Jump to ratings and reviews
Rate this book

Ya Tahammül Ya Sefer

Rate this book
İnandığımız uğruna pek çok şeyi göze aldığımız "dava"lar. Bizimle aynı duyguları, fikirleri paylaşan arkadaşlar. Ancak onlarla var olabileceğimizi hayatımızın bir mana kazanabileceğini düşünürüz.
Ya Tahümmül Ya Sefer , yakın geçmişimizde böyle düşünen insanların, nesillerin nasıl bir araya geldiklerini, sonra nasıl dağıldıklarını, şahsiyetlerinden ve bulunmaları gereken yerlerden nasıl uzaklara sürüklendiklerini ele alıyor. Bu insanların açmazlarını, acılarını dile getiriyor.

124 pages, Paperback

First published October 1, 1983

36 people are currently reading
350 people want to read

About the author

Mustafa Kutlu

63 books175 followers
1947'de Erzincan'da doğdu. Erzincan Lisesi'ni (1963), Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi (1968).
Tunceli ve İstanbul'da edebiyat öğretmenliği yaptı. Öğretmenlikten ayrılarak (1974) Dergâh Yayınları'nda idareci olarak çalışmaya başladı.
Hareket ve Dergâh dergileriyle, Türk Dili Edebiyatı Ansiklopedisi'nin yayın faaliyetlerini yürüttü.
Senaryolar yazdı. Televizyonda sohbet programları yaptı.

Mustafa Kutlu Eserleri
Hikaye
Ortadaki Adam (1970),
Gönül İşi (1974),
Yokuşa Akan Sular (1979),
Yoksulluk İçimizde (1981),
Ya Tahammül Ya Sefer (1983),
Bu Böyledir (1990),
Sır (1990),
Arkakapak Yazıları (1995),
Hüzün ve Tesadüf (1998)
Uzun Hikâye (2000),
Beyhude Ömrüm (2001),
Mavi Kuş (Hikaye 2002).

Deneme:
Akasya ve Mandolin (1999)

İnceleme
Sabahattin Ali (1972)
Sait Faik'in Hikaye Dünyası (1968)


Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
167 (29%)
4 stars
172 (30%)
3 stars
148 (26%)
2 stars
45 (8%)
1 star
27 (4%)
Displaying 1 - 30 of 41 reviews
Profile Image for Rüçhan.
377 reviews8 followers
August 20, 2020
İdeolojik izler taşıyan romanları oldum olası sevmem. İdeolojilerin, fikriyatın yeri bilimsel kitaplardır diye düşünürüm. Mustafa Kutlu'nun adını çokça duysam da bugüne dek hiç okumamıştım. Kovid-19 salgının başlangıcında Sağlık Bakanı'nın karantina sürecinde evde otururken okunmasını önerdiği kitaplar arasında adı geçince ülkede de epey ünü yayıldı malûm.

Birkaç kitabını aldım. Ya Tahammül Ya Sefer içlerinde okuduğum ilkiydi. İnternette en çok yorumlanan ve övülenlerden biriydi fakat ben açıkçası çok da ahım şahım bulmadım. Son derece vasat bir kitaptı. Neyinden etkilenmem gerekiyordu hâlâ düşünüyorum. Konu deseniz pek öyle çarpıcı değil. Ön planda görülen konu, bir gencin maneviyat arayışı. Derinde verilmek istenen mesaj: hayat gailesi ya da para uğrunda gençlik davalarının unutulmasına yönelik eleştiriler. Derinlemesine işlense belki daha etkileyici olabilirdi ama bu hâliyle Mustafa Kutlu'yu sevdirmeye yetmedi.
Profile Image for Tarık.
19 reviews14 followers
September 24, 2018
Her şey gibi kitapların da okunmak için uygun zamanları vardır. Bu kitabı ilk okuduğumda neden bahsettiğini pek anlamayıp kapağını kapatmıştım. Beş altı yıl sonra, geçenlerde tekrar okumak istedim. Bu sefer konuyu kolaylıkla anladım tabii. Anlamak şöyle dursun, olay örgüsünün herhangi bir yerinde kitabı bırakıp devamını ezberden getirebileceğimi fark ettim. “Dava” kelimesinin şuurumuzda açtığı yarayı inceleyip tasvir etmiş Mustafa Kutlu. Üslubunda yıllardır yumruğunu masalara, kafasını taşlara vurduğunu belli eden yoğun bir sitem var. Ancak şunu da belirteyim; teknik açıdan pek başarılı bir eser olduğunu söyleyemeyeceğim. Birbirine bağlı birkaç ortalama hikayeden oluşan bir kitap. Üniversite yıllarında gözlerine uyku, yüreğine korku girmemiş olup eli de birkaç kez kalem tutmuş olan herkesin pekâlâ ortaya koyabileceği bir senaryo Ya Tahammül Ya Sefer. Ama hakkını yemeyelim, başlığı çok manidar. Nihayetinde üç puan vermeyi uygun gördüm, sebebi ise bence gayet makul: Didaktik eser sevmiyorum.
Profile Image for Oğuzhan.
56 reviews
January 11, 2016
kutlu'nun hangi sebeplerle görmezden gelindiğini tahmin ediyordum: hikâyelerinde de fikriyatindan izler taşıyor. hatta ne izi, hikâyeyi bir araç olarak kullanıyor bile diyebiliriz. bu yoruma denk gelmedim fakat elbet birileri demiştir: kitapta bahsedilen şey en basit tabiriyle, öğrenciyken solcu olup parayı gorunce bu hayalden vazgeçen insanlar olsaydı, kitap hakettiği değeri gorebilirdi. bu durumun tam tersinin de doğru olduğu görüyoruz elbette. olsun, konumuz edebiyatsa, kutlu iyi bir mesel-hikâye anlatıcısı diyebiliriz çok net bir şekilde. farklı tekniklerle bezediği anlatimiyla okuyucuyu diri tutuyor. kendini okutmayı biliyor. fakat su soru da kitap bitince akla gelmiyor değil: kutlu'nun kitapta sözünü ettiği dava ve dava adamları şuan içinde bulunduğu ve desteklediği davayla ortusuyor mu? neyse ki henüz 'yuruyusunuz yeter' demedi.
Profile Image for Emre.
290 reviews42 followers
July 13, 2018

"İktidarın çekici yüzü. Kuvvet. Bir anma günü için Halk Eğitim Salonu'nu rica etmek, bir sinemayı kiralamak. Bir broşür bastırmak için, bir el ilanı için el açmak. Milli şuuru güçlendirmek, milli kültürü yaymak, mukaddesata sahip çıkmak...

Çok güzel, pek güzel, böyle deniyordu ardından, alçak sesle, kimden yanasınız? Baş dik, gözler ilerde, kalbin çarpıntısı ve ruhun yükselişi: Hak'tan yanayız, daha doğrusu herkes haktan yana. Siz kiminle birlikte haktan yanasınız?" Sf:87
Profile Image for Feride.
11 reviews2 followers
February 1, 2021
İsmi ve yazarı sebebi ile dinledim bu kitabı. Ya ben incelikleri anlamadım ya da biraz yüzeysel olmuş. Bir romanın özetiymiş gibi geldi bana. Ama tabii ben bir bilirkişi değilim netice de. Daha önce okuduğum kitaplarına göre değerlendirince pek sevdiğim söylenemez 🙈konu güzeldi aslında belki daha derin daha duygular irdelenerek yazılsa daha keyifli bir tad bırakabilirdi.
Author 7 books54 followers
September 29, 2020

"İnsanları yüzlerinden okumaya bayılıyorum."

#busunkitapligiyorumluyor

Yorum yapmakta en zorlandığım kitaplardan biri olacak sanırım bu. Ne söyleyeceğimi de pek bilemiyorum. Aslında kitap çok güzel başlıyor. Yedi güzel adam tadında, İslam ve milletin sesi olmayı hayal eden birtakım gençlik hareketlerini konu alan bir geçmişle giriş yapıyoruz kitaba. İlk bölüm özellikle beni yaralayıp kendine çekti ve gerçekten merakla, nereye gideceğini hayal ederek sonuna ulaştım lakin aradığımı bulamadım. Başlangıcı nasıl vurucuysa sonu o denli etkiden yoksun geldi bana. Neydik, ne olduk, bilemiyorum. Ne anlatıyordu kitap? Amaç neydi? Nerelere gitti? Ne kaldı geriye? Tek bildiğim, böyle başlayan bir kitap öyle bitmemeliydi. Ama yine de kötüydü demiyorum. Sadece normaldi. Belki amaç da buydu. Filmler, kitaplar, hayaller ne kadar abartmaya yönelikse bu kitap o kadar gerçekçiydi, sadeydi, sıradandı. Bilemiyorum gerçekten. Çok fazla Mustafa Kutlu okumadım ama sanırım hiçbiri bende bir Uzun Hikaye etkisi oluşturamayacak eserlerinin. Tabii umarım, bu konuda yanılırım.
7 reviews
September 5, 2018
Gençliklerinde bazı idealler üzerine bir araya gelmiş toplulukların, yıllar geçtikçe ve şartlar değiştikçe bu ideallerden ne kadar uzaklaştığını çok güzel bir dille anlatıyor. Ana yapısı itibariyle muhafazar kesimdeki değişmeleri vurgulasa da, bu değişimleri toplumun her kesimine uygulamak mümkün.
Profile Image for Fatih Talu.
158 reviews1 follower
April 14, 2013
"Davamız hayata uymak değil, hayatımızı hakka uydurmak" demişlerdi uydukları hayatın bir döneminde...
Profile Image for aeo.
6 reviews
January 1, 2020
Yirmi sayfa okuyayım diye açtım kapağını, bitti.
Profile Image for EndoplazmikGaripbirKulum.
21 reviews7 followers
March 16, 2019
Herkese Merhaba.
Mustafa Kutlu. Yeni tanıdığım ve iyiki de tanıdığım bir yazar.
Ya Tahammül Ya Sefer kitabına gelecek olursak; bu kitabı gerçekten çok beğendim. Yazarın o kadar hoş ve sade bir anlatımı var ki insan kitabın atmosferine çok çabuk kapılıyor. Satırları okudukça kendimden bir şeyler bulduğumu hissettim bu kitapta.
Herkesin bir ideali, amacı, davası vardır(en azından olmalıdır) şu kısacık hayatta. İşte bu kitapta da davası ( "Bizim hareketimiz, mesuliyet hareketidir: Davamız hayata uymak değil, hayatımızı Hakk'a uydurmaktır.") olan insanların hikayesi anlatıyor. Hayatta karşılaşılan durumlar ve seçenekler bazı insanları, - davadan, idealden vazgeçmek pahasına da olsa da - çok farklı yönlere savurabiliyor. Ve malesef hayatta herkes kendi davasının peşinden gitmiyor. Kitapta bu konu o kadar güzel bir üslup ve kurgu ile anlatılıyor ki insanın bu eseri beğenmemesi gerçekten çok zor.
"Mazi daima mevcuttur. Kendimiz olarak yaşayabilmek için, onunla her an hesaplaşmaya ve anlaşmaya mecburuz."
Evet davasından vazgeçenler yeni hayatlarına bir şekilde devam ediyor ama maziden asla kaçamıyor çünkü her an pişmanlıkları ile yüzleşiyor. 
"Ah bu rüzgâr, bu üşüten yalnızlık."
"Milli hayat mazinin derinliklerinden gelerek istikbale doğru akan bir nehir gibidir."
"Kısa süren hafif bir yer sarsıntısı gibi gelip geçti ölüm."
Buna benzer kitapta harika bir çok cümle gördüm ve elimden geldiğince paylaştım.
Ve bir ölüm - o son yolculuk - davasında olanları da davasından vazgeçenleri de belki de son kez buluşturdu.
Not:Okuduğum bu kitabı halk kütüphaneden ödünç almıştım ve 1983 basımı(belki de çoğunuzdan yaşça büyük) sarı sayfalı ve bazı satırları çizilmiş tarih kokan bir kitaptı. Okurken inanılmaz keyif aldım, çünkü ben eski kitapları çok seviyorum. Bu kitap kesinlikle benim de kütüphanemde olacak bir kitap. Ayrıca şunu da belirtmek isterim:Bu kitabı okuyup okumadığımı sorarak bu kitabı keşfetmemi sağlayan arkadaşa da burdan çok teşekkür ediyorum :)
Keyifli okumalar herkese :)
(http://1000kitap.com/gonderi/41610410)
(1000kitap taki sayfama beklerim)
341 reviews3 followers
Read
October 19, 2023
Bugün kendini muhafazakar olarak tanımlayabilecek birkaç politikacımızın okunmasını önerdiği bir kitap. 1980’lerde yazılmış bir eser. Kutlu muhafazakar kesimin gençliğinde davaları için çalışmış ama sonradan kendi yoluna giden adamlarını anlatıyor. Açıkçası bugünden bakınca yazarın insanları yargıladığı düşünülebilir. İnsanları giyim kuşamları, yeme içmeleri, oturma kalkmaları, işleri güçleri üzerinden eleştiriyor. Şekilcilik fark ediliyor. Muhafazakarların davalarıyla güncel hayatlarını ya da hayat amaçlarını bir türlü eşleştirememesi tekrar tekrar betimleniyor. Muhafazakar, dindar bir bakış açısını anlayabilmek için okunabilir.

Kitap ana karakterler aracılığıyla birbirine bağlanan hikâyelerden oluşuyor. Anlatımı akıcı, merak duygusu uyandırıyor.

80’lerdeki dilbilgisi kuralları bugünle tamamen aynı olmasa da noktalama işaretleri konusunda eksikler var. Yazım hataları da mevcut.

Kerim
Murat ağabey
Asım Bey
İlhan

“…sen seni bil.” (11)

“Nar çatlağı gibi yarılıyor dünyası, kızıl-karanlık bir mavi akıyor.” (23-4)

“”Mazi daima mevcuttur. Kendimiz olarak yaşayabilmek için, onunla her an hesaplaşmaya ve anlaşmaya mecburuz.”” (46)

“Sabahı beklemek öğleni, öğleni beklemek akşamı beklemek gibi bir ruh gevşekliğini doğurur.” (50)

“…dünyaya pembe-lacivert bakan…” (54)

Çavlan - şelale

Alâim-i semâ - gökkuşağı

“Anadolu’nun Kurtuluş Savaşı ruh cephesinde henüz yapılmadı…” (83)

“Yeni neslin velisi olacak zihniyet, gençliğine bir ruh aşılayacak ahlak kahramanlarını yaratabildi mi?” (83)

“Şimdilerde ilerlemiş veya geri kalmışlık bir devletin fertlerine düşen ortalama protein miktarı ile ölçülmüyor mu?” (90)

“Ona olan bağlılığından, etrafın ona verdiği havadan, hayallerinden ve seninle ilgilenen bir ağabey, bir Önder aradığından bütün bunlar. Murat Bey artık bir noktadan sonra istese de bazı şeyleri size söyleyemez. Sizinle akran olamaz. O yalnız bir adam.” (95)

“Bir kere taviz verildi mi, asla çiğnenmemesi gereken unsurlar bir kere gözden çıkarıldı mı, kalbin aynası bir yerinden çizildi mi, kefareti büyük oluyor.” (111)

Profile Image for Ömer Faruk.
167 reviews26 followers
October 4, 2020
Birbirine bağlı, kronolojik bir sıra takip eden, birkaç farklı karakter çevresinde gelişen kısa öykülerden oluşan bir hikaye kitabı. Bölümlerin birbirine bağlı olmasına, yani önceki bölümden karakterlere, genel anlatıya bir aşinalığınız bulunmasına rağmen; her bölümün başında ne olduğunu, o bölümün olayını yahut durumunu anlamak için birkaç sayfa okuyorsunuz. Tam anlamaya başlarken çok da vurucu olmayan, tahmin edilebilir, vasat bir netice veya mesaj ile bölüm bitiyor. Aynı döngü yeniden başlıyor.

Teknik tabiri caizse o kadar kötü ki; örneğin İlhan'ın kaç yaşlarında olduğunu neredeyse kitabın sonuna kadar anlayamadım. Şımarıklık yapan, annesiyle arası kötü, babannesinin etkisinde küçük bir çocuk mu? Ergenliğin etkisiyle birtakım fikirlere kapılmış bir delikanlı mı? Yoksa gençliğinin ateşiyle ailesinden farklı bir yön çizmeye çalışan bir üniversiteli mi? Anlaşılmıyor.

Kitabın başındaki "Dava Delisi Kerim"e ne oldu? O karakter niye vardı, sonra niye yok oldu. Belli değil. Bütün güzelliği olmadığı gibi, parça güzelliği de mevcut değil. Birinci sınıf kaliteli bir cümleye rastlamadığım gibi, birbiri ardına gelen cümleler de sanki yazarın serbest çağrışımla çalakalem yazdığı bir bilinç akışı gibi. Paragraflarda konu bütünlüğü yok. Çok yavan olmakla beraber yorucu ve anlamsız geliyor çoğu zaman okuyuş esnasında.

Çatışma belli: gençliklerinde paradan kıymetli fikirlerin peşinde koşan yoldaşların, hayatın realitesi yüzlerine vurduğunda; makam, şehvet, para gibi dünyevi zaafiyetler uğruna "dava"dan el çekmeleri, gençliklerine yabancılaşmaları işleniyor. Bunların karşısına da bu zaafları kapılmayan Murat karakteri yerleştirilmiş.
Profile Image for Şeyma.
55 reviews9 followers
May 28, 2020
Hem Tahammül Hem Sefer

"Mavi Kuş" kitabıyla tanıdığım Mustafa Kutlu'yu ortalama bir yazar olarak bulmuş, o günden sonra da özellikle bi' kitabını alıp okumamıştım. Günün birinde "Ah ne kadar tatlı, biz de haktan yanayız, daha doğrusu herkes haktan yana. Siz kiminle birlikte haktan yanasınız?" cümleleriyle karşılaşınca böyle bir yaklaşımın nereden doğduğunu anlamak istemiş, yolum yine Kutlu'ya düşmüştü. 

Yazarın dili ortalamalarda. Bu bir gerçek. Ressammış aynı zamanda. Bunun katkısıyla birkaç yerde güzel betimlemeleri bulmamız mümkün. Ortalamanın üzerinde bir puan vermemin nedeni ise, konusu. Kitabın ilk basımı 1983. Aradan geçen onca yıla rağmen anlatılan insanlar ve hayatlar o kadar aynı ki, çoğunda kimden bahsettiğini, kimlere göndermede bulunduğunu anlayabiliyoruz. 

Yeni ve eski nesil olmak üzere gidiş-gelişlerle başlıyor hikaye. 'Fikirlerin insanların hayatları üzerindeki büyük etkisi' ve 'dava anlayışı' üzerine dünden bugüne hızlı ama net geçişler mevcut. Tüm bunlar içerisinde kalan başkarakter değişimin çoğuna şahit olmuş ve kendisi adına korkmakta. Kitabın genel havası dava-medrese-ocak üçlüsü diyerek işin içinden çıkmak isteyebiliriz ama kenarından köşesinden, hayatında bir kez olsun "dava" kelimesini kullanmış birinin böylesi bir konuyu kolay bir çerçevede ele alabileceğini zannetmiyorum. Kısa olan kitap nasıl bunca dokundu, bunu ancak tahayyül edebilen anlayabilir sanırım. 

Hangi düşüncede olunursa olunsun okunmasını tavsiye edeceğim kitaplardan, "Ya tahammül ya sefer". Eh, yoğurup pay çıkarmak da size kalmış.
Profile Image for iremius.
9 reviews
September 14, 2024
Kitapların dünyasına girince herkes bu yolculukta kendince bir şeyler alır. Sayfalar çevrildikçe öğrenilenler ve alınan keyifler bir yana, bana sanki bazı kitapların okuru ile o okura özel bir buluşma saati varmış gibi gelir. Ben de 7-8 sene evvel bir büyüğümün kütüphanesinden alıp başladığım ancak bir okuma keyfi alamayınca birkaç sayfa sonra bıraktığım kitaba, kendi "sefer"imin bir kısmını tamamladıktan sonra geri döndüm.

Okuma vaktimin geldiğini söylerken bir kavuşmaya atıf yapıyor olsam da, bu kitabı anlamanın biraz da okurun yaşadığı zamana yenilmesini gerektirdiğini düşündüğüm için toz pembe bakamıyorum bazı şeylere. Samimiyetimi ve istikametimi sorguladığım bir sürecin parçasıdır bunlar.

Asım'ı, Yunus'u, Fetanet'i ve diğerlerini bugün belirli camialarda nereye baksak görebiliriz. Bir niyeti gerçekleştirmek için çıktığı yolda, ünvanların ve diğer hayali yüksekliklerin vermiş olduğu keyif birçoklarına başladığı noktayı unutturdu. Gözlerimizin şahit olduğu sahneler aklıma Aliya İzzetbegoviç'in "Davalar acılar içinde doğar, refah içinde ölür." sözünü getiriyor, kaçınılmaz sona ulaştığımızı düşünüyorum. Michael Hopf'a ait olan, çok sevdiğim "Zor zamanlar güçlü insanları meydana getirir, güçlü insanlar kolay zamanları; kolay zamanlar zayıf insanları meydana getirir, zayıf insanlar zor zamanları." sözünde düşündürdüğü gibi belki bir döngünün sancısıdır bu hissedilenler.
Profile Image for Terken.
168 reviews1 follower
June 7, 2024
Mavi Kuş'tan sonra beklediğimi bulamadım. Yalnız tasvirlerin canlılığını ayrı bir yere koyarım. Bu haliyle -mevcut şartların etkisiyle- karakterlerle yakınlık kurmak, onlara sempati beslemek zor. 'Dava' belirsiz olsa? Belki. İhanet denilemeyecek, vefasızlıkla vurdumduymazlık arasında gidip gelen hikâyeler.

Her hikâye tek başına vasat, ancak art arda okununca anlamı artıyor. Fakat okudukça da beklentimiz artıyor meselâ...

SPOILER

... İlhan'ın Neslihan'la balkonda karşılaşması havada kalmış. Bu sadece bir örnek. Bu yüzden kitabın, roman şeklinde yazılsa daha etkili olacağını düşündüm.
1 review
August 26, 2019
Aslında işlenen temanın kısa bir kitapta ele alınacağı düşünülünce seçilen konu güzel. Ancak üslup için aynısını söyleyemeyeceğim. Farklı bir yol izleyeyim derken anlaşılmaz olmuş. Çoğu yerde cümlelerin müellife mi yoksa İlhan’a mı ait olduğunu anlayamadım, daha mühimi sahne geçişleri birbirine girmiş olduğu için çoğu detayı gözden kaçırdığıma inanıyorum. Kitapta üzerine durup düşünmek ve belki lügata eklemeğe değer birçok özlü söz var.

(Spoiler) En büyük hayal kırıklığına kitabın sonunda uğradım. Müellif keşke burada yaptığı teşbihlerle ve Veysel’in haliyle ne anlatmak istediğini biraz daha açsaydı.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Bilge_sel.
4 reviews
July 16, 2021
Kitapta kutuplaşmanın çok daha önce başladığını görebiliyorsunuz, fikriyat olarak davanın nelere indirgendiğini, tarafların ne kadar sığlaştığını görüp üzülmemek elde değil. Dini dava peşinde koşanların davayı sadece paraya tercih değil aynı zamanda başörtüsü ve içkiyle sınırlı bir algımaya tabi tuttukları da muhakkak.. üniversite ilminin bile küçümsendiği dogmatik algının sık sık yüceltildiği bir kitap. Karşı tarafı tamamen ahlaksız paragöz ve çıkarcı ilan eden, aslında her iki tarafın da çürümüşlüğünü insanın yüzüne vuran bir kitap.. ismini görmüştüm yıllar önce, hep okumak istemiştim. En azından derin bir yer etmişti içimde, okuyunca o yer de parçalandı…
Profile Image for Fulya Bilen.
10 reviews
January 12, 2023
Mustafa Kutlu üstadın dava ve dava arkadaşları üzerine, medrese, ocak ve hayata tutunma üzerine birbirine bağlı hikayelerden oluşan kitabı. değişen hayatların, terkedilen cephelerin gerisinde bir genç ve onun hikayesi.
"artık soframıza melekler inmiyor" serzenişi... Nesillerin tutunduğu dallar ve sürüklendikleri limanlar üzerine bir hikaye.
Üzerine tez yazma denemelerim olmuştur. Sonra vazgeçtim.
Profile Image for Sudefteri.
467 reviews9 followers
December 12, 2023
Yazarın daha önce Uzun Hikâye kitabını okumuştum. Öncesinde filmini izledikten sonra. Bu kitabını da rastgele seçtim çünkü 'ne anlatsa güzel anlatır' düşüncesine sahip olmuştum ilkinden sonra. Fakat bu beni yanılttı. İnanılmaz derecede sıkıldım okurken. Bir an önce bitsin de yoluma gideyim dedirtti. Başları güzeldi aslında ama nedensizce değişmiş buldum karakterleri. Bunu galiba kitabın sonunda bize söyleyecek diye beklerken kitap bitti. Neden niçin soru cümleleriyle kalakaldım.
Profile Image for Mukaddes.
43 reviews
February 10, 2022
Kitabı sevdim aslında ama olay örgüsü pek akıcı değil maalesef. Yeni eklenen karakterleri anlamak biraz zor geldi ve bir sayfayı birkaç kez okumam gerektiği yerler oldu. Kitap bir bütün değil yani çok parça parça ve direkt bir örgü, bütünlük yakalamakta çok zorlandım açıkçası. Onun dışında okunabilecek güzel bir hikaye kitabı her ne kadar anlamak biraz zor gelse de güzeldi.
Profile Image for Nihal çizmecioğlu.
31 reviews
January 19, 2022
Kitap çok mu basarili, bence değil. Ama bir solukta okudum, hatta okumayı planladigim başka bir sürü kitap varken. Demek ki tam da şu anda ruhumun ihtiyaç duyduğu kitap buymuş.
Profile Image for Merve.
30 reviews2 followers
Read
August 3, 2023
Ne Asımlar,Yunuslar biter ne de Muratlar, Kerimler ve İlhanlar
Profile Image for Anesa.
265 reviews13 followers
January 17, 2024
🎧

Savunduğu ideoloji benlik değildi.
5 reviews
June 30, 2024
Başından sonuna kadar akıcı görünüyor ama kopuk. Olaylar arasında bağlantı yok ve çokça dikkat dağınıklığına neden oluyor. Fazla abartılmış.
Profile Image for Büşra Karaduman.
14 reviews2 followers
August 31, 2024
Açıkçası okurken pek zevk alarak okuduğumu söyleyemeyeceğim. Ama bazı bölümlerde bir nebze düşündürdüğü konular, hissettirdiği duygular hoştu diyebilirim.
Displaying 1 - 30 of 41 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.