“Sen olsaydın yapmazdın biliyorum. Ama herkes senin gibi her zaman sahici olanı, yaşamını küçük mutluluklarla dolduracak, ölümün görüntülerinden kendini uzaklaştıracak, sonradan yürekte yerleşip kalan o saplanmaları duymayacağı bir yaşamı önceden kurgulayamıyor. Belki bir gün, suskunlukların, tutsak edilmiş düşlerin kişiyi nasıl böyle dönülmez sınırlara sürüklediğini anlarsın.”
“Kalbimde akan bu kanla yaşayabilirim, ama yanımda bir tek sen olursan.”
“Bazen sözcükleri unutuyorum. İnsan sözcükleri istediği gibi bir araya getiremediğinde ölmek istiyor.”
“Bazen sert bir rüzgar esebilir. O zaman boynun eğmekten utanma yeniden başını kaldıracağını yalnızca rüzgarın geçmesini beklediğini düşün”
“Güzel kalan yaralar vardır. Sen de benim artık ancak izi belli olan, zaman zaman yanlış bir dokunuş ya da mevsimsiz bir yağmurla sızlayan ama hep güzel kalan yaramsın.”
“Bana, şiir yazmanın bu ülkede geçersiz bir şey olduğunu söylediler kim bilir kaç kez”
“Beni hiç anlamıyorsun, tenimde, tenimin altında bir yerlerde, o şarkıdaki gibi saklıyorum onu, bir düşte elimden tutuyor ama çok çok uzakta, göremiyorum bile, nasıl olup da görünmeyecek kadar uzaktayken elini tutabildiğine şaşırıyorum.”
Bazen okuduğum kitapları mevsimlere göre ayırıyorum. Sen Olsaydın Yapmazdım, Biliyorum benim için kışın okunması gereken bir kitaptı. Soğuk havanın sıcak kitabı yani. Ama dayanamadım, ne zamandır kitaplıkta bekliyordu. Başucumda Müzik gibi kitabın duygu dolu anlatımı var.
İyi okumalar dilerim :)