Jump to ratings and reviews
Rate this book

Ali Nizamî Beyin Alafrangalığı ve Şeyhliği

Rate this book
Bu keyifli kitap, servet içindeyken sonsuz ihtirasları ve tuhaflıkları yüzünden rahata kavuşamayan Ali Nizami Bey’in her şeyini yitirdikten sonra Bektaşi şeyhliğine soyunup huzur buluşunu anlatan bir uzun hikaye. Hisar yine insanın içine işleyen traji-komik bir hayatı anlatıyor...

68 pages, Paperback

First published January 1, 1952

2 people are currently reading
94 people want to read

About the author

Abdülhak Şinasi Hisar

22 books36 followers
He was born in the mansion of his maternal grandfather Muhtar Bey in Rumelihisarı. Abdülhak Şinasi Hisar's childhood was spent in Rumelihisarı, Büyükada and Çamlıca. In 1898, he entered Galatasaray Sultanisi.
Without informing his family, he left Galatasaray Sultanisi in 1905 and went to Paris. He attended the École Libre des Sciences Politiques in Paris until 1908. In Paris, he frequently met with Prince Sebahattin, Dr. Nihat Reşat Belger, Ahmet Rıza Bey and Yahya Kemal.

He returned to Turkey after the declaration of the Second Constitutional Monarchy (1908). He worked for French and German companies, the Ottoman Bank, the Reji Administration, and after 1931 he settled in Ankara and worked for the Ministry of Foreign Affairs. In 1948, he returned to Istanbul and settled in an apartment overlooking the Bosphorus in Ayaspaşa. For a while, he worked as the editor-in-chief of the magazine Türk Yurdu (1954-57). He died of a cerebral hemorrhage at his home in Cihangir in 1963.

He began his literary career in the Armistice years with poetry, book reviews and criticism in Dergâh and Yarın magazines. From 1921 onwards, he became known for his articles in the newspapers İleri and Medeniyet; he also wrote for the magazines 7Ağaç, Varlık, Ülkü and Türk Yurdu, and the newspapers Milliyet, Hâkimiyet-i Milliye and Dünya. Although he was a writer of the Republican period, Hisar remained loyal to the Constitutionalist generation in terms of language and style, and all of his works are mainly based on “memoirs”. In his novels, he adopted the literary approach of writers such as Maurice Barrés, Anatole France and Marcel Proust.

Winner of the 1942 CHP Story and Novel Prize, Fahim Bey and Us was translated into German (Unser Guter Fahim Bey, trans.: Friedrich Von Rummel, 1956). Sermet Sami Uysal (Varlık Publications, 1961) and Necmettin Türinay (M.E.B., 1988) each wrote a book on Abdülhak Şinasi Hisar. After his death, Abdülhak Şinasi Hisar: Seçmeler (Haz.: S. İleri, YK7Y, 1992), Geçmiş Zaman Edipleri (Haz.: T. Yıldırım, Selis, 2005) and Kelime Kavgası: “On Literature and the Novel” (Selis, 2005). Emre Aracı composed a violin concerto of the same name (1997) inspired by the Bosphorus Moonlight.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
33 (25%)
4 stars
57 (43%)
3 stars
31 (23%)
2 stars
9 (6%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 16 of 16 reviews
Profile Image for Merdan.
51 reviews7 followers
April 17, 2019
Onu, hayatının geçen devriyle, bu şimdiki şekline o kadar hazırlanmamış biliyordum ki, bu hâline şaşmaktan ve şaşırmaktan kendimi alamıyor, tabiata muhalif addettiğimiz bazı manzaraların ve oluşların verdiği nahoş teessürü, ezayı duyuyordum.
Profile Image for Emir.
148 reviews2 followers
January 3, 2024
bir olay hikayesinden ziyade bir betimleme. ali nizami beylerin mürekkeple çizilmiş portresi.
Profile Image for Murat.
85 reviews
August 30, 2022
Fahim Bey ve Biz'e kiyasla zayif bir eser. Birincisi o donemlerin vazgecilmez konusu baticilik-doguculuk ile bunlara yapisan basmakalip karakter ozelliklerini tekrar ediyor; yeni bir acilimda bulundugunu soylemekse guc. Ikincisi ise roman olarak basimindan 16 yil once aslinda kisa bir oyku olarak ortaya cikmis ve yazar sonrasinda iki kere uzerine buyuk eklemeler yapip degisiklikler uygulamis. Bu anlamda tek katli bir eve derme catma katlar konduruldugu hissine kapiliyor insan. Yine de dilimizin olanaklarinin farkina varmak ve bundan zevk almak icin yazarin her paragrafi random bir sekilde okunabilir.
Profile Image for Tuna.
185 reviews12 followers
May 25, 2023
Ali Nizami Bey’i mahallesindeki bir çocuğun gözünden izlediğimiz romanda, anılan karakterin züppelikten koparak cüppe giymesini, velilik ve delilik arasında seyretmesini şaşkınlıkla takip ediyoruz.

Yazarın karakterin hayatını ikiye ayırdığı kurmacasında; Ali Nizami Beyin genç ve varsıl olduğu dönemdeki ilgileri ve tutkuları ile düşkün ve yaşlılığındaki hal ve tavırlarına yansıyan keskin dönüşümler yer yer sersemletse de anlatılan dönemde yaşanan çarpıcı değişimlerin bireylerin hayatlarına da nasıl etkiler bırakabileceğini düşündürüyor.

Romanın hemen tümüne sinen ironik ve mesafeli dil okuma keyfini arttıran unsurlardan olmuş.
Profile Image for Mehmet Dönmez.
325 reviews36 followers
August 1, 2017
Bir Türk klasiğinin içinde mizahi bir üslup gördüm mü mutluluktan kıçım arşa vuruyor. Tanpınar yazdı diye yemin etseniz başınız ağrımaz
Profile Image for Zeynep T..
929 reviews131 followers
January 30, 2025
Abdülhak Şinasi Hisar Türk edebiyatının en iyi yazarlarından. İfade yeteneğinin ve insan ruhunu kavrayışının mükemmelliği birbiriyle yarışır düzeyde. Felsefesi çok sağlam bir bakış açısı var. Yazar Türk dilinin ustalarından. Romanlarındaki akış, fikri takip, karakter yaratımı vs. ders niteliğinde.

Şatafatlı ve müsrif yaşantısını yitirdikten sonra Bektaşi şeyhliği yoluna giren Ali Nizami Bey’in yaşayışı var bu kitapta. Abdülhak Şinasi Bey her duruma ve nesneye bir mana yüklemesini başarmış. Kısacık ama dolu dolu bir uzun öykü.

Alıntılar;

"Ehemmiyet verdiğimiz her sözün ağzımızdan çıka­bilmek için merhun bulunduğu bir vakit vardır. Tehlikeli bul­duğumuz her sözü açığa vurmak için bir karantina devrine tabi tutarız. Zehrini bildiğimiz her söz, çiçekler arasında dolaşan bir yılan gibi, başka sathi sözler altına gizlene gizlene süründükten sonra ifadesinin imkanını bulur ve meydana çıkar."

"Ali Nizami Bey, hep ufkun hayat gibi geniş göründüğü sağ tarafa bakar, gittikçe koyulaşan suların kenarında gittikçe solan bir menekşe yığınına dönen eflatun ve mor sahilde yan yana mi­nareler tarih boyunca devam edecek bir hareket halinde duran mızraklar gibi artık birbirine karışır; güneş, nice gösterişlerden sonra, yavaş bir ihtişamla, suların kenarındaki menekşe sahi­lin ardına çekilmeye başlar, renk ve mesafeler sularla birleşerek, Ada'ya dönenlerin ruhlarını büyük bir güzellik manzarasıyla çalkandırmış ve İstanbul güzelliklerine bürünmüş bir akşam daha, Marmara'nın gurub operasıyla birlikte, sona ermiş olur­muş!"
10 reviews
July 15, 2025
DOLAPTAKİ SÜRPRİZ ORDU

Bir edebiyat eseri olarak fena halde kötü. Buna bir roman demek yerine bir rapor demek daha doğru olur. Edebi yaratıcılık neredeyse sıfır diyebilirim. Ama 42. sayfada başlayan giyim kuşam merakı üzerinden yola çıkan analoji(ler)in bizim, yani Türk anlatma biçiminde pek örneğine rastlanamayacak geniş bir perspektiflendirme denemesi olduğunu söyleyebilirim. Sadece bu yönünü görebilmek ve bu anlatıma şahit olmak için bile bu kitabı alabilirsiniz. Sonu da analiz açısından bir nevi spiritüel danışmanlık içeriği sunuyor. Ama bir Hüseyin Rahmi, bir Tanpınar, bir Orhan Pamuk, hatta Ahmet Mithat Efendi lezzeti aramayın. Tabii bütün bu saydığım yazarlarla Ahmet Rasim de aynı nehirde yüzüyor. Yani Türk'ün özellikle yüksek tabakanın, yani zenginlerin, batılılaşma ve batıcılaşmayı nasıl yaşadıkları ve uyguladıkları üzerine gözlemler sunuyor. Eleştirilerle elbette. Hatta rapor kısmı burada iyice devreye giriyor. Bize hiçbir yorum bırakmadan Ahmet Rasim, tüm yorumları, analizleri kendisi yapıyor. Tüm derken, o kadar çok yapıyor ki bu işi, okuyucunun aklına gelebilecek başka fikirlerin de neredeyse önünü kesmeye çalıştığı söylenebilir. Ama yaşam örnekleri açısından ve İstanbul ayrıntıları yönünden kitap önemsiz denemez. Bu yüzden edebiyattan sınıfta kalsa da ısrarla üzerinde durduğu yukarıda ortaya konduğu sayfayı belirttiğim kıvılcımlı bir fikir ve tarihi ayrıntılar nedeniyle 3 yıldız iyidir.
Profile Image for Monur B..
221 reviews13 followers
March 31, 2018
Kısa hikaye sayılacak bir kitap ama adam iyi kardeşim n'apalım.
Profile Image for DemirOS.
46 reviews
April 24, 2023
Alafrangalıkdan Şeyhliğe giden, temelsiz batılılaşma gayretini özenli bir Türkçe ile anlatan bir eser. İyi eğitimli bir Cumhuriyet bürokratının yaşam öyküsünü okumak da ayrı bir güzellik.
Profile Image for şevval.
15 reviews
June 26, 2023
Marcel Proust'un ksıkandığı yazar: Abdülhak Şinasi Hisar
Profile Image for Onur.
202 reviews15 followers
October 3, 2025
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve beğendim. Külliyatını merak ettim. Başka kitaplarını da okumayı düşünüyorum.
Profile Image for Usuyitik.
204 reviews76 followers
October 2, 2014
sanırım, pek sevgili Şule Gürbüz'ün edebiyattaki ruh atalarını aradığımızda karşımıza Abdülhak Şinasi çıkacaktır.

dilinin zenginliği, duyuşunun derinliği, ince alayı ve o herkese nasip olmayacak hazerfenliğiyle, Türk romanının kurucu babalarından biri olmak şerefi kendisine atfedilmelidir. Her ne kadar Ali Nizami Bey de, Fahim Bey de birer modernist roman olarak görülmüyor olsa da, hatta Tanpınar Fahim Bey için şöyle demiş olsa da:
"ona şüphesiz ki, bir roman diyemezdik. hatta bildiğimiz şeklinde bir hikaye bile değildi; bununla beraber bu kitabı metotla yapılmış bir röportaj veya anket addetmek büyük farika ve zenginliklerini adeta inkar etmek olacaktı. bu hususiyetlerin başında, abdülhak şinasi’nin hülyası gelir. bugünkü edebiyatı yakından takip edenler, bu hülyayı ve onun ömrün büyük hakikatlerinin çok defa herkes için boş duran tasını zaman zaman dolduran lezzetli ve büyülü içkisini gayet iyi bilirler."
Profile Image for Rüçhan.
377 reviews8 followers
October 15, 2014
Abdülhak Şinasi Hisar bize çok ilginç kişiler tanıttı. Çamlıca'daki Enişte Vamık Bey'le Fahim Bey, Türk edebiyatının en tuhaf karakterleriydi belki de. Ali Nizami Bey'de de aynı ilginçliği bulurum sanmıştım ama öyle olmadı. Ben Ali Nizami Bey'i sevmedim pek. Diğerleri kadar renkli gelmedi bana kişiliği. 67 sayfalık kısacık kitabın adını her duyduğumda gülümserdim. Beklentim biraz daha yüksekti ama bu kez Hisar'a 5 yıldız veremiyorum.
Profile Image for Behçet Necatigil.
478 reviews46 followers
Read
May 24, 2017
Abdülhak Şinasi Hisar’ın romanı (1952) • İstanbul’da Büyükada’da Nizam caddesindeki köşkünde oturan Ali Nizamî Bey, babasının ve anasının parasını har vurup harman savurmaktadır. Kumar, resim, çiçek, kuş, alafranga musiki, at, araba, kadın macera, giyim kuşam meraklısıdır. Babası ve annesi ölünce mirasın yarısını kardeşi alır, Ali Nizami Bey kendi payına düşeni az zamanda tüketir, çiftlikler, hanlar, dükkânlar, apartmanlar, köşkler haraç mezat satılır; parasız kalan Ali Nizamî Bey dünyadan elini eteğini çekip bu sefer Bektaşî şeyhi olmaya özenir, Çamlıca’da harap bir evi sözümona tekke yapar. Şimdilik tek müridi eski lalası Hüseyin Ağa’dır. Orada Don Quijote ile Sancho Panca gibi yaşamaktadırlar. Günün birinde Ali Nizamî Bey iyice çıldırır, bağlanıp götürülür, az sonra da ölür
Profile Image for gold.
154 reviews
Read
February 6, 2019
Bir parça mutsuzum açıkçası. Anı yazılarıyla hiç görmediğim dönemleri, hiç gitmediğim yerleri, hiç tanımadığım insanları bana incecik bir siziyla ozleten bu kalemden daha buyuk bir beklentim vardi. Belki sorun biraz da benim aliskin oldugum ve dolayısıyla daha cok tercih ettigim kurgu anlayisina uymayan bir kurgu eser olmasi. Romandan cok bir vaka calismasi gibi. Nuktedanligi hosuma gitti, o olmasa ibret hikayesine kayma ihtimali de vardi, oyuncu yaklasim daha cok insani bir tuhaflik hikayesi yapmis anlatilani. Yine de kisacik bir kitap olmasina ragmen bitsin diye gozunun icine bakmak zorunda kaldim.
Displaying 1 - 16 of 16 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.