Jump to ratings and reviews
Rate this book

Đâu Chỉ Độc Mình Tôi Đơn Độc

Rate this book
Kí ức đầu tiên về sự đơn độc?
Khi ta lần đầu đi lạc và đứng tại quầy thu ngân của cửa hàng đòi mẹ.
Khi ta một mình bơi thật xa ngoài biển và quay lại chỉ thấy mình ta giữa mênh mông nước.
Khi lần đầu bị người ta yêu từ chối, lần đầu chia tay, lần đầu khóc thầm, lần đầu sống một mình giữa căn nhà trống trải, lần đầu là người dưng giữa buổi tiệc toàn những người tưởng quen.
Nhưng đó lại chính là những khoảnh khắc ta hy vọng, ta nếm trải: đơn độc với sách, đơn độc với âm nhạc, đơn độc nhìn những người khác, đơn độc viết.
Để rồi khi ta đơn độc, ta muốn bên nhau, khi ta bên nhau, ta lại chẳng thà đơn độc.

Tất cả những điều này được thể hiện trong câu chuyện pha trộn giữa dịu dàng, tinh tế, đôi khi u sầu nhưng không kém vui tươi Đâu chỉ độc mình tôi đơn độc.
Tôi là con một. Khi còn trẻ, tôi mong muốn có nhiều bạn bè và một gia đình đông đúc nhưng cũng khao khát cuộc sống cá nhân và riêng tư.
Giờ đây, khi tuổi đã về già, tôi chỉ còn lại một mình đơn độc trong căn hộ lớn, vợ tôi đã qua đời, các mối quan hệ khác cũng lạnh nhạt. Song mong muốn được sẻ chia và được đơn độc vẫn cùng tồn tại, luân phiên hoán đổi cho nhau.

178 pages, Paperback

Published September 7, 2022

55 people are currently reading
1655 people want to read

About the author

Jean-Louis Fournier

50 books357 followers
Auteur prolifique, Jean-Louis Fournier a toujours su mêler humour, culture et sincérité. Entre un frère polytechnicien et une soeur éducatrice spécialisée, il choisit la voie de l'humour et devient le fidèle complice de Pierre Desproges. Il réalise ainsi les épisodes de 'La Minute nécessaire de Monsieur Cyclopède', ainsi que les captations de ses spectacles au théâtre Grévin en 1984 et au théâtre Fontaine en 1986. Mais c'est en tant qu'auteur facétieux et touchant que le public le découvre véritablement. Avec ses essais humoristiques, Jean-Louis Fournier rencontre un succès immédiat. Dans 'Arithmétique appliquée et impertinente' (1993), il apprend au lecteur à calculer le poids du cerveau d'un imbécile ou la quantité de caviar que peut acheter un smicard ! Dans un même registre, sa 'Grammaire française et impertinente' conjugue culture et absurde. Jean-Louis Fournier consacre également deux ouvrages à son enfance. En 1999, il aborde l'alcoolisme de son père dans 'Il a jamais tué personne, mon papa' et obtient le prix Femina 2008 pour 'Où on va papa ?', une évocation émouvante du handicap de ses fils.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
580 (29%)
4 stars
860 (43%)
3 stars
441 (22%)
2 stars
97 (4%)
1 star
14 (<1%)
Displaying 1 - 30 of 252 reviews
Profile Image for Metin Yılmaz.
1,075 reviews132 followers
January 24, 2021
Seviyorum yazarın kitaplarını. Çok sade çok içten geliyor nedense. Daha çok yazsın, daha çok okuyalım dediğim kimselerden.
Profile Image for merixien.
671 reviews667 followers
February 17, 2021
"Dul(veuf) ve yalnız (seul), bu iki sözcük birbirine ne kadar yakışıyor!
İkisinin ortak bir öğresi var: "eu" sesi, Yunancada "iyi" anlamına geliyor.
Sözcüklerin de kendilerine özgü bir mizahı var."


"Kadınlar beni erkekler kadar korkutmuyor.
Savaşta erkekler öldürür, kadınlar iyileştirir, onlar hemşire olurlar. Ağlayan çocukları teselli etmeyi, pasta yapmayı bilirler; ayrıca tenleri de yumuşacıktır, onları öptüğünüzde yanağınıza bir şeyler batmaz, en önemlisi erkekler gibi her konuda hep haklı olduklarını düşünmezler."

Profile Image for A. Raca.
768 reviews172 followers
April 7, 2021
"Dünyanın sonunu bekliyorum, canım ölesiye sıkılıyor."

💚
Profile Image for Sine.
389 reviews475 followers
June 24, 2022
hem yalnızlığından şikayetçi, hem uzun süre etrafında insan olmasına tahammül edemeyen tarafını okumak hayli keyifliydi fournier'nin. yalnız olmayı çok seven bir insan olarak biraz şunun idrakını yaşadım okurken: demek ki yaşlanınca -eğer yaşlanırsam tabi- ben de böyle düşüneceğim. çünkü komşular pervazlarını kapattı diye sinir krizi geçiren birini anlamam güç, ama yanına geldiği için sevindiği eşi-dostu-arkadaşı gidince rahatlayan birini çok iyi anlayabiliyorum maalesef.

konuyla ilgili fikirleri bir kenara bırakıp biraz da kitaba geleyim. okuduğum ilk fournier. daha önce yazdığı bazı kitaplara atıfta bulunuyor yazar, ama çevirmen çok güzel dipnotlarla bunu yakalamış, illa diğer kitapları önce okumak gerektiğini düşünmüyorum. sadece onlar daha önce okunsa daha kapsamlı bir okuma deneyimi yaşanabilir sanırım. ben anlatı formatında olmasını, ve bölüm bölüm gitmesini sevdim. düşünür gibi yazmış yazar. aynı beynimizin daldan dala atlayarak düşünmesi gibi yazmış. buradan gibi dizisine de, bayıldığım bir repliğiyle bir selam çakayım: "hiçbir zaman insanın kafasında böyle yekpare kristal top gibi parlayan tek bir düşünce olmuyor." fournier, yalnızlığına dair, şikayetçi olduğu, memnun olduğu şeyleri çok güzel yaymış metne. bol bol düşündürüyor okurken. yalnız yalın dilinin ve parçalı anlatımının riskli bir tarafı da var: ruh haliniz uygun değilken okursanız yüzünüzde aforizma-okudum-da-ondan-midem-ekşidi ifadesi oluşabilir. ben öyle olduğunu düşünmüyorum bu arada, ama doğru bir anıma denk geldiği için de sevinçliyim, onu not edeyim. o yüzden herkese, her an tavsiye edebileceğim bir kitap değil.

çeviri çok iyiydi, çevirmenin tam yerine rastgelen dipnotları da çok iyiydi.

havalar soğukken aralara alarak okurum ben fournier'leri. ehe.
Profile Image for Hulyacln.
987 reviews575 followers
February 18, 2021
‘Üzerinde kırmızı bir kazak olan, saçları kısacık kesilmiş, isminin ‘bilili’ olduğunu söyleyen oğlan, mağazanın girişimde annesini yanına çağırıyor.
Yetmiş yıl sonra seksenli yaşlarını sürmeye başlamış hayat dolu Jean Louis, tüm panjurları kapalı olan komşusunun evinin kapısında öfke içinde tepinip söyleniyor.
Yanında biri olsun istiyor. Acı veren yalnızlığına daha fazla katlanamıyor.’
.
Biz seksenli yaşlarını sürmeye başlayan adamı dinliyoruz. Alabildiğine yalnız olan o adamı. Eşini kaybettikten sonra içinde oluşan o koskoca oyukla birlikte.
Öyle alışmış ki ‘yalnız olmamaya’. Bisikleti bile çift kişilik örneğin.. Baktığı tabloyu beğenip beğenmediğini söyleyecek kimse yok yanında.
Ama en nihayetinde kim yalnız değil ki? Peki ya buna rağmen neden bu kadar çok insan var? Ve neden giderek çoğalıyor yalnızlar?
.
Jean Louis Fournier okumak (ki sıradaki videomda kendisinden bahsediyorum) bana çok dokunuyor. Bu kitapta da kendimi olduğumdan yalnız hissettim. Onun hisleriyle dolup taştım.
Sayfaları hem yorgunluk hem de iştahla çevirdim. Bir deftere alınan notlar gibi yazıyor olması, yazarken yazdıklarıyla tamamlanması da bana çok özel geliyor. Kendinden yola çıkıp, bir başka yola sapmayıp karşısındakine varmasında sadelik saklı.
Süslemeden, taşmadan, tam kararında…
Velhasıl baskısı tükenmeden (ki diğer kitaplarında var bu sorun) almanızı tavsiye ederim!
.
Ayşe Ece çevirisi ve Nahide Dikel kapak tasarımıyla-
Profile Image for Melek .
416 reviews13 followers
January 27, 2022
“Yalnızlık bir eğilimdir ve çok ağırdır.
Ben hafif bir kitap yazmaya çalıştım.
Viyolonselden daha fazla akordeonun sesinin duyulmasına özen gösterdim, hüzün çok fazla hissedilir olduğunda ise hemen bir iki şaklabanlık yapıp birkaç kahkaha atılsın diye çabaladım.”


Harika bir kitaptı. Yaşlanmak ve yalnızlık üzerine yazılmış düşündüren ve ara ara sizi güldürebilen hayatın içinden bir eserdi. Jean-Louis Fournier’in diğer kitaplarını da mutlaka okuyacağım.
Profile Image for bahar vural.
44 reviews2 followers
October 15, 2024
“Her saniyenin dörtte birinde bir kadın dünyaya bir çocuk getiriyor. O kadını mutlaka bulup ona artık durmasını söylemek gerek… Bu dünyada yaşayan biri olarak ben 6 milyar başkasının varlığından bunalmış durumdayım.”
Profile Image for Emre.
290 reviews42 followers
Read
October 30, 2022
İngilizler yalnızlıktan söz ederken iki farklı sözcük kullanıyorlar. Loneliness, "kişinin kendi seçimi olmadığı halde yalnız olması" ile Solitude, "kişinin kendi seçiminin sonucu olarak yalnız olması". Fransızcada iyi ya da kötü her iki duruma da işaret etmek için tek bir sözcük kullanılıyor, iki tane olmasına gerek de yok zaten, insanların yüzünden hangisi olduğu okunuyor. Fransızcada İngilizlere özgü o soğukkanlılık yok. Sf:16

Sizi seven birinin ölümü, artık hayatınızda daha az sevgi olacağı anlamına gelir. Sf:17

Her şeye sahip olabilirim, bankalardaki kasaları açıp içlerindekileri alabilirim, ısınmak için banknotları yakabilirim. Asıl ihtiyacım olan şey yok: İnsan sıcaklığına sahip değilim. Birinin bana "nasılsın?" dediğini duymak için dünyadaki bütün altınları verebilirim. Sf: 29

Erkekler konuşurlar, kadınlar dinlemeyi bilirler. Kimi zaman da çok güzel olurlar. Sf:47

Yalnızlık insanın başına gelecek en kötü şey mi yoksa en iyi şey mi? Bu sorunun yanıtı, yanında olanın kim olduğuna bağlı. Bazen insanın yanında kimsenin olmaması daha iyi oluyor... Sf:103

Kısa bir süre sonra şoförü olmayan taksilerde tek başımıza oturacağız. Dertlerimizi kime anlatacağız? Akıllı telefonumuza mı? Sf:110

Yalnızlık, özgürlük için ödenen bedeldir. Sadık bir değilim, özgürlüğümü kaybetmeyi istemiyorum. Kafeslerden korkuyorum. Yalnız olmak, özgür olmak demektir. Sf:118
Profile Image for Aslıhan Çelik Tufan.
647 reviews196 followers
February 12, 2021
Yazarla tanışma kitabım, son kitabı oldu. Bence kısa ve öz metinlerde oldukça derin manalar yüklüyor.

Melankolinin soğuk sularında cebelleşiyorsunuz okur olarak, otobiyografik ögeleri ile araya muzip anlatımı ince esprileri de ekleyince tadından yenmez bir okuma oluyor.


Soğuk bir haftasonu günü, güzel bir fincan kahve eşliğinde okuyun, yazarın kısa anlatımının altında sayfalardaki boşluklara içinizden bişeler karalamak isteyecek belki kitabınıza kıyamayıp yapmayacak belki de elinizde kalem sürekli notlar düşeceksiniz kitaba, son tahlilde seveceksiniz bence.


"Başkaları olmadan yaşamak zor,başkalarıyla birlikte yaşamak da zor. Yaşamak hep zor."

#readingismycardio #aslihanneokudu #okudumbitti #bookstagram #okumakiptiladır #kimneokudu #okugönder #okuryorumu #çevirikitaplar #yazarlarkitaplar #kitaptavsiyesi #jeanlouisfornier #tekyalnızbendeğilim #dünyaedebiyatı #yazarperest #yapıkrediyayınları #yky
Profile Image for Mayk Can Şişman.
354 reviews224 followers
February 5, 2021
Jean-Louis Fournier’e bayılıyorum... Türkçeye çevrilen son kitabı ‘Tek Yalnız Ben Değilim’i de çok sevdim. Hatta ‘Muzip Tanrı’sından sonra en sevdiğim Fournier kitabı oldu. Yalnızlık, yaşlılık ve kalabalıklar üzerine şahane bir anlatı. Kısa metinlerden oluşan kitap Fournier’in bence en melankolik kitabı... Mutlaka öneririm...
Profile Image for Betül.
61 reviews15 followers
February 22, 2021
yine çok sevdim. kısa ama duygu yüklü... süslü cümlelere, boğucu anlatımlara ihtiyaç duymadan çok güzel anlatıyor fournier anlatmak istediğini.
Profile Image for kazu.
34 reviews10 followers
July 17, 2024
dayı bir 101 falan at kendine gel

bilmiyorum.. kötüydü..
Profile Image for Duygu Arikan.
56 reviews3 followers
January 7, 2025
“Sizi seven birinin ölümü, artık hayatınızda daha az sevgi olacağı anlamına gelir.”
Profile Image for ceyda.
37 reviews23 followers
August 4, 2022
“Yalnızlık bir eğilimdir ve çok ağırdır.
Ben hafif bir kitap yazmaya çalıştım.
Viyolonselden daha fazla akordeonun sesinin duyulmasına özen gösterdim, hüzün çok fazla hissedilir olduğunda ise hemen bir iki şaklabanlık yapıp birkaç kahkaha atılsın diye çabaladım “
Fournier’in bu kendine özgü mizahını çok seviyorum.Fakat bir yandan da bu alay etme durumunun onun için en hüzünlü yerlerde bir kaçış yolu olduğunu düşünmek de canımı acıtıyor.
Profile Image for Tubi(Sera McFly).
380 reviews60 followers
September 13, 2021
Jean-Louis Fournier’in yalnızlık üzerine ikilemlerden bahsettiği yazılarının bazıları başucu niteliğinde, bazılarıysa fazla naif kalabilir. En sevdiğim bölümleri elbette kalabalıklar içindeki yalnızlıklara dair olanlar. Hüzünlüyken de tebessüm ettiriyor. Sadeliğine rağmen yükü ağır.
Profile Image for parker.
72 reviews40 followers
July 23, 2024
"Yalnız olmayi seviyorum."
Makineyi durduramiyorum.
Simdi herkes yalanci oldugumu ogrenecek.
Profile Image for Ferda Nihat Koksoy.
519 reviews29 followers
February 8, 2025
"Yalnız olmaktan bıktım artık, bıktım her geçen gün daha yalnız, daha yaşlı, daha çirkin olmaktan.
Bunların başıma geleceğini bilseydim hiç yaşlanmazdım.
Herkes beni terk etti, on yıl önce karım Sylvie, kısa bir süre önce de küçük kedim Salomé, bir başka deyişle hayatımı sürdürmeme yardımcı olan herkes beni terk etti."

"En korkuncu, yalnız başıma ölecek olmam. Beni rahatlatmak, elimi tutmak, gözlerimi kapamak için yanımda olmayacaksın. Bir yandan da, bütün bunlardan kurtulduğuna seviniyorum. Sen en azından, hiçbir zaman dul olmayacaksın."

"Bana iltifat eden kimse yok artık. 'Saçların güzel olmuş' diyen kimse yok.
'Yeni gözlüklerin çok yakışmış' diyen kimse yok.
Kimse artık beni mutlu etmeye çalışmıyor.
Aynamın önünde yalnızım. Kimse bana bakmıyor. Aynadaki yansımam da yalnız."

"İngilizler yalnızlıktan söz ederken iki farklı sözcük kullanıyorlar: Loneliness, "kişinin kendi seçimi olmadığı halde yalnız olması" ile Solitude, "kişinin kendi seçiminin sonucu olarak yalnız olması".
Fransızcada iyi ya da kötü her iki duruma da işaret etmek için tek bir sözcük kullanılıyor, iki tane olmasına gerek de yok zaten, insanların yüzünden hangisi olduğu okunuyor. Fransızcada İngilizlere özgü o soğukkanlılık yok."

"Telesekreterim boş, hiç mesaj yok, aramam gereken kimse de yok.
Beni arayıp rahatsız edip etmediğini soranların şunu kesinlikle bilmesini isterim: Beni asıl aramadığınız zaman rahatsız etmiş oluyorsunuz.
Posta kutumdaki mektup Vergi Dairesi'nden.
Orada beni hiç unutmayan biri var.
İmdat Yalnızım Hattı'nı birçok kez aradım. Hep meşgul. Hattı arayan tek kişi ben değilim demek.
Birinin benimle konuşmasını o kadar çok istiyorum ki saati söyleyen telefon servisinin numarasını çevirmeye bile hazırım.
En kötüsü yalnızlık.
Dünyanın sonunu bekliyorum, canım ölesiye sıkılıyor.
Sivrisinekleri bile sevmeye başladım.
Akşamları biri gelip burnuma konduğunda seviniyorum, bana eşlik ediyor. Ama onlar da yeryüzünden yavaş yavaş kayboluyorlar."

"İlerleme, her şeyin daha kötüsüne ve yalnızlığa doğru yapılan bir hamle mi?
Hızlı trenin kondüktörü kendi kabininde yalnız. Yol ona şimdi daha uzun geliyor, aslında tren eskiye göre çok daha hızlı gidiyor.
Kabinde iki kişiyken yol sanki şimdikinin yarısı kadar sürüyordu.
Kısa bir zaman sonra şoförü olmayan taksilerde tek başımıza oturacağız.
Dertlerimizi kime anlatacağız?
Akıllı telefonumuza mı?"

"Her şeye sahip olabilirim, bankalardaki kasaları açıp içlerindekileri alabilirim, ısınmak için banknotları yakabilirim.
Asıl ihtiyacım olan şey yok: İnsan sıcaklığına sahip değilim.
Birinin bana 'nasılsın?' dediğini duymak için dünyadaki bütün altınları verebilirim."

"Madam Sun Ygong Japon bir kadın, ailesinden yaşayan kimse yok, çok zengin, kocaman bir binası var, ama o mağazalarda hırsızlık yapıyor.
Hapse atılacağını söyleyerek onu tehdit ettiler. Aldırmadı, çalmaya devam etti.
Sorgulandığında hapse girmek istediğini söyledi. Yalnızlığına son vermek için.
Madam Sun Ygong için 'başkaları cehennem' değil.
Şansı yaver gitmedi. Aynı suçu işlemeye devam edince onu tek kişilik bir hücreye koydular."

"İnsanlar genelde yalnızlardan uzak durmaya çalışıyor, yalnız olmalarının bir nedeni olduğunu düşünüyor, yalnızların birlikte yaşaması zor insanlar olduklarına karar veriyorlar."

"Hayatta bildiğimiz her şeyi, başkaları, onların konuşmaları, yazdıkları kitaplar, ürettikleri yapıtlar sayesinde öğrendik...
Bazı 'başkaları' merakımızı uyandıran, yolumuzu aydınlatan sokak fenerleridir, karanlıkta yürümemize yardımcı olur, gecelerimizi aydınlatırlar.
Başkaları var olduğu için düşüncelerimizi ifade edebilir, onları sınayabiliriz; başkaları bizim için düşüncelerimizi öğüttüğümüz, onları pürüzlerinden arındırıp parlattığımız değirmen taşı görevini üstlenir.
Söylediklerimize karşı çıkacak kimse olmazsa sonunda hep haklı olduğumuza inanırız ve gün gelir haksız olmaya başlarız.
Başkalarıyla birlikte olmayı istemiyorum, başkalarına ihtiyacım var.
Kendime güvenmem için başkalarının bana güvenmeleri gerek, bu yüzden başkalarına ihtiyacım var.
Gülümsemeyi istemem için başkalarının bana gülümsemesi gerek, bu yüzden başkalarına ihtiyacım var."
Profile Image for Carduelis.
220 reviews
February 13, 2025
Başkalarının varlığından rahatsız olan bir kuşum, beni evcilleştirmek zordur, başkalarından korkan ama "Tüylerin en kadar güzel!" cümlesini duyabilmek için yine de başkalarına ihtiyacı olan bir kuşum, yalnız kalamamaktan korktuğu kadar yalnız kalmaktan da korkan bir kuşum.

Yalnızlık, özgürlük için ödenen bedeldir.syf118

caddede karşıdan karşıya geçmek isteyen bir kör olsaydım,
gecenin bir saatinde arabam bozulsaydı,
ıssız bir adada yaşasaydım,
sürücü kabininde yalnız bir hızlı tren makinisti olsaydım,
sigaramı yakmak üzereyken ateşimin olmadığını fark etseydim,
merdivenlerin başında kalakalmış bir felçli olsaydım,
komik bir hikâye bilseydim ve bunu anlatacak kimsem olmasaydı,
sırtımın ortasında bir yer kaşınsaydı ve kolum oraya uzanamasaydı,
işte o zaman Jean-Paul Sartre bir cüret çıkıp bana "cehennem başkalarıdır" deseydi, ondan sırtımı kaşımasını isterdim.syf38

Başkaları olmadan yaşamak zor, başkalarıyla birlikte yaşamak da zor. Yaşamak hep zor.

Sessizliği severken bir gevezeyle yaşamak, köy hayatını severken şehir hayatını seven biriyle yaşamak, gündüzü severken geceyi se-ven biriyle yaşamak, kuzeyi severken güneyi seven biriyle yaşamak, Satie'yi severken Wagner'i seven biriyle yaşamak, eti çok pişmiş severken az pişmiş seven biriyle yaşamak, çok kısa boyluyken çok uzun boylu biriyle yaşamak...syf53

Yalnızlığı düşündüğümde aklıma bir inek geliyor. İnek olmayı her geçen gün daha fazla istiyorum.

Mutlu görünüyorlar, onlara imreniyorum, sakinler, huzur dolular, hiçbir zaman aceleleri yok, sürekli saatlerine bakmıyorlar, akıllı telefonları yok, sinirlenmiyorlar, her şeyi yavaş yapıyorlar: Yavaş yürüyorlar, yavaş yemek yiyorlar, yavaş nefes alıyorlar...
Her şeyleri benimle taban tabana zıt.syf74

Ne gam! Cennetindeymiş, ya da cehenneminde! Ben hep yeni bir şeyler istiyorum...

Şimdi ile yetinmeyi bilmiyorum...

Terlediğimde üşümek istiyorum.

Üşüdüğümde terlemek istiyorum.

Yalnız kaldığımda biriyle birlikte olmak istiyorum.

Biriyle birlikte olduğumda yalnız kalmak istiyorum.syf94

YALNIZ sıfatının çoğul haline kafam bir türlü ermiyor. "Çoğulun Insana hiçbir faydası yok, dörtten fazla olunca bir avuç aptalız işte" diyordu şarkısında Brassens. İnsan çoğul haldeyken genelde kaba ve fütursuz oluyor. Tekil haldeyken daha kibar ve daha az gürültücü oluyor. Bu sıfatın çoğul halini sevmesem de dişil halini seviyorum, kadın sözcüğünden önce kullanılmak ona çok yakışıyor.
Yalnız kadınlar büyüleyicidir. Onların bakışlarına yerleşen hüzne hayranım. İnsan gerçekten onların yalnızlığının bir an önce sona ermesini ister.
Onların yanındayken daha az yalnız olmayı ümit edebiliriz.syf98

İlerleme, her şeyin daha kötüsüne ve yalnızlığa doğru yapılan bir hamle mi?
Kısa bir zaman sonra şoförü olmayan taksilerde tek başımıza oturacağız.

Dertlerimizi kime anlatacağız?

Akıllı telefonumuza mı?syf110


Yalnız kalmak, terk edilmek, unutulmak... Bunların hangisinden daha çok korkuyorum?

Belki de unutulmak en kötüsü.

Yalnız kaldığımda bir yerlerde birinin beni düşündüğünü hayal edebilirim hep.

Terk edildiğimde özlendiğimi, o kişinin yaptığından pişman olduğunu hayal edebilirim.

Unutulduğumda ise hayal edecek hiçbir şey bulamam.

Sanki bu dünyada hiç var olmamışım gibi...

En kötüsü de beni unutan kişiye öfkelenmem söz konusu bile olamaz, çünkü o bunu bilerek yapmamıştır ki.

Fournier'den haber var mı?

Yok.

Adı pek duyulmaz oldu.

Ölmüş olmasın.

Haberimiz olurdu.

Emin değilim.

Gerçekle yüzleşmem gerekiyor.

Artık şunu kabul etme zamanım geldi: Ben unutulmaz değilim.

Bundan yetmiş yıl önce bir mağazada unutuldum.syf133
Profile Image for Aydeniz Avcı.
36 reviews31 followers
November 5, 2022
Fournier okumadan napıcam diye kitaplarını yavaş yavaş tüketir oldum. Tanısaydım eminim ki sohbetine doyum olmazdı.Harika biri.
Profile Image for Ceren Akçakoca.
52 reviews5 followers
August 11, 2022
Yalnızlık nasıl bu kadar iyi hissettirilir? Fournier kendi iç sıkıntısını bize bu kadar kısa bir kitapla nasıl bulaştırabilir?

Olduğumdan daha yalnız hissettim adeta bittiğinde. Bu kadar kısa metinlerde böyle güçlü anlatımlar olmasını çok ama çok seviyorum. Kelimelere farklı bir lezzet katılmış gibi.

“Kısa bir zaman sonra aile albümümde yer alan eski fotoğraflardaki kişilerin kim olduğunu bilemeyeceğim, bu dünya üzerinde şöyle sorabileceğim kimse de kalmamış olacak: “peki sen hatırlıyor musun?” Hatırlama işini yalnız yapmaya mahkumum”
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Harmonyofbooks.
501 reviews211 followers
October 5, 2022
Fransa’da hem yönetmenliği hem de yazarlığıyla çok tanınan Jean-Louis Fournier’den okuduğum ilk kitabı Tek Yalnız Ben Değilim oldu. Anlatı türünde olan kitap hayatında değer verdiği birçok kişiyi kaybetmiş olan yazarın yalnızlık üzerine yazdığı, arada karşı binasında komşularına atıfta bulunduğu kısa yazılardan oluşuyor. Yazarın kişisel hayatından, görüşlerinden ve çocukluğundan birçok noktaya değinmesini okuyoruz. Yalnızlık hissinin bu kadar derinden hissedilmesi ve bunu romantikleştirmeden dile getirmesiyle yer yer empatiyle üzülüp, bazen de yazarın muzip tavrıyla tebessüm ettiren bir kitaptı. Yazarın asıl adını öne çıkardığı yine kendi hayatından kesitler içeren Dul ve Asla Kimseyi Öldürmedi Benim Babam kitaplarını da çok merak ediyorum ve en yakın zamanda okumak istiyorum. Bu kitabını da merak edenlere öneririm..
7,019 reviews83 followers
October 23, 2019
Une belle surprise. Des réflexions très intéressantes sur la solitude. Je me suis reconnu dans certains passages. Et comme le titre l’indique, cela fait du bien de se rendre compte, qu’on n’est pas seul à être seul. Les solitaires apprécieront et ceux qui le sont moins comprendrons peut-être un peu mieux. Belle lecture!
Profile Image for Renklikalem.
550 reviews176 followers
October 12, 2025
Aralarda yine kendi huysuzluğuyla ilgili söylenmeme sebep olduğu için bir yıldız kırdım ama seviyorum bu ihtiyarı yine de çok!

Fournier’in yalnızlığı, gönüllü mahkumu olduğu bir yalnızlık gibi daha çok. Yani tercih ettiği bir kendi kendineliği var, özgürlüğünü seviyor ama yalnız bırakılmayı da asla istemiyor. Kabul edelim ilk anda kulağa itici gelse de hangimiz buna gereksinim duymayız ki? “…başkalarının varlığından rahatsız olan bir kuşum… ama tüylerin ne kadar güzel cümlesini duyabilmek için yine de başkalarına ihtiyacı olan bir kuşum, yalnız kalamamaktan korktuğu kadar yalnız kalmaktan da korkan bir kuşum.”

Yalnızlığı, özgürlük, terkedilmişlik, unutulmak, tercih edilen-ihtiyaç duyulan-mecbur bırakılan yalnızlık gibi bağlamlarda ele alıp zaman zaman konuyu dağıtsa da günün sonunda kendi imzasını atmış ve okurun yüzünde hüzünlü bir gülümseme bırakarak bitirmiş kitabı. Tam da dediği gibi bir hisle bitirdim: “Yalnızlık bir eğilimdir ve çok ağırdır. Ben hafif bir kitap yazmaya çalıştım. Viyolonselden daha fazla akordeonun sesinin duyulmasına özen gösterdim, hüzün çok fazla hissedilir olduğunda ise hemen bir iki şaklabanlık yapıp birkaç kahkaha atılsın diye çalabadım.” Yani bunu tam olarak başardın diyebilirim ve umarım umut ettiğin “üretken ve matrak yazar aramızdan ayrıldı” cümlesini kurmamıza da daha nice yıllar vardır Fourniercim. Bir de yalnızlığı dişil ve eril olarak ayrıca sınıflandırmanı da sevdim Fourniercim. Her şeyin dişisi daha estetik ve daha güçlü oluyor bence de.

Hamiş: Ben nedense okurken istemsizce ikinci/üçüncü derece akrabası olsaydım ya da hatta Fournier’in deyimiyle “kendini dine adamış ve babasının nalları dikmesi için dua eden” kızı olsaydım nasıl hissederdim diye düşündüm.

Profile Image for Camille.
15 reviews
May 13, 2024
J’ai TROP aimé ce livre. Il est super simple à lire, beaucoup de jolis jeux de mots et de phrases très bien écrites.
Ce livre sur la solitude parle à tout le monde et à n’importe qui, avec des passages qui font parfois sourire 🫶
Profile Image for bilge.
14 reviews
October 6, 2025
ben hep yeni bir şeyler istiyorum...

şimdi ile yetinmeyi bilmiyorum...
terlediğimde üşümek istiyorum.
üşüdüğümde terlemek istiyorum.
yalnız kaldığımda biriyle birlikte olmak istiyorum.
biriyle birlikte olduğumda yalnız kalmak istiyorum.
Profile Image for Kerem Rubinstein.
11 reviews1 follower
November 4, 2024
“Beni arayıp rahatsız edip etmediğini soranların şunu kesinlikle bilmesini isterim: Beni asıl aramadığınız zaman rahatsız etmiş oluyorsunuz.”
Profile Image for Sümeyra.
258 reviews2 followers
February 5, 2023
* Yalnızlık, özgürlük için ödenen bedeldir.
* Yalnızlık insanın başına gelecek en kötü şey mi yoksa en iyi şey mi?
Bu sorunun yanıtı, yanında olanın kim olduğuna bağlı.
* İnsanın aynı şeylere güldüğü, güzel sıfatıyla aynı şeyleri nitelediği biriyle karşılaşması çok ender olur.
* İntikam almak için ben de kimseyi düşünmüyorum;
* Düşünüyorum, öyleyse varım. Düşünüyorum, öyleyse yalnızım. Yalnızım, öyleyse düşünüyorum.
* İnsanlar genelde yalnızlardan uzak durmaya çalışıyor, yalnız olmalarının bir nedeni olduğunu düşünüyor, yalnızların birlikte yaşaması zor insanlar olduklarına karar veriyor ya da daha da kötüsü akıllarına getiriyorlar: Belki de bu yalnız insanlar kuduz olmuşlardır.

**Zeki, matrak, yalnız bir yazarın kaleminden dökülen akıl dolu sözcükler bütünü. Kara mizahla anlatılan bir yalnızlık anıtı. Tam üzülmeye başlamışken yüzünde bir tebessüm belirmesi.
Bir film, Kış Mevsiminde Louise; iki Ressam William Turner ve Vilhelm Hammershøi; bir parça Y’ad d’la joie…
Tenten’i benim kadar sevmesi de cabası.
Kendi deyimi ile akordeon sesinin, viyolenselin hüzün dolu sesini bastırdığı yalnız kahkahalarla dolu bir müzik parçası gibi.
Profile Image for Onur Yz.
342 reviews19 followers
May 28, 2022
not: eski yorumumu sildim. aslında sitede bu tarzda yazdığım eski yorumların tamamını silmem gerekiyor. utanç abidesi birkaç yorumum daha var, bana nelere mal olduğu malum. gidenlerin arkasından ağıt tutacak değilim lakin kendimle hesaplaşmak her şeyden önemli.

şu çılgınca okuma maratonundan paçamı kurtarıp bu kitabı yeniden okuduğumda (ki eğer okumazsam lanetlenmiş olacağım zaten) burada kitabı yeniden yorumlarım (gerçi az önce sildiğimde bir yorum mevcut değildi, çok ama çok gereksiz bir lakırdı vardı). keza, yazarı ve eserlerini -bir şekilde elimi çabuk tutup- ele alıp değerlendirmem gerekiyor, bilen biliyor nedenini.
Profile Image for Tugce Ozdeniz.
16 reviews30 followers
March 1, 2021
Yaşlılığa, yalnızlığa, hayata ve ölüme dair çok hüzünlü ve çok güzel bir anlatı. Yürek burktuğu kadar güldürüyor da. Ziyadesiyle Fransız. Tam böyle düşünürken yazarın şu cümlelerine rastladım sonlara doğru: ‘’Viyolonselden daha fazla akordeonun sesinin duyulmasına özen gösterdim, hüzün çok fazla hissedilir olduğunda ise hemen bir iki şaklabanlık yapıp birkaç kahkaha atılsın diye çabaladım.’’

Displaying 1 - 30 of 252 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.