Tavsiye üzerine okuduğum bu kitapta onlarca hikaye var, çok fazla hikaye olduğundan sindirmesi uzun sürebiliyor. Hikayeler ilginç, bazıları oldukça bilindik... Hoşuma gitmeyense yazarın taraflı yorumları ve hikayelerin etraflıca araştırılmadan konması.
İlk olarak yazar politik tavrını çok çiğ bir şekilde veriyor kitapta, hitap ettiği okuyucu kitlesinin ancak böyle mi anlayacağını düşünmüş bilmiyorum. Buram buram taraftarlık kokan yorumları hiç beğenmedim, yazar ister benle aynı fikirde olsun ister olmasın. Onun haricinde hikayelerde bahsettiği bazı kavramların doğru olmadığını biliyorum. Mesela Salazar'ın üç F'si diyor: Futbol, Fiesta, Fado. Bunu fiestalı versiyonu kim uydurdu bilmiyorum ama Fiesta kavramı zaten Portekiz'den çıkmıyor. Bunun orijinali "Fatima" yani dinle halkı uyuşturma... Sonra Agatha Christie ve kayıp hatıra defteri ile ilgili verdiği hikaye tam gerçeği yansıtmıyor. Bu da çok kulaktan dolma bilgilerin paylaşıldığı izlenimi yarattı bende.
Ciddi emek verilerek yazılan ve güzel İstanbul öyküleri içeren kitaba, bazı yerlerde kullanılan dil ve yeterli araştırma yapılmadan verilen ve yenilenen baskılara rağmen düzeltilmeyen özensiz bilgiler, yazık etmiş: Dile örnek: -"Elinin pizzasıyla kalkıp gelen ve şehrin imarına karışan İtalyan" (sf.79). Özensiz bilgiye örnekler: -Şehre Konstantinopolis ismini veren Konstantin'in (272-337), Roma İmparatorluğu'nun 395'de ikiye bölünmesinden, yani ölümünden 58 yıl sonra kente ayak bastığının söylenmesi (sf.68). -1958'de İstanbul imar planı için görevlendirilen mimar Piccinato'nun isminin Picanto olarak verilmesi (sf.79). Hiç değilse ilk baskıdan bu yana geçen 10 yıl içinde bu hatalar düzeltilebilirdi.
Retro Türkiye'yi özledikçe tekrar tekrar okuduğum; 400 yılından 2000 yılına kadar kendine aşık eden hikayelerle dolu, günümüzde ise artık içinde yaşamaktan ikrah ettiren muhteşem kent ve harika anlatım. Kime kitap hediye edecek olsam bu kitabı hediye ederim.
İstanbul aşıkları için bulunmaz bir kaynak.Kitabı okuduktan sonra gezdiğim her semte bakışım değişti.Bu şehrin büyüsüne inanıyordum ama şimdi adım attığım her yer bir başka güzel.