son derece güzel ve keşke daha önce okusaymışım dediğim bir kitap. kitap için kuram, tarih, eleştiri, deneme vb tanımlar yapmak benim için son derece zor çünkü tek bir potada her türlü yönü tam kıvamında eritilmiş çok keyifli bir metin.
öncelikle kitap batılıların osmanlı tarihine yaklaşımını eleştiriyor. kafanızda bir yapı, bir ezber, bir standart var her şeyi buna indirgeyerek tanımlıyorsunuz mesela kendi devletinizden ne görüyorsanız devleti tanımlayışınızı bu tanıklık şekillendirmiş bu tanımla osmanlı devletine yaklaşıp belli başlı eleştiriler getiriyor, yorumlar yapıyor, kanaatler geliştiriyorsunuz halbüki bambaşka bir dünya bambaşka standartları, değerleri ve yapısal içeriği olan bir evren bu demeye getirmiş özetle.
metni bir tren gibi düşünürsek trene bindiği istasyon burası. sonrasında metin vagondan vagona geziyor. her bir vagon bir diğer vagona bağlıdır ancak mekanlar farklıdır. bu bağlantıyı sağlayan işte bu özetlediğim yaklaşım. her bir vagonda ise kah nasihatnamelerden, kah osmanlının ekonomik ve mali yapısından, kah bürokratik yapısından vb. bahsederek bu "başka bir dünya" olan osmanlıyı özetliyor ve batılıların bazı ezberlerini ya da peşin hükümlülüklerini eleştiriyor. ancak bu basit bir "yanlış batılı intibaya karşı doğru osmanlı savunusu" biçiminde popülist bir metin değil. basit bir örnek vermem gerekirse osmanlılar 16. yüzyıldan itibaren bayır aşağı giderken rüzgara karşı lale devri çocuklarını söyleyerek raks ediyordu düzeyindeki yaklaşıma karşı bu kadar aymaz olsalar bu nasihatleri nasıl yazacaklardı denerek nasihatnameler üzerinden yanıt veriyor. çok da ayrıntıya girmek istemiyorum merak uyandırayım da okumak isteyen çıksın diye böyle muğlak yazıyorum.
çevirisi de gayet okunaklı. metin zaten akıcı bir üsluba sahip ben 2 günde bitirdim başkaca işlerim araya girmese bir oturuşta bitirirdim öyle keyifli ve kendine çeken bir metin.
osmanlı tarihine, osmanlı tarihçiliğine, osmanlı imparatorluğuna yaklaşıma ve osmanlı tarihi araştırmalarına merakı olanlara kesinlikle tavsiye ederim.