Works of prolific Russian-American writer Isaac Asimov include popular explanations of scientific principles, The Foundation Trilogy (1951-1953), and other volumes of fiction.
Isaac Asimov, a professor of biochemistry, wrote as a highly successful author, best known for his books.
Asimov, professor, generally considered of all time, edited more than five hundred books and ninety thousand letters and postcards. He published in nine of the ten major categories of the Dewey decimal classification but lacked only an entry in the category of philosophy (100).
People widely considered Asimov, a master of the genre alongside Robert Anson Heinlein and Arthur Charles Clarke as the "big three" during his lifetime. He later tied Galactic Empire and the Robot into the same universe as his most famous series to create a unified "future history" for his stories much like those that Heinlein pioneered and Cordwainer Smith and Poul Anderson previously produced. He penned "Nightfall," voted in 1964 as the best short story of all time; many persons still honor this title. He also produced well mysteries, fantasy, and a great quantity of nonfiction. Asimov used Paul French, the pen name, for the Lucky Starr, series of juvenile novels.
Most books of Asimov in a historical way go as far back to a time with possible question or concept at its simplest stage. He often provides and mentions well nationalities, birth, and death dates for persons and etymologies and pronunciation guides for technical terms. Guide to Science, the tripartite set Understanding Physics, and Chronology of Science and Discovery exemplify these books.
Asimov, a long-time member, reluctantly served as vice president of Mensa international and described some members of that organization as "brain-proud and aggressive about their IQs." He took more pleasure as president of the humanist association. The asteroid 5020 Asimov, the magazine Asimov's Science Fiction, an elementary school in Brooklyn in New York, and two different awards honor his name.
Kitaptaki iki hikaye haricindeki (biri Arthur C. Clarke'a ait) hikayeler kimya biliminden esinlenerek yazılmış hikayeler. Sanırım bu hikayeleri Asimov'un kimya profesörü olması ile ilişkilendirebiliriz. Kitabın adı sizi yanılltmasın bu açıdan. Diğer iki hikaye de robotlarla ilgili. Ama bu durum bir hayalkırıklığı olamaz elbette. Çünkü Asimov hikayeleri her seferinde bizi büyüleyen yolculuklara çıkarır.
Asimov'un kısmen erken dönem öykülerini kapsayan bir derleme. Asimov'un büyük kurgularının yanı sıra küçük kurguları da okunmaya değer hikayeler. Özellikle erken dönem hikayeleri olduğu için Asimov'un 1930 ve 1940'lardaki hayal gücünü görebiliyorsunuz.
Asimov'un kısa öykülerinde karakterlerin ne kadar derin ne kadar tutarlı ve sırıtmayan, klişe olsa da sırıtmayan bir yapıda olduğunu deneyimlemek için kısa öykülerini okumanızı önerebilirim. Bu kitapta birbirinden güzel kısa öyküler var.
Bugüne kadar Asimov'un kısa öyküleri arasında en beğendiğim "C Borusu" adlı öyküye eş değer olacak "Adımı S Harfiyle Yazın" adlı öykü kitapta öne çıkan öykülerden biri. Kitapta ayrıca diğer öykülere göre küçük bir roman olabilecek uzunlukta anlatılan "Lanetli Gezegen" adlı bilgi felsefesi üzerine farklı bakış açılarının birbiriyle çatıştığı güzel bir öykü de yer alıyor.
Klasik bilimkurgu meraklılarına önermemin yanı sıra farklı bir tat arayanlar için de okuma listesinde olabilecek bir kitap.
Üç Robot Yasası, Asimov'un yapay zeka ile ilgili kitaplarında kullandığı en temel kavramdır. On kitaplık efsane seri "Vakıf"ın başında bile karşımıza çıkar bu yasa.
Kitaba adını veren "Üç Robot Yasası" ise bu kitapta enfes bir kısa öykü olarak karşımıza çıktı. içerikteki diğer yedi öykünün bir tanesi "şafakta karşılaşma" Arthur Clake'ın. "A Space Odyssey"in izlerini taşıyan bu öykünün Asimov seçkisinde yer alması tatlı bir sürpriz oldu benim için. Asimov'un . öykülerinin her biri ise tam da bekleneceği üzere son derece ufuk açıcı.
Asimov okumayı yıllara yayıyorum ki çabuk bitirmeyeyim külliyatını.
Aslında bitireli günler oldu ama bir türlü siteye girip güncelleme yapamadım. Kitap hakkında ne söyleyebilirim ki? Birkaç kısa öyküden oluşan harika bir yolculuktu benim için. Elimdeki 96'daki ilk basımından bir kopya olduğu için özenerek okudum. (Buradan anneciğime kitap için teşekkür ediyorum çünkü onun kütüphanesinden arakladım!) Özellikle son öyküdeki bir cümle beni çok fazla etkiledi.
Bir Mnemonik olan Mark, Noncompos olarak nitelendirilen uzmanlar hakkında şunu söylüyor: "Bütün beyinlerini küçücük bir konuya vermek ve öğrendiklerinin pek azını hatırlamak sanki büyük bir marifetti!"
Şu cümle üç dakika oturmama ve kendim hakkında düşünmeme neden oldu. Direkt olarak bana kurulmamış bu cümle o kadar çok etkiledi ki beni, belli bir süre utanç hissettim. Ağzımın suyu akarken ıslanmasın diye şekilden şekle girerek okuduğum bir kitaptı.
Bende yayınevinin ilk basımından bir kopya vardı ve biiiir sürü yazım yanlışıyla doluydu kitap. Böyle güzel bir kitaba gerçekten yakışmıyordu, umarım yeni baskılarda düzeltmişlerdir.
Kitab, adını kitaptaki ilk hikaye olan üç robot yasasi adlı öyküden almış. diğer hikayeler de Asimov un farklı tarihlerde dergilerde yayınlanmış hikayelerinden derlenmiş bilimkurgu hikayeleri(bir de araya bir Clarke hijayesi konulmuş). ilk hikaye ve Clarke'ın hikayesi dışındaki öyküler kurgularını kimya biliminden almış ki biliriz Asimov abimiz kimyacıdır. Her Asimov yazısı gibi bunlar da oldukça akıcı , okuması kolay hikayelerdi. Tavsiye edilir...
Isaac Asimov'un bir kitabı daha bitti. Kitabı ben okumadan önce roman zannediyordum ama Asimov'un çeşitli zamanlarda yazdığı hikayelerden oluşan bir derleme çıktı. Hikâyelerin hepsi mükemmel olmasa da güzel hikâyelerdi.
Ayrı-ayrı hekayələrdən ibarət bir Asimov "derleme"si. Gerçi artık Mövlüd abinin sözü olmasın, hər kitabı Vakıf serisi ilə müqayisə edəcək hala gəldik, bu səbəbdən də bu kitaba ümumi qiymət vermək biraz çətindir. Yenə də, fərqli fərqli bilim-kurgu hekayələri olaraq oxumağa dəyər
Çok güzel hikayeler içeriyor. Öyle ki uzaya sanki ben de rahatlıkla çıkabilirmişim gibi hissettim. Dünyamız ne kadar da ilkel. Asimovun zihninin ne kadar gerisinde. Bu kadar ileride olup da yine de insanın yüceliğinin vurgulandığı bir evren büyüledi beni. Sonra gerçek hayata bakıp hala emeklediğimizi ama insanı hor gören bir medeniyet olduğumuzu anladıkça hayal kırıklıklarım büsbütün arttı. Asimovun hayalindeki evreni hiç inşa edemeyiz. Çünkü biz insanı onun kadar yüceltmiyoruz.