Birhan Keskin'in yeni kitabı Ba, 2003-2005 yılları arasında yazdığı şiirlerden oluşuyor.
Şairin 1991-2002 yılları arasında yayımlanan Delilirikler, Bakarsın Üzgün Dönerim, Cinayet Kışı + İki Mektup, Yirmi Lak Tablet + Yolcunun Siyah Bavulu ve Yeryüzü Halleri adlı beş kitabını tek cilt içinde bir araya getiren Kim Bağışlayacak Beni ile aynı anda yayımlandı.
Birhan Keskin 1963 yılında Kırklareli'nde doğdu. 1986 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü'nü bitirdi. İlk şiirini 1984 yılında yayımladı. 1995-98 yılları arasında arkadaşlarıyla birlikte Göçebe dergisini çıkardı. Çeşitli yayın kuruluşlarında editör olarak çalıştı. Şairin 1991 ile 2002 arasına ait beş şiir kitabını 2005 yılında yayımladığımız Kim Bağışlayacak Beni ile tek ciltte topladık. 2005'te onun yanı sıra sunduğumuz Ba, 2006 Altın Portakal Şiir ödülünü kazandı. 2010'da yayımlanan Soğuk Kazı ise 2011 Metin Altıok Şiir Ödülü'nü aldı.
Tüm kitaplarını alıp "Ba" ile başladığım şairane insan. Şiir tanımım hep, "Beyinden kalbe veya tam tersi olmalıdır" derdim ki Birhan Keskin bunu fazlasıyla başarıyor. Kafamdaki kurgu şiir kavramını hiç kurgulamadan başarmış. Yunus Emre ile başlayıp Karacoğlan alıntılarıyla da kitabı taçlandırmış daha ne olsun. Beni benden almış şu dizelerle de bitirmek isterim...
"Adını andığımda sıcak akıyor bütün nehirler Dünyayı dolduran sözü olduran o. Ve ben ne desem şimdi, benden değiller. Hâlâ soruyor musun bana âşk ne demek; O en "bir" ve "tam" olana yürümek.
Durup durup geçmesin içinden ağlamak Dur neden ağlıyorsun can'ım, yetmez mi ikimize bir sağanak... "
Birhan Keskin rengi olan bir şair. Aldığım ve okuduğum ilk kitabı. Özellikle ‘’monogam’’ kısmında kendimden birkaç parça ize rastlama imkanım da oldu. Şiirlerine oldukça açım ve her koşulda devamını okumayı iple çekiyorum.
Uzun zamandır şiir kitabı okumamıştım. O nedenle biraz çekimser başladım Ba'ya. Ancak kitap bir çırpıda bitti ve şiire olan küskünlüğümün geçmesinde etkili oldu. Yer yer serbest yazım stilini fazla abartılı bulsam da, bazı dizeler bir kenara not etme ihtiyacı hissedeceğim kadar kuvvetliydi.
"Seni kırdığım yerden beni de kırdılar, Ben hiçbir cümleyle ağlayamam artık seni."
"Dürtme içimdeki narı Üstümde beyaz gömlek var." "Dinginlik, ne yazık ki takatsiz bir şeydir. Hafızanın duvarlarında tutunamayacak kadar mecalsiz bir şey."
-Eksildim ben, azaldı içimdeki su Yeşermiyor cümlem. Oysa Ben senin bir kimsenim, sensin esin
-Dürtme içimdeki narı Üstümde beyaz gömlek var.
-Durup durup geçmesin içinden ağlamak Dur, neden ağlıyorsun can’ım, yetmez mi ikimize bir sağanak…
-İnsan olan yerlerim çok ağrıyor, Olsun, yine de sen kapanma, bu sıra benim, Yerine bırak ben incineyim.
*Kim demiş kadınlar erkekler kadar güzel sevemez ve şiir yazamaz diye? 31. sayfada bir Aşk şiiri var, defalarca okunacak.. Taş, Şubat ve Ağrı satır satır ezberlenecek. Ruhu acıyan, içindeki parça ne kopan ne ölen, öfkelerinden habersiz korkunç atları içinde gezdiren kadın…Seni anlıyorum gecenin karanlığında ve ıssızlığında. Sükunet dışarda bu sıralar, içimdeki fırtına nar’ları kanatmakta. Bütün insanlık yerine ben incineyim bırak. Biliyorum, hepimize yetecek içimdeki bu sağanak.
O günden sonra kuracak güzel bir cümlem olmadı hiç dünya için. Rüyalarım tüller ve silahlardan bu yana sisli. Kıvrılıp giden dalgın bir yol, yolda eski bir taş, Limanda bağlı bir tekne, yosunlu bir halat gibi durdum. Uzağımda açık denizdi o yürüdü gitti. Ben kıyıda ıssız bir ev, ince boğazda gıcırdayan tahta iskele, iskelede bir lastik, az ilerde turuncu bir şamandıra, İçimde kuzeyden bir hatıra aksiyle durgun suya vurdum. Bir siyah beyaz kare içinde, hepsi hepsi bir hatıra işte Bıraktın, unuttum, unutuldum. Seni kırdığım yerden beni de kırdılar, Ben hiçbir cümleyle ağlayamam artık seni.
İçinden geçen çocukluğunu, gençliğini gördüm senin. Yüzünde yol alan can kuşunu, aşka dair cümleni. Ben gördüğümde bütün zamanlardaydın sen. Anladım bir kadına düşerse ışık nehirlere fısıldayandan, gecenin koynundan gül toplar, başka şey gelmez elinden. Sadece bunlar değil, sadece bunlar değil.. Yokluğunda çınlayan boşluklardan mezunum. Çok şey hissediyorum senin için Ama değil bunlar senin istediğin.
icinde oyle siirler var ki, insani oldugu yere civiliyor. birhan keskin’in kalemine diyecek soz bulamiyorum. kendine ait bir dunyasi var ve o dunya bizimkiyle carpistiginda kendimizi kocaman bir savasin ortasinda cirilciplak buluyoruz.
Daha önce Birhan Keskin’in birkaç şiirini okumuştum ama bu kadarını gerçekten beklemiyordum. Şiirlerinin hepsini insanı kendine çekiyor ve birkaç saniye duraksatıyor. Gerçekten müthişti.