What do you think?


Kimi Sevsem Sensin
"Ne kadınlar sevdim zaten yoktular" diye anlattı "sevgili"nin hayatta somut bir karşılığı olmadığını Attila İlhan. Şimdi de "Kimi Sevsem Sensin / Hayret" diyor. Yaşadığımız hayat karmaşıklaştıkça "mümkünsüz" hale gelen aşklarımızı mısralara döküyor, mısralarını, ruhumuzu hafif bir meltem gibi saran, bizi derinleştiren, acıtan eşsiz bir müzikle harmanlıyor ve onlardan hayatlarımıza temelli giren, unutulmaz şiirler inşa ediyor... Onlara bakalım, dokunalım diye; onları duyalım, koklayalım, onlarla içimizin çoraklıklarını yeşertelim diye.
Attila İlhan'ın aşk şiirlerinin çok okunması, nesnel karşılık kuramını ispatlamasından kaynaklanıyor. Gerçekten de herkes onun aşk şiiri ıskalasında kendini etkileyen, aşkıyla özdeşleşen bir özellik bulur.
-Doğan Hızlan
(Arka Kapak)
Attila İlhan'ın aşk şiirlerinin çok okunması, nesnel karşılık kuramını ispatlamasından kaynaklanıyor. Gerçekten de herkes onun aşk şiiri ıskalasında kendini etkileyen, aşkıyla özdeşleşen bir özellik bulur.
-Doğan Hızlan
(Arka Kapak)
128 pages, Paperback
First published January 1, 2001
About the author
Attilâ İlhan
67 books196 followersAttilâ İlhan was born in Menemen in İzmir Province, Turkey on 15 June 1925. He received most of his primary education in İzmir. However, because of his father's job, he completed his junior high school education in different cities. Aged 16 and enrolled in İzmir Atatürk High School, he got into trouble for sending a poem by Nazım Hikmet, a famous dissident communist Turkish poet, to a girl he was in love with. He was arrested and taken into custody for three weeks. He was also dismissed from school and jailed for two months. After his imprisonment, İlhan was forbidden from attending any schools in Turkey, thus interrupting his education.
Following a favorable court decision in 1941, he received permission to continue his education again and enrolled in Istanbul Işık High School. During the last year of his high school education, his uncle sent one of his poems to CHP Poetry Competition without telling Attilâ. The poem, Cebbaroğlu Mehemmed, won the second prize among many poems written by famous poets. He graduated from high school in 1942 and enrolled in Istanbul University's law school. However, he left midway through his legal education to pursue his own endeavors and published his first poetry book, Duvar (The Wall).
Following a favorable court decision in 1941, he received permission to continue his education again and enrolled in Istanbul Işık High School. During the last year of his high school education, his uncle sent one of his poems to CHP Poetry Competition without telling Attilâ. The poem, Cebbaroğlu Mehemmed, won the second prize among many poems written by famous poets. He graduated from high school in 1942 and enrolled in Istanbul University's law school. However, he left midway through his legal education to pursue his own endeavors and published his first poetry book, Duvar (The Wall).
Ratings & Reviews
Friends & Following
Create a free account to discover what your friends think of this book!
Community Reviews
Displaying 1 - 30 of 37 reviews
August 7, 2016
Attila İlhan 'ın muhteşem dizeleri okurken ruhumu dinlendirdi.
"..
Sevmek sevildiğini bile farketmeden
yaklaştıkça ölüm soğuk bir yağmur gibi
sevmek zehir zemberek ve yürekten
gecikerek de olsa vuruşur gibi
sevmek için geç ölmek için erken.. "
"..
Sevmek sevildiğini bile farketmeden
yaklaştıkça ölüm soğuk bir yağmur gibi
sevmek zehir zemberek ve yürekten
gecikerek de olsa vuruşur gibi
sevmek için geç ölmek için erken.. "
February 25, 2017
"insanı ancak kendisi tamamlar
içinde başka dışında başkasın
eksiğin fazlana elbet bulaşacak
öbürü sığacak bunun derisine
yoksa sabaha sağ çıkamazsın"
(s.19)
"yanlış ama kim biliyor
bir de bu var
yaşamak
doğruların yanlışlarda aranması"
(s. 46)
içinde başka dışında başkasın
eksiğin fazlana elbet bulaşacak
öbürü sığacak bunun derisine
yoksa sabaha sağ çıkamazsın"
(s.19)
"yanlış ama kim biliyor
bir de bu var
yaşamak
doğruların yanlışlarda aranması"
(s. 46)
February 4, 2025
"Ahenginden soyutlanmış şiir, üçüncü boyutunu yitirmiş, zavallı bir metine dönüşüyor; onu kimse ezberlemez, ezberleyemez; ezberlenemeyen şiirin, nesiller boyu yaşadığı görülmemiştir."
Şiir kültürümü geliştirme çabalarımı fazlasıyla kolaylaştıran bir şair. Muazzam.
Şiir kültürümü geliştirme çabalarımı fazlasıyla kolaylaştıran bir şair. Muazzam.
March 12, 2017
sevmek insanın yüreği kadar
küçükse büyüğünü taşıyamazsın
--o--
kimi sevsem sensin / hayret
sevgi hepsini nasıl değiştiriyor
gözleri maviyken yaprak yeşili
senin sesinle konuşuyor elbet
--o--
aynı emaneti taşımaktayım
'hürriyet ve istiklal benim karakterimdir'
çünkü hain sinsi ve korkak
aynı düşmana karşı
savaşmaktayım
October 8, 2019
korkunun bıraktığı yerdeki kız
yasaklarını mı aşamıyor
bir başkası olmak mı istediği
yoksa kendine mi ulaşamıyor
yok mu bir yürekten seveni
yasaklarını mı aşamıyor
bir başkası olmak mı istediği
yoksa kendine mi ulaşamıyor
yok mu bir yürekten seveni
May 17, 2020
Ruhumu dinlendiren dizeler..
September 27, 2021
sevmek için geç ölmek için erken
Read
May 7, 2023my favorite poem: "di'li geçmiş zaman 2."
December 1, 2023
üniversiteden hemen önce, datça’da
February 8, 2024
“…insan annesi ölunce anlar
içindeki çocuğun
hiç ölmeyeceğini
aklına geldikçe kahrolur
bunu anlamakta
neden
bu kadar geciktiğini…”
içindeki çocuğun
hiç ölmeyeceğini
aklına geldikçe kahrolur
bunu anlamakta
neden
bu kadar geciktiğini…”
December 8, 2018
Atilla İlhanın bir çok kitabını okudum, lakin bu kitap kadar içime-içime işleyen, beni derinden etkileyen, mısraların ahenginde sarhoş eden bir başka şiirler toplusu olmamıştı hiç.
May 24, 2018
Bu defa ki kitabın da kendimi anlatan daha çok kelime ve şiir buldum. Bazı yerlerde yine yine yeniden ne demek istedi acaba desem de artık anlamadığım yerlerle kafamı kurcalamamaya çalışıyorum. Şiirlerin de ne anlatmak istediğini düşünürken aslında akıntısına kapıldığımı unutuyorum ve bu olay bana anı yaşamın kıymetini anlattı :)
February 15, 2013
"KİMİ SEVSEM SENSİN HAYRET
SENDEN BİR TÜRLÜ VAZGEÇİLMİYOR..."
SENDEN BİR TÜRLÜ VAZGEÇİLMİYOR..."
November 20, 2014
Kimi sevsem, yoksun.
September 12, 2016
"...insanı ancak kendisi tamamlar
İçinde başka dışında başkasın
Eksiğin fazlana elbet bulaşacak
Öbürü sığacak bunun derisine
Yoksa sabaha sağ çıkamazsın"
İçinde başka dışında başkasın
Eksiğin fazlana elbet bulaşacak
Öbürü sığacak bunun derisine
Yoksa sabaha sağ çıkamazsın"
December 4, 2017
...''insan annesi ölünce anlar
içindeki çocuğun
hiç ölmeyeceğini
aklına geldikçe kahrolur
bunu anlamakta
neden
bu kadar geciktiğini...''
(s.76)
içindeki çocuğun
hiç ölmeyeceğini
aklına geldikçe kahrolur
bunu anlamakta
neden
bu kadar geciktiğini...''
(s.76)
December 31, 2017
Bu kitabın son şiirlerini okuyamadım. çünkü kitabı cok güzel bir kızın çantasında unuttum :)
August 30, 2026
Birkac siirini cok sevdim, ozellikle analiz kisminda Yakup Celigin inceledigi Emperyal Oteli;
Emperyal Oteli
Ben hiç böylesini görmemiştim
Vurdun kanıma girdin itirazım var
Sımsıcak bir merhaba diyecektim
Başımı usulca dizine koyacaktım
Dört gün dört gece susacaktım
Yağmur sönecekti yanacaktı
Sameland seferden dönecekti
Duvardaki saat duracaktı
Kalbim kendiliğinden duracaktı
Ben hiç böylesini görmemiştim
Vurdun kanıma girdin itirazım var
Emperyal Oteli'nde bu sonbahar
Bu camların nokta nokta hüznü
Bu bizim berhava olmuşluğumuz
Bir nokta bir hat kalmışlığımız
Bu rezil bu çarşamba günü
İntihar etmiş kötümser yapraklar
Öksürüklü aksırıklı bu takvim
Ben hiç böylesini görmemiştim
Vurdun kanıma girdin itirazım var
Sesleri liman sislerinde boğulur
Gemiler yorgun ve uykuludur
Sabahtır saat beş buçuktur
Sen kollarımın arasındasın
Onlar gibi değilsin sen başkasın
Bu senin gözlerin gibisi yoktur
Adamın rüyasına rüyasına sokulur
Aklının içinde siyah bir vapur
Kıvranır insaf nedir bilmez
Otelin penceresinde duracaktın
Şehri karanlıkta görecektin
Karanlıkta yağmuru görecektin
Saçların ıslanacak ıslanacaktı
Kış geceleri gibi uzun uzun
Tek damla gözyaşı dökmeksizin
Maria Dolores ağlayacaktı
İstanbul'u yağmur tutacaktı
Bütün bir gün iş arayacaktım
Sana bir türkü getirecektim
Kulaklarımız çınlayacaktı
Emperyal Oteli'nin resmini çektim
Akşam saçaklarından damlıyordu
Kapısında durmanı söylemiştim
Yüzün zambaklara benziyordu
Cumhuriyet Bahçesi'nde insanlar geziyordu
Tepebaşı'ndaki küçük Yahudiler
Asmalımescit'teki rum kemancı
Böyle rüzgarsız kalmışlığımız
Bu bizim iç çektiğimiz sancı
El ele tutuşmuş geziyordu
Gazeteler cinayeti yazıyordu
Haliç'e bir avuç kan dökülmüştü
Emperyal Oteli'nde üç gece kaldık
Fazlasına paramız yetmiyordu
Gözlerin gözlerimden gitmiyordu
Dördüncü gece sokakta kaldık
Karanlık bir türlü bitmiyordu
Sirkeci Garı'nda sabahladık
Bilen bilmeyen bizi ayıpladı
Halbu ki kimlere kimlere başvurmadık
Hiçbiri yüzümüze bakmıyordu
Hiç kimse elimizden tutmuyordu
Ben hiç böylesini görmemiştim
Vurdun kanıma girdin kabulümsün
.................................
“Böyle sonbahar mı olur? Tadı kalmamış. Eylül akşamlarını fena boşaltmışlar.”
“Böyle sonbahar mı olur? Yüreği titremiyor. Asfalt, beton ve cam her tarafı otomobil.”
...................
Çiftin Çifte Yalnızlığı
soğuk ağaçlar yaprakları buz tozu
fahişeler kırmızı ağzı burnu duman
hiç kimse bilmiyor kaybolduğumuzu
ne polis ne basın ne haber bir radyodan
tarlabaşı'ndaki yamuk bir oteldeyiz
asansörde küf kokusu koridor kimsesiz
kimliğimiz yakışmıyor başkasını denedik
ben dolu tabancayım o dalgalı bir deniz
camlar sabah oluyor bütün gece seviştik
hâlâ duman tütüyor kalçalarından
en büyük kumar ölmek hiç anlaşılamadan
yoksa deneyecek miyiz bu tatsız kumarı
kim kurtulmuş çiftlerin ağır yalnızlığından
biri öbürünün kazılmamış mezarı
çok gençtik belki ondan bunu kestiremedik
çiftin çifte yalnızlığı en büyük rezillik
...........
di'li gecmis
1.
gecenin karanlığında uzun adamlar
yanlış bir yağmurun iplerine dolaşmış
daha yanlış bir yalnızlığa doğru gidiyor
senin beklediğin gemiler hiç gelmeyecek
hiç gelmeyecek o uzun saçlı çocuk
hani geceleri dudaklarını boyayan
korkunç bir çetrefilliğin uçurumundaki
ne kimse onu bekliyor ne de o kimseyi
daha sonra kara trenler ışıksız trenler
uçuşur ateş böcekleri asker sigaraları
savaş henüz başlamamış eli kulağında
herkes kimi öldüreceğini tasarlıyor
......
"...insan annesi ölünce anlar
içindeki çocuğun
hiç ölmeyeceğini
aklına geldikçe kahrolur
bunu anlamakta
neden
bu kadar geciktiğini..."
Emperyal Oteli
Ben hiç böylesini görmemiştim
Vurdun kanıma girdin itirazım var
Sımsıcak bir merhaba diyecektim
Başımı usulca dizine koyacaktım
Dört gün dört gece susacaktım
Yağmur sönecekti yanacaktı
Sameland seferden dönecekti
Duvardaki saat duracaktı
Kalbim kendiliğinden duracaktı
Ben hiç böylesini görmemiştim
Vurdun kanıma girdin itirazım var
Emperyal Oteli'nde bu sonbahar
Bu camların nokta nokta hüznü
Bu bizim berhava olmuşluğumuz
Bir nokta bir hat kalmışlığımız
Bu rezil bu çarşamba günü
İntihar etmiş kötümser yapraklar
Öksürüklü aksırıklı bu takvim
Ben hiç böylesini görmemiştim
Vurdun kanıma girdin itirazım var
Sesleri liman sislerinde boğulur
Gemiler yorgun ve uykuludur
Sabahtır saat beş buçuktur
Sen kollarımın arasındasın
Onlar gibi değilsin sen başkasın
Bu senin gözlerin gibisi yoktur
Adamın rüyasına rüyasına sokulur
Aklının içinde siyah bir vapur
Kıvranır insaf nedir bilmez
Otelin penceresinde duracaktın
Şehri karanlıkta görecektin
Karanlıkta yağmuru görecektin
Saçların ıslanacak ıslanacaktı
Kış geceleri gibi uzun uzun
Tek damla gözyaşı dökmeksizin
Maria Dolores ağlayacaktı
İstanbul'u yağmur tutacaktı
Bütün bir gün iş arayacaktım
Sana bir türkü getirecektim
Kulaklarımız çınlayacaktı
Emperyal Oteli'nin resmini çektim
Akşam saçaklarından damlıyordu
Kapısında durmanı söylemiştim
Yüzün zambaklara benziyordu
Cumhuriyet Bahçesi'nde insanlar geziyordu
Tepebaşı'ndaki küçük Yahudiler
Asmalımescit'teki rum kemancı
Böyle rüzgarsız kalmışlığımız
Bu bizim iç çektiğimiz sancı
El ele tutuşmuş geziyordu
Gazeteler cinayeti yazıyordu
Haliç'e bir avuç kan dökülmüştü
Emperyal Oteli'nde üç gece kaldık
Fazlasına paramız yetmiyordu
Gözlerin gözlerimden gitmiyordu
Dördüncü gece sokakta kaldık
Karanlık bir türlü bitmiyordu
Sirkeci Garı'nda sabahladık
Bilen bilmeyen bizi ayıpladı
Halbu ki kimlere kimlere başvurmadık
Hiçbiri yüzümüze bakmıyordu
Hiç kimse elimizden tutmuyordu
Ben hiç böylesini görmemiştim
Vurdun kanıma girdin kabulümsün
.................................
“Böyle sonbahar mı olur? Tadı kalmamış. Eylül akşamlarını fena boşaltmışlar.”
“Böyle sonbahar mı olur? Yüreği titremiyor. Asfalt, beton ve cam her tarafı otomobil.”
...................
Çiftin Çifte Yalnızlığı
soğuk ağaçlar yaprakları buz tozu
fahişeler kırmızı ağzı burnu duman
hiç kimse bilmiyor kaybolduğumuzu
ne polis ne basın ne haber bir radyodan
tarlabaşı'ndaki yamuk bir oteldeyiz
asansörde küf kokusu koridor kimsesiz
kimliğimiz yakışmıyor başkasını denedik
ben dolu tabancayım o dalgalı bir deniz
camlar sabah oluyor bütün gece seviştik
hâlâ duman tütüyor kalçalarından
en büyük kumar ölmek hiç anlaşılamadan
yoksa deneyecek miyiz bu tatsız kumarı
kim kurtulmuş çiftlerin ağır yalnızlığından
biri öbürünün kazılmamış mezarı
çok gençtik belki ondan bunu kestiremedik
çiftin çifte yalnızlığı en büyük rezillik
...........
di'li gecmis
1.
gecenin karanlığında uzun adamlar
yanlış bir yağmurun iplerine dolaşmış
daha yanlış bir yalnızlığa doğru gidiyor
senin beklediğin gemiler hiç gelmeyecek
hiç gelmeyecek o uzun saçlı çocuk
hani geceleri dudaklarını boyayan
korkunç bir çetrefilliğin uçurumundaki
ne kimse onu bekliyor ne de o kimseyi
daha sonra kara trenler ışıksız trenler
uçuşur ateş böcekleri asker sigaraları
savaş henüz başlamamış eli kulağında
herkes kimi öldüreceğini tasarlıyor
......
"...insan annesi ölünce anlar
içindeki çocuğun
hiç ölmeyeceğini
aklına geldikçe kahrolur
bunu anlamakta
neden
bu kadar geciktiğini..."
February 12, 2020
-ayaküstü aşk-
görünmez camlara mı çarptım
dalgınlığın aynasında o akşam
bambaşka bir şehre uçacaktım
yıldız yağmurundan sırılsıklam
yalnızlığımda o kadın bekliyordu
yanlış bir hayalin şehrinde kaldım
sevdiği ben değilim anlatamam
o aşk bu değildi tasarladığım
büyük bir tenhalık nasıl korkmam
korkularım bir canavar doğurdu
bilmem n'apsam nereye kaçsam
yeşil karanlığında ağır tutsağım
gözlerinden çıkmak başlıca tasam
saçlarının zincirinde elim ayağım
kirpikleri süngü takmış bir ordu
bütün saatler bir anda durdu
Attila İlhan - Ayaküstü Aşk / Kimi Sevsem Sensin (sf. 47)
görünmez camlara mı çarptım
dalgınlığın aynasında o akşam
bambaşka bir şehre uçacaktım
yıldız yağmurundan sırılsıklam
yalnızlığımda o kadın bekliyordu
yanlış bir hayalin şehrinde kaldım
sevdiği ben değilim anlatamam
o aşk bu değildi tasarladığım
büyük bir tenhalık nasıl korkmam
korkularım bir canavar doğurdu
bilmem n'apsam nereye kaçsam
yeşil karanlığında ağır tutsağım
gözlerinden çıkmak başlıca tasam
saçlarının zincirinde elim ayağım
kirpikleri süngü takmış bir ordu
bütün saatler bir anda durdu
Attila İlhan - Ayaküstü Aşk / Kimi Sevsem Sensin (sf. 47)
August 29, 2021
Böyle Bir Sevmek'ten sonra bu kitabı okumak güzeldi, ama zannımca tersi yapılsaydı, daha iyi olurdu.
Böyle Bir Sevmek'ten çizdiğim Attilâ İlhan resmini bu kitapla daha çok derinleştirdim. Özellikle bu kitabın sonundaki 'Meraklısı için ekler' bölümü, fevkalâde manidâr ve güzeldi, Attilâ İlhan şiirine farklı bir gözle bakmamı sağladı.
August 14, 2024
"her sabah, yanılmak!"
Kolay okunan bir şiir kitabı olan bu eser, beni son derece tatmin etti. İçinde kendimden çok fazla şiir bulmakla birlikte, Atilla İlhan'nın şiirlerinde bahsettiği isimler hafızamı tazelerken bilgilerimi de süsledi.
Her bir dizesiyle bana dokunan bu kitap beni güzel cümleleriyle doyurdu.
Tavsiye ederim.
Kolay okunan bir şiir kitabı olan bu eser, beni son derece tatmin etti. İçinde kendimden çok fazla şiir bulmakla birlikte, Atilla İlhan'nın şiirlerinde bahsettiği isimler hafızamı tazelerken bilgilerimi de süsledi.
Her bir dizesiyle bana dokunan bu kitap beni güzel cümleleriyle doyurdu.
Tavsiye ederim.
Read
March 8, 2025“ellerin buz gibi ağzının büzgüsü
kaç yalnızlığın gizli üzüntüsü
ne yapsan ne etsen anlaşılmadın
belki sebep kendini aşmak dürtüsü
süheylâ değildi başkaydı adın
nabızlarında pişmanlığın gürültüsü
gülümsemen soğumuş çiçek ölüsü”
kaç yalnızlığın gizli üzüntüsü
ne yapsan ne etsen anlaşılmadın
belki sebep kendini aşmak dürtüsü
süheylâ değildi başkaydı adın
nabızlarında pişmanlığın gürültüsü
gülümsemen soğumuş çiçek ölüsü”
November 11, 2021
şiirler... atilla ilhan... tam bir edebiyat cevheri karışımı💗bazı ağır kelimeler dışında kitapla hiçbir sorunum yok...
April 11, 2022
Başucu kitabı
May 30, 2023
دلم میگیرد
زندگی باید کرد
یا که فراموش باید کرد
واماندهام
Bana bir şimşek çak
زندگی باید کرد
یا که فراموش باید کرد
واماندهام
Bana bir şimşek çak
December 23, 2023
bir umit yasar bi bu adam valla.
April 16, 2024
Atilla İlhan okumalarımın 4.cüsü en sevdiğim şiir kitabı oldu diyebilirim.
May 23, 2024
هرکه را که دوست میدارم تویی.
به نظرم کتاب شعر قشنگی بود ولی خودم به شخصه نتونستم ارتباط عمیقی بگیرم باهاش.
ولی ارزش خوندن رو داشت.
به نظرم کتاب شعر قشنگی بود ولی خودم به شخصه نتونستم ارتباط عمیقی بگیرم باهاش.
ولی ارزش خوندن رو داشت.
June 1, 2025
چطور انقدر مستقیم روی من تاثیر میذاشت؟!
Displaying 1 - 30 of 37 reviews





























