 2025
Köyün Kamburu Kemal Tahir’in Çorum Üçlemesi’nin (Yediçınar Yaylası – Köyün Kamburu – Büyük Mal) ikinci kitabı. Kemal Tahir, bu üçlemede Çorum topraklarındaki yüzyıllık ezme–ezilme düzenini, sınıf farklarını, adaletsizliği anlatıyor.

Romanın merkezinde Çalık Kerim var. Çalık yamuk, çarpık çurpuk demekmiş. Kerim hem fiziksel görünüşü hem de kişiliğiyle köyde çalık diye anılan, ama aynı zamanda oldukça zeki ve kurnaz bir karakter. Onun kötü çalık’tan nasıl çalık hafız’a, oradan da hafız ağa’ya dönüşmesini okuyoruz kitapta. Yani roman, bir anlamda zekâ ve kurnazlıkla kurulan bir iktidar hikayesi.

Hikaye 1900’lü yılların başında Osmanlı’nın son döneminde Çorum’un Narlıca köyünde geçiyor. Zengin–fakir arasındaki büyük uçurum, insanların bu fark karşısında nasıl davrandığı, adalet duygusunun nasıl bozulduğu, özellikle de köylünün kendi içinde geliştirdiği adalet anlayışının nasıl yozlaştığı roman boyunca göze çarpıyor. Narlıca’nın ahlaki çöküşü, çıkar için birbirinin namusuna ve parasına göz dikenler, dini değerleri kendi hesabına kullananlar, Tahir’in çizdiği kasaba atmosferini oldukça karanlık kılıyor.

Kemal Tahir’in pek çok romanında olduğu gibi bu romanda da bolca cinsellik, kıskançlık, cinayet ve pedofili öğeleri var. Erkeklerin kadınlara bakışı, kadının köy hayatındaki yeri ve sürekli nesneleştirilmesi, romanın çarpıcı yanlarından.

Bir diğer önemli konu, medrese ve din eğitimi üzerinden güç devşirme meselesi. Çalık Kerim’in hafızlığa geçişi, köyde dinin nasıl bir otorite aracına dönüştüğünü, hatta kimi zaman açık bir sömürü mekanizması olarak kullanıldığını çok net gösteriyor.

Kemal Tahir’in üslubuna gelince: Yine olağanüstü bir gözlem gücü var. Anadolu insanının dilini, düşünme şeklini, zihniyetini çok iyi biliyor. Diyaloglar öylesine canlı ki, kimi sahneler adeta bir film senaryosu gibi akıyor. Köylü ağzı, deyimler, lakaplar, konuşma biçimleri… Hepsi okuru doğrudan Narlıca’ya taşıyor.

Sonuç olarak Köyün Kamburu, hem Çalık Kerim’in yükseliş hikâyesi hem de köyün karanlık yüzünü ele alan sert bir roman. Üçlemeyi arka arkaya okuyan biri için köylü cahilliği, çıkarcılığı ve ahlaki çöküşü biraz yoğun gelebilir; fakat Kemal Tahir’in amacı da zaten bu düzenin neden yıllarca değişmediğini göstermek olmalı.
This entire review has been hidden because of spoilers.
239 reviews1 follower
January 19, 2022
Yediçınar Yaylası’yla başlayan üçlemenin ikinci kitabı Köyün Kamburu’nu büyük bir keyifle okudum. ‘Dil makinesi’ Kemal Tahir, üslup ustalığını konuşturmuş yine, bazı sayfalarda, örneğin 1908 İhtilalinin haberinin Narlıca’ya ulaştığı kısımda kahkahalar attım. Eşsiz dili yanında usta bu kitapta çok özenli bir kurgu da oluşturmuş. Kitabın ana kahramanı ilk kitapta sadece adını birkaç yerde okuduğumuz Parpar Ahmet’in Çalık Kerim. Çalık Kerim’in önce Kötü Çalık’ken sonra Çalık Hafız, en sonunda da Hafız Ağa oluşunu okuyoruz. Bu arada ilk kitabın kahramanları Kara Abuzer Ağa, Sülük Oğlan, Çakırların Kenan’ın da hikayeleri geçiyor arka planda. Kitapta, savaş yıllarında eşkıyalığın nasıl serpildiğini, köylünün nasıl yıldığını da görüyoruz. Nişancılık marifetiyle ve İngiliz aklıyla köyü kurtaran Çalık Hafız, İnce Memet gibi ideal bir kahraman değil, çerçilik yapıp para kazanma peşinde. Bu, Kemal Tahir’i Yaşar Kemal’den ayıran bir nokta. Onun kitaplarında ideal iyi karakterler yok. İyilik yapıyor gözükenler bile bunu menfaatleri gerektirdiği için yapıyor. Ama o kadar güzel yazıyor ki, ister istemez Çalık’a bile kanınız ısınıyor. Bu ikinci kitabın sonunda 1.Dünya Savaşı yıllarına kadar geldik. Bakalım son kitapta neler okuyacağız? Belki abartı olacak ama Türkiye’yi anlamak isteyenlere öneririm bu kitabı. Bu arada, ilk kitapta Narlıca’nın Parpar Ahmet öfkesi lafını sık sık okuyup merak edenler, bu kitapta ne olduğunu çok iyi öğrenecekler. Merak ettim, acaba kitapta geçen İttihatçıların sürgün ettiği gazeteci Refik Bey, Refik Halit Karay mı? Fiziksel görünüşü ve Çorum’da sürgün hayatı geçirmiş olması, bana bunu düşündürdü.
154 reviews1 follower
May 2, 2024
‘Anacığım kız ana. Kız bu herif gavur. Ulan herif sen gavur musun? Bunda din iman yok. Sende hiç acıma kalmadı mı Çalık? Gavur Çalık, domuz Çalık.’

Karakterlerin nakış nakış işlenmesi, diyaloglar sanki yanı başında akıyor. Kemal Tahir’in yazım gücünü anlatabilecek kelimelere sahip değilim. Ne yazsam az kalır. O bir efsane. Kemal Tahir bir yana, gerisi bir yana. Yöre insanının ağzına ve düşünüşüne nasıl bu kadar hakim olabiliyor, inanılır gibi değil. Parpar Ahmet’in oğlu Çalık Kerim’in hikayesi.

Kitabın tanıtımından;
‘Kötülüğü ortaya çıkaran şartları; zayıflayan devletin gölgesi, işlemeyen kanunlar ve merkezden koptukça içine kapanan taşranın korkutucu yalnızlığında araştırıyor. Toplumsal bozulmanın, salgın bir hastalık gibi bireyleri nasıl ele geçirdiğini, bütün bunların dışında kalanların bir anomali gibi değerlendirildiği bu zor zamanlarla yüzleşmenin elzem olduğunu bir kez daha gösteriyor.’
Profile Image for Samed Zengin.
114 reviews
April 3, 2026
Kadir Çöpdemir sayesinde Kemal Tahir'in köy üçlemesine başladım. İnstagram hesabında Yaşar Kemal - Kemal Tahir karşılaştırması soran takipçisine, Yediçınar Yaylası, Köyün Kamburu, Büyük Mal üçlemesini okumasını, kendi tercihinin tartışmasız Kemal Tahir olduğunu belirtiyordu. Kadir Çöpdemir, kütüphanesi çok geniş ve oldukça sağlam bir okurdur. Üçlemeye gelirsek: iyi ki Kadir Çöpdemir'i dinlemişim ve okumuşum, benim tercihim de Kemal Tahir'den yana diyebilirim rahatlıkla.
7 reviews
February 1, 2026
toplumun düzenini, köy üzerinden ve köylüyü romantiklestirmeden anlatan buyuk bir eser. benzerlerinden ayrıldığı yanı, bir sistem eleştirisi yapması. köylü, ağa bu sistemin yereldeki uygulayicilari, ne tamamen suçsuz ne de bu düzenin asli kurucusu.
Profile Image for Engin Demir.
18 reviews
January 9, 2020
Yediçınar Yaylası'ndan sonra seviyeyi bir üste çıkarmış bence yazar Köyün Kanburu'nda. Büyük Mal'ı da bitirip üçlemenin sonunda karar vermek istiyorum "İnce Memed" mi daha iyi bu mu diye.
Profile Image for Murat çevik.
131 reviews
April 14, 2021
Yediçınar Yaylası'nın Ağası Olan Kenan Ağa'nın yerine Abuzer Ağa'nın dalavere üçkağıtla ve en önemlisi Emey'i kullanarak yaylayı ve köyün ağalığını ele aldığı süreci ve bu süreçte yaşananlara Abuzer Ağa ve Parpar'ın oğlu Kambur Çalık Hafız'ın gözünden görüyoruz, olaylara şahit oluyoruz.

Bütün bunlara şahit olurken köyde yaşananları, köylünün umursamazlığını, medrese üzerinden dinin nasıl kullanıldığını örneklerle okuyucuya aktarıyor. Bunları okurken günümüzde yaşanan bir çok olaya şaşırmıyorsunuz.
195 reviews
January 14, 2025
“Öyleyse ağalık, deden sürüp oldu mu, adama yeni giyim gibi yaraşır. Şuna bak, el kadar bir oğlan … sanki yüzyılın ağası…”
3 reviews1 follower
November 24, 2025
Kemal Tahir genelde Devlet Ana, Yorgun Savaşçı ve Esir Şehrin İnsanları gibi romanlarıyla tanınır ama bana göre onun en büyük romanı Köyün Kamburu'dur.
Profile Image for Beybulat-Noxcho.
278 reviews11 followers
October 3, 2024
Allah’ın işine bir zaman şaştı” (s.2)

“Sen bu kadar dünya gezmişsin, kitap karıştırşsın ama, köy işine aklın ermez” (s.19)

“Ey kahpeler! Kendiniz benden iyisini bilirsiniz. Samanlık, köy yerinin cennet bahçesidir” (s.84)

“Ne demişler: “Bir ağacı suda çok koma, olur sana abanoz/ Bir azabı çok tutarsan ya enişteniz olur, ya babanız...” (s.100)

“Köylü kısmı on yıl yaşarsa, imam hoca kısmı en azından otuz yıl yaşar. Neden mi? Toprakla boğuşup yıpranmadığından” (s.104)

“Allah’ın, dağına göre kar verdiğini” (s.117)

“Osmanlı’nın işine akıl ermez” (s.198)

“Şimdi sıra İngiliz düzeninde....İngiliz bu dünyayı parmağında oynatır. Neden? Çektiğini hemen koparmaz da ondan” (s.232)

“Ne derler “Osmanlıya paşalık verilmiş, önce babasını asmış derler” (s.298)


Profile Image for Behçet Necatigil.
478 reviews46 followers
Read
May 25, 2017
Kemal Tahir’in romanı (1959) • Olay 1900 yıllannda Çorum köylerinden Narhça’da geçer ... Eser, Yediçınar Yaylası ve Büyük Mal romanlarıyla birlikte, bir üçleme içinde yer alır. Bu romanlarda ve Rahmet Yolları Kesti’de yazarın Çorum topraklarında yüzyıllık ezenler ve sömürenler
sorununu işlediği görülür.
Displaying 1 - 24 of 24 reviews