Mustafa Armağan, yıllardır üzerinde çalıştığı Osmanlı tarihini yeni bir gözle okuma serüvenini taçlandırıyor Osmanlı: İnsanlığın Son Adası adlı kitabıyla.
Bildiğimiz bu büyük tarihin bilmediğimiz nice yönlerini, yeni bir bakışla gündeme getiren Armağan, böylece Osmanlı tarihindeki bazı klişeleşmiş hüküm ve anlatıları sorgulamaya girişiyor: Kapitülasyonlar iyi bir şey miydi? Osmanlı toplumu erkek egemen miydi? Harem gerçekten de bir haz mekânı mıydı? Patrona Halil bir eşkıya mıydı yoksa halk kahramanı mı? Osmanlı’da demokrasi var mıydı? Osmanlı: İnsanlığın Son Adası, bu ve benzeri soruları cevaplandırmaya yönelik kışkırtıcı bir okuma girişimi.
Mustafa Armağan, Türk araştırmacı yazar. Özellikle tarih konusunda verdiği eserlerle bilinir.
Urfalı bir anne-babanın çocuğu olarak 24 Şubat 1961 tarihinde, Cizre'de doğdu. İlk ve orta öğrenimini Bursa'da tamamladı.
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türkoloji Bölümünden mezun olduktan sonra çeşitli yayınevlerinde editör olarak çalıştı. 1995-1996 arasında İzlenim dergisinin yayın yönetmenliğini yürüttü. Sosyal Bilimler Ansiklopedisi (Risale Yayınları, 4 cilt) ve Osmanlı Ansiklopedisi (Ağaç Yayıncılık, 7 cilt) adlı çalışmalarının yayın koordinatörlüklerinde bulundu. M. M. Şerif'in 4 ciltlik İslam Düşüncesi Tarihi adlı derlemesi (İnsan Yayınları, 1990-91) yayına hazırladı. Türkiye Yazarlar Birliği tarafından üç defa ödüle layık görüldü: Batı Düşüncesinde Dönüm Noktası (F.Capra'dan tercüme dalında, 1989) ve Şehir, Ey Şehir (deneme dalında, 1997) Osmanlı: İnsanlığın son adası (TYB Fikir Ödülü) . Telif kitapları olan Gelenek (1992), Gelenek ve Modernlik Arasında (1995), Şehir Asla Unutmaz (1996) ve Bursa Şehrengizi (1998) dışında derleme ve çeviri olarak çok sayıda kitabı bulunmaktadır. Gazeteciler ve Yazarlar Vakfında yayın bölümü yöneticisi olarak görev yapmakta, Mehtap TV'de Tarih Aynası adında bir program sunmaktadır. 1995'ten beri Zaman gazetesinde yazı yazmaktadır.
Ayrıca Mustafa Armağan, nisan 2012 tarihinden itibaren Derin Tarih adlı tarih dergisinin genel yayın yönetmenliği görevini de yürütmektedir.
Mustafa Armağan tam bir Osmanlı hayranı ve bunu eserinde de görebildim. Etkileyici ve bilgilendirici bir eserdi. Bu eserde beni rahatsız eden kısım sanki herkes Osmanlı düşmanıymış gibi yansıtması. Osmanlının bir şeyini beğenmiyor diye Osmanlı düşmanı gibi yansıtması hoş değil bence. Yazar belki bu anlamda yazmasa da bana öyle yansıdı. kitapta benim en çok ilgimi çeken bölümler ABDÜLHAMİD VE FREUD ve EN ZAYIF HALKAYI TUTMAK: II. ABDÜLHAMİD'İN FİLİSTİN HASSASİYETİ'ydi.
Bu okuyacağım kitabın bana Osmanlı Devleti ve tarihi açısından çok şey kazandıracağını düşünüyorum. Okudum ve çok beğendim.Tarih hakkında yapılan yanlışları gün ışığına çıkarmış.Tarih seven herkes okumalı bence.
Osmanlı Tarihi'ni değişik bir açıdan betimleyen yazar ünlü tarihçilerin alıntılarını kullanarak tarihi anlamak olgusunu ilgi çekici bir şekilde okuyucularına sunmakta. Osmanlı'yı ve tarihi ayırarak hem masalsı bir şekilde hem gerçekçi anlatımı 'Osmanlı mucizesinin sırlarını aralarken ' okuyucuya önemli bilgiler de vermekte. Kitabın içindeki bilgilendirici resimler; haritalar ve metaryaller kitabı daha komplike bir hale getirmekte ve okuyucularına sunmaktadır.