Yolu sana çıkmayanların yolundan ayrıldığında iyileşmeye başlayacaksın. “İnsanı insan yaralar, yaralarını yine insan sarar.” Aslolan, doğru tercihleri yapabilmek ve zor kararlar vermeyi göze alabilmektir. Olmayana değil olana odaklanmak, gidene değil kalana sarılmak ve yüreksizlere değil, her koşulda senin için yüreğini ortaya koyanlara tutunmak iyileştirecek seni. Gidenlerden kopamadıkça yaralanan ruhun, şifasını yanında duran ve asla gitmemiş olanları fark ettiğinde bulacak. Mütevazı varlıklarıyla hayatımızı nimete çevirenlere minnet duymak, unutulmaması gereken bir ödevdir sevgili dostum. Önyargıları bir kenara bırakmış, olduğun gibi kabul eden, ilgisini esirgemeyen, her koşulda yardıma koşan, anlamaya çalışan, sadece hüznünde değil, sevincinde de yanında olan ve sevgisi koşullara bağlı olmayan kim varsa hayatında, hepsine teşekkür et. “Çünkü ruhun şifası, senin yüreğindeki feryatları kendi yüreğinde duyabilenlerdedir ancak.”
Çok emek vermiştin, çok şeyden vazgeçmiştin, çok umut beslemiştin olmadı.Bazen olmaz. Anlamlı bir hayat, olmayanlara rağmen devam edebilenlerin hayatlarıdır. Üzecek belki ama geçecek.
Bu ilk değil, son da olmayacak. Bugüne kadar olduğu gibi atlatacaksın. Yeni zorluklar da gelecek, onları da aşacaksın. Her düşüşten bir yara izi alacaksın. O yaralara iyi bak, kim olduğunu hatırlayacaksın. Yoracak belki ama geçecek.
Yüreğini sonuna kadar açıp göstereceksin insanlara, şartsız koşulsuz teslim edeceksin benliğini,iyi niyetlerini esirgemeyecek, sereceksin önlerine. Çiğneyecekler. Değmeyecek belki ama geçecek.
En çok inandığın yerden yanılacaksın. İnsanın iç dünyasındaki karmaşa, gerçeğin önündeki en büyük engeldir. İnsan, gerçeği en geç görendir. İşte bu yüzden zayıflıklarını, zaaflarını, yaralarını gösterecek kadar yakın bildiklerin yaralayacak seni. “Yok, o kadar da olmaz,” diyeceksin, olacak. “Yok, bu kadar da alçalmaz,” diyeceksin, alçalacak. “Yok, o bana bunu yapmaz,” diyeceksin, yapacak. Aldanışın seni kahredecek ama geçecek.
Her seferinde ilk günkü gibi yanacak canın. Her seferinde gerçek seveceksin çünkü. Güzel seveceksin, şefkatle, hoşgörüyle, tüm benliğinle seveceksin. Yetmez deyip gidecekler. Geçmez diyeceksin ama geçecek.
O kadar sevilmemişti hiç, o kadar değer görmemişti, o kadar önemsenmemiş ve o kadar yüceltilmemişti hiç. Kendini suçlayacaksın, tüm kabahat sendeymiş gibi kendini acıtacaksın. Gerçeği göremeyeceksin, gözlerine perde inecek ama geçecek.
Varım diyenler olacak, varlıklarında bile yokluklarıyla terbiye etmeye kalkacaklar seni . Yanındayım diyecekler, yanında oldukları halde sen yalnız düşeceksin. Yürüyüp gidecekler, kendine uzanan el kendi elin olacak. Yok olacaklar, görmeyecekler, yapayalnız bırakacaklar ama geçecek.
İnanmak bir ihtiyaçtı. Tutunacak bir şeyler lazımdı devam edebilmek için, sen de yüreğini ilk okşayana sarıldın. Sen gibi sandın. Tutunduğu dalı kırmaz, incitmez sandın. Varlığı ebedi sandın. Bir kere geldiyse bir daha gitmez sandın. Gidecek. Hem de asla gitmez sandıkların gidecek ama geçecek.
İyi hissetmenin en güzel yollarından biri, insanın ebedi yalnızlığını kabullenmektir. Etrafındaki tüm kalabalığa rağmen en derinlerinde çok kıymetli bir yalnızlık var. Yalnızlığın seni terk etmez, sığındığında geri çevirmez, konuştuğunda dinler, senden yüz çevirmez. Kalabalıkların büyüsü kısa ömürlüdür. Kalabalıklar ömür törpüsüdür. Giderler, reddederler,bakmaz,görmez,dinlemezler. Kabul et. Değersiz hissedeceksin ama geçecek.
Bu kitaba başlarken bende çok büyük bir etki yaratacağını düşünmemiştim. Ama sayfalar ilerledikçe aslında duymam gereken şeyleri söylediğini fark ettim ve kitaba karşı ayrı bir sevgi duymaya başladım.
En çok hoşuma giden şey, anlatımın samimi olmasıydı. Yazılanlar bana yapay ya da toz pembe gelmedi. Aksine gerçekçiydi ve bu yüzden daha çok bağ kurabildim.
Bu kitap bana özellikle geçmişimle ilgili çok şey fark ettirdi. İnsanlar genelde "Geçmişte kaldı, unut." der ama bu kitap bana geçmişimizi unutmak yerine kucaklamamız gerektiğini hatırlattı. Çünkü beni ben yapan şey geçmişimdi. Kendimi anlamamı sağlayan da oydu.
Uzun zamandır ilk defa "İyi ki..." diye başlayan cümleler kurmaya başladığımı fark ettim.
Hayattan zevk alamadığımı düşündüğüm bir dönemde aslında şükredecek ne kadar çok şey olduğunu görmemi sağladı. Ayrıca kendime nasıl dönebileceğimi bilmediğim bir noktada bana küçük de olsa bir yol gösterdiğini hissediyorum.
Bazı bölümlerini tekrar tekrar okumam gerektiğini düşünüyorum.
Genç bir Türk yazara ait çok güzel bir kitap. Hepimizin içinde taşıdığı acılar ve üzüntüler var elbette. Bazı yaralar iyileşir gibi olur bazıları ise iyileşmek. İyileşmek adına yazılmış güzel bir kitap. Ben çok sevdim.