Jump to ratings and reviews
Rate this book

Ben Bir Gürgen Dalıyım

Rate this book
Hasan Ali Toptas "cocuk akli"nin hikmet dolu bilincini bir gurgen dalina tercume ediyor ve insanligimiza onun gozuyle bakmamizi sagliyor.Ben Bir Gurgen Daliyim; yemyesil umutlarin, horgorulen ufuklarin, kaybedilen zamanlarin, bitmeyen zulum carklarinin, ama asla sonmeyen bir inancin hikiyesi…"Herhilde beni tuhaf bir kusa benzetmislerdi. Belki de onlarin gozunde, masallardan cikip gelmistim ben, ne yapacagimi kestiremeden, koyun ustunde oylece, kendi hizimin icinde kaybolmuscasina ucup duruyordum. Ola ki baska bir masala gidecektim ama, henuz o masal yaratilmamisti. Bu yuzden, oralarda oyalanip vakit geciriyordum. Hic kuskusuz, beni anlatacak olan masal soylenir soylenmez ucup gidecektim."(Tanitim Bulteninden)Ince Sayfa 160Baski 2016 Sayfa 160Baski 2016 Everest Yayinlari

98 pages, Paperback

First published January 1, 1997

23 people are currently reading
831 people want to read

About the author

Hasan Ali Toptaş

28 books730 followers
Hasan Ali Toptaş, a truck driver’s son, was born in Baklan, southwest Anatolia, in 1958. After completing his military service, he survived by doing odd jobs until he found a position at the Office of Inland Revenue. He worked in various small towns as a bailiff and treasurer, and finally as a tax officer. Following the publication of a few short stories in journals and anthologies, he paid for the printing of his first volume of stories Bir Gülüşün Kimliği in 1987. He submitted his second novel Gölgesizler (1995) to the Yunus Nadi Prize jury, and won. This novel was later adapted into a feature film (2007). Toptaş has received many other awards, including the Cevdet Kudret Liteary Award for his novel Bin Hüzünlü Haz (1999) and the Orhan Kemal Award for Best Novel for Uykuların Doğusu (2005). Yalnızlıklar (1990), poetic texts he constructed as a series of encyclopedia entries, has been successfully adapted to the stage. Toptaş retired in 2005, and since then has dedicated himself fulltime to his writing. His most recent book, the novel Heba (2013), will be published in English by Bloomsbury in 2015, and is to be followed by the English translation of Gölgesizler. Toptaş’s work has been published in many languages, including Dutch, French, German and Korean.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
856 (62%)
4 stars
368 (26%)
3 stars
102 (7%)
2 stars
35 (2%)
1 star
14 (1%)
Displaying 1 - 30 of 155 reviews
Profile Image for İntellecta.
200 reviews1,781 followers
Read
December 12, 2020
"Kilit ne demektir bilir misiniz?"
"Ne demektir?"
"Ben size söyleyeyim, kilit, insanın utancı demektir her şeyden önce... İnsanoğlunun nereye ulaştığının göstergesi demektir. İnsanların birbirlerine duydukları güvensizliğin elle tutulur halidir kilit. Birbirlerine duydukları saygının derecesidir. Bu yüzden, bir çeşit utanç belgesidir her kapıda... "

Kitaptan alıntı...
Profile Image for melis.
290 reviews146 followers
December 14, 2020
"... ne yaparsak yapalım, biz bu insanlardan asla kurtulamayacağız."

Okurken çocukluğum doluştu aklıma. O zamanlar her şeyin bir canı olduğuna inanırdım bu yüzden de her gün başka bir şeye dönüşebilmeyi, dünyayı onların gözleriyle görebilmeyi isterdim. Böylece neyin nasıl düşündüğünü, hissettiğini, neye sevindiğini veya üzüldüğünü bilecek ve her şeyliği tadıp kendime döndüğümde bunları göz önünde bulundurarak davranacaktım onlara. Birbirinden hoşlanmayan kaplanla ayıyı aynı oyuna katmayacak ya da uykumda sürekli dönüp durduğum için gıdıklanan yatağım için kendimi kontrol etmeye çalışacaktım mesela. Böyle şeyler. Her şeyin beni hissedebildiğini ve benim onları kırabileceğimi düşünürdüm işte ve onlara yapabileceklerimden korkardım.

Yıllar geçtikçe kimi şeyin canlılığına karşı bu inancım biraz zayıflasa da (hâlâ temkinli davranırım) ağaçların hislerinden hiçbir zaman şüphe duymadım. Düşen yapraklarının, dürtüklenen dallarının, gövdelerine uzanan her bir elin bilincinde olduklarını, bize kırgın, hem de çok kırgın olduklarını ama yine de çıt çıkarmadıklarını, yerlerini bırakamasalar da bizden her gün biraz daha uzaklaştıklarını ve bize sırtlarını olduğunca döndüklerini düşünüyorum, hissediyorum hâlâ. Hareketlerimizden kırılan ama bundan kimseye bahsetmeyen, yine de bize bir daha asla güvenmeyecek olan küçük birer çocuk gibi geliyorlar bana bazen.

Bu ve bu gibi hislerimden ötürü kitabı kendime çok yakın buldum. Dillerini öğrenmeyi yıllardır arzuladığım ama gövdelerini okşamaktan başka bir şey yapamadığım ağaçların sesini duymak, ormanı, hayatlarını anlatışlarını dinlemek içimi serinletti. Bir de onlara ses veren, tasvirleriyle yüzümü gülümsetip duran Hasan Ali Toptaş olunca...

Kuşların bulutlanışı, rüzgârın hikâye anlatıcılığı, renklerin birbirine karışan kokusu beni alıp alıp götürse de yaprakları dolu dolu olan bu ağaçların anlattıkları yüreğimi dağladı. "Korktuğum her şey gerçekmiş," dedim ağaçlar bizden ne kadar korktuklarını anlattıkça. Korktuğum her şey gerçekmiş.

Beni bir gerçekliğe (ki içinde benim gerçekliğimi de gizliyor) öylece kolay, öylece akışkan götürebildiği, çocuk edebildiği ve özellikle son sayfalarında olmak üzere hüngür hüngür ağlatabildiği için daha da etkilendim kitaptan. Döktüğüm gözyaşları bir fidana can suyu olabilseydi keşke.

"... adına savaş denen şey, yeryüzünün herhangi bir noktasında başlayıp herhangi bir noktasında bitmezdi. Her şey gibi, o da insanda başlayıp insanda biterdi. ... Cepheler, bütün acımasızlıklarıyla insanoğlunun içindeydi."
Profile Image for Irmak.
402 reviews936 followers
October 11, 2016
#benbirgurgendaliyim
Ak sakallı meşenin dediği gibi, insanın zalimliğine ağaçlarla kuşlar, böceklerle otlar, hayvanlarla taşlar değil, ancak insan karşı koyabilirdi.
Dönüp dolaşıp insanda başlıyordu her şey, dönüp dolaşıp insanda bitiyordu. Gerisi boştu.
Yani, insanın karışmadığı her şey bir masaldı.
•••
Kilit insanın utancı denektir her şeyden önce. İnsanoğlunun nereye ulaştığının göstergesi demektir. İnsanların birbirine duydukları güvensizliğin elle tutulur halidir kilit. Birbirlerine duydukları saygının derecesidir. Bu yüzden bir çeşit utanç belgesidir her kapıda. Hatta, her dolapta, her çekmecede, her çantada, her kasada, her kutuda... Gene de, insanların yüzü kızarmaz onu görünce.
•••
Bir zamanlar ak sakallı meşenin anlattığına göre, adına savaş denen şey, yeryüzünün herhangi bir noktasında başlayıp her hangi bir noktasında bitmezdi.
Her şey gibi, o da insanda başlayıp insanda biterdi. Bu yüzden, cepheler falanca dağda ya da falanca ovada değildi. Cepheler bütün acımasızlıklarıyla insanoğlunun içindeydi.
•••
Ben bir gürgen dalıyım inanılmaz etkilenerek ve severek okuduğum bir kitap oldu. Yukarıdaki alıntıları okuduktan sonra bile bu kitabı okumak isteyebilirsiniz. Çünkü gerçekten sizi derinden etkileyeceğine inanıyorum.
Sonu öylesine hüzünlüydü ki, yazarın bir ağaç üzerinden yola çıkarak söylediği şeyler öylesine gerçek ki. Ben bayıldım.
Ne diyebilirim bilmiyorum ama mutlaka okuyun.
Profile Image for Gökçe.
Author 4 books73 followers
March 25, 2018
Kitabı çook uzun zamandır herkeste görüyordum, Onur ablanın şu videosunda da görünce de kesinkes almaya karar verdim; anca alıp anca okuyabildim.

Öncelikle yazarın anlatımını çok sevdim. Akıcı bir anlatımı var. Kitap Beşparmak Dağı'ndaki bir gürgen ağacının hayatını anlatıyor. Gürgen ağacından dinliyoruz insanı. Daha doğrusu insanı ve insanoğlunun zalimliğini. Kitabı okudukça hak verdim, biz insanoğlu hakikaten doğaya kulak vermiyoruz. Yazar da bir gürgen ağacı olarak bu gerçekleri tokat gibi çarpmış yüzümüze. Boğazımın düğümlendiği çok yer oldu. Severek okudum.
Profile Image for Chinara Ahmadova.
426 reviews122 followers
January 2, 2022
Kədərli bir başlanğıc oldu 2022-ci ilə. 1997-ci ildə yazılsa da, zamanın nəbzini saxlayan bir əsər oldu. Meşənin ortasında bir vələs ağacının dilindən insanlığa baxırıq, meşələri qıran, ağacların hayqırışına, göz yaşlarına baxmadan meşələri məhv edib ağacları sənayeye daşıyan insanlara. Taleyi ilə barışmış ağaclar heç olmasa, odun kimi yandırılmaqdansa, bir əşyaya çevrilməyə razı olurlar. Və bizim bu əziz Vələs xəyallar qurur - beşikmi olsun, pəncərəmi olsun. Amma tale onu elə bir yerə gətirir ki, odun olmaq ondan yaxşı gəlir. Əldən isə heç nə gəlmir - hər şey insanla başlayıb insanla da bitir.
Profile Image for Tuğçe Kozak.
278 reviews284 followers
January 31, 2017
Son sayfalarını tüylerim diken diken okudum,ne yazsam ne desem sönük kalıcak...



İki değil elli kere okurum ne güzelsin sen ...
Profile Image for Büşra.
582 reviews174 followers
June 28, 2018
:') Sağırdı çünkü o; kokularıma da, yeşillerime de, duruşuma da sağırdı. Sözün özü, insanoğlu benim soyumun dilini çözememişti henüz; kokuca konuşsam da anlamazdı, renkçe konuşsam da...
Profile Image for Cemre.
725 reviews566 followers
July 30, 2019
"Dönüp dolaşıp insanda başlıyordu her şey, dönüp dolaşıp insanda bitiyordu.
Gerisi boştu...
Yani, insanın karışmadığı her şey bir masaldı" (s. 65).

Profile Image for Serhat Can Kacan.
99 reviews
September 10, 2016
Dönüp dolaşıp insanda başlıyordu her şey, dönüp dolaşıp insanda bitiyor.
Gerisi boş...
Yani, insanın karışmadığı her şey bir masaldı. (sayfa 65)


Ben Bir Gürgen Dalıyım bir gürgenin hikayesi. Gürgenin umutlarını, isteklerini ve aynı zamanda yaşadıklarını okuyacaksınız. Yediden yetmişe herkesin okuyup ders çıkaracağı bir kitap. Hasan Ali Toptaş yalnızca bir gürgeni yazmamış, aynı zamanda onun duygularını bizlere hissettirmeyi başarmış.

Kitapta bulunan illüstrasyonlar, sayfalarda takılı kalmanıza neden olacak çünkü çok güzel detaylar vardı.

Son sayfasına kadar bütün duyguları hissedeceksiniz. Kısa ama bi' o kadar dolu bir kitap. Bitirdikten sonra dağlara, ağaçlara, kuşlara, gökyüzüne ve daha nicelerine söyleyin ki gürgen, arkasında bıraktığı kurumuş bir gürgen dalıdır artık.
Profile Image for Mayk Can Şişman.
354 reviews225 followers
August 4, 2019
İyi ki ‘şimdi’ okumuşum bu kitabı... Herkesin çok beğendiği, benim de itinayla yıllardır uzak tuttuğum bu kitabı çok doğru bir zamanda okudum ve tabii ki kalbimden vuruldum. Çok etkileyiciydi...
Profile Image for Hande.
19 reviews3 followers
May 3, 2018
Bitti ve “Ben ne okudum?” dedim. Hayatımın farklı evrelerinde tekrar tekrar okuyacağım bir eser bu. Defalarca 5 puan vermek istiyorum. Çok etkiledi beni.
Author 7 books54 followers
June 27, 2018
"Keşke insanlar dünyayı sevmeyi öğrense; yaşadıkları topraklarda birer misafir olduklarını anlasalar."


Hım... Hım... Hım... Yine herkesin çok sevdiği, benim orta halli sevebildiğim bir kitapla karşı karşıyayız. Yazarı tek kitabıyla tanımış gibi davranmayacağım katiyen ama bu kadar sevilen ve övülen bir yazarın, beklentimi yükselttiğini söylemeden edemem. Bu yüzden kitabı okurken başta beğensem de gittikçe hayal kırıklığına uğradım. Redaksiyon çok kötüydü, çeviri kitapları aratmıyordu ve neredeyse her cümle devrik olduğu için okurken yıldım. Ne yazık ki ben devrik cümlenin şiirsel olduğunu düşünmüyorum. Şiirsellik benim için anlam ve uyumla ilgili.

Bunun yanında bahsi geçen hikaye çok güzel, düşündürücü, kalp kırıcı ve etkileyici; bu yönüne sözüm yok. Ama öyle karamsar, öyle karamsar ki kitabın sonunda dünyaya dair umut bırakmıyor. Bu da beni biraz üzdü. Bir öğretmen olarak çocuklara okutmak isteyeceğim bir kitap değil bu ne yazık ki. Dünya çok kötü bir yer, biliyorum. İnsanlar çok kötü şeyler yapıyor. Benciliz. Cahiliz. Sevmeyi bilmiyoruz. Ama bunu öğretmenin yolu bu mu? Benim için değil. Ben daha olumlu düşünmek istiyorum.

Kitabı yine de tavsiye ediyorum ama mükemmel bulmadığımı da belirtmek istiyorum.
Profile Image for Gizem.
23 reviews48 followers
November 23, 2017
Muhteşem!

“Kilit, insanın utancı demektir her şeyden önce... İnsanoğlunun nereye ulaştığının göstergesi demektir. İnsanların birbirine duyduğu güvensizliğin elle tutulur halidir kilit. Birbirlerine duydukları saygının derecesidir. Bu yüzden, bir çeşit utanç belgesidir her kapıda. Hatta, her dolapta, her çekmecede, her çantada, her kasada, her kutuda... gene de, insanların yüzü kızarmaz onu görünce.

Üstelik, bu kilitleri açıp kapamaya yarayan ve adına anahtar denen şeyi, sürekli ceplerinde taşırlar. Bazıları ceplerine bile koymaz anahtarını, kaptıracakmış gibi, sürekli elinde tutar. İkide bir, evirir çevirir. Neşelenince, şıkır şıkır sallar. Yani, utanç belgesinin farkına bile varmadan, neşesinin bir göstergesi olarak kullanılır. Hadi bakalım, bütün bu anlattıklarımdan sonra söyleyin şimdi, ister misiniz kapı olalım? İster misiniz, o kilitlerden biri getirilip yanağımıza vidalansın?” (Sayfa 73-74)
Profile Image for Cansu.
42 reviews9 followers
April 13, 2019
Her yaşta okunması ve ders alınması gereken bir kitap. Okuyun, okutturun!

“Ak sakallı meşenin dediği gibi, insanın zalimliğine ağaçlarla kuşlar, böceklerle otlar, hayvanlarla taşlar değil, ancak insan karşı koyabilirdi.”
Profile Image for Tuba Yerliyurt.
39 reviews15 followers
January 16, 2015
Genç ve yaşama heyecanı dolu bir gürgen ağacının ormanda başlayan serüveninin, gürgen ağacının kendi ağzından anlatıldığı bir (iddia odur ki) çocuk romanı. Kitabı okurken hikayeyi ağaçtan dinlemiş oldum desem abartmış olmam. Okuduğum ilk Hasan Ali Toptaş romanı ve yazarın akıcı anlatımı, sade ama vurucu betimlemeleri, kelime seçimleri insanın duyguları ile direkt temas kuruyor.

Bu kitabı çocuğuma okutur muyum diye çok düşündüm çünkü temelde bir ağacın insanın utanç verici acımasızlıklarını, acıyı, göz yaşını insanın suratına safça, basitçe vuruverdiği bir kitap bu. Anlatımı bir çocuğun hayal dünyası kadar naif ama anlattığı gerçekliğin yarattığı utanç altında ezilmiş hissettim kendimi.

Birine bir kötülük edersiniz istemeden ve o kişi bu kötülüğün onda yarattığı tesiri size cam gibi dümdüz anlatır, siz de yüzleşmek istemezsiniz ama zorunda kalırsınız, ağzınızı açamaz, bir kelime edemez, susarak dinlersiniz. Öyle bir kitap...
Profile Image for Münevver.
383 reviews86 followers
November 16, 2016
Çocuk kitabı olduğunu düşünüyorsanız hayır, değil, ilk fırsatta yeniden okuyacağım.
Profile Image for Serbay GÜL.
206 reviews56 followers
April 9, 2018
Gencecik bir fidansınız ve korkunç yaratıklar olan insanlarla henüz tanışmamışsınız. Ormanda senin gibi yemyeşil olan diğer ağaçlarla güzel güzel yaşıyorsun. Sonra insandan bahsediyor büyükler, tahribatı ne kadar sevdiklerinin, ne kadar doğa düşmanı olduklarının söylentileri dolaşıyor ortalıkta ve bir gün gelip seni de keseceklerini öğreniyorsun. Sonra rüzgar sana bir şeyler fısıldıyor ve duyduklarının doğru olup olmadığını sorgulayıp, aslında ağaçların kesildikten sonra ölmediklerini öğreniyorsun. Tabi eğer yakılmak için kesilmediysen. Belki bir masa, bir gitar, sandal ya da kapı olarak da hayata devam edebilirsin. Madem kaçınılmaz bir son var ve kesileceksin, marifetli bir marangozun ellerinde neye dönüşüp hayatına devam etme hayliyle yaşardın ? Ya da neye dönüştürülmek en büyük korkun olurdu ?
Ne kadar ürkütücü olduğumuzu bir de bu minik gürgen ağacının gözünden görmemizi sağlamış üstat. Muhteşem bir dil, kusursuz bir akıcılık. İçerisindeki çizimler de en az kitap kadar başarılı. Gürgenimiz; hümanist , anti-militarist , şirin mi şirin bir ağaç. Okuduğunda kendinden ve hemcinslerinden biraz daha nefret ediyorsun. Hem çok sevimli , hem çok can acıtıcısın bir kitap.
Profile Image for Perihan.
480 reviews135 followers
November 4, 2016
"... Çünkü, yüzyıllardır çözülemeyen acayip bir bilmeceydi insan. Derinlerden daha derin bir sırdı ya da, ucu bucağı olmayan, içi pisliklerle, içi eşsiz güzelliklerle dolu, alabildiğine karanlık ve karmakarışık bir evrendi."

Kitabı böyle sessiz sessiz değil, bağıra bağıra okumak istedim, hatta bazı bölümlerini sesli okudum.
Böyle bir nefeslik bir hikaye , ama sonra alınan her nefeste acıyla hatırlanacak bir hikaye...

Hasan Ali Toptaş öyle samimi yazmış ki , bu kısa hikayeyi; bitirince "ben doyamadım ki bir daha okurum " diyorsun.
Okurken bu dünyadan sıyrılıp , anında kitaptaki o masalsı aleme akıveriyorsun ...
Kitabın sonlarına doğru da pat diye , insanların ideolojileri ve inandıkları uğruna birbirlerine eziyet ettiği , birbirlerini öldürdüğü dünyanın içinde buluveriyorsun kendini...
Profile Image for Bülent Ö. .
296 reviews139 followers
January 18, 2020
Sevdim.

Lakin kitabın havasında bir sorun var. Masalsı bir anlatımla başlayan ve bir noktaya kadar böyle ilerleyen hikaye çok sert ve acıklı bir hal alıyor, büyük dersler vermeye çalışıyor okuyucuya.

O masalın devam etmesini isterdim ben, ne anlatmak istiyorsa Toptaş, o masala yedirmeliydi.

Bilmem öyle bir amacı var mıydı ama çocuklar için yazdıysa fazla sert, fazla öğretici. O koca cümleler, o ağır olaylar altında ezilir çocuk. Yok eğer yetişkinlere yönelikse bu hikaye; bu masal dili yakışmamış anlatılanlara.
Profile Image for zey.
125 reviews41 followers
July 12, 2017
Okuduğum en anlamlı kitaplardan biriydi Ben Bir Gürgen Dalıyım. Bu kitabı kelimelere dökemem ki ben. Sadece okuyun diyorum.



"İnsanların büyük bölümü, birçok güzelliği göremezdi.
Büyük bölümü, birçok güzelliğe dokunamazdı.
Onlar, birer uyurgezer gibi, geçip giderlerdi güzelliklerin yanından. Ya da, kafaya taktıkları başka bir güzelliğin peşinden koşarken, onun uğruna, birçok güzelliği de ayaklarının altına alıp hiç farkına varmadan acımasızca ezerlerdi."

"Ak sakallı meşenin dediği gibi, insanın zalimliğine ağaçlarla kuşlar, böceklerle otlar, hayvanlarla taşlar değil, ancak insan karşı koyabilirdi.
Dönüp dolaşıp insanda başlıyordu her şey, dönüp dolaşıp insanda bitiyordu.
Gerisi boştu...
Yani, insanın karışmadığı her şey bir masaldı."
Profile Image for dilara.
84 reviews4 followers
June 27, 2017
"Zaten bir zamanlar bana ak sakallı meşenin anlattığına göre,adına savaş denen şey,yeryüzünün herhangi bir noktasında başlayıp herhangi bir noktasında bitmezdi.
Her şey gibi,o da insanda başlayıp insanda biterdi.
Bu yüzden,cepheler falanca dağda ya da falanca ovada değildi.
Cepheler,bütün acımasızlıklarıyla insanoğlunun içindeydi.
Toprağı titrete titrete yürüyen tanklar,art arda gümbürdeyen toplar ve durup dinlenmeden kurşun kusan tüfekler insanoğlunun içindeydi.
Hatta,henüz icat edilmemiş silahlar da insanoğlunun içindeydi."
Profile Image for Betül Bozkurt.
371 reviews15 followers
February 14, 2019
Ben de bir gürgen dalı olup yaşadım okuduklarımı resmen... Öylesine güzel, öylesine içine çekiyor ki insanı... Bayıldım❤️
Profile Image for Seda Işik.
61 reviews6 followers
November 17, 2020
Ben mi artık çok duygusalım bilmiyorum ama artık her hikayede gözlerim dolmak için bir sebep buluyor. Ben bir gürgen dalıyım da ağlattı beni..
Profile Image for Tuçe Kibar.
136 reviews20 followers
August 1, 2018
İlk defa Hasan Ali Toptaş okuyorum ve kesinlikle de son olmayacak!

Kitabın kapağına bakıldığında naif, şirin bi kitap bekliyordum ama kitap tam tersi çıktı. 100 sayfalık kısacık içeriğinde bize verdiği dersler ve duygular o kadar güzeldi ki. İnsanoğlunun çevresindeki canlılara karşı nasıl acımasız ve kırıcı olduğunu, aynı zamanda ise ne kadar kırılgan bir yapımız olduğunu çok güzel bi şekilde anlatmış. Okuyun, okutunuz...
Profile Image for Caterina.
1,211 reviews62 followers
December 31, 2016
Ne vardı böyle hüzünlü bitmeseydi...

Büyüklere yazılmış bu masalda ormanın, doğanın çığlığı var, hayatın gerçekleri var...

"... Dönüp dolaşıp insanda başlıyordu her şey, dönüp dolaşıp insanda bitiyordu.

Gerisi boştu...

Yani, insanın karışmadığı her şey masaldı." Syf:65
Profile Image for Münevver.
383 reviews86 followers
February 1, 2017
... Eğer Beşparmak Dağları'nın ardındaki düzlükte kuru bir dalım kalmışsa, artık ben bir gürgen dalıyım.

Öyle naif, öyle saf ama bir o kadar etkileyici...
Çocuk aklındaki hikmet, Küçük Prens'te olduğu gibi bir kez daha bizimle...
Profile Image for Fatma.
65 reviews7 followers
Read
December 27, 2016
Peki, bir barış bahçesi olamaz mıydı insan?
Şöyle, güllerin kuş cıvıltılarına, kuş cıvıltılarının güllere karıştığı, mutlu yüzlerle dolu rengarenk bir barış bahçesi ?

Olmak dileğiyle.
Displaying 1 - 30 of 155 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.