Jump to ratings and reviews
Rate this book

La: Sonsuzluk Hecesi

Rate this book
Bir gün Saba Melikesi Belkıs&'tan, Adem&'le Havva&'nın hikayesini anlamanın bütün bir insanlığın da hikayesini anlamak manasına geldiğini öğrendim. İnsanın bütün halleri Adem&'de gizliydi ve bütün macera onun hikayesinde özetlenmişti. Bu cümleyi yıllarca içimde gezdirdim de bir türlü kalemi elime alamadım, anlatmaya kalkışamadım. Ne zaman ki, kalmak için değil uğrayıp geçmek için kadem bastığımız, kök attığımız değil kısa bir gölge saldığımız şu dünyada bir cennet sürgünüyle yazgılandığımı anladım ve Kelimeler Kitabı-çift isimler sahifesinde, Adem&'le Havva&'nın yanına bir de Habil&'le Kabil&'i ekledim. O zaman anladım anlatma zamanının geldiğini. Hikayenin ismi düştü dilime bir LA. İLLA, dedim.
Bir ömür boyu aradığım hece harfinin LA olduğunu bildim.

384 pages, Paperback

First published November 1, 2008

22 people are currently reading
388 people want to read

About the author

Nazan Bekiroğlu

24 books232 followers
3 Mayıs 1957 tarihinde Trabzon’da doğdu. İlk ve orta tahsilini aynı kentte yaptıktan sonra Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi (1979). Dört yıl lise öğretmenliği yaptı. KTÜ Fatih Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümü’ne öğretim görevlisi olarak girdi. (1985). Orhan Okay yönetiminde sürdürdüğü Halide Edib Adıvar’ın Romanlarının Teknik Açıdan Tahlili konulu doktorasını tamamladı (1987). Aynı bölümde öğretim üyesi olarak çalışmaya başladı. Şair Nigâr Hanım konulu çalışmasıyla doçent oldu (1995). 1998′den itibaren aynı fakültede açılan Türkçe eğitimi bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan Nazan BEKİROĞLU 4 mayıs 2001′de profesör olmuştur

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
352 (43%)
4 stars
263 (32%)
3 stars
122 (15%)
2 stars
51 (6%)
1 star
16 (1%)
Displaying 1 - 30 of 43 reviews
Profile Image for Aydın Şen.
27 reviews
July 22, 2013
Nazan Bekiroğlu'yla tanıştığım ilk kitabı. Şiir gibi derler ya, aynen öyle işte. Hikaye güzel, üslup güzel, akıp gidiyor kitap.
Profile Image for Carduelis.
218 reviews
December 2, 2025
Kitabın bana en büyük katkısı, Adem ile Havva'nın birlikteliği ve cennetten kovulmalarıyla yeryüzündeki yaşamlarının kutsal kitaplarda nasıl anlatıldığına dair yaptığım araştırma okumaları oldu. Çünkü kitabı okurken ne kadarı kurgu, ne kadarı gerçek anlayamadım; bu kadar nasıl uzatılabileceğine hayret ettim. Çok da işin içinden çıkamadım aslında. Buna mı takıldığımdan bilmiyorum, duygusuna hiç giremedim. Metin, yaratılış anlatısına dair güçlü bir sembolik atmosfer kuruyor; ancak anlatının fazlaca şiirselliği kimi yerde anlamı bastırdığı için yapıcam derken duygusal yoğunluğu bozuyor gibi geldi bana. Aslında ilk giriş kısmı iyiydi ama devamı maalesef bana fazla şiirsel, fazla tekrarlı ve gereğinden fazla uzatılmış geldi.

Herkese keyifli okumalar.


LA, hiçlik mesabesi,
Öyleyse sonsuzluk ekidir.
Hamdele, bu hikâyenin hem ilk sahifesi hem de neticesi.
Hamd O'na ki;
Ey varlığı kendi kendinden olan.
Ey kendi kendisinin hem sebebi hem sonucu.
Ey kendi ezelinde ezeli, kendi ebedinde ebedi.
(....)
Bütün bunları.

Aklım almıyor.

Ama kalbime sığıyor.
...
Akşamdan dizdiğim harfleri sabahtan bozdum, birer kanat taktım, hepsini rüzgârda uçurdum. Hafızama kaydettiklerimin de çoğu yerinde yoktu. Uçtu düşünce, fikir buharlaştı. Geriye bir duygu kelâmı kaldı o da muğlâktı.syf9


Suya akmak. Dağa yürümek. Buluta durmak.

Öyleyse sen de durma, göster rengini. Bir şey yap. Bir adım at. Kendine bir yer tayin et. Sen de tekrarla o meşhur cümleyi: Dağlar parçalansa korkma taraf tutmaktan. Niyetini gayretini belli et. Ver verebileceğini. Gördüğün rüya nedensiz değil, tabirine tabircisine hürmet et.syf373

O ânda dünyanın bir bıçağın sırtında, gayer açık ve yalın iki sözle,
tevilsiz ve tefsirsiz, sade ve basit, art anlamsız yan anlamsız, dilin en duru bilgisiyle, en temel kelimeleriyle ikiye ayrıldığını sezdi.

İyi ve Kötü,
Adem'in Kelimeler Kitabı'nın ilk iki kelimesiydi.
Hem mukaddimesi hem hâtimesiydi.
Profile Image for Mustafa Şahin.
454 reviews106 followers
March 16, 2012
Müthiş, müthiş, müthiş bir kitap. Anlatımıyla, akıcılığıyla, her şeyiyle çok güzel kitap. Nazan Bekiroğlu'na saygılarımı sunuyorum. Böyle daha fazla kitap yazsın lütfen! :)
Profile Image for Hikmet Okur.
99 reviews8 followers
April 19, 2022
Böylesi hassas bir kıssayı, kimseyi kızdırmadan ve haddi aşmadan anlatmak gerçekten maharet isterdi. Nazan Bekiroğlu benim açımdan yaşayan en iyi Türk yazar. Zannetmeyin ki öyle çokça Türkçe roman okudum, hatta zirve olarak tabir edilen eserleri bile okumuşluğum yoktur. Sadece gerekçemi arz etmek isterim: Basirer ve feraset nuruyla bakarak hayatı okuyan, insanı ise en ücra köşelerine kadar tanıyıp tarif eden Allah'ın dostlarından sonra insana dair duyguları bu kadar güzel ve detaylı anlatan bir kendisini gördüm. Yabancılardan ise Dostoyevski müstesna. Kendisinden başka birisi varsa ben bilmiyor olabilirim, affola; yarın kendisini de geçen başka bir edebiyatçı çıkar, ne âlâ! :)
Profile Image for Fearless.
737 reviews105 followers
December 10, 2017
Anlatılan gerçek bir hikaye ama böyle midir bilinmez...
Bilinmezse de sanki grcekten böyle yaşanmış gibi anlatmış yazarımız güzel dili ve sözcükleriyle...
Bu kadar mi Affet diyince hisseder ürperir insan..
Bu kadar mi girmez bilmez yaptığını kalbindeki mühür kuruluncaya kadar..
Bu kadar mi hükümsüz olur asıl kendisine efendi varken rüyaları atların...
Asıl efendyi unutmadan kitabı okumak ve urpermek değil midir ruhumuzun ihtiyacı?...
Profile Image for Ipek Guler.
71 reviews2 followers
February 24, 2021
Ahenkli anlatım dili, yine diğer kitaplarındaki gibi muhteşem bir Türkçe, genel kültür olarak bile bilinmesi gereken bu hikayenin detaylarının anlamlarının derinliği... anlayana ;)
Profile Image for Tuğçe Uludoğan.
11 reviews11 followers
September 14, 2015
Başladığım kitabı bitirmek gibi bir alışkanlığım olmasa okumazdım kitabı. Yine de sakin kalmaya çalışıyorum ama olmuyor. Hepimizin bildiği masal yazarın kendi ite kaka tarzıyla yazılmış. Rahatsız edici o kadar nokta var ki. Bunları temsili kabul etmek istiyorum ama olmuyor. Kadının erkeğin kaburgasından yaratılması gibi kadını eklenti haline getiren bi anlayış çok matah gibi defalarca geçiyor kitapta. Şeytanın erkeğin en büyük günah mıknatısı olarak kadını görmesi, kadının kıvrımlarına şeytanın oturması vs gibi konular tabi ki rahatsız edici. Bundan daha rahatsız edici olansa tüm bunları ifade eden bir yazarın samimiyetsiz bir şekilde kadını yüceltiyorum ama ben havası içeren cümleleri.
Zaten bencil insanoğlunun "dünyanın merkezi benim, her şey benim için var" şımarıklığı kitapta kendini oldukça fazla hissettiriyor. Bu şımarıklık yüzünden okyanuslar kadar kan döktü insanoğlu, dünyanın içine etti ama hala ben diyor başka bir şey demiyor.
Bu arada bilimsel hiç bir temeli olmayan bazı noktalara değinmeden geçmek istemiyorum. İlk insanın uygarlığın içine doğması, mağara hayatı diye bir şeyin hiç olmaması, bazı hayvanların ilk andan itibaren evcilleştirilmiş olması, dünyayla insanın yaşının aynı olması, hiç bir canlının ilk halinden bugüne hiç evrilmemesi vs vs. Umarım temsilidir yoksa zaten azıcık okumuş yazmış her insan açar bakar bu iddiaların bilimle hiçbir ilgisi olmadığını görür.
Profile Image for sidana.
173 reviews1 follower
September 15, 2013
Romana kattığı kafiye ve şiirsel tarz bir seferde kitabı akıcı şekilde sıkılmadan ve duygulanarak okumamıza yardımcı olmuş. Normalde bilgi iiçerikli kitapların okunması biraz zordur ve Nazan Bekiroğlu bunu aşmış..

"Bana bu kelimeleri Sen verdin
Sonra beni bu kelimelerle itham ettin.
Benş topraktan yarattın,hamuruma nefsimi kattın.Sonra tuttun beni nefsimle sınadın.Hevesli kıldın da beni,heverkarlığımı suşladın.
DİYEBİLİRDİ.AMA DEMEDİ.
Sen yarattın bizi,Sen çizdin bu kaderi.
Kaderim böyleymiş,elimden ne gelirdi?
İsyan ettimse de Sen ettirdin.
Halim buysa da sebeb-i halim Sendin.Söyle!Başka ne yapabilirdim?
DİYEBİLİRDİ AMA DEMEDİ.

"...edep hertürlü davanın üzerindedir.Ve insan ancak dili kadar edeplidir.Bilmediği kelimeler kadar edepli bildiği kelimeler kadar da edepsizdir."
Profile Image for Sema.
20 reviews
August 8, 2018
Arkadaş tavsiyesi ve yazılan yorumlar üzerine okudum ancak şu konuda artık emin oldum. Dini konular hakkında roman veya hikaye yazmak riskli, zor belki de gereksiz. Özellikle din konusunda klişeleşmiş hikayeleri dinlemekten ziyade duymadığım yada daha önce düşünmediğim konuları okumayı tercih ederdim. Yada sıradan bir konuyu bile farklı açıdan ele almasını beklerdim. Yazar Adem Havva'nın klasik algılanışından uzaklaşamamış. Bu durumda kurguda zayıf oluyor. Beklentimin altında bir kitap oldu. Buna rağmen insanın acizliğini ve şeytanı iyi hissettirdi. Fakat kitapta insanı derinleştiren veya düşünmeye sevk eden cümleler yok. Gereksiz uzatılmış.
Profile Image for erkamdiyorum.
106 reviews7 followers
July 25, 2017
Nazan hocanın okuduğum en akıcı kitabı bu zannedersem. Hakkını yemeyeyim bu sefer 5 yıldız verdim. Diğer kitaplarına nazaran daha sindire sindire okunabiliyor. Nedense diline fazla takılıyorum, neyse bu da hocanın üslubu sonuçta :)

Hikaye esasen herkesin bildiği gibi Adem ile Havva hikayesi. Ancak kendine has ilerleyişi ve dil becerisiyle okunurluğu, kitabın hikayesine güzel bir harman katmış. Lise zamanında okumuştum, açıkçası elimden düşürememiştim. Şimdi üzerinden seneler geçti sanırım tekrar başlayacağım. Tekrar tekrar okunabilecek kitaplardan. İyi ki var.
Profile Image for Zeynep.
16 reviews3 followers
January 29, 2018
Adem ve Havva’nın öyküsünü biraz kurmaca yaparak ama temeline sadık kalarak yine kendine has üslubuyla ele almış Nazan Bekiroğlu.Aslında hepimizin bildiği cennetten kovulma Habil -Kabil olaylarını daha dokunaklı kılmış cümleleriyle ama bilinen şeyler için kitabın hacmi çok fazla.Sanki sürekli aynı şeyden bahsediyormuş hissi uyandırdı bende.Beklentimin altında kaldı maalesef:/
19 reviews
June 4, 2020
Çok akıcı geldi bana ama bir o kadar da edebi. Anlamakta zorlandım bir çok betimlemeyi, hala anlayamadigim çok. Bir zaman sonra bir kez daha okumak isterim. Eminim o zaman başka anlicam. En son şunu anladım, gün gelecek hiç olmamış olacağım, hiç topa vurmamis, okumamış, yazmamış, konuşmamış. Hiç sevmemiş gibi olacağım. hiç birşeyim olmamış olacak. En son toprak...
Profile Image for Starbuckjr.
25 reviews
January 6, 2011
Çok ayrı bir anlatım tarzı var. Konuya gelince, insanız ya, işimiz zor.
27 reviews
November 29, 2015
Yorumlara bakarak aldım kitabı ama beklentimin altında çıktı Hz Adem ve Havva nın hikayesi kurgulanmış
Profile Image for Miss Öykü .
167 reviews
July 31, 2023
Karmaşık düşüncelerim var bu roman ile ilgili. Adem ile Havva'nın yaratılmalarından başlayıp dünyaya inmeleri, Habil ile Kabil'in doğumu, Kabil'in cinayetini anlatıyor roman. Dili şiir gibi, zaten yazar ön sözde mesnevi gibi yazma isteğinden bahsetmiş ve bence arzusunu en güzel şekilde gerçeğe dönüştürmüş. Teknik ve edebi olarak bir kusur bulmam mümkün değil, çok tatmin ediciydi.
İlk sayfasından beri bana çok fazla şey düşündürdü, çok şey fark ettirdi. Çocukluğumdan beri insan olmayı, yaratılmış olmayı algılamak ağır gelir, bunun farkına vardığım anlarda başka bir şey düşünemez olurum. Yine Nazan Bekiroğlu'nun söylediği gibi Adem ile Havva'nın hikâyesi, tüm insanlığı kapsar ve açıklar nitelikte sanırım çünkü bu hikâye bir nebze içimi rahatlattı. Daha ilk bölümlerden "Hepimiz o meyveyi yerdik" demesi ile içimde bir şeyleri yaktı yazar. Evet, yerdim sanırım diye düşündüm. Evet, dünyaya gelmek isterdim, bu sıkıntıları yaşamak isterdim. Hala içimde bir yerlerde bunu inkar eden, "mantıklı ol, kim cennet varken sıkıntı çekmek ister ki" diyen biri var dürüst olmak gerekirse. Ama o ses, hiç Adem'in yerinde olmadı, hiçbir şeyi yokken her şeyi olmasının kıymetini bilmesi mümkün değil.
Kabil'i okuduğumuz bölümlerde yaşadığım iç sıkıntısını anlatabilmem mümkün değil. Özellikle Habil'i öldürmesinden ve kalbinin tekrar atmaya başlamasından, vicdanının yeniden nefes almasından sonra içim sıkıştı. Yapılan hatanın geri alınmazlığı, kendi canından birini öldürmenin vehameti içime oturdu. Yaptığım en küçük hatayı bile geri almak için uğraşan ben, böyle bir yanlışı tahayyül edemedim. Çok üzüldüm.
Adem'in günahının affedilmesi ile ne kadar rahatladıysam Kabil'i hiçbir canlının kabul etmemesi ile o kadar yaralandım. Yine de affedilmesini istedim sanırım günün sonunda, bilmiyorum.
Meleklerle aramızdaki rekabet, Adem'in ciddi ciddi "cennet günleri anılarını" anlatan dedem olduğu farkındalığı... Gerçekten bu kitabı okurken yaşadıklarımı izah edemiyorum. Yeni bitirmişken ve bu hislerim tazeyken hiçbirini unutmamak için bu karmakarışık yorumu yazıyorum.
En çok etkilendiğim, daha doğrusu "ama"larıma sebep olan şey şuydu: Adem dünyaya geldikten sonra bilgeydi, içi rahattı çünkü cenneti görmüş, yaşamıştı. Bize anlatmanın görevi olduğunu ve bizim de onun ışığında yaşamamız gerektiğini biliyorum. Ama ondaki konforun bende olmadığını fark ediyorum okurken. Cennetten gelmiş birinin huzuruna sahip olmam mümkün değilken nasıl her an kendimden tamamen emin olabilirim ki, diyemiyorum. Kuşkulanıyor, korkuyorum. Ama sonra her şeyi bilen onu da biliyor, onu da hissediyor, onu da affediyor, anlıyor, diye düşünüp rahatlamaya çalışıyorum. Kitabı okurken böyle döngülere girdim.
Kitabı, Barbie filmini izlemeye gittiğim gün almış ve ertesi gün okumaya başlamıştım. Barbie, tüm zorluklarına ve acısına rağmen, serüvenin ve varlığın, düşünmenin, fikir ve bilgi sahibi olmanın kıymetinden ötürü kadın olmaya karar veriyordu. Öyle güzel denk geldi ki Lâ ve Barbie, Adem de dünyaya aynı sebeple geldi, biz de bu yüzden buradayız ve ben de bu yüzden yaşıyorum demek beni çok mutlu etti.
Yüzümü güldüren küçük bir detaydan da bahsetmek isterim. Yazarın daha önce Mücella isimli romanını okumuş ve aşık olmuştum. Aynı dönemde bir yakınımdan ekşi maya almış ve ilk ekmeğimi Mücella'yı bitirdiğim gün okumuştum. Ekşi mayanın varlığının beni ne kadar heyecanlandırdığını anlatmanın yeri değil. Fakat onu isimlendirme, ona daha değerli bir varlık katma isteği ile mayama Mücella ismini vermiştim. Mücella, evdeki en kıymetlimizdir. Yazarın, bu kitapta Adem'in ilk ekmeği yapışını anlattığı bir kısım var. Cenneti gören Adem'in, ekmeği her şeyden güzel, her şeyden değerli bulduğunu anlatıyor Nazan Bekiroğlu. Kaleminden çıkan bir karakterin ismini mayama verdiğimi bilse nasıl hissederdi, çok merak ettim. Sanki aramızda bir duygu bağı var da ben okumadan ekmeğin kıymetini hissetmişim gibi geldi.
Bu kadaaar fazla hisle dolu okuma serüveninde sıkıntılarım da oldu tabii. Hala tam olarak emin olamasam da cinsiyet rolleri açısından bazı problemler olduğunu düşünüyorum kitapta. Kadının yaradılış gayesi okurken yerimde kıpırdattı. Şeytanın insanları ayartmak için hiçbir şeyi yeterli görmeyip kadın suretini görünce "Budur!" demesi sorgulattı. Kadın mı ayartıcı yoksa bu tamamen bir erkek problemimi mi, öyle olsa bile biz bu yüzden mi varız, Havva'nın ismini, varlığını ona veren Adem, Adem varsa Havva var, Havva neden hep geri planda bilemedim. Çocukları arasında insanlığın ilk kavgası başlarken Adem'in sıkıntılarını görmemiz, Havva'nın ise sadece iki rüyasını okumamız adaletli mi (ki yazar bunun için kitapta bu kalem Havva'nın yaşadıklarını bilemez sadece rüyalarını bilebilir minvalinde bir açıklama yapıyor), kitabın adaletli olması gerekir mi diye düşündüm. Dediğim gibi emin değilim. Kitap hakkında okuma yapıp öğrenmek istedim ama buna ilişkin bir kaynağa da rastlayamadım.
Yine de güzelliklerini düşünerek bu kitabı hatırlamayı tercih ediyorum.
Profile Image for Efe.
303 reviews41 followers
March 9, 2018
Bak işte bu kitap beni çok kızdırdı.

Hayatımda gördüğüm en değersiz kitap belki de. Çünkü daha en baştan kendisiyle çelişiyor, savunduğunu iddia ettiği değerlere düşmanlık ediyor. Bir defa siz bir dini figüre kafanıza göre hikaye yazamazsınız. Daha doğrusu yazabilirsiniz ama o takdirde bunu para ya da şöhret için yaptığınızı kabul etmeniz gerekir çünkü keyfinizce değiştirdiğiniz din, inandığınız din olamaz. Belli ki bu eseri inandığınız dine hizmet için yazmadınız.

Eğer bu kitap gerçeğin arayışına samimiyetle yönelmiş olsaydı, bir kavrayış çabası olsaydı buna saygı duyabilirdim. Oysa ne Adem'le Havva kıssasını anlamaya ve açıklamaya ilişkin bir çaba var ne de meselenin zihni arkaplanına, derinine bir iniş. Sadece çok bilinen bir kıssa alınmış, içine 15 yaşında kızları kafalamak için "Aşk... Aşk ne güzeldi... Aralarına girdi ama ayırmadı, birleştirdi..." türünden cümleler serpiştirilmiş, kitabın hacmini büyütmek gerektiğindeyse hiç utanıp sıkılmadan şöyle cümleler yazılmış:

"Şu ağaca yaklaşmayın
"Şu" Ağaç.
"Bu" kadar yakın değil.
"O" kadar da uzak değil.
Arada."

Şimdilerde çok dalgası geçilen Yılmaz Özdil bile yazılarında hiçbir anlama gelmeyen bir lafı sakız gibi uzatmakta bunca mahir değil! Neredeyse 500 sayfa boyunca bu eziyet devam ediyor.

Ne olursunuz şu kitabı okuyacağınıza gidip Kur'an'ın kendisini okuyun. Yok ben dini içerikli ama kurgulanmış eser istiyorum diyorsanız Mesnevi'yi, olmadı Amak-ı Hayal'i falan okuyun. Bu bomboş kitaptan rica ederim uzak durun.
Profile Image for Esra.
64 reviews
September 5, 2022
Nazan Bekiroğlu’nun okuduğum ilk kitabı ve (kendi açımdan) yanlış kitap..
400 sayfa Adem ve Havva, Kabil ile Habil okumak beni resmen sıkıntıdan boğdu ki ne boğduu…kitap yarım bırakma huyum olmadığı için zorla okudum resmen.. Sayfalarca süslü süslü cümleler ve Adem, kaburgasından varolan Havva, yasak ağaç ve meyvesi, tıs tıs şeytan, günah, cennetten dünyaya düşüş, Kabilin Habile sayfalarca sayfalarca düşmanlığı ve en nihayetinde öldürüşü ve işte bu.. sadece süslü bir dille bu anlatılıyor…
Evet yazarın dili akıcı, kelimeleri kullanışı güzel. Sırf bu sebeple 2 yıldız , ve başka bir kitabına şans.. umarım doğru seçim yaparım gelecek sefer..
Profile Image for Mehmet.
248 reviews6 followers
October 10, 2021
Bir baş yapıt. Edebiyat şöleni. Şiirsel bir dil. Nazım desem nazım değil, nesir desem nesir. Lakin kelimelerin seçimi, uyumu, ahengi şahane.
Günahı, öfkeyi, pişmanlığı bu kadar iyi anlatan başka bir kitap görmedim.
Kabil ve Habil'in hikayesi değil bu, senin benim hikayem.
Kitaptaki birçok cümlenin arkasında ciddi bir dini bilgi birikimi var. Dini bilgi olarak seviyeniz ne kadar yüksekse ince detayları o kadar fazla fark edip daha çok keyif alıyorsunuz.
Nazan Bekiroğlu bu kitabı ile son dönemin en iyi yazarı olarak listemde birinci sıraya oturdu.
Kesinlikle okunmalı
Profile Image for Ayse Turan.
119 reviews17 followers
June 2, 2025
Şiir tadında anlatımı ile sizi sizden alıyor. Nazan Bekiroğlu yazım dili, konu seçimi ve kurgusu ile başarılı bir yazar... Kitap kendi içinde size iyi ve kötüyü sorgulattırıyor. Aslında ziyaretçi olduğumuz şu dünyada yapmamız gereken ne ki......
İçimizde ki ateşle yakalım mı tüm dünyayı ve onun ateşinde biz de kül olalım mı....
Profile Image for FatihSerdar.
12 reviews
March 17, 2019
Yaratılış hikayesi , cennetten kovuluş ve Habil -Kabil arasında ki ilişki ekseninde kurulu bir kitap. Konular oldukça güzel, fakat dili yalın değil. Yalın olmayan bu dil bazen sıkabiliyor , odağını dağıtabiliyor.
Profile Image for Kazım.
180 reviews7 followers
June 27, 2021
Bekiroğlu’nun hemen her kitabını okuyan biri olarak bu kitabını da okumayı merakla bekledim. Fakat beklemediğim şekilde bana hitap eden bir üslubunun olmadığı anladım. Hikaye kısa ama betimlemeler ve ağır edebiyat dili oldukça fazlaydı. Altını çizdiğim yerlerinin hatırına 3 yıldız verdim.
Profile Image for zehra.
41 reviews
April 8, 2023
Daha önce okumuştum, o kadar güzel ki tekrar okumak istedim. Nazan Bekiroğlu, kaleminin güçlü olduğu en iyi kadın yazarlardan biri. Gerçekten bu kitabı herkesin okuması gerekli. En sevdiğim kadın yazarlar arasında ve en sevdiğim kitaplardan biri.
1 review
March 24, 2020
Adem ve Havva yı daha iyi öyküleyen bir kitap görmedim. Her bölümüyle kendine bağlayan bir kitap.
Profile Image for Huseyin Elmas.
6 reviews
July 19, 2020
Ne geldiyse başlarına birlikte geldi. Öznesi çiftti bu cümlelerin.
Eylemi tekildi. Suç tekti ama işleyeni ikiydi.
Profile Image for aslışah koçovalı.
34 reviews
July 23, 2020
okurken ayılıp ayılıp bayıldım sırf bitsin diye okudum aşırı sıkıcı bir edebilikteydi
Profile Image for DG.
4 reviews
December 21, 2020
Kitap elimde çok süründü ne yazık ki..
Bilinen Adem ile Havva hikayesi, fazlaca ağır ve ağdalı bir dil ile yazılmış. Kitabın içine girmek, yazarın kullandigi dil sebebi ile oldukca zor benim icin..
53 reviews
March 31, 2023
Adem ile Havva nın hikayesini anlatıyor kitap ama ne kadar bilsekte öyle şiirsel edebi bir dil ile anlatmış ki sanki bambaşka bir hikaye okuyorsunuz gibi.
Displaying 1 - 30 of 43 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.