Sanat, suç ve yaşam üzerine kitaplar üzerinden bir tartışma. Mevlana'dan Marks'a, Tevrat'tan Dostoyevski'nin metinlerine bir anlam arayışı. Kadim metinlerin ışığında, polisiye romanlardaki karakterlerin analizi. Suçtan yola çıkarak insanı anlatmanın yöntemi. Suçla edebiyat arasındaki benzerlikler. İnsan ruhunun arka bahçesinde yeşeren kötülük, zalimlik ve şiddet. Ahmet Ümit'ten sanata, edebiyata ve insana dair yorumlar...
"Don Kişot, Madam Bovary, Dimitri Karamazov, Anna Karenina, İnce Memed, Zebercet ve diğerleri, çoğu yaşamımızı etkilemiş, edebiyatın bu ölümsüz kahramanlarına derinden bakarsak kendimizi görürüz. Edebiyatın bu karakterlerinin üzerini örten sözcükleri birazcık kazırsanız altından insanlık çıkar; geçmişten günümüze, bugünden geleceğe akan büyük insanlık. Kahraman, alçak, saldırgan, uysal, atak, pısırık, dürüst, ahlaksız, zengin, yoksul, zeki, aptal, deli, deha, kadın, erkek, çocuk, her türlü haliyle insanlık.
Romancı işte bu insanlık durumunu, belki de kendisini anlatmaya, açıklamaya, anlamlandırmaya çalışan kişidir... Gerçeği doğrulamak için, daha eğlenceli hale getirmek için, kabalıktan kurtarmak için, gerçeği bir mucizeye dönüştürmek için, gerçeği tartışmak için, kısacası gerçeği anlamak için hayali bir yaşam yaratan bir serüvencidir romancı. Belki bir tür kaçık...
Sevimli olanı da vardır, sevimsiz olanı da... Zevkle okunanı da vardır, görev gereği okunanı da... Sorumluluk sahibi olanı da vardır, kendi görüntüsünden sarhoş olanı da... Ama mizaçları, üslupları, amaçları ne olursa olsun, hepsinin bir tek amacı vardır: Görünenden farklı bir hayat yaratmak..."
Ahmet Ümit was born in 1960 in the city of Gaziantep in southern Turkey. He moved to Istanbul in 1978 to attend university. In 1983 he both graduated from the Public Administration Faculty of Marmara University and wrote his very first story. An active member of the Turkish Communist Party from 1974 until 1989 Ümit took part in the underground movement for democracy while Turkey was under the rule of a military dictatorship between 1980-1990. In 1985-86 he illegally attended the Academy for Social Sciences in Moscow. Ümit worked in the advertising sector from 1989-1998 and is currently employed as cultural advisor at the Goethe Foundation in Istanbul. He has one daughter Gül. Since 1989 Ümit has published one volume of poetry three volumes of short stories a book of fairytales one novella and six novels. One of Turkey’s most renowned contemporary authors Ümit is especially well-known for his mastery of the mystery genre as reflected in many of his bestselling novels and short story volumes. Drawing upon the unique political and historical background of his home country Ümit delves into the psyches of his well-wrought characters as he weaves enthralling tales of murder and political intrigue.
Bu kitap 6-7 yıl önce okuduğumda beni hiç etkilememişti diyebilirim ama tekrar okumam gerektiğini hep hissetmiştim bir şekilde ve bunu yaptığımda beni etkilememiş olmasının nedeninin onu anlayamamış olmam, anlayamamış olmamın nedeninin de henüz yeteri kadar yetişmemiş olmam olduğumu kavradım. 3-4 senede bir okunmalı bence; bilgi biriktirdikçe tekrar okunmalı ki daha iyi anlaşılabilsin. Bana gösterdiği yegane harita bu oldu :)
Ben bir hafta sonu okumuştum ama siz ne zaman istersiniz okuyun. Ahmet Ümit'in çeşitli gazete ve dergilerde yazdığı yazılardan oluşan bir seçki. Kitabın ismi, ilk yazının başlığından geliyor. Vincent Ward'ın İnsan Yüreğinin Haritası filminden başlayarak geriye doğru ta Dante'nin Cehennem'ine gidiyor Ahmet Ümit ve "Gerçekten de ruhumuzun haritası çıkarılabilseydi, karşılaşacağımız en yıkıcı sonuç, yaşamın bitmek bilmez bir sıkıntı girdabına düşmesi olurdu," diyor. Benim için kitabın en önemli özelliği sevdiğim bir yazarın zihninin labiretinde dolaşabilmek, onun kalemine etki eden entelektüel birikimi görebilmekti. Ahmet Ümit, bu kitapta topladığı yazılarda hem Türkiye'den hem dünyadan yazarların hayatlarına, yarattıkları karakterlere, kendi edebi yolculuğundaki etkisine bir mercek tutuyor ve sizi de o mercekten bakmaya davet ediyor. Bu bakışı da tarihi, sosyal, felsefi bağlamlarıyla zenginleştiriyor. Bir bakıyorsunuz Kant çıkıveriyor karşınıza bir bakıyorsunuz Marks ya da Mevlana. Size okuma ve izleme listesi sunan, istediğiniz hızda okuyabileceginiz, kimi zaman şaşırıp kimi zaman gülümseyeceğiniz, tanıdık isimlere rastladıkça okumanın hazzını duyumsayacağınız bir kitap. Ben çok sevdim.
Hep polisiye roman olacak değil ya. Bir yazarın başka romanlar, başka şair ve yazarlardan söz etmesi de keyifli oluyor. Edgar Alan Poe'nun kaybından etkilendiği üç kadın kimdi? Boudlaire onun içki tutkusunu nasıl açıklamıştı? Freud Dostoyevski'nin suçluluk duygusu için ne demişti? Frenkenstein ve Drakula gibi korku edebiyatı nelerden esinlendi? İnce Memet bir Robin Hood muydu? Hapishanede, Orhan Kemal'e şiir değil öykü yazmasını öneren kimdi? Kafka yaşadığı dünyadaki olumsuzlukların sorumluluğunu kendi omuzlarında mı hissediyordu? Sabah gözlerini açar açmaz acaba bugün dayak yiyecek miyim diye düşünen çocuk ve kısa ömrüne 300 öykü ve birçok oyun sığdıran tıp doktoru, Halide Edip ve A.H. Tanpınar'in öğrencisi olan, bir gazetenin öykü yarışmasına farklı sahte isimle iki öykü gönderen ve 1. ve 7. olan öğretmen, dünyayı güzellik kurtaracak diyen yazar kimdi? Hamlet bir polisiye mi ? Okumayı sevenlerin seveceği bir kitap.
Dergi yazılarından oluşuyor. Her birinde edebiyat ile ilgili bir konuyu veya yazarı inceliyor. Yazarın dünyası nasıldır, karakterini nasıl yaratır, polisiye romanların karakteristiği nedir veya bazı yazarların eserlerine ve tarzlarına yönelik güzel yorumlar yapıyor. Dostoyevski, Tolstoy, Selim İleri, Edgar Allan Poe, Orhan Kemal, Yaşar Kemal, Franz Kafka ve bir kaç yazarın hem kendi hayatları hem karakterleri hem de yazım teknikleri hakkında güzel analizleri var. Yazarın kitaplarından en çok sevdiğim kitabı bu oldu.
Bu kitapta Ahmet Ümit'in daha önce, dergilere, gazetelerin kitap eklerinde yayımlanan ve yazarlarla ilgili değerlendirmelerini içeren yazıları derlenmiş. Geçmişin sıkı bir radikal kitap takipçisi olarak, ben de esasen bu kitabın içeriğinde yer alan yazıların yarısını geçmişte okumuşum. Bu tarz yazı derlemelerinden oluşan kitapları sevmediğim için de okuyun diye tavsiye edemem.
Kitabın deneme yazıları olduğunu bildiğim için yıllarca okumayı erteledim. Ama başladığımda zevk alarak okudum. Polisiye ve suç romanı ve yazarlarını ayrıca insan ruhundaki kötülüğün nedeni hakkında kaleme alınan yazılar birleştirilmiş. Notlar alarak okudum, tavsiye ederim.
Ahmet Ümit 'in çeşitli gazetelerde yazdığı köşe yazılarından oluşuyor. Ben yeni bir şey öğrenmedim açıkçası. Ama yazarların hayatlarını merak edip araştırmayan ama içten içe merak eden insanlar için kısa sürede çok şey öğrenebilecekleri bir kaynak diyebilirim.
Radikal gazetesi ve Cumhuriyet kitaptaki yazılarının toplamından oluşmaktadır. Türk ve yabancı edebiyata damgasını vurmuş önemli yazarları ve eserleri kısmen hayatları ve suça bakışlarını güzel analiz etmiş yazılarında..
Eser, Radikal Kitap, Cumhuriyet Kitap ve Yeni Binyıl Kitap gibi dergilerde yayınlanmış köşe yazılarından oluşmakta. Seçkide, Orhan Kemal, Sait Faik, Selim İleri, Yusuf Atılgan, Yaşar Kemal, Mevlana, Mary Shelley, Edgar Allan Poe, Philip Marlowe, Dostoyevski, Puşkin, Patricia Highsmith, Franz Kafka gibi yazarların hayatları ile Hamlet, Quasimodo, Frankenstein, Kont Drakula, Mike Hammer, Raskolnikov, İnce Memed gibi roman kahramanların çok iyi analizleri bulunmakta.
"Suç, insanoğlunun bir varoluş biçimidir." diyen Ahmet Ümit, suçun tarihçesini Habil ve Kabilden başlayarak anlatmış, insanın mayasındaki (?) suça eğilimi irdelemiştir.
“bireyci” olarak suçlanan Oğuz Atay ve Yusuf Atılgan'ın toplumsal sorunlardan bahsetmediği için öne çıkarılmadıkları tespiti ise oldukça cesur ve dürüst.
Yazarın, hem entelektüel birikimine "tanık olmak", hem de "Kötülük niçin daha çekicidir? Suç ile edebiyat arasında nasıl bir benzerlik var? İnsan başkalarına zarar vermeden içindeki şiddeti doyurabilir mi? Aşk ve cinayet niçin birbirine benzer? sorularına verdiği cevapları öğrenmek için dahi okunması gereken bir kitap. 1.10.2024