"Katakofti" farklı kişilerin ağzından anlatılan ve birbirini bütünleyen sekiz hikayeden oluşuyor.
Bir mahkumun esrarengiz bir şekilde ortadan kayboluşu, çevresinde gelişen olaylar, bir dizi bilmecenin okura takdimi şeklinde cereyan ediyor. Gökdemir İhsan son derece özenli üslubuyla birbirinden uzak dünyaları bu küçük kitapta yan yana getiriyor. İngiliz klasiklerinin, halk türkülerinin, kadim kıssaların, devrim marşlarının tatları bu "humour" yüklü mistik polisiyede buluşuyor.
Hikayeden bir tek unsuru çıkarınca olayların seyri ne derece değişir? Katakofti, bu kışırtıcı soruyu cevaplayan ilginç bir kitap.
Gökdemir İhsan, edebiyatı, "Hakikati araştırmanın münasip bir yolu" olarak kullanırken hikayeyi de okur ile kahraman arasında fırsat eşitliğine dayalı bir oyun olarak kurguamış.
Kaybolma, ipucu bırakma, iz sürme gibi konularda ilgiliyseniz ve serde bir nebze olsun dedektfilik varsa Katakofti size kârlı bir okuma vaat ediyor. Ressam Ahmet Gürlen'in desenleri hikayenin kapılarını açan birer anahtar olarak sayfalara yerleştirilmiş.
He was born in Istanbul in 1972. He studied comparative literature, philosophy and social thought.
His first book, Katakofti: Sekizli Muamma Hikâye (Katakofti: An Eight-Enigma-Story), was published in 2009 by Simurg while his second book, Kurmaca Alıştırmaları (Exercises on Fiction) was published in 2010 by Sel. Currently, another publishing house, Dergâh is about to publish the new editions of these two books. His philosophical work, Dil ve İdea: Platoncu Muhayyel Bir Dil Felsefesine Giriş (Langauge and Idea: An Introduction to an Imaginary Platonic Philosophy of Language) published by Külliyat in 2018. After these works, Modern Kahramanın Düşüşü (Falling of Modern Hero), consist of his literature studies, was published by İnsan Yayınları in 2019.
After his works on experimental literature, Gökdemir İhsan has focused on literature and aesthetic theories in addition to developing his ongoing lecture, “The Story of the Story”, which dwells on the ageless patterns of the narrative.
Gökdemir İhsan designed and directed an arts & culture program, N’aber (How’s it goin?) for TVNET for two years. In addition, he made and presented the program, Aklı Selim (Good Sense) on TRT1 for a short while, and an arts & culture program Kafa Dengi (Like-Minded) for TV24 between 2011-2014.
Gökdemir İhsan composed stage music for theatre companies, did coral arrangements and directed them. He also wrote some blues and jazz compositions while his recent focus is more on the Sufi dervish lodge, tekke music.
After producing commercial graphic work in advertisement and media for many years, the author is currently working on woodblock printing.
***
1972 yılında İstanbul’da doğdu. Karşılaştırmalı edebiyat, felsefe ve toplumsal düşünce alanlarında eğitim gördü. Deneysel edebiyat alanında kurmaca eserler veren yazar, edebiyat ve estetik teorisi alanlarında çalışıyor ve anlatının binlerce yıldır değişmeyen örüntülerinin işlendiği “Hikâyenin Hikâyesi” başlıklı bir ders anlatıyor.
Tiyatro toplulukları için oyun müzikleri besteledi, koral düzenlemeler yaptı ve yönetti. Bir dönem blues ve caz partileri yazdı; son zamanlarda ise tekke musikisi janrında eserler veriyor.
Uzun bir dönem boyunca reklamcılık ve medya sektörleri için ticari grafik eserler üreten yazar bugünlerde Japon usulü baskı-resimle uğraşıyor.
Katakofti: Sekizli Muamma Hikâye adlı kitabını 2009 yılında Simurg Yayınları, Kurmaca Alıştırmaları adlı kitabını ise 2010 yılında Sel Yayıncılık yayımladı. Hikâye kitaplarının yeni baskıları Dergâh Yayınları tarafından yapılıyor. Dil ve İdea: Platoncu Muhayyel Bir Dil Felsefesine Giriş adlı kitabı 2018 yılında Külliyat Yayınları tarafından, Modern Kahramanın Düşüşü adlı kitabı ise 2019 yılında İnsan yayınları tarafından yayımlandı.
TVNET televizyonu için iki yıl boyunca “N’aber” adlı kültür-sanat programını hazırlayıp yöneten Gökdemir İhsan, TRT1 televizyonunda kısa bir süre “Aklı Selim” programını, 2011-2014 yılları arasında ise TV24 için “Kafa Dengi” adlı kültür-sanat programını hazırlayıp sundu.
Sürpriz bir kitap, şaşırtıcı bir okuma, gülümsemelerle biten bir eser. Evet zorlu ama o zorluğa her haliyle değer. Konsantrasyonunuzu metne verdiğiniz anda kripto lisan gibi şifreler açılıyor ve her öyküyü (aslında aynı anda aynı şey gibi) arka arkaya getirdiğinizde kitap bambaşka şeylere dönüşüyor. Çok dilli bir sözlük gibi. Kitap bitti ama şu an bile ince detaylarda kaçırıp kaçırmadıklarım olup olmadığını düşünüyorum. Sevgili Gökdemir İhsan'ı tebrik ediyorum.
Gökdemir İhsanı geç keşfettiğim için üzülüyorum. Öykü delisi biri olarak iç içe geçmiş kurgusu, müthiş kullanılmış dili ve yazarın engin bilgileriyle derlenmiş Sekiz Muamma öykünün içerisinden bir bulmaca çıkarıp çözebiliyorsunuz. ( Düz okursanız kitabı okumuş olursunuz sadece.) Yazarın zekasına hayran kalıyorsunuz. ( Yazar aha bulmaca var da demiyor. İzleri takip edip not ederseniz bulmacayı çözersiniz; ama çoğu kişi pek bulacağını zannetmiyorum. )
Gökdemir İhsan'ın Katakofti'si tüm iyi novellalar, tüm iyi öyküler, tüm iyi kısa öyküler gibi, kendi okurunu bulan eserlerden. Kitabın piyasalaşması ve endüstriye çarkı kaptırması sonrası "dünya klasikleri" vs. gibi seçkin okuru iptal eden tanımlamalar oluşsa da bu bahis hâlâ kapanmadı. Okurunu bulan tüm kısa öykülerin şerefine, bir daha!
Kelimeler, ipe dizilmiş tesbih taneleri gibi kolayca birbiri ardına geliyor. İşin şifresini çözebilir miyim, diye tekrar tekrar başa dönüp okudum bazı cümleleri. Okumadan önce beklentilerim yüksekti, okuduktan sonra da dönüp hatırlanacak hoş bir tat bıraktı geriye.