Sen de görse idin kurs, alsa idin amirlerinden sıkı disiplin, dolaşsaydı damarlarında mübarek kanı Kolağası Hasan Bey’in..Murtaza özeti. Orhan Kemal iyi bir edebiyatçı şüphesiz, iyi bir dil. Kitabı yeniden yazmış ve romanlaştırdığını söylüyor. Çok uzun, daha öz anlatabilirdi anlatmak istediğini. İlginç bir karakter Murtaza. Cumhuriyet dönemi ilkeli insanlarından biri, her şeyi bunun önüne koyuyor. Diğer yatan etik sorusu da Murtaza’da karakter özünde temelleniyor. Doğu değerlendirme yapamıyor Murtaza, hep ezbere değerlendirmeleri. Ezbere değerlendirmenin de koşullar değiştikçe bizi nereye götürebileceğini de çok iyi özetliyor. İyi niyetli, ilkeleri var ama kritik düşünme ve değişen koşullara göre sorgulama becerisi olmadan statükocu olmanın dışına çıkamıyor. Tek doğru otorite oluyor, otoriteye her koşulda itaat ve neticede sömürülme ve sömürüyü diğerleri için de artırma. Zar zor geçinen Ferhat’ın 4 yevmiyesinden olmasına neden oluyor-kızını kendi elleriyle öldürüyor-tüm bunlara kayıtsız. Kızlar görünmez Murtaza’nın gözünde, kadınlar sadece dırdırcı ve para talep ediyorlar. Ama oğlanlar savaşıp ülkeyi kurtaracaklar-kıymetli onlar. Ona göre Zenginler çok çalıştıkları için zengin, onlar daha kıymetli. Orhan Kemal toplumcu bir yazar, Murtaza’yı karikatürize ederek değerleri sorgulatıyor belki ama toplumculuğu tam anlamıyla hissedemedim. Günümüzde toplumculuk sanırım sadece işçi sınıfı anlatmak değil, ataerkil olmayan, savaş güzellemesi dışında, ana karakterin isyankar olduğu hak mücadelesi veren insanlar. Diğerlerine çok alıştığımızdan belki de..Olaylar 1940’ların Türkiyesi’nde Çukurova’da geçiyor. Demokrat parti geçişini iyi vermiş, insanların çıkarları için vaatlere kanmaları, yoksulluk, propaganda aynı günümüz. Patronun ise “Her fabrikaya bir Murtaza lazım demesi” ironikti, en iyi sorgulama buradaydı. Yeter ki sömürüyü çoğaltacak, sermayedarın hakkını savunan ama kendisi için bir şey talep etmeyen, itaatkar emir erleri olsun. Murtaza da zaten rıza gösterilen anlamına geliyor kelime kökeni olarak ek ayrıntı.
Orhan Kemal’in tefrika ettiği ilk romanmış ayrıca.
Sinema: Murtaza(1965) Tunç Başaran Filmi (sonlara doğru kitapta olmadığı halde klasik Türk filmi namus klişelerine evriliyor maalesef baya bayık-sen de mi tunç başaran:/ bir de nedir bu kadınlara ayak yıkatma sevdası) / Bekçi (1986) Ali Özgentürk filmi.
Tiyatro da Semaver Kumpanya Işıl Kasapoğlu oyunu çok iyiymiş, maalesef sahnelenmiyor uzun zamandır.
Unutmayınız. Aldık kurs gördük terbiye🤪