Jump to ratings and reviews
Rate this book

Gün Doğmadan - Şiirler

Rate this book
Bu kitap, yayınlarımız arasında Şiirler adı altında çıkan dokuz kitapta yer almış olan şiirlerin (1951-1982), mümkün olduğu ölçüde kronolojik sıra gözetilerek, yeniden düzenlenmiş toplu basımıdır:

- Monna Rosa
- Şahdamar
- Körfez
- Sesler
- Hızırla Kırk Saat
- Taha'nın Kitabı
- Gül Muştusu
- Zamana Adanmış Sözler
- Çeşmeler
- Ayinler
- Leylâ ile Mecnun
- Ateş Dansı

Bölümlere, yorum için, ufak ipuçları eklenmiştir.
(Tanıtım Bülteninden)

686 pages, Paperback

First published January 1, 2000

12 people are currently reading
116 people want to read

About the author

Sezai Karakoç

135 books100 followers
Turkish writer, thinker, community leader, poet.

He graduated from the Faculty of Political Science at Ankara University and worked in the finance sector for many years. He is one of the pioneers of Turkish literature who aims at bridging traditional Islamic beliefs and modern poetic techniques.
He sees three essential elements for a poet. These three elements he calls Peer Gynt’s triangle, according to Karakoç, exists in Henrik Ibsen’s play, Peer Gynt. These three elements are: Poet must be himself. To be himself a poet must transform. Second element: a poet must be self content. Poet must love his art while being transformed by it. Thirdly, to be self-content, one must feel joy. This joy comes not from living but from letting live.

http://www.dirilisyayinlari.gen.tr/ka...

Sezai Karakoç (d. 22 Ocak 1933, Ergani, Diyarbakır), Türk şair, yazar, düşünür ve siyasetçi.

Karakoç şiirle ilgili görüşlerini yazmaya başladığı dönemlerden itibaren şiir anlayışını da yazmıştır. Bu konudaki düşüncelerini Edebiyat Yazıları adını verdiği 3 kitapta toplayan Karakoç'un Türk şiirinde son derece özgün bir yeri vardır. Onun şiiri metafizik bir şiirdir. Türk şiiri geleneksel yapısı itibariyle aslında metafizik bir şiirdir. Ancak bu özellik Tanzimat'tan sonra değişir. Sadece A. Hamit'te metafizik bir ürperti söz konusu olur. Onunla tekrar başlayan bu anlayış Cumhuriyet'in ilk yıllarında Necip Fazıl Kısakürek'te ve Ahmet Kutsi Tecer'de kendini gösterir. Bunlardan başka Yahya Kemal ve Asaf Halet Çelebi'de de metafizik anlayış görülür. Fakat bu metafizik unsurlar adı geçen hiçbir şairin şiir anlayışını açıklamaz, anlatmaz.

YTÜ Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Ali Yıldız'ın tespitiyle Türk şiirini metafizik bir esasa oturtan şair Sezai Karakoç'tur. Sezai Karakoç bunu modern şiirin diliyle yapmıştır. O, Batı edebiyatını da iyi incelemiş bir şairdir. Modern sanattaki soyutlamanın İslam anlayışına uygun olduğu düşüncesindedir ve şiirlerini bu yönde geliştirmiştir.

Karakoç geleneksel şiire de yaklaşır, ancak dili farklıdır. O, modern şiirin diliyle şiirlerini yazmıştır. Poetikasını anlattığı ikinci yazı Soyutlama ile ilgilidir. Nitekim modern sanat genel anlamda soyutlamaya dayanır. Ona göre şair, şiiri soyutlamada bırakırsa eksik bırakmış olur, tamamlanması için şairin tekrar somutlaştırması yani soyutlaştırdığı şeyi tekrar yeni bir bağlama oturtması gerekir. Bunu da Diriliş kavramına bağlar.

Sezai Karakoç, şairin genel çizgilerini, pergünt üçgeni dediği üç ilkeyle anlatır. Peer Gynt, Norveçli yazar Henrik İbsen (1828-1906)’in en ünlü oyunlarından biridir. Karakoç, Pergünt’ün, hayatında bu ilkeleri yaşadığını belirtir ve bu ilkeleri şiire tatbik eder: Şair, Kendi Kendisi Olmalı: “Şairin kendi kendisi olabilmesinin biricik yolu, değişmek, başkalaşmaktır.”

Şair, Kendine Yetmeli: "Eserinin tohumunu ve geliştirecek iklimini, şairin kendi varlığından alması anlamına gelir yeterlilik ilkesi. Yâni fildişi kuleyi biz dışına çeviriyoruz; evren şaire bir fildişi kule olmalı; şafakta kaybettiği güvercinleri, şair, bir ikindide bulabilmeli."

Şair, Kendinden Memnun Olmalı: "Eserin şairini sevinçle titretmesi demek bu. Şair, eserini sevmeli. Onu okşamalı, ama yaramazlıklarına da göz yummamalı. Beğenmediği davranışlarını gücendirmeden ona anlatmalı onu kendini düzeltmeye kandırmalı ve bunu da inandırmalı ona. 'Beni andırıyor, ah, beni o' demeli."

Memnunluk ilkesinin temeli, sevinçtir. Yaşama sevinci değil “yaşatma sevinci”dir.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
86 (61%)
4 stars
38 (27%)
3 stars
8 (5%)
2 stars
6 (4%)
1 star
2 (1%)
Displaying 1 - 5 of 5 reviews
Profile Image for Mustafa Şahin.
454 reviews106 followers
July 1, 2013
"Anne gitti ve evler döndü yazlık otellere
Anne gitti ve sular buruştu testilerde
Artık çamaşırlar yıkansa da hep kirlidir
Herkes salonda toplansa da kimse evde değildir"
Author 2 books461 followers
Read
February 2, 2022
"En onulmaz yarası olanlar
Ta kalplerinden vurulmuş olanlar
Yüreğinde insanlıktan bir iz taşıyanlar"


Karakoç'un en eski şiirlerini seviyorum daha çok, son şiirleri beni sarmıyor, belki beklentilerim farklı: yine kendine özgü bir rengi var ve tabii ki kendi okuru var. Dili ustaca kullandığını inkar etmiyorum. "Kitap yazarken önce mana oluşur sonra akkorlaşır ve söze dönüşür"e benzer bir ifadesi var ki beni benden aldı.
Profile Image for Beyza Sever.
4 reviews
July 17, 2019
“Benim geçmiş zaman içinde yan gelip yattığıma bakma
Ben geleceğin kara gözlü zalimlerindenim
Bir tek köşen bile ayrılmamışken bana
Var olan ve olacak olan bütün köşelerinin sahibi benim
Ben geleceğin kara gözlü zalimlerindenim
Sen kaç köşeli yıldızsın”
Profile Image for Emre Ergin.
Author 10 books83 followers
August 26, 2013
Kitaptaki diriliş, gül ve muştu kelimelerini çıkarırsak yüzde onluk bir tasarrufa gideriz. Redifleri çıkarırsak kitap kaybolur.

Bir dünya kurmak. Az sözle çok şey anlatmayı seven şairlerden değil S. Karakoç. Ama kurduğu dünya da o sebeple muğlak değil. Ayakları yere basıyor. Kendi içinde tutarlılığı, dünyanın gerçek kiriyle örtüşmemesini daha çok vurguluyor. Napalım. sağlık olsun.
Displaying 1 - 5 of 5 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.