Jump to ratings and reviews
Rate this book

Son Bakışta Aşk

Rate this book
1993'te ilk yayımlanırken Türkçe'de pek az çevirisi vardı Benjamin'in. Yapıtına giriş niteliğinde en önemli ve tipik saydığımız metinleri biraraya getirmiş, 20. yüzyılın bizce en ilginç, en ilham verici düşünürünü tanıtmayı amaçlamıştık.

Son Bakışta Aşk'ın bugünkü okurları daha şanslı çünkü artık Pasajlar'la, Moskova Günlüğü'yle sürdürebilirler Benjamin okumayı.

"Walter Benjamin, geçmişi sonraki kuşaklara aktarılacak bir hazine olarak değil, bir enkaz olarak görüyordu. Kültürün sürekliliğini oluşturan değerleri değil; tüketilmiş, bir kenara atılmış nesneleri, kültürel artıkları toplamayı, "tarihin imgesini, tarihin en silik nesnelerinde bulmayı" amaçlıyordu. Maddi temelini yitirmelerine rağmen –tam da bu yüzden– çevrelerine son kez ışık saçan, bu ışığın aydınlığında bütün imkânlarıyla son bir kez beliriveren şeyler... Onu cezbeden bunlardı.

Kötümser, çileci bir bakış. Aynı zamanda bir inanç; miyadını doldurmuş şeylerin etrafını saran halede, bu bir anlık ışımada, hakikatin belireceğine duyulan inanç; olağanüstü bir aydınlanma beklentisi, düşüncenin ufkunda birden belirecek bir mutluluk vaadi. "Büyük şehir insanını büyüleyen aşktır," diyecektir Benjamin, "ama ilk bakışta değil, son bakışta aşk." – Nurdan Gürbilek

205 pages, Paperback

First published January 1, 1993

15 people are currently reading
265 people want to read

About the author

Walter Benjamin

844 books2,064 followers
Walter Bendix Schönflies Benjamin was a German Jewish philosopher, cultural critic, media theorist, and essayist. An eclectic thinker who combined elements of German idealism, Romanticism, Western Marxism, Jewish mysticism, and neo-Kantianism, Benjamin made influential contributions to aesthetic theory, literary criticism, and historical materialism. He was associated with the Frankfurt School and also maintained formative friendships with thinkers such as playwright Bertolt Brecht and Kabbalah scholar Gershom Scholem. He was related to German political theorist and philosopher Hannah Arendt through her first marriage to Benjamin's cousin Günther Anders, though the friendship between Arendt and Benjamin outlasted her marriage to Anders. Both Arendt and Anders were students of Martin Heidegger, whom Benjamin considered a nemesis.
Among Benjamin's best known works are the essays "The Work of Art in the Age of Mechanical Reproduction" (1935) and "Theses on the Philosophy of History" (1940). His major work as a literary critic included essays on Charles Baudelaire, Johann Wolfgang von Goethe, Franz Kafka, Karl Kraus, Nikolai Leskov, Marcel Proust, Robert Walser, Trauerspiel and translation theory. He also made major translations into German of the Tableaux Parisiens section of Baudelaire's Les Fleurs du mal and parts of Proust's À la recherche du temps perdu.
Of the hidden principle organizing Walter Benjamin's thought Scholem wrote unequivocally that "Benjamin was a philosopher", while his younger colleagues Arendt and Theodor W. Adorno contend that he was "not a philosopher". Scholem remarked "The peculiar aura of authority emanating from his work tended to incite contradiction". Benjamin himself considered his research to be theological, though he eschewed all recourse to traditionally metaphysical sources of transcendentally revealed authority.
In 1940, at the age of 48, Benjamin died by suicide at Portbou on the French Spanish border while attempting to escape the advance of the Third Reich. Though popular acclaim eluded him during his life, the decades following his death won his work posthumous renown.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
83 (49%)
4 stars
63 (37%)
3 stars
19 (11%)
2 stars
2 (1%)
1 star
2 (1%)
Displaying 1 - 11 of 11 reviews
Profile Image for Argos.
1,263 reviews493 followers
December 22, 2020
“Hep düşünen bi­ridir, öyle de kalır...” W. Benjamin’in en iyi tanımı bu bence.

Yasa koruyucusunun bireyler üzerine uyguladığı şiddete son verebilmek, ahlakla politika ilişkisi, devrimin yıkıcı ve kurucu yanları konularında düşünen ve düşüncelerinden korkusuzca vazgeçerek daha doğruyu bulduğunda bunu söylemekten çekinmeyen bir nahif düşünce insanı W. Benjamin.

Kitap Benjamin’in farklı zamanlarda yazdığı yedi denemesinden oluşuyor, bir seçki yani, bu nedenle bağımsız okunabiliyor yazılar. Üç tanesi daha önce okuduğum “Parıltılar” içinde yeralmıştı, sanırım birisi de “Tek Yön” de vardı. Yani yeni olarak üç deneme var benim için kitapta.

Kitabın başında Nurdan Gürbilek’in bir sunumu var ki otuz küsur sayfalık bu bölüm kitabın önüne geçiyor. Muhteşem bir W. Benjamin portresi çiziyor Gürbilek. Sadece bu sunum yazısını okumak bile yazarı anlamak için yeterli.
Profile Image for Hakan.
830 reviews633 followers
January 29, 2016
Bilgidense bilgeliğe düşkün olan, yazıyı ya da okumayı bir amaca ulaşmanın aracı olarak değil, kendi başına bir deneyim olarak gören Benjamin hakkında fikir edinmek için iyi bir derleme. Kuramsal yönü ağır basan metinler genelde. Tarih kavramı, doğanın sömürülmesi, bireyin kendi sefil refahıyla meşgul olması gibi konularda söyledikleri özellikle dikkat çekici. Proust'a ilişkin bölüm de ufuk açıcı. Zor ama okumaya değer bir kitap. Kendi ifadesiyle, "Deha zahmettir" zaten...
Profile Image for Kaplumbağa Felsefecisi.
468 reviews82 followers
July 4, 2019
Son Bakışta Aşk : Walter Benjamin’den seçme yazılar kitabı Metiş Seçki dizisinden yayınlandığı için dizi ve kitap isminden de anlaşılacağı üzere Benjamin’in birçok farklı başlıkta toplanan görüşlerini bir araya getirmiş bir kitap. Nurdan Gürbilek editörlüğünde bir araya gelen metinlere Walter Benjamin’den daha evvel okumuş olduğum Tek Yön, Fotoğrafın Kısa Tarihi kitapları ve Cogito (52) : Walter Benjamin sayısı sebebiyle aşina olduğum ve çok sevdiğim metinleri ve yenilerini tekrar okumuş oldum.

Nurdan Gürbilek’in sunuş metni oldukça kıymetliydi benim için. “ Birçok bakımdan : Nesneleri soyutlamanın sağladığı imkanlarla değil, onları tek tek tanıyarak, biriktirerek anlamaya çalışır. Bilgidense, bilgeliğe düşkündür. Yazıyı ya da okumayı bir amaca ulaşmanın bir aracı olarak değil, kendi başına bir deneyim olarak görür. Her yazısında kendisini konusuna, önceki yargılarını neredeyse tümüyle unutacak kadar teslim eder. Tutarlı bir sisteme ve kuramsal açıklığa ulaşmayı hedeflemektense, düşüncesinin gergin, belirsiz uçlar arasında salınmasından bir şey umar. Hakikati zihinsel bir bütünden çok, yıkıntılarda, eski sistemlerde arta kalanda, kırık dökük parçalarda arar. Doğayı kültür tarihinin parçası olarak değil, kültürü doğal tarihin bir parçası olarak görür. Adorno, bu sonuncusunu tam da denemeciye özgü bir özellik olarak ele alacaktır. “

Ah işte tam da böyle olmak benim yıllardır üzerine gittiğim ve çok sevdiğim “amatör”lüğün doğası için nice anlamlar içeriyor. Mükemmel ya da “olmuş” olandan ziyade olmakta olanın ve o süreçteki türlü hata ve salınım özgürlüğünün insanı oluş içerisinde anlamlandırmasını ve bunu kabul eden zihinleri çok etkileyici buluyorum. Bu durum hangi hal içerisinde olursak olalım “eşitliği” de çok rahat sağlıyor…

“Bugünlerde kimse becerisine fazla bel bağlamamalı. Gücün kaynağı doğaçlama…”

Doğal tepkiler, heyecanla yapılan anlatımlar, içi dolu dolu bir merhaba demek bile çoğu kez amatör görünen ama içerisinde türlü duygu geçişini açmaya çalışan diyalektik bir durumdur. ..

Bu halleri gerçeküstücülük bölümündeki söylemleriyle teyit eder Benjamin. “Sarhoşluğun gücünü devrime kazanmak – işte tüm kitapları ve çabalarıyla gerçeküstücülük bunun peşindedir. En özgün görevinin bu olduğunu söyleyebilir. Her devrimci eylemin içinde bir kendinden geçme öğesi olduğunu bilmek onlara yetmez. Bu öğe, anarşik olanla özdeştir. Ama yalnızca bunu vurgulamak, yöntemli ve disiplinli bir devrim hazırlığını, tümüyle alıştırma ve peşin devrim kutlamaları arasında salınan bir pratik karşısında arka plana iter. Sarhoşluğun doğasının yetersiz, diyalektik olmayan bir biçimde kavranması da buna eklenir. En şaşkın haldeki şairin, ressamın, şaşıranın tepkisi olarak sanatın estetiği, bazı tehlikeli romantik önyargılara saplanır. Gizli gerçeküstücü, düşsel yetenek ve olgularla ilgili ciddi bir araştırma, romantik bir kafanın hiçbir zaman kabullenemeyeceği diyalektik bir örgüyle mümkündür ancak. Abartılı bir duygusallık ve bağnazlıkla esrarengiz olanın esrarını vurgulamak bizi bir yere götürmez. Esrarı ancak gündelik hayat içinde bulduğumuzda, yani gündelik olanı anlaşılmaz, anlaşılmazı da gündelik olarak gören diyalektik bir bakış sayesinde anlayabiliriz."
Profile Image for Zeynep K..
55 reviews14 followers
Read
December 11, 2020
çok güzel bazı bölümler ve çok iyi olmayan bazı başka bölümler.
Profile Image for Defne.
20 reviews3 followers
September 12, 2020
“Hiçbir kültür ürünü yoktur ki, aynı zamanda bir barbarlık belgesi olmasın.”
Profile Image for Fatih Kutan.
94 reviews94 followers
June 2, 2014
Ne desem eksik kalır. Ne desem kifayetsiz. Selâm Benjamin!
Profile Image for Meral.
2 reviews
August 13, 2022
Walter Benjamin, Tarih Kavramı Üzerine’de dile getirdiği, ‘’İnsanlık kurtulmadıkça, ezilenler ezenlerden intikam almadıkça, kültür de bir barbarlık belgesi olamaktan kurtulamayacaktır.’’ der. Kültüre bakış açısında, kaybolmakta olan bir şeyler olmasına rağmen son kez ışık saçan, tüm imkanlarıyla beliren bir aydınlık vardır. Bu, unutulmakta olan şeylerin taşıdığı devrimci bir güçtür. Deneyimin yeni bir biçimini bulur, gaz lambalarının ışığı altında dolaşan Flaneur’ün deneyimidir. Bakılan her nesnenin cevap vereceği beklentisini, yani aurasını kaybetmiş bir çağın deneyimi. “Büyük şehir insanını büyüleyen aşktır.’’ diye yazacaktır, ‘’ama ilk bakışta değil, son bakışta aşk.’’
Profile Image for Ulaş Engin.
54 reviews1 follower
August 27, 2022
İlk Benjamin okuması. Düşünüş tarzı ve konuları açıklama tarzı çok hoşuma gitti.
Displaying 1 - 11 of 11 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.