"Çocukluğumun Ada'daki köşkte geçen yaz tatilleri dışında, ben hep bu beton apartmanların odalarında yaşamıştım. Beton odaların tavanları, önceleri çok yüksek ve kartonpiyerli iken giderek alçalıp sadeleşmiş, odaların boyutları giderek küçülmüştü. Anneanneme ailesinden kalan avizelerin önce zincirleri kısaltılmış, sonra da onları dar odalardan, daha geniş ve yüksek tavanlı evlere terfi ederek bizimle yer değiştiren kişilere satmıştık. Anneannem, bizden eşyalarımızı satın alacak güve sahip o kişileri hep küçümsemişti nedense. O baygın yeşil gözleri ile bir devrin tüm ihtişamını görmüş ve yaşamıştı. Ben sadece ondan duyarak imrenmiş, özenmiş ve hayal etmiştim."
Türk öykücülüğünün en önemli iki ödülünü, 1995 yılında Haldun Taner Öykü Ödülü'nü, 1996 yılında ise Sait Faik Öykü Ödülü'nü kazanmış bir başyapıt: Foto Sabah Resimleri.
Ayşe Kulin is a Turkish contemporary novelist and columnist. Kulin graduated in literature from the American College for Girls in Arnavutköy. She released a collection of short stories titled Güneşe Dön Yüzünü in 1984. A short story from this called Gülizar was made into a film titled Kırık Bebek in 1986, for which she won a screenplay award from the Turkish culture ministry. Kulin worked as a screen writer, cinematographer and producer for many films, television series and advertisements. In 1986, she won the Best Cinematographer Award from the Theatre Writers association for her work in the television series Ayaşlı ve Kiracıları.
In 1996, she wrote a biography of Münir Nureddin Selçuk titled Bir Tatlı Huzur. With a short story called Foto Sabah Resimleri she won the Haldun Taner Short Story Award the same year and the Sait Faik Story Prize the next year. In 1997, she was chosen as the "Writer of the year" by the İstanbul Communication Faculty for her biographical novel Adı Aylin, She won the same award the next year for her short story Geniş Zamanlar. In November 1999, she wrote a novel called Sevdalinka about the Bosnian Civil War and in 2000, a biographical novel called Füreyya. In June 2001, she put out a novel titled Köprü about drama in Turkey's eastern provinces and how they shaped the republic's early history.
In May 2002, Kulin wrote a novel titled Nefes Nefes'e about the Turkish diplomats who saved in the lives of Jews during the holocaust in World War 2.
She has married twice, her latest novels Hayat and Huzun describe her life with her spouses, Mehmet Sarper and Eren Kemahli. Both ended in divorce but she bore 4 sons from the marriages.
Ayşe Kulin yetenekli yazarlarımızdan. Keşke popülerlik ya da satış kaygısı olmadan ve daha samimi, kapsayıcı bir perspektiften yazsaydı. İşte o zaman tüm kitaplarını alıp okumak istediğim yazarlardan olurdu.
Foto Sabah Resimleri kitabı içinde 10 öykü barındırıyor. Önemseyenler için; "Foto Sabah Resimleri adlı öykü 1996 yılının Haldun Taner Öykü Ödülü'nü, bu öykünün adını verdiği kitabı ise 1997 yılında Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazandı." bilgisini vereyim.
Kadın karakterler öne çıkıyor metinlerde. Yazar kadınların acılarını, duygularını, yaşam mücadelesini kağıda dökmekte başarılı. "Sadece 1457 Kupon" ve "Adil Düzen" isimli öyküleri sevemedim. Bu metinlerde hedeflenen kara mizahı ve alaycılığı basmakalıp buldum. Ayrıca diğer öykülerden ayrık duruyorlar. Ben olsam bu kitaba almazdım. Bazı öykülerde gözlerim yaşardı. "Duruşma", "Umut" ve "Çaya Gelen Konuk" öyküleri etkileyiciydi benim için.
Kitabın asıl sürprizi Gülizar isimli öykü oldu. Okurken "aa ben biliyorum bu karakterleri" şaşkınlığını yaşadım. Çocukken televizyonda izleyip o zamanki yarım aklımla epeyce hoşuma giden Hülya Avşar'ın başrolünde olduğu "Bir Kırık Bebek" filminin senaryosunun kaynağı imiş meğerse okuduğum. Filmin senaryosu Ayşe Kulin'e ait. Bu arada çocukken neler izlemişiz biz böyle. Şimdinin pamuklara sarmacı anne babaları çocuklarının böyle bir filmi izlemelerine izin vermezler sanırım. Youtubeda mevcut, bakabilirsiniz.
Öykü sevenlere tavsiyemdir. Sahaflarda uygun fiyata bulabilirsiniz.
İnce bir hünerdir, hüzünle yaşamak... Kitaba Fatih’te bir sahafta rastladım. Yıllardır görüşmemiş iki eski dost gibi, önce ne diyeceğimizi bilmez halde bakakaldık. Sonra aldım sayfalarını çevirdim. Elimdeki baskısının üzerinden bile 18 yıl geçmiş. Tekrar görüşme vaktimiz gelmişti, nitekim bir nefeste giderdik hasretimizi...
Kısa kısa hikayelerden oluştuğu için nasıl bir yorum yapmam gerektiğini pek seçemiyorum aslında. Hikayelere tek tek bakacak olursak bazıları güzeldi, bazıları idare ederdi. Çaya Gelen Konuk hikayesi vardı, o çok hoşuma gitti. Özellikle şu dönemde bu hikayenin bizi daha çok etkileyeceğine inanıyorum. Bir kaç hikaye vardı ki gerçekliğinden çok etkilendim. Etrafımda olan şeyler olunca hayal etmesi de çok kolay oldu. Ama bu bir kaç tanesi hariç diğerlerinin amaçlarını çözemedim. Benim için olmasalar da olurlardı.
Sadece Çaya Gelen Konuk hikayesini değerlendirmeye alsak 5 yıldız verirdim kesinlikle. Ama kitabın genelini değerlendirme altına alınca biraz vakit kaybı gibiydi. (Böyle diyorum ama kitaba puanım 4 hani. Düşüncelerimin karıştığı kitaplardan biri bu da.)
Ayşe Kulin’in Foto Sabah Resimleri romanı, iki farklı kuşağın kadınlarını bir araya getirerek geçmişle bugünün değerlerini ustalıkla karşılaştırıyor. Anneannenin dönemiyle günümüz kadınlarının yaşam anlayışı, aşkı ve sadakati algılayış biçimleri arasındaki farklar derin bir şekilde işlenmiş. Kulin’in sade ama etkileyici anlatımı, okuru hem nostaljiye hem de sorgulamaya davet ediyor. Duygusal yoğunluğu yüksek, aynı zamanda toplumsal değişimin sessiz tanığı olan bir roman.
Kısa ve hüzünlü bir kitap. Yazarın anlatış ve betimleme şeklini beğendim, her ne kadar öykü sıradışı olmasa bile.. Jenerasyon farkını güzel tasvir etmiş. 3.5 / 5.0
Genelde okurun popüler romanlarıyla tanıdığı Kulin, Haldun Taner Öykü Ödülü ve Sait Faik Öykü Ödülü'nü kazanmış bu kitap ile kendini kanıtlamış gözüküyor. Kadın psikolojisini incelikle aksettirdiği öykülerin ağırlıkta olduğu kitaba adını veren Foto Sabah Resimleri ve kayıp bir eşin ardından diğerinin yaşadıklarını anlatan Umut, fikrimce öne çıkan öyküler.
Hikayeler genel olarak hüzünlüydü. Çarpıcı gerçekleri, toplumun ahlak yoksunluğunu, çaresizlikle göz yumulanları etkileyici biçimde hikayeleştirmiş. Kuponlu hikaye kopardı, ahah.
(English below) Storytel'de Ayşe Kulin'in kendi seslendirmesiyle dinledim. Yazarların kendi eserlerini okumasını çok severim. Yarım saatlik ama çok yoğun bir hikayeydi. Anneanne ve torunun hayatlarındaki farklar, ekonomik durumları ve anlayışları, duygusal durumları, ailelerine yaklaşımlarının incelendiği bir hikayeydi. Çok farklı konulara bakan, çok güzel bir yarım saatti.
I've listened to this as an audiobook on Storytel narrated by Ayşe Kulin herself. I love when authors narrate their own works. This was thirty minutes but also very dense. The differences in the lives of the (maternal) grandmother and the granddaughter, their economic situations and understandings, the emotional states and their relations with their families were explored in tge story. It was a beautiful half an hour with glimpses into very different themes.
Kitabı tercih etmemin ilk sebebi 1995 yılında Haldun Taner öykü ödülünü 1996 yılında ise Sait Faik öykü ödülünü kazanmış olmasıydı. Şu gibi aktı kitap ve birkaç saat içerisinde bitirdim Kitap oldukça etkileyici ve derinlikli bir eser. İstanbul'un farklı dönemlerinde yaşamış bir ailenin hikayesini anlatırken tarihi olayları, kültürel değişimleri ve insan ilişkilerini ustalıkla işliyor. Ana karakterlerin yaşadığı duygusal zenginlik ve dönemin atmosferi kitabı okuyucular için çekici kılıyor. Kulin'in dili sade ve akıcı, bu da okuma deneyimini daha da zenginleştiriyor. Kitap, tarihi bir perspektiften bakıp aynı zamanda insanın içsel dünyasına da derinlemesine inen bir yolculuk sunuyor. Bu unsurlar, "Foto Sabah Resimleri"ni edebi açıdan değerli kılan özelliklerden sadece birkaçı.
Büyükanne’nin köşkündeki gençlik döneminden kalma piyano ile sevgisini, özlemini, anılarına ait kırıntılar hikayenin bir tanesidir. Oldukça kısa bir iki hikayeden müteşekkil bir döneme ait yaşam tarzını, kimsesizliğin, devrin olaylarının insan üzerindeki etkisini başarılı bir şekilde anlatımı oldukça keyf verici. Ayşe Kulin’den Harika romanları herhalde daha önce okuduğum için bunu biraz yetersiz ve biraz da yüzeysel buldum.
Ayşe Kulin cinsiyetçilik mevzusuna cinsiyetçi hikâyeleri ile dikkat çekmeye çalışmış ki bence oldukça kötü bir yol bu, bu bağlamda tepkimi çekti açıkça söylemek gerekirse. Yine de ince alay konusunda başarılı bulduğumu söylemeliyim. En sondaki "Adil Düzen" hikâyesi oldukça güzel bir serzenişti bence.
Aldığı ödülleri hak eden güzel bir öykü kitabı.. En çok beğendiklerim; kitaba adını veren Foto Sabah Resimleri ve Unutmak oldu. Yıllar önce seyrettiğim bir filmin senaryosu olan Gülizar ise kelimelerin arasında gözümün önüne gelen filmin kareleri ile doyumsuzdu. Kitaptaki son 2 öykü Sadece1457 kupona ve Adil Düzen ise iğneleyici uslubu ile gülümsetti
Uzun zamandır elimde idi, sonunda okuyabildim. Kitap 10 kısa hikayeden oluşuyor. Bazıları hoşuma gitti ama iyi ki okumuşum bu kitabı dedirtecek bir kitap değildi. Son hikaye “Adil Düzen” sanki günümüz kadar “Adi Düzenbaz” ve gerçekçi.
Okuduğum en iyi öykü kitaplarından biriydi. Haldun Taner ve Sait Faik öykü ödüllerini almış olması da kitabın güzel oluşunun bir kanıtı. Toplamda 10 farklı hikayeden oluşan kitabı büyük bir zevkle okuduğumu belirtmek isterim.
Kısa kısa hikayelerden oluşan bir kitap olduğu için ara verince de rahatça devam edilebiliyor. Hikayeler güzel akıcıydı ama kitabın amacını anlayamadım desem yeridir.