Jump to ratings and reviews
Rate this book

Erken Kaybedenler

Rate this book
Ankara polisiyeleriyle tanıdığımız Emrah Serbes, bu defa direksiyonu kırıyor ve edebiyatımızda pek de işlenmemiş bir başka meseleye el atıyor. Erkek çocukların enerjik, hüzünlü, alengirli dünyasına giriyoruz...
Baba çalışıyor, anne ev hanımı, muhafazakârlığın kalesi...İşçiler, yoksullar, teyzeler, abiler... Kolay ağlayan sert adamlar... Taşra seyrekliği, mahallenin kalabalığı... Kıskanç, gururlu, saf ergenler... Emrah Serbes, çabuk öfkelenen, kolay vazgeçen, baştan çıkmış erkek çocukları konuşturuyor... Kederli, insana dokunan komik hikâyeler bunlar...

“Dizinin dizime değişi, Handan’ın annesi için bir kelebeğin kanat çırpışıysa benim için kasırgaydı. Kaç sene geçti, hâlâ unutmam, günde en az beş sefer aklıma gelir. Biliyorum bu durumun, kökeni memeden kesildiğim güne kadar uzanan psikolojik nedenleri vardır. Ama bir kadını unutulmaz yapan şey, bir vakitler ona duyulan arzunun şiddetiyle doğru orantılı değil midir? O arzunun kıyısında, gerçekleşme olasılığının tam yanı başında, sanki arada başka hiçbir engel yokmuş gibi rahat davranabilmekle, kendini o tatlı yanılsamaya kaptırabilmekle doğru orantılı değil midir? Bu olgunun da mı sorumlusu benim mutsuz geçen çocukluğum? Cevap? Yok! Kalırsın öyle...”
Taşrada ve kâinatta, yapayalnız kalmış erkek çocukların hikâyesi...

Erken Kaybedenler... Yoldan çıkmış bir neslin manifestosu...

143 pages, Paperback

First published January 1, 2008

50 people are currently reading
1991 people want to read

About the author

Emrah Serbes

12 books509 followers
Emrah Serbes was born in Yalova, Turkey. He graduated from the theater department of Ankara University, and he currently writes for newspapers, magazines, and television. His short story collection, Erken Kaybedenler (Predestined Losers), was published in 2009. Serbes’s novels include Her Temas İz Bırakır (Every Touch Leaves a Trace) and Son Hafriyat (The Last Excavation), both noir mysteries set in Ankara and later developed into the hit television series Behzat Ç., followed by the film Behzat Ç.: Seni Kalbime Gömdüm (Behzat Ç.: I Buried My Heart). His newest novel, The King of Taksim Square, is his English debut.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
1,984 (35%)
4 stars
2,170 (38%)
3 stars
1,097 (19%)
2 stars
296 (5%)
1 star
80 (1%)
Displaying 1 - 30 of 213 reviews
Profile Image for Ugur.
230 reviews220 followers
December 31, 2014
Erken Kaybedenler Emrah Serbes'in okuduğum ilk kitabıydı. Kitaba başlarken roman diye başlamıştım ama kısa hikayelerden oluşmuş bir kitap olduğunu gördüm. Hikayelerden 1-2 tanesinde diğerleri ile ilişkiler gördüm, belki daha dikkatli okumuş olsam o ilişkilerin daha da çok olduğunu da görebilirdim.

Hikayelerin ortak teması ergen erkek çocuklarının hayatları ve özellikle de yaşça büyük kızlara olan ilgileri ve davranışları üzerine.

Hikayelerin tümünü beğendim, bazılarını okurken kendi kendime bildiğim bile oldu. Hikayelerde yer alan erkek çocuk karakterlerin tavırları ve düşünme biçimleri Alper Canıgüz'ün Alper Kamu sunu hatırlattı bana yer yer.

Kitap bir çırpıda bitiyor ve insan gerisini arıyor. Tek oturuşta sıkılmadan bitirdiğim kitapların arasında kendine bir yer bulmuş oldu.

Reviewed on October 10, 2014
Plot 7/10
Characterization 9/10
Style 9/10
Setting 7/10
Entertainment 10/10
Overall: 4.2/5.0
Profile Image for Haktan.
247 reviews6 followers
March 26, 2016
Kitap okuyanlar genelde bu okuma işini ve doğal olarak kitapları çok ciddiye alırlar. Bir yerden sonra okuma zevki, tarzı da oturdu mu kitapları zor beğenir hale gelirler. Hikayenin girişi, finali böyle olmuş, yazarın üslubu öyleymiş, gözlemleri de şöyleymiş.. Olaylar olaylar.. Gelgelelim, bazı kitaplardan zevk almak için bu ciddiyeti bir kenara bırakmak gerekir. İşte bu kitap da bana göre onlardan bir tanesi.

Ciddi bir gözle bakınca her hikayede eleştirilecek şeyler bulmak mümkün ama bundan sıyrılır da hikayelerdeki o hüzünlü komediye kendinizi kaptırabilirseniz bu kitabı sevmeniz muhtemel. Hele bir de bu hikayelerin kahramanları gibi orta-alt ekonomik düzeyde, gelenekçi dindar bir aileden geliyor, aşk ve cinsellik konusunda utandıran bir çocukluğunuz var bir de sıkıntılı/içe kapanık bir tipseniz bu kitabı çok sevmeniz de muhtemel.

Yukarıda saydıklarımdan bazıları size tanıdıksa bu kitabı okuyup eğlenebilirsiniz. Ama yine uyarayım: çok ciddiye almayın, süper kitap diye beklemeyin. Boş bir anınızda azıcık kafa dağıtmak için, çerez niyetine okuyun. Bana göre 8 hikayeden 2'si çok tırt, 1'i çok iyi. Arasına razıysanız alın bir ara geniş geniş okuyun.
Profile Image for Yekpeykan.
15 reviews15 followers
November 14, 2015
Dünyanın her şeyin kendi etrafında döndüğünü düşünen Türk çocuklarının ergenliğe uzanan yolculuğuna ışık tutuyor. Zaman içinde değişen sosyal yapımızı gözler önüne seriyor. Masum çocukluk gitmiş yerini kutulardan dolma ihtiyaçlar ve dürtülerle hareket eden küçük adamlar almış.Ortak özellikleri hepsi erken kaybetmiş . Okurken keyif aldığım yerler bolca oldu. Emrah Serbes'in okunduğum ilk kitabıydı ve anlatımı hoşuma gitti ve diğer kitaplarınında da mutlaka öyle olacaktır diye umuyorum. Aklı havada gönlü havada yetişen bir neslin bunalımsal ergenliğin sonrası acaba nasıl olur ? Bilinmez ..

Beğendiğim yerleden

“Sonuçta sevilen her kadın güzel bir şarkıdır, bütün sözlerini hatırlayamazsın belki ama melodisi aklında kalır.”

“Öne çıktım, “Göz yaşartıcı gaz sıkmanıza gerek yok” dedim. “Arkadaşlar zaten yeterince duygusal insanlar.”
Profile Image for Aykut Kısa.
222 reviews17 followers
May 2, 2021
Kitabın kapağını ve ismini görünce duygusal/sarsıcı bir roman okuyacağım diyordum. Çok ciddi şekilde yanılmışım! Bu kitap ne bir roman ne de duygusal bir metin. İçinde 8 tane öykü var ve ben kahkahalar atarak okudum bu öyküleri.
Öykülerde anlatıcı konumunda hep erkek çocuklar var. Yaşları 8-17 arasında. Anlatıcı konumundaki çocukların hepsi büyümüş de küçülmüş dediğimiz özelliklere sahip çocuklar. Yani 12 yaşındaki çocuğun ağzından duyduğunuz şeylere ‘bu nasıl çocuk lan’ diye tepki vermeyin. Yazar bunu bilerek yapmış olsa gerek.
Öykülerin hepsi güzel ama ben Üst Kattaki Terörist ve Kimi Sevsem Çıkmazı öykülerini ayrı bir beğendim. Onlarda daha çok kahkaha attım.
Emrah Serbes bu hikayelerde anlatıcı konumuna çocukları geçirmiş olsa da siyasi iğneleme yapmaktan geri durmamış. Siyaset,politika,gündem,yakın tarihimiz bunlar Emrah Serbes’in kitaplarında baya yer tutuyor. Bu kitapta da böyle.
Ben çok sevdim. Gönül rahatlığı ile öneririm. 👍
Profile Image for Jefi Sevilay.
795 reviews94 followers
February 7, 2023
90larda yaşamış her erkek çocuğun ucundan kıyısından yaşamış olduğu, dönem ortamı ve siyasetine de değinen, küçük tatlı hikayelerden oluşan güzel bir kitaptı. Emrah Serbes'in kalemini beğeniyorum. Yormuyor ama okuyucuyla bağ kurduruyor.

Daha çok satırı not almak isterdim ama en fazla aklımda kalan "vaktinde biri ülkemizdeki bütün kızları çok pis korkutmuş, hiçbirinde gerçeği söyleyecek cesaret bırakmamış" satırı oldu.

Bir de asgari ücretin 400 lira olması.

Herkese keyifli okumalar!
Profile Image for Gulen.
408 reviews
April 11, 2013
Ebeveyn olmak zor iş, sürekli endişe içinde yaşıyorsun. Eline verilen minicik bir varlığı yetiştirmeni bekliyorlar senden. Bir ebeveyn olarak ben en büyük endişemi oğlumun ergenliği nasıl geçecek diye düşünürken yaşıyorum (eh tabi bir de askere gittiğinde ne olacak var, ama askerlik gene bir şekilde hallediliyor da, ergenlikten nasıl kaçacaksın?).
Bu hikayeleri, bir erkek evlat annesi olarak okudum, bazı noktalarda gülmekten gözümden yaş geldi; off dedim çoğu zaman ya bu bizim de başımıza gelebilir, ne yaparım ki dedim bu başımıza gelse? Sonra düşündüm de güler miyim acaba hikayeleri okurken güldüğüm gibi oğlumun yüzüne, o da nefret eder mi acaba annesi onu anlamıyor diye? O da der mi bana
“sevmiyorsun. Yeterince sevmiyorsun. Yeterince sevsen, bütün sevmeyenler adına da severdin beni.” diye. Bir anne olarak kaldırır mı ki bunu yüreğim?
Çok güzel anlatmış Emrah Serbes, gün gelir ben de görürüm bakalım bizim ergenliğimiz nasıl geçecek (çoğu kadın anne olduktan sonra çocukları ile kendilerini bütünleştirip, bizli konuşmaya başlar; bizim ateşimiz çıkar mesela ya da biz bir türlü yemek yiyemeyiz, o sebeple ergenliğe de biz gireceğiz:)
Profile Image for James.
351 reviews5 followers
September 11, 2014
Kitabın son öyküsüne gelene kadar okuduğum öyküler, ortalamanın üzerinde, fazla derine inmese de gezindiği yüzeyde oldukça akıcı, eğlenceli, aforizmik ve bazen etkileyici bile olabilen hikâyelerdi. Birkaçı sanki sadece kitabı kalınlaştırmak için konulmuş gibi geldi, bazısı biraz daha derine inilse oldukça güzel karakterler çıkarabilecek kadar potansiyele sahipti. Ancak son öykü, bana kalırsa Türkçe yazılmış en güzel öykülerden biri. Sadece anlatıcı kahraman/anti-kahraman değil, öykünün yan karakteri gibi görünenler bile tipleme olmaktan çıkıp, nevi şahsına münhasır birer karaktere bürünebilmiş. Bazen bir öykünün giriş cümlesini veya bitiş cümlesini seversiniz, ben Kimi Sevsem Çıkmazı'nın son sayfasını yere göre sığdıramayabilirim. Başlı başlına sadece bu son sayfa bile çok iyi bir hikâye olarak, ayrıca okunabilir. Zevkle, defalarca anılacak, paylaşılabilecek bir öykü ve bir öykü sonu.

https://pbs.twimg.com/media/AyWSFWYCE...
Profile Image for Esra.
191 reviews24 followers
June 7, 2016
bu türden ilk defa bir kitap okuyorum, bu yüzden ne düşünsem eksik gelirmiş gibi geliyor.
kitapta 8 tane birbirinden farklı erkek gencinin hikayesi anlatılıyor ama benim favorim birinci hikaye.
sevmediğim pek fazla bir özelliği yok ama cinselliğe bu kadar önem vermeleri bazı yerde beni rahatsız etti.
bunun dışında yazarın dilini de çok sevdim, akıcılığını da çok sevdim ve sık sık güldürmesini de. ama elim 5'e gitmiyor, sanırım şuanlık 4 vereceğim. (sonradan değişedebilir. :d)
Profile Image for Aylin Köstekli.
118 reviews6 followers
October 2, 2013
Hikayelerin hepsi birbirinden gercek ve hüzünlü. O kadar doğal yazılmış ki, sanki Emrah Serbes anlattı, ben dinledim. Arada açıp okumalik :)

"Sonuçta sevilen her kadın güzel bir sarkıdir, bütün sözlerini hatırlayamazsin belki ama melodisi aklında kalır."
Profile Image for Seda.
32 reviews56 followers
October 31, 2011
Tanıdığım herkese bir kopya hediye etmek istedim.
Profile Image for Caterina.
1,211 reviews62 followers
March 10, 2013
Dun bitirmistim ama fikrimi kapami toparladiktan sonra yazmak istedim:

Oncelikle Emrah Serbes kitaplari , son donemde okuyormus gibi yapan bir bir yiginin eline dusunce, ozellikle sosyal medyada kitabin tamami alintilaninca "okumayi bir sure bekleteyim" dediklerimdendi. Dogru zamanda basladigimi dusunuyorum.

Kitabi okurken gunluk yasam dilini damarlarinizda hissediyorsunuz. 1 gunde bitirmis olmam hikayeciklerin ne kadar akici ilerledigini anlatir sanirim. Yazarin ic dunyasindan yansittiklarini okurken hepimizin hayatimizin cesitli evrelerinde kafasindan gecenler oldugunu gorup bir nevi kendinizle yuzlesiyorsunuz.

Ben okurken altini cizmek yerine renkli post-itlerle onemli buldugum sayfalari isaretlemeyi tercih ediyorum. Ve bu kitap bittiginde 1 paket postit de bitmisti diyebilirim. Bu da satir aralarinda degerli alintilari bolca buldugum anlamina geliyor.Yazarin diger kitaplarini da okumayi planliyorum.

3 yildiz mi versem kanaat kullanip 3,5'ten 4'e mi yuvarlasam diye dusundum. Hoslandigim kitaplardan oldugu icin 3'te karar kildim. Bu da kitabi tavsiye ediyorum demek.
Profile Image for tunalizade.
125 reviews46 followers
August 20, 2019
Bir zamanlar biz de çocuktuk, ölümün ne demek olduğunu evcil hayvanımız ya da çok sevdiğimiz bir yakınımız öldüğünde anlıyorduk. Bir de ölmeyen yaşlı babaannelerimiz/anneannelerimiz vardı, çok da zekiydik, paçalarımızdan zeka akıyordu.

Küçük yaşımızda büyük işlere kalkışıyor ve bu işlerin ucu hep aşka dokunuyordu. Acılarımız o küçük bedenimize birkaç beden büyük gelse de çocuktuk, söz verilince konuşmaya mahkum beklerdik, ilgi çekmek için ağlardık belki ama hep büyük olmak için uğraşırdık. Netice de biz büyüdüğümüzde dünyanın daha kolay yaşanılabilir bir yer olduğunu sanırdık.

Ağabeyimizin kız arkadaşına da aşık olurduk, sokağımızın delikanlısının kız kardeşine de. Kimi zaman dayak yerdik kimi zaman gerçekler vurulursa tokat gibi suratımıza. Bazen de kuvvetlenirdi aile ilişkileri, biz erkek olmanın ne demek olduğunu örnek aldığımız o ağabeylerden öğrenirdik.
Futbol bizim için vazgeçilmezdi. Mahalle aralarında yaptığımız maçlarda kan ter içinde kalırdık. Keşke bi’ sevdiğimiz kız olsaydı da terimizi silip içtiğimiz soğuk suyun çok zararlı olduğunu söyleseydi. Hava atardık, kimimiz gol atardı, kimimiz gol yerdi. Ayar vermeye çalıştığımız o kızlar gönlümüze girdiğinde halimiz duman olurdu.

Yaşadığımız ülkede devlet büyüklerini pek sevmezdik, bize göre halimizden hiç anlamıyorlardı. Korkaktık mesela ve bizim soyadımızın Korkmaz olmasına izin veriyorlardı. Saçmaydı bu işler. Elimize imkan verseler terörist bile olurduk.

Komşularımız vardı mesela, üst katta ne işler çevirdiklerinden bir haber ortamlarına girerdik. Küçük olduğumuz için bizi severlerdi. Tatlıydık çünkü. Her işe burnumuzu sokar ortamı şenlendirirdik. Boyumuzdan büyük işlerdi bunlar. Yoksa üst komşumuz cidden terörist miydi, neydi?

Haliyle derslerimiz de çok iyi olmazdı. Tatil güzeldi ama yılın dokuz ayı okulda geçerdi. Çok bilmiş anne-babamız özel ders alırdı çalışkan olalım diye. İnadına özel dersi veren ablamız çok güzel olurdu. Zekiydik aslında dedik ya, öğrettiklerini başarsak bir daha onu nasıl görürdük.
Erkektik biz, kızlar çok güzeldi. Kendilerine aşık ediyorlardı bizi, çok sevsek de onları ne acı çektirdiler bizlere, affetmeyeceğiz onları. Onlar ne kadar iddia etseler de onları anlamadığımızı, onlar bizi hiç anlamazlardı.

Ve aradan yıllar ve bir sürü hayat geçtikten sonra büyüdük. Elimizde bir kitap tutuyoruz. Okudukça hüzünleniyor bir o kadar da gülüyoruz. Kendimizi buluyoruz her çevrilen sayfada. Yazar ne yazmış be diyoruz.
Profile Image for Passive Apathetic.
82 reviews
Read
November 17, 2012
Erken Kaybedenler, muhafazakar, milliyetçi erkek çocuklarının hikayeleriymiş. En azından tanıtım yazısında öyle diyor. İlginç bir tecrübe oldu benim için bu kitap. Okurken, içimden bir ses devamlı kimin üslubuna benziyor bu üslup diye sorup duruyordu ki hatırladım. Serbes, bu hikayeleri, Bukowski "muhafazakar ve milliyetçi" olsa yahut "muhafazakar ve milliyetçi" çocukları anlatsa nasıl yazarsa, aynen öyle yazmış. Düşünce ve ifade birliği kadar -insanların yeksenaklıklarına alışkınız ne de olsa, herkes her yerde aynı- üslup da fena halde Bukowski. Eh, yine de fena iş çıkartmamış Serbes.

"Unutmanın acısı, ayrılığın acısından farklı. Ayrılık hüzne yakın, unutmak kasvete. Yani birini er geç unutmaya mahkum olduğunu bilmenin kasvetinden bahsediyorum. Birini yavaş yavaş unuttuğunun bilincine vardığın anların sıkıntısından bahsediyorum. O kişinin parça parça silinip alakasız hatıraların arasına karışmasından bahsediyorum." sf. 76
Profile Image for Best Friend with Books.
168 reviews75 followers
October 7, 2017
Erken Kaybedenler ile birlikte nihayet Emrah Serbes'le tanışmış oldum. Çok iyi oldu çok da iyi güzel oldu bence :)

Kitabın anlatım dilini çok sevdim öncelikle. Cümle geçişleri, esprileri satırlara işleyişi çok başarılı. Şu cümleyi okurken çok eğlendim mesela: "Taburcu olduktan sonra Dursun amca telefonlara bakmaya başladı (tüpçü dükkanında), ben de siparişleri teslim etmeye. Bu sayede bayağı kol kası yaptım ama anam ağladı, sahiden ağladı, kaç sefer söyledi babama, 'Yeni birini al yanına bu çocuğu bu kadar yorma, bak ehliyeti de yok, kamyonetle çiğner birini Allah muhafaza' dedi ama dinletemedi." :)

Bazen eğlendirici olduğu kadar düşündürücüydü de: "İşten kurtulmak için o kadar kırmızıda geçtim, aşırı hız yaptım, hatalı solladım, hatta sağladım. Ceza kesmeyi bırak, ehliyet soran bile olmadı. Tüpçü kamyonetlerine trafik önceliği var şehrimizde, bir ambulans şoförleri bir de biz; karışan eden yok."

Yazar insan davranışlarına, aile yaşantılarımıza, siyasete, yasalara, toplumdaki sert ama duygusal karakterlere; abilere, teyzelere ergenlik çağındaki kıskanç, saf, gururlu erkek çocuklarının gözüyle bakmış kitapta. Bu çocuklarını konuşturduğu birbirinden bağımsız 8 öykü koymuş kitabına. Öyküler bazen çok komik olup eğleniyor bazen de duygulandırıyor, düşündürüyor insanı.

Garipsediğim sadece tek bir konu var. O da 8, 12, maksimum 14 yaşındaki çocukların boylarından büyük (aslında pek güncel olmayan) kelimeler kullanmalarıydı. Mesela bir ortaokul öğrencisi var mıdır ki "Eşek sudan gelinceye kadar dövmek istedim onu ama Sedef'e ayıp olmasın diye kolundan itmekle iktifa ettim (yetindim demek)" desin. Aynı şekilde insan 14 yaşında bir çocuktan üstelik 2000'li yıllarda "... ne zaman sevilecek yönlerimi tasnif ettin öyle?"diye bir cümle duyunca bu çok da doğal gelmiyor. Bu detay dışında diğer herşey çok ama çok güzeldi. Emrah Serbes'ten okumak istediğim bir sonraki kitap "Müptezeller" ve onu okumaya başlayacağım günü iple çekiyorum :)

Alıntılar:
* "Çünkü büyüdükçe arzularım küçüldü, beklentilerim küçüldü. Büyüdükçe öyle küçüldüm ki içimde taşacak birşey kalmadı. Büyümenin bir bedeli varsa işte bu, yarım metre uzadım, yirmi kilo aldım ve dünyadan vazgeçtim."
* "Makine mühendisi adamsın, istesen tank yapabilirdin. En azından taramalı tüfek yapabilirdin. Ama sen çamaşır makinesi yapmayı tercih ettin. Neden ağbi neden! Onursuz geçmişinin kirli çamaşırlarını yıkamak için mi? Yerde kalan kanımızı yıkamak için mi?"
Profile Image for Oğuz.
10 reviews16 followers
June 16, 2015
Tek solukta bitecek bir kitap. Türkiye'de çocukluğunu geçirmiş bütün erkekler -özelliklede apartman aralarındaki sokaklarda top peşinde koşturanlar, yaz tatillerinde tişörtünün her yanı sırılsıklam ter olana kadar sokaktan eve gelmeyenler, gizlice sigara içmek için başka mahallelere gidenler ve komşu kızının dikkatini çekmek için türlü şebekliklere başvuranlar için konuşuyorum- mutlaka bu hikayede geçen duyguların hepsini, değilse de bir kısmını mutlaka hissetmiştir. Emrah Serbes'in bu kadar usta bir şekilde ergenlerin gözünden olaylara bakması, beni kendisine hayran bıraktı.
Tavsiyem, kitabı bir arkadaşınız ile birlikte, sesli bir şekilde okumanız olur. Ben üç kere okudum bu kitabı. İlk kendim okudum. İkincisinde yani arkadaşımla okuduğumdan daha çok zevk aldım. Üçüncüsüde, son zamanlarda paylaşımların hemen hemen hepsinden "çay/kahve ve Kürk Mantolu Madonna" resimlerinin eksik olmadığı sosyal medyada. Sözleri o kadar çok paylaşıldı ki kitabı bir kez daha bitirmiş oldum sanırım, yeter okuyormuş gibi yapıp paylaşmayın sözleri artık!

Kitabın başından sonuna kadar yüzümden gülücükler ve acıma duygusu içimden hiç eksik olmadı. Okumaya niyetliyseniz, lütfen kitabın yanına çay, kahve yada sigara koymadan okuyun!!

Profile Image for Gökçe.
Author 4 books73 followers
February 4, 2017
Erken Kaybedenler bitti. Araya milyon kitap soksam da bitti sonuçta. Kitap bana Aydan'ın önerisiydi, gülersin demişti, özellikle sonlara doğru gülme krizi geçirdim.
.
Kitap hikayecikler derlemesi. Yaşları değişen oğlan çocukları hikayeler anlatıyor. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı, diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum. Kitaba dair en beğendiğim nokta yazarın anlatım gücüydü. Yani gerçekten 12 yaşında bir oğlan çocuğunun ağzından anlatıyormuş gibi, o gerçeklik hissini veren bir kitaptı. Alt metinleri çok çok iyiydi. Mesela bir yerde küçük çocuk özel ders hocasını öpüyor, kız tokadı basıp çıkıyor. Ardından oğlanın babası aradığında ise "sınavlarım olduğu için artık ders veremem" diyor. Ve bu sırada karakterimiz çok doğru bir şey diyor: "Bu kızları kim böyle bastırdı da elin oğlu kendilerini dan diye öptüğünde bile gıklarını çıkaramaz oldular? Biri bana bunu yapsa ben onun..."
Yani işte böyle güzel mesajları da vardı. Sadece bir süre sonra her hikaye birbirine benzemeye başladı. Tekrar aynı hikayeyi okuyormuşum gibi geldi, konudan değil anlatımdan ötürü.
3 reviews1 follower
June 10, 2017
Kitabı okumasanız bile Üst Kattaki Terörist hikayesini okumalısınız en azından.
"Öldüreceğim lan seni!" diye bağırdım. "Ölü olarak ele geçireceğim lan seni!"

Ayrıca Anneannemin Son Ölümü hikayesinden gelsin :

"İşte o zaman Yasemin, düşünmek için biraz süre istemişti.
O anda başka şeyler söylemiş de olabilir ama unuttum.
Sonuçta sevilen her kadın güzel bir şarkıdır, bütün sözlerini
hatırlamazsın belki ama melodisi aklında kalır."
Profile Image for Berils.
8 reviews11 followers
September 18, 2016
İlk okuduğum Emrah Serbes kitabı oldu. Çok akıcı ve günlük dilde yazılmış, içimizden hikayeler... kesinlikle tavsiye ederim okumanızı.
Profile Image for Harmonyofbooks.
501 reviews208 followers
March 5, 2020
"çünkü büyüdükçe arzularım küçüldü. şaşkınlıklarım küçüldü, beklentilerim küçüldü. Büyüdükçe öyle küçüldüm ki içimde taşacak bir şey kalmadı. Büyümenin bir bedeli varsa işte bu, yarım metre uzadim, yirmi kilo aldım ve dünyadan vazgeçtim..."
5/5⭐️⭐️⭐️⭐️⭐️
Birçoğumuzun hem edebiyatımızdaki kalemiyle hem de Behzat Ç ile tanıdığı Emrah Serbes'ten nihayet ilk kitabımı okuyabildim. Yaklaşık on sene önce Tumblr kullanırken bu kitaptan olduğunu hatırladığım harika bir alıntı vardı. Kapağını gördüğümde hemen o günlere ışınlandım "acaba o alıntı gerçekten bu kitapta mıydı" diye büyük merakla sayfaları çevirmeye başladım ve ilk bölümle birlikte kitaba bayıldım. İlk okuduğumuz hikayede erkek karakterin babanesiyle olan ilişkisi beni sesli güldüren ilk satırlara tanıklık etti. Daha sonrasında genellikle on üç yaşında olan erkek karakterlerin yetişkinmiş gibi davranışları ve bunun karşısında etraflarındaki insanların tepkileri beni tekrar güldürmeyi başardı. Ama güldürü etkisinin yanı sıra o çocukların iç dünyasını okurken de çok etkilendim. Her hikayeyi gerçekten hiç bitmesin diyerek okudum. Artık son hikayeyi de okuyup son iki sayfasına gelince hala o seneler önce Tumblr'da gördüğüm alıntıyı göremediğim için tam hayal kırıklığına uğrayacaktım ki bir bakarım meğerse o alıntı son sayfadaymış. Üst üste tekrar tekrar okuyup on sene öncesine uçup gittim. Yazarın diğer kitaplarını da bu kadar sever miyim bilmiyorum ama bu kitabını gerçekten bağrıma basarak okudum desem abartmam. Aslında baktığım yorumlarda benim kadar övene de tanıklık etmedim, buna nazaran ben gerçekten çok ama çok beğendim. Sizlere de bol keyifli okumalar dilerim..
Profile Image for Mustafa Şahin.
454 reviews106 followers
July 5, 2015
8-17 yaşları arasındaki erkek çocuklarının gözünden yazılmış sekiz öykü. Mahalle maçları, zorla yaptırılan işler, yenen dayaklar, hayaller, kızlar, ölümler; erken kaybedenler...
Profile Image for Renklikalem.
541 reviews174 followers
August 17, 2023
Öyle guzel ki #erkenkaybedenler dönüp dönüp okuyabilirim bu hisleri yeniden zihnime pompalaması için.

Sorgusuz sualsiz, kayıtsız şartsız tüm öyküler kalbe💌
•anneannemin son ölümü
•zannettiğin gibi değil
•korhan ağbi’nin kardeşi
•denizin çağrısı
•cahide
•üst kattaki terörist
•alçak gönüllü arzular
•kimi sevsem çıkmazı

🫶🏻
Profile Image for Oytunla Hayat.
177 reviews6 followers
May 28, 2022
Sanırım yazarla tanışmak İçin doğru bir kitap değildi. Sıkılmadım ama çok keyif de almadım
Profile Image for Lokum Çocuk Kutuphanesi.
349 reviews46 followers
September 19, 2017
Bazı yazarlar ve kitaplar büyük bir heyecanla okunmak için sırada bekler ancak sıra onlara geldiğinde yaşanılan hayal kırıklığı da bir o kadar büyük olur.
İlk Emrah Serbes kitabım için daha güzel bir yorumum olacağını düşünmüştüm ama kitabı ve yazarın dilini o kadar sevmedim ki :)
Beni rahatsız eden ne kitaptaki küfürler ne de cinselliğin anlatımı oldu. Beni rahatsız eden bir şeyler anlatmak isterken yani yazarın "bir derdi" varken bunu anlatamamasını görmek oldu ve kitabı sadece bitirmek için heyecan duydum.
Başka bir kitabını okumak için istekli değilim, sevenleri bu kadar çokken kafama da taş yağmaz inşallah :P
Profile Image for Salih Arslan.
22 reviews3 followers
October 11, 2013
Emrah serbes ergen yastaki erkek cocuklarinin gozunden dis dunyayi cok iyi yakalamis. Kitaptaki detaylar siz kitabi okurken "evet iste gercek hayatta da aynen boyle" dedirtiyor. Duygular cok iyi aktarilmis. Kendinizi okurken olayi yasayan kisi yerine koyup kolayca karakter uzuldugunde uzulup heyecanlandiginda heyecanini paylasabiliyorsunuz.
Bir de kitap aslinda bu yastaki cocuklarin da en az buyuklerinki kadar karmasik dunyalari, hirslari ve tutkulari oldugunu bize hatirlatiyor. Cunku cocukken hepimiz anlatilan hikayelere benzer olaylar yasadik ya da tanik olduk bu yuzden hikayeler teker teker yasanilan cevreyi tasvir edilmeden anlatilsa da birden hikaye icerisinde kendimizi konumlandiriyoruz.
Kitapta buldugum baska guzel bir yon de ana karakterin gordugu gozle olayin aktarilmasi. Karakter yanlis goruyorsa yanlis dogru goruyorsa dogru. Yani karakterin yasadigi gibi. Bir olayi baskasinin dunyasindan size yasatabiliyor kitap. Olaylar sonunda dogruyu bulma cabasi yok. Ders verme olmadigi icin de yakin arkadasinizin anlattigi bir hikayeyi de dinliyormus havasi veriyor.
Ele alinan cevre de tam Turkiye kesiti. Kitap kapaginin da buna paralel olarak ozenle secildini dusunuyorum.
Kitabi okurken sıkılmadım. Bence bes yıldızı haketti.
Profile Image for Emre Ergin.
Author 10 books83 followers
September 10, 2012
bir öyküde sağ sol çatışması bir öyküde grev yüzünden işinden olan işçi geri planı dışında bütünüyle içeriksiz öyküler. karakterlerin yaşlarına uygun konuşmaması bir hata olarak sunulamaz, ama zaten -alper canıgüz'ün bu olayı karikatürize ederek kitabın baş aktörü yaptığı Oğullar ve Rencide Ruhlar kitabındaki kadar da- göze batmıyor, tadında bırakılan bir büyütüp geri küçültme olmuş. Buna rağmen, kurgular klasik manada bütünlüklü, içindeki zekâ fazlalığından ötürü esprilerin çoğu komik, yer yer farkettirmeden verilen aforizmalar yeterli. kitap her öyküsünü aşk ve ergenliğin cinsel kuvvesi üzerine inşaa etmeseydi doğrudan bir beş verirdim, ama o kadar eğlendim ki, şimdi de buruk bir beş veriyorum.
Profile Image for huzeyfe.
602 reviews86 followers
November 18, 2014
Emrah Serbes'in okuduğum ilk kitabı. Nedense hikaye kitaplarını okumak daha kolay geliyor bana. Özellikle de zihnim yogun iken. Bu kitabı da bir kere ele alışımda bitirebilirdim bir iki kez bölünmese idi. Ama bir Cumartesi öğleden sonrasında başladığım kitabı akşamında bitirebildim.

Daha once Emrah Serbes okumasam da tarzına ve kitabın içeriğine internet ortamında okuduğum birçok haber/yorum/blog nedeniyle bir hayli aşinaydım. Fazlaca içten ve fazla samimi bir tarzda yazılmış hikayelerden olusan kitapta durup düşünebileceginiz, vaaay diyebileceğiniz birçok yer var. Bunu büyümüş de küçülmüş afacanlarin ağzından dinlemek ayrıca guzel geldi.

Kalemine saglık, Emrah Serbes...
Profile Image for mert deniz.
5 reviews3 followers
March 1, 2016
"Cevap vermediğine göre onun gözünde benim gibi biri yoktu. Eğer onun gözünde yoksam ne kadar yokum diye düşünmeye başladım. Bunun derecesini tayin etmeye çalıştım. Bütünüyle mi yoktum acaba, yoksa kısmi bir yokluk muydu benimki? Dünyada iki kişi kalsak mesela, arar mıydı? Aramazsa herhalde kati surette yok sayılırdım onun gözünde. Ya da yolda yürürken ben görmeden önce o görse beni, yolunu değiştirir miydi? O zaman yine kati surette yok sayılır mıydım? Ya da ikimiz aynı anda göz göze gelsek, yol değiştirmeye imkan olmasa, o zaman selam verir miydi? Selam verirse mecburen mi var olurdum acaba?"
Profile Image for Ümit Mutlu.
Author 66 books368 followers
September 29, 2013
Sekiz erkek çocuğunun öyküsü. Aslında bu coğrafyada yaşayan milyonlarca erkek çocuğunun öyküsü.

"İleride bir savaş çıksa kesin biz yeniliriz."

"Neden?"

"Çünkü savaşacak fazla çocuk yok. Herkesin çocuğu çok değerli, kimse göndermez savaşa. Zorla alsalar bile tek çocuklar bencil olur, beni koruyun deyip siperden çıkamazlar, korkup kaçarlar, her şeyi bok ederler, kesin biz yeniliriz. Kesin."
Displaying 1 - 30 of 213 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.