What do you think?


Rüzgarlı Pazar
İğde kokusuna tutunmuş gidiyordum. Hazirana yakın, Mayıs'ın bilmem kaçı. İğde nerede?
Otoların geçtiği köprü ile, yayaların yürüdüğü üst ge çit arasında.
Orayı ağaçlandırmışlar. Çitlembik, mazı, erguvan, akasya, hatmi ve tanımadığım bir sürü ağaç. Yahu gözünü sevdiğimin İğdesi, sen oraya nasıl gel din? Bir kuşun gagasında mı; yoksa bir yandan yürü yüp öte yandan iğde yiyen, çekirdeklerini sağa sola atan, elleri cebinde, başı havalarda bir bozkır çocuğu nun eseri misin?
İğde bu.
Doğrudan Anadolu demek.
Yozgat, Sivas, Niğde demek.
Anlaşılan o da bizim gibi gurbete çıkmış. Yoksa ne işi
var buralarda. Sağ olsun, şu yıkanmış Mayıs sabahına
saldığı koku mest etti bizi. Yahu bu iğde kokusunu
nasıl tasvir etsek, nasıl anlatsak.
Yok, yok.
Otoların geçtiği köprü ile, yayaların yürüdüğü üst ge çit arasında.
Orayı ağaçlandırmışlar. Çitlembik, mazı, erguvan, akasya, hatmi ve tanımadığım bir sürü ağaç. Yahu gözünü sevdiğimin İğdesi, sen oraya nasıl gel din? Bir kuşun gagasında mı; yoksa bir yandan yürü yüp öte yandan iğde yiyen, çekirdeklerini sağa sola atan, elleri cebinde, başı havalarda bir bozkır çocuğu nun eseri misin?
İğde bu.
Doğrudan Anadolu demek.
Yozgat, Sivas, Niğde demek.
Anlaşılan o da bizim gibi gurbete çıkmış. Yoksa ne işi
var buralarda. Sağ olsun, şu yıkanmış Mayıs sabahına
saldığı koku mest etti bizi. Yahu bu iğde kokusunu
nasıl tasvir etsek, nasıl anlatsak.
Yok, yok.
- GenresTurkish Literature
184 pages, Paperback
First published January 1, 2005
About the author
Mustafa Kutlu
63 books177 followers1947'de Erzincan'da doğdu. Erzincan Lisesi'ni (1963), Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdi (1968).
Tunceli ve İstanbul'da edebiyat öğretmenliği yaptı. Öğretmenlikten ayrılarak (1974) Dergâh Yayınları'nda idareci olarak çalışmaya başladı.
Hareket ve Dergâh dergileriyle, Türk Dili Edebiyatı Ansiklopedisi'nin yayın faaliyetlerini yürüttü.
Senaryolar yazdı. Televizyonda sohbet programları yaptı.
Mustafa Kutlu Eserleri
Hikaye
Ortadaki Adam (1970),
Gönül İşi (1974),
Yokuşa Akan Sular (1979),
Yoksulluk İçimizde (1981),
Ya Tahammül Ya Sefer (1983),
Bu Böyledir (1990),
Sır (1990),
Arkakapak Yazıları (1995),
Hüzün ve Tesadüf (1998)
Uzun Hikâye (2000),
Beyhude Ömrüm (2001),
Mavi Kuş (Hikaye 2002).
Deneme:
Akasya ve Mandolin (1999)
İnceleme
Sabahattin Ali (1972)
Sait Faik'in Hikaye Dünyası (1968)
Tunceli ve İstanbul'da edebiyat öğretmenliği yaptı. Öğretmenlikten ayrılarak (1974) Dergâh Yayınları'nda idareci olarak çalışmaya başladı.
Hareket ve Dergâh dergileriyle, Türk Dili Edebiyatı Ansiklopedisi'nin yayın faaliyetlerini yürüttü.
Senaryolar yazdı. Televizyonda sohbet programları yaptı.
Mustafa Kutlu Eserleri
Hikaye
Ortadaki Adam (1970),
Gönül İşi (1974),
Yokuşa Akan Sular (1979),
Yoksulluk İçimizde (1981),
Ya Tahammül Ya Sefer (1983),
Bu Böyledir (1990),
Sır (1990),
Arkakapak Yazıları (1995),
Hüzün ve Tesadüf (1998)
Uzun Hikâye (2000),
Beyhude Ömrüm (2001),
Mavi Kuş (Hikaye 2002).
Deneme:
Akasya ve Mandolin (1999)
İnceleme
Sabahattin Ali (1972)
Sait Faik'in Hikaye Dünyası (1968)
Ratings & Reviews
Friends & Following
Create a free account to discover what your friends think of this book!
Community Reviews
Displaying 1 - 12 of 12 reviews
July 16, 2018
"Yoksullar bekler.
Beklemek umuttur." Sf:156
October 20, 2018
Yoksulluğun kırılgan havasını naif diliyle çok güzel ‘masal’laştırmış Kutlu bu eserinde. Yoksulluk yok olsun.
September 17, 2017
Rüzgârlı Pazar, gözü tok ama karnı aç olan bir avuç insanın üç beş kuruş kazanıp hayatlarını devam ettirebilmek için tezgah açtığı bir yeri ve oradaki bu insanların küçük dünyalarını anlatıyor bize.
Yaşlısı, hastası, âmâsı, küçük yaşta olanı, aklını yitireni...Hepsi kaderin bir araya insanlar.
Her birinin yaşanmışlığı ayrı, her birinin hikayesi buruk ama aynı zamanda şükür dolu.
Yine iyi insanların, güzel yüreklerini ortaya koyarak yardıma ihtiyacı olanların ellerinden tuttuğunu okuyor ve mutlu oluyoruz.
Hep yazarımız ne de güzel ifade etmiş bakın:
"Şu dünya yerinde duruyorsa. Gök yıkılıp, yer çökmüyorsa. İyilerin yüzü-suyu hörmetine."
Okurken sizi duygudan duyguya sürükleyen, o her gün yanından geçip gittiğimiz ekmek parası kazanmak için birşeyler satan insanları biraz daha iyi tanımamızı ve anlamamızı sağlayan naif bir kitaptı. Çok sevdim.
Yaşlısı, hastası, âmâsı, küçük yaşta olanı, aklını yitireni...Hepsi kaderin bir araya insanlar.
Her birinin yaşanmışlığı ayrı, her birinin hikayesi buruk ama aynı zamanda şükür dolu.
Yine iyi insanların, güzel yüreklerini ortaya koyarak yardıma ihtiyacı olanların ellerinden tuttuğunu okuyor ve mutlu oluyoruz.
Hep yazarımız ne de güzel ifade etmiş bakın:
"Şu dünya yerinde duruyorsa. Gök yıkılıp, yer çökmüyorsa. İyilerin yüzü-suyu hörmetine."
Okurken sizi duygudan duyguya sürükleyen, o her gün yanından geçip gittiğimiz ekmek parası kazanmak için birşeyler satan insanları biraz daha iyi tanımamızı ve anlamamızı sağlayan naif bir kitaptı. Çok sevdim.
May 3, 2025
Mustafa Kutlu kitaplarında kötüler/kötülükler ve olumsuzluklar yer alıyor ama iyilik hep bir şekilde kazanıyor. Bazen bu duruma "ama bu biraz hayal olmuş, yazar abartmış" demek istiyorum ama yine de hikayenin bir tarafı bunu söylememi engelliyor. Bu kitap da öyle bir kitaptı benim için.
June 11, 2021
Kitap fazlaca klişe olaylar ve klişe karakterlerin yanında fakirlik güzellemesi içeriyordu. Girişteki bahar betimlemeleri ve Mazlum Kiper’in başarılı seslendirmesi ile benden bu puanı aldı.
July 31, 2024
Yoksulluk ve umut.. İyi insanlar iyi ki var sözü de dursun burada yine.
May 11, 2025
8/10 - 4
December 1, 2022
Ilk okudugum kutlu eserlerinden.
November 11, 2019
Fakirlik ve umudla bekleyish.
February 16, 2013
"İşte çarpık kentleşme denilen olgunun tipik göstergesi. Burada insanlar nasıl çalışır, yaşar; nasıl yetişir, ne yer, ne içer, ne düşünür.
Belki yahut muhakkak hiçbir ilişki sağlıklı kurulamaz. Trafik tıkanır, kavgalar çıkar, psikoloji bozulur, her fert burnundan solur, 'asabiyim' der şarkı, 'mazeretim var'...
Gün biter, mesai biter, kalabalık bu defa akşamın alacasında yokuş aşağı akmaya başlar. Gençler lüks mağazaların lüks vitrinlerinde sergilenen lüks mallara bakar bakar iç çeker.
Sonra gidip işportadan onların taklitlerini alırlar. Taklit tatmin etmez. Marka markadır. Hayata damgasını vurmuştur. Sahte mal, sahte sevinçleri, sahte gülüşleri doğurur. Gel geç bir hayat başlar, hiçbirşey yerli yerince olamaz. Kalabalık, şu tüketime doğru savrulan kalabalık tüketimin hasını tüketemez. Doymaz bir türlü, tatmin olamaz. Gözü sürekli başkasının üstündedir. Bu yüzden aksi, isyankar, pervasız, korkak, tutarsız kalır.
Mutsuzluk bu mu?" (Kitaptan...)
Mustafa Kutlu yine "yoksulluk içimizde" demiş. Güzel, incelikli, başarılı bir kitap. Kitabın nasıl olduğundan çok kitabı okuduktan sonra ne yapacağımız önemli galiba. Yazar seçenekleri de sıralayarak okura pas atmış. Şöyle ki:
"Varın kalbinizle başbaşa kalın. Vicdanı olan vicdanını dinlesin; kiminin lokması boğazında kalsın, kiminin gözyaşı aksın. Kimi de 'ulan biz daha adamlıktan çıkmadık' diyerek yekinip ayağa kalksın; azdan az, çoktan çok bir hayır işlesin." (Kitaptan...)
Read
January 20, 2015Bizden bir hikayeler bütünü.
Displaying 1 - 12 of 12 reviews












