Bi keresinde Oğuz Abi söylediydi, “Herşeyi yazıp çizdikten sonra bir çeki taşı kalır insanın içinde,” dediydi. “Çeki taşı” nedir bilmiyorum. Ama tüm o komikliklerden sonra, insanın içine oturan, ağır ve kıpırdatılamaz acıklı bişeylerin kaldığı doğrudur. Yazarsın, çizersin, bunlar hakkaten birilerini güldürür ama Oğuz Abi’nin söylediği gibi: Senin içinde, bütün güldürücü, sevindirici coşkulu bileşenleri aldıktan sonra, ağır, yerinden oynatılamaz, gözyaşı dahil bilinen herhangi bir sıvıyla akıtılıp temizlenemez bir tortu kalıp birikir. Geriye irisinden bi taş, “çeki taşı” kalır.
Ben işte o “ciddi ve hisli” yazıları yazmaya kalkıştığımda, çeki taşından kırabildiğim parçalarla harfler yaptım kendimce.
İTÜ İnşaat Fakültesi İnşaat Mühendisliği mezunu olan Atilla Atalay, 1979 Yılından başlayarak profesyönel mizah yazarı olarak çeşitli dergilerde yazılar yazdı. Gırgır, Fırt, Hıbır Mizah dergileriyle birlikte bir süre haftalık olarak yayınlanan Gazete Pazar'da ve Milliyet Gazetesi Kültür Sanat Eki'nde köşe yazıları yazdı. Mizah dergilerindeki köşeleri Eray ve Sıdıka büyük ilgi çekti. Yazıları halen Leman ve Lemanyak Dergileri'nde sürmektedir.
"Sıdıka" adlı tiplemesi Atıf Yılmaz ve Mahinur Ergun'un yönetiminde Show TV için televizyon dizisi olarak çekildi. Haluk Bilginer ve Zuhal Olcay için yazdığı "Gelecekte İnecek Var" adlı mini TV dizisi ise ATV'de yayınlandı.
Ama tüm o komikliklerden sonra, insanın içine oturan, ağır ve kıpırdatılamaz acıklı bişeylerin kaldığı doğrudur. Yazarsın, çizersin, bunlar hakkaten birilerini güldürür ama Oğuz Abi'nin söylediği gibi: Senin içinde, bütün güldürücü, sevindirici coşkulu bileşenleri aldıktan sonra, ağır, yerinden oynatılamaz, gözyaşı dahil bilinen herhangi bir sıvıyla akıtılıp temizlenemez bir tortu kalıp birikir. Geriye irisinden bi taş, "çeki taşı" kalır.
Ben işte o "ciddi ve hisli" yazıları yazmaya kalkıştığımda , çeki taşından kırabildiğim parçalara harfler yaptım kendimce."
Fabriga favorimdi, ağlattı, çok etkiledi.. film gibi, çekilse izlenir, tam Çağan Irmaklık hikaye aslında.. hayaller kahyası ise çok farklı, eminim abisi olanlar çok daha fazla etkilenmiştir. öpücük balığı ve ebekulak da dönüp dönüp okunur..
daha önce okumadığım için utandığım insanlar arasına girdi Atilla Atalay. Bu ülkede bir mizah yazarı kolay yetişmediği gibi; bu ülkede mizah yapanların hepsi aslında çok duygusal adamlar lan. Özellikle İnsan Kalma Alıştırmalarına bayıldım.
Yatik sekiz,seslerim,opucuk baligi ve insan kalma alistirmalari en iyi oykuler. Bu tarzda yazilmis kitaplar arasinda Firat Budacidan iyi ama bir Umut Sarikaya degil. Tabi onlara nazaran mizahtan cok hisli hikayeler iceren bir kitap.Ozellikle insan kalma alistirmalari tutamagi olmayanlarin hikayesi.
Atilla Atalay'ı iki farklı kimliği ile ele alırsak ben özgün hikayelerini/anılarını en iyiler arasına gözüm kapalı yazarım. İşte o özgün hikayelerinin derlemesi olan kitap. Atilla Atalay'ın her mizah kitabının sonuna ekleştirdiği o tek tük öyküleri derli toplu şekilde hediye etmek için birebir.