1905 yilinda Edirne'de dogdu. Eyup Rustiyesi ve Istanbul Idadisi'ni bitirdi. Milli Mucadele'ye katilarak Anadolu'ya gecti. 1928 yilina kadar TBMM Matbaasi'nda duzeltmen, sonrasinda TBMM zabit kâtibi olarak calisti. Istanbul'a donerek Vakit, Son Saat, Cumhuriyet gazetelerinde muhabirlik, yazarlik ve yaziisleri mudurlugu yapti. 1952-1959 yillari arasinda Istanbul Gazeteciler Cemiyeti baskanligini, son olarak da Oyun Yazarlari Dernegi'nin baskanligini yuruttu. 1971 yilinda kalp krizi sonucu hayata veda etti. Oyun yazmaya Muhsin Ertugrul'un tesvikiyle 1942'de basladi. Ilk oyunu "Buyuk Sehir" Istanbul Sehir Tiyatrolari'nda 1942-1943 sezonunda sahnelendi. Oyunlarinda agirlikli olarak orta tabakanin yasam bicimini, sorunlarini ele aldi. Bununla birlikte Cumhuriyet sonrasi toplumdaki donusumleri, sosyal siniflar arasindaki catisma ve celiskileri, kusaklar arasi zitliklari gercekci bir uslupla aktarirken, ayni zamanda ustalikla hicvetti. Doneminin siyasal yasamina da sessiz kalmayarak oyunlarinda dar gelirli, ezilen kesimin yaninda yer alirken toplumun degisen degerlerine duydugu tepkiyi eserlerine incelikle yansitti. "Paydos" ile yurt disinda oyunu sergilenen ilk Turk oyun yazari unvanini aldi.
1905 yılında Edirne'de doğdu. Eyüp Rüştiyesi ve İstanbul İdadisi'ni bitirdi. Milli Mücadele'ye katılarak Anadolu'ya geçti. 1928 yılına kadar TBMM Matbaası'nda düzeltmen, sonrasında TBMM zabıt kâtibi olarak çalıştı. İstanbul'a dönerek Vakit, Son Saat, Cumhuriyet gazetelerinde muhabirlik, yazarlık ve yazıişleri müdürlüğü yaptı. 1952-1959 yılları arasında İstanbul Gazeteciler Cemiyeti başkanlığını, son olarak da Oyun Yazarları Derneği'nin başkanlığını yürüttü. 1971 yılında kalp krizi sonucu hayata veda etti. Oyun yazmaya Muhsin Ertuğrul'un teşvikiyle 1942'de başladı. İlk oyunu "Büyük Şehir" İstanbul Şehir Tiyatroları'nda 1942-1943 sezonunda sahnelendi. Oyunlarında ağırlıklı olarak orta tabakanın yaşam biçimini, sorunlarını ele aldı. Bununla birlikte Cumhuriyet sonrası toplumdaki dönüşümleri, sosyal sınıflar arasındaki çatışma ve çelişkileri, kuşaklar arası zıtlıkları gerçekçi bir üslupla aktarırken, aynı zamanda ustalıkla hicvetti. Döneminin siyasal yaşamına da sessiz kalmayarak oyunlarında dar gelirli, ezilen kesimin yanında yer alırken toplumun değişen değerlerine duyduğu tepkiyi eserlerine incelikle yansıttı. "Paydos" ile yurt dışında oyunu sergilenen ilk Türk oyun yazarı unvanını aldı.
Yurtdışında oyunu sergilenen ilk Türk yazarı Cevat Fehmi Başkurt'un iki oyununu ihtiva eden bu kitap tiyatro severler için okuması bir kitap. Emekli oyununda, Emekliliğe ayrılmış Bakan Müsteşarı Salim Bey'in hikayeyi anlatılıyor. Emeklilik sonrası kendini dinlenmeye ve okumaya adamak isteyen Salim Bey'in eşi ve çocukları bu emeklilikten hiç de hoşnut değillerdir. Eski şaşaalı günlerin özlemini çekmektedirler. Bu sebeple Salim Bey'in üzerinde baskı yapmaktadırlar. Bu baskılardan bunalan Salim Bey kendi kendine bakanlıktan iş teklifi almış gibi bir mektup yazar. Evdekiler bunu öğrenir öğrenmez, Salim Bey'in Bakanlık'ta başmüşavir olarak işe başlayacağını sağa sola ilan ederler. Bunu duyan ahali de tekrar Salim Bey ve ahalisine hürmet göstermeye başlarlar. Ancak işler hiç de Salim Bey'in istediği gibi gelişmez ve kendini bir anda mahkeme koridorlarında bulur.. Cevat Fehmi Başkurt'un Dostlar adlı oyununda da Nefrit hastalığına yakalanmış varlıklı Leyla Hanım'ın ölüm döşeğinde hayattaki akrabalarına miras bırakması konu edilir. Bu miras taksiminden sonra malları paylaşan akrabalar, daha Leyla Hanım ölmeden malları alıp giderler. Ama mucizevi şekilde hastalığı atlatan Leyla Hanım verdiklerini geri istese de giden gitmiştir. Büyük keyifle okuduğum söylenemez, sonunu bildiğiniz bir filmi izliyormuş gibi geliyor insana. Ancak yine de tiyatro aşıkları için her iki eserin de dikkatle incelenmesi gereken, değerli oyunlar olduklarını düşünüyorum.