Kaybedenlerin Öyküsü, bir dörtlünün ilk kitabı. Hikmet Temel Akarsu, İstanbul Dörtlüsü adı altında toplayacağı bu çalışmasında, İstanbul'un belli çevrelerini şimdiye dek belki de hiç ele alınmadığı biçimde, alışılmadık, çarpıcı, hatta irkiltici bir açıklıkla işliyor. Konuya yabancı olunsa da insanlar, olaylar tanıdık geliyor. Yaşanmışlık üzerine kurulu bu dörtlünün ilk kitabı olan Kaybedenlerin Öyküsü, Kadıköy ve çevresine odaklanmış. Underground mekânlarda dolaşan, Dekadans Bar'da bir araya gelen ve umutsuz bir başkaldırıyı sürüklerken Kaybedenler Kulübüyle özdeşleşen insanların yaşamından bir kesit. Kulaktan kulağa yayılan inanılmaz bir çekicilikle, kendi kozasında efsanesini ören, aydın çevrelerce dışlanan bu sanal kulübün, `Kaybedenler Kulübü'nün söylem ve duruşunun bütün kenti kasıp kavurduğu, etkisi altına aldığı zamanların anısına kaleme alınmış olan bu romanda, o çarpıcı insanlık durumları ancak birkaç yaralı karakterin perspektifinden verilmiştir diyor yazar. Kaybedenlerin Öyküsü'nü okurken, belki de yabancısı olduğunuz çevrelere ve hayatlara girerken, onca çarpıcılığı ve ürkütücülüğü yanında bu romanın yine de yürek burkan, hüzünlendiren bir yanı olduğunu göreceksiniz.
Romancı, öykücü ve hiciv yazarı Hikmet Temel Akarsu 1960 yılında Gümüşhane’de doğdu. Dokuz yaşında ailesiyle birlikte İstanbul’a yerleşti. İTÜ Mimarlık Fakültesi’ni bitirdi. Mimarlık yapmayıp, kendini yaşam düşü olan yazarlığa adadı. Roman, öykü, deneme, makale, eleştiri, oyun ve senaryo yazarlığı da dahil olmak üzere edebiyatın hemen hemen her alanında ürün verdi. Pen Club, Türkiye Yazarlar Sendikası ve Mimarlar Odası üyesidir.
Hikmet Temel Akarsu'nun dört kitaptan oluşan İstanbul Dörtlüsü'nün bu ilk kitabı, Kaybedenler Kulübü, 1990'lar ve Kadıköy çerçevesinde en yakın temasla gezen kitap. Özellikle üçüncü kitapta Kadıköy'e dışarıdan bakmaya başlayacak olan dörtleme, edebi başarısından, dilinden, üslubundan ziyade bugünlerde mumla aradığımız bir dönemin romanı niteliğinde değerlendirilebilir. En önemli yanı, doksanların sonuna doğru bir tarz, bir ortak dil oluşturan Kaybedenler Kulübü, Akmar, Kadıköy ve Rock tayfasını anlatmak isterken gelişigüzel bir güzelleme yapmak yerine hem güzel bir hikâye, hem de eleştiri getiriyor. Üç yıldız yanıltmasın, yazarın diğer kitaplarına nispeten bu puanı versem de her şey bir yana, çok leziz bir nostalji ortaya koyuyor yazar. Dörtlemeyle birlikte okunmazsa da eksik kalır.