Jump to ratings and reviews
Rate this book

Canistan

Rate this book
"Benim yazarlığımdan daha önemlisi günlük yaşamımdır" diyen ve "çok az" yapıt verdiği kabul edilen Yusuf Atılgan, uzun zamandır yayımlanması beklenen son romanı Canistan ile yazarlık serüvenini tamamlıyor.

Yusuf Atılgan, önce "İşkence" adını koyduğu ve "Duruşma", "Yargıç", "Tanık" "Sanık" bölümlerinden oluşmasını tasarladığı bu romanın "Sanık" bölümünü yazamadan aramızdan ayrılmıştı. Ancak elinizdeki kitaba "yarım kalmış bir roman" demek de oldukça zor...

Yusuf Atılgan bu yapıtında da yine kalemini sivriltiyor ve insan ruhunun kötücül tohumlarını büyük bir ustalıkla deşiyor. İkinci Meşrutiyet ve Milli Mücadele yıllarında Manisa köylerinde yaşanan trajik bir dostluk ve aşk öyküsü Canistan... Yalnızlık, şiddet, cinsellik ve ölüm...

78 pages, Paperback

First published January 1, 2000

12 people are currently reading
597 people want to read

About the author

Yusuf Atılgan

20 books521 followers
Yusuf Atılgan (27 June 1921, Manisa - 9 October 1989, İstanbul) was a Turkish novelist and dramatist, who is best known for his novels Aylak Adam (The Loiterer) and Anayurt Oteli (Motherland Hotel). He is one of the pioneers of the modern Turkish novel.

Atılgan is considered as one of the pioneers of the modern Turkish novel. His novels had a psychological style, digging into themes such as loneliness, questioning, meaning of life.

Atılgan finished middle school in Manisa, then high school in Balıkesir. He graduated in Turkish language and literature from İstanbul University. He finished his thesis titled Tokatlı Kani: Sanat, şahsiyet ve psikoloji under supervision of Nihat Tarlan. Atılgan then began teaching literature at Maltepe Askeri Lisesi in Akşehir. In 1946, he settled down at a village named Hacırahmanlı near Manisa where he took up writing. His novel Aylak Adam was published in 1959 which dealt with psychological themes such as loneliness, scope and possibility of love, meaning of life, seeking and obsession. This was followed in 1973 by Anayurt Oteli, which narrated the life of a hotel doorkeeper(named Zebercet) in an Anatolian town, with deep psychological examinations and touching themes such as sexuality and obsession. It gained further fame with a film based on the novel. In 1976, he began working in İstanbul as an editor and translator. With his wife Serpil he had a son in 1979 named Mehmet.

Atılgan died of a heart attack in 1989 while in the middle of writing a novel titled Canistan

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
379 (26%)
4 stars
635 (43%)
3 stars
351 (24%)
2 stars
71 (4%)
1 star
11 (<1%)
Displaying 1 - 30 of 99 reviews
Profile Image for Gulen.
408 reviews
November 24, 2016
"Mahmut Bey gibi iyiler, yürekliler hep ölecek anlaşılan. Ne tuhaf, gâvurlar kovulduktan sonra buralar tümden korkaklarla, sünepelere kalacak.”

Connie Willis’in Doomsday Book’unu okurken dikkatimi çeken bir cümle vardı, vebanın nüfusu silip süpürmesi, kalıp yardım etmeye, mücadele etmeye çalışan tüm insanların da ölmesi sonrasında, hayatta kalanların sadece kaçanlar ve saklananlar olduğu, Avrupa nüfusunun da bunlardan devam ettiği yönündeki bir cümleydi. Baş karakter “Belki bizim zamanımızın sorunu da budur” diyordu, "çünkü kurucuları kaçanlar, saklananlar, yardım etmeyenler, mücadele etmeyenler."

Bazen ben de böyle düşünüyorum bu ülke için; mücadele edenler, savaşanlar, korkmayanlar, saklanmayanlar, sesini çıkaranlar hep savaşlarda, darbelerde öldüler de, bizim zamanımızın kurucuları kalanlar oldu. O sebeple bu kısacık kitapta yukarıdaki alıntıyı görünce içim sızladı.

Spoiler Edit:
Profile Image for Cemre.
725 reviews565 followers
July 30, 2019
Şayet kitabın yarım kaldığını bilmesem kitabın tamamlanamadığı aklıma gelmezdi diye düşünüyorum. Kırsal kesim insanının kısacık romanda çok iyi şekilde anlatıldığı, bazen ufacık şeylerin insanların hayatında ne denli etkisinin olduğunu başarıyla gösteren bir roman Canistan. Atılgan'ın karakterlerini okumaktan hep büyük bir keyif almışımdır, Canistan için de aynı durumun geçerli olduğunu rajatlıkla söyleyebilirim. Tamamlanamamış diye okumamazlık etmeyiniz, okuyunuz... :)
Profile Image for Metin Yılmaz.
1,074 reviews131 followers
June 5, 2017
Yusuf Atılgan'ın okuduğum en güzel eseri. Bu kadar kısa bir kitapta bu kadar uzun bir hayatı anlatması inanılır gibi değil. Sadece bir hayatta değil anlatılan, birbirine bağlanmış bir kaç yitip giden hayat...
Profile Image for güzin tekeş.
257 reviews11 followers
October 28, 2016
Yusuf Atılgan'ın en rahat okunan romanı Canistan, ömrü yetse başyapıtı olabilirmiş. Son bölümün yokluğu bir bitmemişlik hissi vermese bile yazarın "Sanık" bölümünde ne anlatacağını asla bilemeyecek olmak çok üzücü.
Profile Image for Suna.
66 reviews7 followers
March 23, 2019
Bu kitabı çok mu beğendim yoksa az mı beğendim bunun ikileminde kaldım bitirdiğimde.öncelikle evet kitap tamamlanamamış olmasına rağmen havada kalmıyor bir son duygusu var bittiğinde.ancak yazarın kitabı uzatma niyeti bence kitabın genelindeki aşırı detaycılık da kendini ele veriyor.öylesine çok detay ve olay vardı ki sürekli kitabın kalınlığını sayfa sayısını kontrol ettim daha mı çok okudum diye.sade dili yarattığı karakterlerin resmedilişi romanın içine girmeyi çok kolaylaştırmış ancak her saatlerini günlerini anlatmadı gerekli miydi? Bir de baş kahramanı Selim var.romanın genelini ne kadar sevdiysem onu da o kadar sevmedim.bence onunla ilgili bazı şeyler çok havadaydı.örneğin ( bundan sonrası spoiler olabilir) Selim askere gider eğitimleri görür sonra ruhunda ne değişir de askerden kaçar.bir anda arkadaşına dönüp pisi pisine ölmeyelim der.ya da neden ölmekten korkan adam bir anda kuvvacı olur.yani nedir onu değiştiren.bence bunlar havadaydı.bir de o arada ne olmuşturda insanların karnına kızgın yağ döken bir manyağa dönüşmüştür.nasıl katılaşmıştır bu kadar.arkadaşıyla küsmüş olmasının sebebini de fazla sapıkça bulmamdan dolayı sanırım (evet çok insani bir nedendi kabul) hoşlanmadım Selimden.velhasılı kelam kitap benim için arada bir yerde kaldı.
Profile Image for booksofAhu.
287 reviews39 followers
January 19, 2015
nerdeyse elime almamla bitirmem bir oldu.. kitabın kısalığından çok anlatımın akıcılığı nedeniyle.

atılgan'ın anayurt otelini beğenmemiştim, aylak adam ise başladığım haliyle hala yarım olarak bekliyor. o yüzden bu kitaptan da pek umutlu değildim.

anayurt oteli ile bu kitaptaki benim için en belirgin fark karakterlerin rahatsız edici özelliklerine rağmen sevilebilir, kabul edilebilir yanlarının da olması.

köy hayatını olduğu gibi anlatıyor yazar, bu özellikle kentli okuyucu için yadırganabilir unsurlar içeriyor (sıpa konusu)
ama konu o kadar çabuk akıp şekil değiştiriyor ki bunlara takılamıyorsunuz.

bir de ben kitabı okurken biraz stresli okudum.. şimdi noolacak ne aksilik olacak gibi..

karakterler ve öyküler arasındaki geçişler nedeniyle başıyla sonunun alakasızlığı beni rahatsız etmedi. kitabın ortalarında bir sonuca bağlanmayacağını hissetmiş ve kendimi buna alıştırmıştım. bu nedenle yarım kalmış bu duygusuyla bitmedi kitap benim için.

yazarın ömrü yetip sonunu yazabilseydi, muhtemelen diğer bölümlerde de birşeyleri değiştirirdi. bu da iyi mi olurdu o kadar emin değilim..
Profile Image for Adem Yüce.
160 reviews15 followers
January 3, 2018
Benim yazarlığımdan daha önemlisi günlük yaşamımdır" diyen ve "çok az" yapıt verdiği kabul edilen Yusuf Atılgan, yayımlanması uzun süre beklenen son romanı Canistan ile yazarlık serüvenini tamamladı. Yusuf Atılganın bu kitabı için yarım kalmış roman deniliyor da fakat Yusuf Atılgan 50 sayfalık bir eserde de yazmak istediklerini aktaran kelimeleri çok verimli kullanan ve gereksiz kullanıma ihtiyaç duymayan bir yazardır.
✳️
Atılgan Edebiyat Öğretmenidir fakat çok az bir süre öğretmenlik yapmış daha sonra işine son verilmiştir kitapta geçen Nedim Öğretmen Aydın bir kişi ve Özgürlük kavramının savunucusu olarak geçer fakat az bir yer verir ona Yusuf Atılgan Manisa'da kendi köyüne çekilen ve köydeki uğraş alanlarında zaman geçiren görevden uzaklaştırma almış kırgın bir öğretmendir.
Çok yazmak yerine çok iyi yazmak için epey uzun bir süre harcadı Atılgan az eser verdi az tanıdık kalemini romanlarını bitirdim öyküleri kaldı yakın zamanda onları da okuyup Atılgan'a olan borcumu ödeyeceğim...
Profile Image for Gunce.
117 reviews32 followers
March 11, 2019
Yakın zamanda okuduğum Yusuf Atılgan kitapları Aylak Adam ve Anayurt Oteli’ninden oldukça farklı bir kitaptı Canistan. Anlatımı çok akıcı ve diğer iki kitabın aksine hızlıca okunuyor. Beni Aylak Adam kadar etkilemedi belki ama yine de özellikle köy/çiftlik yaşamına dar gözlemlerine ve yarattığı karakterlere hayran bıraktı. Yusuf Atılgan’ın ölümüyle yarım kalmış fakat bunu hiç hissetmedim.
Profile Image for trestitia ⵊⵊⵊ deamorski.
1,545 reviews448 followers
April 22, 2017
öncelikle kitabı okuduğum sırada bir kez daka 'ulan' dediğim bir konudan bahsetmek istiyorum. ancak bunu spoiler içinde vereceğim. bkz:


arka kapak yazısına katılıyorum, bence de bitmemiş bir roman değil. ancak sizde 2.si nerede bunun tadı bırakıyor. bunda benim yusuf atılgan sevgim de dahil olabilir tabi.

beni en çok çarpan şey, ne iki dostun arasının sıpaya hangisinin daha önce sahip olacağından çıkan kin oldu, ne milli mücadele, ne de ölümler. en çok çarpan şey, ister istemez sizde canistan dediğinin vatan olduğunu düşündüğünüz kara parçasında, işgalin, devrimlerin, ihtilallerin bini bin parayken, ne bok olduğu belli olmayan tiplerin gelip halkı kışkırttığı, aklını çeldiği bir dönemken kahramanların bu süreç içinde 'kendileri için' düşündüğü. insanın bencil yanı. aşağıdaki düşüncelere 'küçük düşünceler' diyebilirsiniz, değil. gayet yerinde ve haklı bencillikler. demek istediğim şu:

« Bunları ve padişahın yüzünü görmek için toplanan binlerce kişinin coşkusunu okurken Selim'in yüreği çarpıyordu. Bundan sonra ne değişecekti acaba? Öğretmenin dediğine göre dört beş yılda bir mebuslar seçilip İstanbul'da toplanacaklar, halkın yararına kanunlar yapacaklarmış. Oysa Selim, Esma gibilerin yaşamında nasıl bir değişiklik olabilirdi? Belki üzümü daha pahalı satabilirlerdi. Geçen yılın üzümünün yan parası duruyordu daha. Bu yıl da gereken parayı ayırıp kalanıyla belki on dönüm tarla alabilirlerdi. O zaman kendilerine yetecek buğdayla beygirin yemini üretmeleri ile daha bir güvenli yaşayabilirlerdi. Ertesi gün ikindi üstü Mehmet Ağa'nın bağına gittiler. Onun yorumu şöyleydi: "İstanbul'da, yukarıda büyükler, kodamanlar tepişecek herhalde; bizlerse gene çalışı didinip sağ kalmaya uğraşacağız." »

ya da mesela, bir cinayete tanıksın bir kadını ve çocuğu elleri bağlı geride bırakmışsın, çete dostun intihar eder gibi ölüme gitmiş, sen dönüp sevdiğin kadınla olmak istiyorsun, bağ bahçe almak istiyorsun...

bence trajik bir insanlık öyküsü bu. insanın nasıl haklı bencil olduğu. tüm bunlarda 'canistan'a nasıl sığındığın.

yusuf atılgan'ın bence canistan dediği yerin ne vatan toprağı ne memleket ne de ektiğin biçtiğin tarla değil beraber olduğun kadınla/adamla yattığın yer olduğunu, hatta ileri giderek canistan'ın sevdiğinin ta kendisi bile diyebilirim.
kitaptaki (dul) kadınların rolü buydu. burası ki ayrı çarptı. bunu böyle ben düşünüyor olabilirim ama ben, iko, bu kez romantik düşünmüyorum- kısmen.

kitaptaki dul kadınlara girmek dahi istemiyorum. ve örnekleri eril yönlü versem de dul kadınların da nasıl erkeklere sığındığını, nasıl 'canistan'a sığındığını görebilirsiniz. kadınların da buradaki haklı bencilliklerini görebilirsiniz.
yorumlarda kimse dikkat çekmemiş, şaşırdım.

oldukça çarpıcı ve gerçekçi bir roman olmuş. ve artık başka bir Yusuf Atılgan kitabı yok ve kahroluyorum!

sanık bölümünde ne yazacaktı merak ediyorum
esenlikle
iko
Profile Image for alper.
210 reviews63 followers
Read
July 16, 2019
“Duruşma”, “Yargıç”, “Tanık”. Bu üçü bağlamında ana hatlarıyla çıkmış Canistan. Ama benim kafamdaki soru işaretleri duruyor . Hem boşlukları doldurmaya hem dönemi anlatmaya devam edermiş bu hikaye. O kadar tatlı tatlı anlatıyormuş ki...

Yetmemiş ömrü Yusuf Atılgan'nın, ruhu şad olsun.

1921 yılında Manisa'nın köylerindeyiz. Çeteci Selim ile yanında yetiştiği Tokuçların oğlu -can ciğer arkadaşı- Ali'nin hesaplaşmasıyla başlıyor hikaye. Derin bir sessizlik eşliğinde kafalarda sorular bir güzel oluşturuluyor. Kurgunun hakkı verilerek, -eserin doğası gereği- boşluklar yaratılıyor ve bunlar örüle örüle 1907 yılından tekrar o güne kadar da geliniyor. (Özellikle Selim'i tanıdıkça hikayenin bu şekilde bitmesini beklemek Yusuf Atılgana'a da haksızlık olur, belki de olmuyordur, bu müridi uçuyordur onu kim bilir?) Belki daha da ileri gidecek iç hesaplaşmalarla, yüzleşmelerle belki o noktada çözülecek her şey bilmiyoruz. Ama bütün bunlar elimizde olanla keyif almamızı engellemiyor.

Hikaye devam ederken arka planda o yıllar da güzel yansıtılmış (1907-1921),

“Bundan sonra ‘Osmanlı kafesi hürriyet-i şahsiyelerine maliktir.’ Bundan sonra hürriyet-i şahsiye her türlü emrazdan masundur; hiç kimse kanunun tayin ettiği sebep ve suretten maada bir bahane ile mücazat olunamaz.” (61)

“Bundan sonra ne değişecekti acaba? Öğretmenin dediğine göre dört beş yılda bir mebuslar seçilip İstanbul’da toplanacaklar, halkın yararına kanunlar yapacaklarmış. Oysa Selim, Esma gibilerin yaşamında nasıl bir değişiklik olabilirdi? Belki üzümü daha pahalı satabilirlerdi. Geçen yılın üzümünün yarı parası duruyordu daha. Bu yıl da gereken parayı ayırıp kalanıyla belki on dönüm tarla alabilirlerdi. O zaman kendilerine yetecek buğdayla beygirin yemini üretmeleri ile daha bir güvenli yaşayabilirlerdi.” (62)

“... ‘Allah devlete zeval vermesin’ diyecektim ama verdi. Ufacık Yunan’ın esiri olduk.
-Ankara’da Kemal Paşa’nın yeni devleti varmış Hacamca. Ordusu ne Yunan ordusunu iki savaşta bozmuş. Belki buralara da gelirler.
-Duydum oğul, dilerim doğrudur. Allah ona zeval vermesin bari.” (83)
Profile Image for Alp Turgut.
430 reviews143 followers
August 26, 2018
Birlikte kardeş gibi büyümelerine rağmen hor görüldüğünü düşündüğü için zamanla arkadaşına kinlenen Selim'in intikam hikayesini İkinci Meşrutiyet ve Milli Mücadele yılları üzerinden anlatan "Canistan", kolay anlaşılır dili ve akıcı olay örgüsüyle Yusuf Atılgan'ın en başarılı işlerinden biri. İnsan doğasının ne kadar kötü olduğunu ve kadının toplumumuzdaki yerini eleştirel bir dille okuyucuya sunan Atılgan, dört bölüm halinde tasarladığı romanın keşke son bölümü de yazabilseydi. Her ne kadar sadece üç bölümünü yazmış olsa da yazarın ortaya bitmiş bir eser çıkarmayı başardığını söylemek mümkün. Türk Edebiyatı'nın mutlaka göz atılması gereken eserlerinden.

29.03.2015
İstanbul, Türkiye

Alp Turgut

http://www.filmdoktoru.com/kitap-labo...
Profile Image for Baris Ozyurt.
920 reviews31 followers
May 3, 2018
“Nedim Bey Ankara’ya gittikten sonra koca Manisa’da neredeyse bir tek Mahmut Bey kalmıştı direnenlerle ilgilenen, yardım eden. Saruhanlı’ya girmeden biraz soluklanıp dinlenmek için oturdu. ‘Mahmut Bey gibi iyiler, yürekliler hep ölecek anlaşılan. Ne tuhaf, gâvurlar kovulduktan sonra buralar tümden korkaklarla, sünepelere kalacak.’ “(s.77)
Profile Image for Zelal Akgüneş.
19 reviews7 followers
April 14, 2024
Romanda Selim karekterinin bunca hakkaniyetli biriyken en yakın dostu çocukluk arkadaşı Tokuç Ali’ye yıllarca kin besleyip onu cezalandırması ana olay örgüsünü oluşturuyor. Yusuf Atılgan bu olay örgüsüyle bizi gene insan doğası hakkında ters köşe yapıyor. Roman hiç de bitmemiş hissi uyandırmadı bende. Tamamlanmayan Sanık bölümünde Tokuç Ali’nin penceresinden olayları izleyeceğimiz birçok yerde belirtilmiş. Ancak ilk bölümde (Duruşma) Tokuç Ali’nin bu dostlukla ilgili safiyane düşüncelerini ve yaşadığı hayal kırıklığını büyük oranda görüyoruz. Beni romanda etkileyen arka plandaki tarihi olaylardan ziyade yazarın ustalıkla çizdiği en yakın dostlukları bile zehirleyebilen insan doğasının çapraşıklıkları oldu.
Profile Image for Sinem.
346 reviews204 followers
December 5, 2017
Yusuf Atılgan kitabın son bölümünü tamamlayıp baştan okumuş olsaydı kitapta törpüleyeceği veya açacağı yerler olduğunu düşünüyorum. bu haliyle de oldukça güzel, özellikle bölüm başlıklarıyla kurduğu alegori çok güzel fakat içerik olarak Anayurt Oteli'nin gerisinde kalmış.
Profile Image for Murat Yıkılmaz.
9 reviews4 followers
June 24, 2015
Yazarın Duruşma, Yargıç, Tanık ve Sanık bölümlerinden oluşmasını planladığı Canistan, Sanık bölümünü yazamadan ölmesi sebebiyle yarım kalmış olsa da, mevcut haliyle bile benim için Türk Edebiyatının mutlaka okunması gereken eserlerinden birisi oldu. Yusuf Atılgan Canistan'da, bir yerde dünyanın akışını değiştirecek olaylar yaşanırken, kahramanlıklar yazılırken, taşra hayatında insanların kendi hayatlarının kahramanı oluşunu harika bir şekilde anlatıyor.

Ayrıca Atılgan, diğer kitaplarında olduğu gibi bu kitabında da yaşamı sade ve basit bir dille anlatmış ve işin içine her kitabında olduğu gibi biraz aylaklık katmış.
Profile Image for Engin Türkgeldi.
Author 5 books306 followers
November 19, 2014
Arka kapağındaki yazının aksine bitmemişliğini hissettiren bir roman. Sadece hikayenin eksik kalması değil, metnin de bazı yerlerinde bir tamamlanmamışlık/damıtılmamışlık da bu bitmemişliği hissettiriyor. Yine de Yusuf Atılgan'ın uslübu kendini roman boyunca hissettiriyor.
Profile Image for Kaplumbağa Felsefecisi.
468 reviews82 followers
March 3, 2016
Yusuf Atılgan'In ölmeden evvel yazmaya başladığı ve yarım kalmış kitabı. YKY her ne kadar yarım kalmış gibi görünmediğini iddia etse de oldukça yarım..
Yusuf Atılgan tanıma serüvenimin bir parçası bu kitapta yine ona hayran kaldım. Normalde tasvir sevmeyen biri olarak Atılgan hep akılda kalıcı ve bir nebze içime işleyen yapısıyla romanı tamamlamış. Belki şu vakit çok soru işareti var, bitmemiş olduğu dürtüsüyle oluşan ama yine de güzeldi.
Profile Image for Perihan.
480 reviews135 followers
November 4, 2015
Kitap kesinlikle çok iyi yazılmış. Tasvirler çok canlı, insanları heyecanlı:)
Yarım kalmış lakin, yazar tamamlamadan vefat edince
yarım kalmış...
Ama bence gayet tam olmuş hikaye...

Aşk ile ilgili ayrıntılar oldukça "detaylı" anlatılmıştı bu arada...
O bölümlerde rahatsız olmuştum tıpkı Aylak Adam da olduğum gibi...
Ama yazarın öyle karakterleri var ki
O ayrıntıları mecbur kılıyor...
Profile Image for Cansu.
58 reviews35 followers
March 8, 2018
Yarım kalmışlığını hissettirse de sevdiğim yusuf atılgan uslübü için 4 verdim. Ayrıca; neden canistan olmuş bu yarım romanın adı? Bu da kafamda dönen bir soru olarak kalacak galiba.
Profile Image for Dido.
87 reviews52 followers
August 20, 2012
Daha önce hep kitapları yarım bırakırdım. Bu kez yarım bırakılan bir kitabı bitirdim.
Arka kapakta yazdığı gibi "aslında bitmiş gibi" değil pek roman.
Yusuf Atılgan; Duruşma, Yargıç, Tanık bölümlerini bitimiş, ama bir Sanık bölümü daha var. Olmalı gibi de hissediyorum zaten.
İlk üç bölüme binaen Sanık bölümünde de Tokuç Ali'yi "görecektik". Ama kalp krizi engel olmuş. Yusuf Atılgan'ın canı sağ olsun yahu..

Genelde, kitap okurken altı çizilecek cümleler çıkar çokça. Ama bu kitap öyle değil. Olanı, olduğu gibi, fazla betimlemeye, analize kaçmadan, saf haliyle yazmış Yusuf Atılgan. Konuşmalarda günlük dil var.
Günlük yaşamın akışına göre de anlatıcının sözleri değişiyor.
Örneğin, Selim, hanımıyla yatana kadar anlatıcı da ona Esma Hanım yahut Hanım derken, Selim'le yattıktan sonra anlatıcı da hep Esma diye bahsetmeye başlıyor.

Kitabın, düşünülen ilk adı İşkence iken daha sonra Canistan'da karar kılınmış. "Canistan" bu romanın neresinde pek göremedim aslında.

Hiçbir şey abartılmadığı gibi cinsellik de abartılmamıştı. Kumaş parçalarından dokunmuş bir kilim üzerinde çay kıyısında bitti gitti her şey. Sonra kalktık yıkandık. Kaldırdık rafa.

(ben bile daha fazla "edebî" dil kullandım.)
Profile Image for Orhun Kayaalp.
23 reviews77 followers
January 5, 2018
Yusuf Atılgan'ın vefatıyla yarıda kalan bir roman Canistan. Ancak Can Yayınları baskısındaki arka kapak yazısında da belirttiği gibi pek de yarım kalmış sayılmaz. Hatta bana kalırsa yarım kalmaktan ziyade, anlatacakları bitmemiş Yusuf Atılgan'ın.

Hikayelerindeki gibi bir ucu açıklık ile sonlanıyor Roman, ancak karakterlerin hikayeleri yarım kalmıyor. 1. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı dönemine Ege kırsalından bakıveriyorsunuz okurken.

Her şey bir yana, Canistan, Ege'yi yazan bir yazarın ölümüyle, yarıda bıraktığı bir roman olmasıyla bile benim için ayrı bir yere konuveriyor.
Profile Image for Simay.
81 reviews5 followers
November 30, 2013
Köy hayatını çok güzel ve canlı betimleyen ve bu hayata insanı özendiren bir kitap. Ancak zavallı yazar ölmeseymiş de tamamlanmadığı çok belli olan hikayesini tamamlasaymış. Bu kitap hiç de bitmemiş gibi değil, denemez bence.
Profile Image for Burak Kuscu.
567 reviews126 followers
January 16, 2019
Yarım kitap :/

Bu özelliği meşhur ama aslında çok daha fazlası. Kısacık bir hikayede bu kadar etkileyici bir dille olay örgüsünü kurmak Yusuf Atılgan'a yakışırdı zaten. Belki eşsiz değil ama başarılı bir kitap. Bir ara fırsat bulup araya sıkıştırmalık tam.
Profile Image for Alphan Lodi.
330 reviews1 follower
May 13, 2021
“Bundan sonra ne değişecekti acaba? Öğretmenin dediğine göre dört beş yılda bir mebuslar seçilip İstanbul’da toplanacaklar, halkın yararına kanunlar yapacaklarmış. Oysa Selim, Esma gibilerin yaşamında nasıl bir değişiklik olabilirdi? Belki üzümü daha pahalı satabilirlerdi (…) Ertesi gün ikinci üstü Mehmed Ağa’nın bağına gittiler. Onun yorumu şöyleydi: İstanbul’da, yukarıda büyükler, kodamanlar tepişecek herhalde; bizlerse gene çalışıp didinip sağ kalmaya uğraşacağız.” 2. Meşrutiyetin ilanı, 1. Dünya Savaşı, Kurtuluş Savaşı. 3 savaş, çiftçiler ve Anadolu. Yusuf Atılgan; doğup büyüdüğü Manisa köylerinden, üzüm bağlarından çekip çıkartmış Canistan’ı...
Profile Image for Seda.
57 reviews9 followers
December 11, 2018
Dil bakımından diğer romanlardan çok daha akıcı. Bundan bilinç akımı tekniğinin baskın olmamasının büyük payı var. Yine, diğer romanlardan farklı olarak mekanların daha kırsal oluşu göze çarpıyor. Romanın Yusuf Atılgan'a ait olduğunun en belirgin yanıysa kötülük ve kin temlerinin her zaman arka planda olması. Yengeye olan cinsel çekimse Anayurt Oteli'ndeki kadar olmasa da kendini unutturmuyor.
Profile Image for Azimet Avcu.
Author 1 book5 followers
April 26, 2020
Yusuf Atılgan'ın yarım kalmış romanı. Kitap aslında kendi içinde tamamlanıyor amà sonrasında Yusuf Atılgan romanı genişletmek istiyor ve tamamlamaya yaşamı yetmiyor. Romanda aslında bir yaşam gibi planların yarım kaldığı bir dünya. Yusuf Atılgan'ın taşra yıllarının ürünü.
Profile Image for Hakan Arayıcı.
45 reviews2 followers
August 7, 2017
Aylak Adamdan sonra beklentimi karşılamadı. Belki de tamamlanmamış olmasından. Kısa bir kitap bir çırpıda bitiyor ama okunmazsa da birşey kaybedilmez
Profile Image for selen.
242 reviews6 followers
April 29, 2020
kırsal hayatı anlatan şöyle güzel bir hikaye okumayalı uzun olmuştu.
Profile Image for Ezgi özen.
5 reviews
March 6, 2018
Anayurt Oteli kadar çarpıcı olmasa da, Yusuf Atılgan'ın kalemi yine insan yaşantısının kimsenin değinmeye kolayca cesaret edemeyeceği noktalarına cüretle dokunuyor... Ayrıca milli mücadelenin kimi karanlık yönlerini de cesurca ele aldığını düşünüyorum. Üstelik yayınevinin okura vaadi gerçek... romanı bitirdikten sonra bir yarım kalmışlık hissetmiyorsunuz.
Displaying 1 - 30 of 99 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.