Jump to ratings and reviews
Rate this book

Kağnı, Ses, Esirler

Rate this book
Türk edebiyatının özgür sesi Sabahattin Ali’nin üç bölümden oluşan bu kitabı okuyucuyla buluşuyor. İlk bölüm olan Kağnı’da Kağnı, Gramofon Avrat, Duvar, Pazarcı, Düşman gibi öyküler, ikinci bölüm olan Ses’te Ses, Köpek gibi öyküler ve son bölüm olan Esirler’de de Ali’nin kaleme aldığı oyunlar yer alıyor.

222 pages, Paperback

First published October 1, 1972

27 people are currently reading
931 people want to read

About the author

Sabahattin Ali

220 books2,417 followers
Sabahattin Ali (February 25, 1907 – April 2, 1948) was a Turkish novelist, short-story writer, poet, and journalist.

He was born in 1907 in Eğridere township (now Ardino in southern Bulgaria) of the Sanjak of Gümülcine (now Komotini in northern Greece), in the Ottoman Empire. He lived in Istanbul, Çanakkale and Edremit before he entered the School of Education in Balıkesir. Then, he was transferred to the School of Education in Istanbul, where he graduated in 1926. After serving as a teacher in Yozgat for one year, he earned a fellowship from the Ministry of National Education and studied in Germany from 1928 to 1930. When he returned to Turkey, he taught German language in high schools at Aydın and Konya.

While he was serving as a teacher in Konya, he was arrested for a poem he wrote criticizing Atatürk's policies, and accused of libelling two other journalists. Having served his sentence for several months in Konya and then in the Sinop Fortress Prison, he was released in 1933 in an amnesty granted to mark the 10th anniversary of the declaration of the Republic of Turkey. He then applied to the Ministry of National Education for permission to teach again. After proving his allegiance to Atatürk by writing the poem "Benim Aşkım" (literally: My Love or My Passion), he was assigned to the publications division at the Ministry of National Education. Sabahattin Ali married on May 16, 1935 and did his military service in 1936. He was imprisoned again and released in 1944. He also owned and edited a popular weekly newspaper called "Marko Paşa" (pronounced "Marco Pasha"), together with Aziz Nesin.

Upon his release from prison, he suffered financial troubles. His application for a passport was denied. He was killed at the Bulgarian border, probably on 1 or 2 April 1948. His body was found on June 16, 1948. It is generally believed that he was killed by Ali Ertekin, a smuggler with connections to the National Security Service, who had been paid to help him pass the border.[2] Another hypothesis is that Ertekin handed him over to the security services, and he was killed during interrogation. It is believed he was killed because of his political opinions.

Sabahattin Ali's 100th birth anniversary was celebrated in Bulgarian city Ardino in March 31, 2007. Ali is a well-known author in this country because his books have been read in schools in Bulgaria since 1950s.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
356 (36%)
4 stars
429 (43%)
3 stars
161 (16%)
2 stars
35 (3%)
1 star
7 (<1%)
Displaying 1 - 30 of 55 reviews
Profile Image for Onur.
349 reviews20 followers
March 24, 2020
Wonderful short stories from Sabahatin Ali

One ironic tumbrel story.
Desperation on the truck.
Is birth certificate too important? Is not it!?
Gramofon Avrat: Different belonging!
Arabic Hayri and justice.
One joke; whatever goes around comes around or poetic justice, isn’t it?
One prison wall, just than last regret, suddenly salvation.
A tragic last of seller.
Apartment: Dram of the father and son.
One seller and different worlds.
To betrayal to ex friend.
A woman trick and changing life.
Baglama virtuoso peasant Ali does not find himself when he was song contest in conservatory.
End of engineer, dog and shepherd.
Emine's sacrifice for his husband Ismail.
A moonlit night, Last years of one sick and hungry man.
Constanza beauty queen: Do not give up me Gravila...
And at final, A stage: Prisoners...
Highly recommended.
Profile Image for Cemre.
726 reviews566 followers
July 30, 2019
Sabahattin Ali'nin tüm eserlerini bir an önce okumak istiyorum; ama hemen bitiverecekler diye de çok üzülüyorum. İki öykü kitabından ve bir tiyatro oyunundan oluşan Kağnı, Ses, Esirler'i okumayı da bu sebeple geciktirdim. Ah keşke bu kadar geciktirmeseydim...

Romanlarını hep daha çok sevmişimdir Sabahattin Ali'nin; ancak Kağnı ve Ses'teki öyküler en az romanları kadar etkiledi beni. Esirler oyununu da büyük bir zevkle okudum.

Ajitasyona başvurmadan, kanatmadan toplum gerçeklerini gözler önüne seren yazarlar bulmak kolay değil. Sabahattin Ali bunu çok iyi bir şekilde başarmış her eserinde. Böyle bir değeri bu kadar erken kaybetmek ne acı!

Profile Image for Berkay Aras.
37 reviews1 follower
January 16, 2017
Sabahattin Ali. Ne diyeyim ki? Duygularımı buraya dökerek onları bayağılaştırmaktan çekiniyorum. Düşüncelerinin ve duygularının edebiyattaki en harikulade güzel ifadelerine kalem olan özel insan, sana yorum yapmak zor! İnsanın acizliklerini, çevrede cirit atan malumatfuruşları, asıl cevherlerden uzaklaşan zatları ve onların münasebetlerini öyle güzel biçemde ortaya çıkartıyorsun ki... Bir yandan öykünde yerdiğin hazin bir hadiseye müteessir olurken, öbür yandan hadisenin aktarımındaki edebilikten peydahlanan büyük bir hazla sarsılabiliyorum. Ya da başka bir pasajda, öykünün içeriğinde yaşanan saadet ile bende beliren mest duygu üzerine aktarımındaki o harikulade estetiğin inşa olması; sanki bir pazar günü aile kahvaltısında ballı kızarmış ekmeğimin üzerine haris muhlis manda kaymağını sürüp keyif çatmak gibi bir şey oluveriyor.
Profile Image for Ali Özyıldız.
6 reviews1 follower
July 28, 2014
Birkaç sayfalık öykülerde, insana ait olanları, birkaç ciltlik romanlardaki kadar derinlemesine okuyucuya yaşatabilmek Sabahattin Ali' den başkasına nasip olmamıştır ve sanırım olamayacaktır da..
Profile Image for Tülay.
478 reviews44 followers
November 28, 2022
4,5/5
En sevdiğim kısım Kağnı bölümü idi. İki sayfacık öykülerde kalbimi nasıl bıraktım anlatamam. 🥹
Profile Image for Mert.
5 reviews4 followers
March 3, 2016
Sabahattin Ali'nin ilk hikayelerinin toplandığı Değirmen'e göre, içerdiği öyküler edebi anlamda çok daha başarılı ve Sabahattin Ali'yi daha iyi yansıtıyor. Özellikle "Bir Skandal" ve "Düşman" öyküleri, karakterlerin psikolojik çözümlemeleri ve toplumsal baskının yansıtılması açısından belki de yazarın ürettiği en iyi örnekler. Fakat kitabın son kısmında yer alan ve kitaba da ismini veren yapıtlardan biri olan "Esirler" tiyatrosu, hem tiyatro sanatı adına hem de Sabahattin Ali'nin özgün sanatı adına yüz karası, unutulması gereken bir süprüntü.
Profile Image for elif.
29 reviews
August 19, 2025
içindeki öyküleri parça parça farklı yayınevlerinden okumuştum ama böyle bir bütün halinde okuyunca sabahattin ali'nin kalemini ne kadar sevdiğimi daha iyi anladım
Profile Image for elzeylul.
4 reviews
November 5, 2025
erken dönem öykülerinden olduğu belli olacak nitelikte. ama tüm öyküler gerçekten füze niteliğinde üzücü. insan zamanın coğrafyasına ve memleketine defalarca acıyor ve üzülüyor (history does indeed repeat itself i guess). kısa olmasına rağmen okuması ve bitirmesi bayağı zor bir kitaptı.
Profile Image for Ceyda Akınç.
35 reviews7 followers
March 2, 2018
Kendi içlerine kapanmış dünyaları bir ressam gibi çizip, tüm hakikatleriyle gözlerimizin önüne seren bir Sabahattin Ali kitabı daha... ‘Elalem ne der’cileri, muhalif olmaktan korkanları, yandaşları, kendini üstün gören şehirlileri, ağaçlı hükümet meydanlarında haklarını bile arayamayan köylüleri, emeği, yalnızlığı, insanlığın yaşadığı çelişkileri öyle güzel anlatıyor ki, her bir öyküden sonra kafanızı gökyüzüne kaldırıp o maviliğe bırakmak istiyorsunuz kendinizi...
Profile Image for Eda Yılmazyıldırım.
29 reviews11 followers
January 13, 2020
Sabahattin Ali öykülerinin yer aldığı bir solukta okunulası kitap. Öyküler sade ama bir o kadar da etkileyici bir dille toplumsal olaylara yine ışık tutmuş. Her eseri okunulması gereken yazarlardan...
Profile Image for Gokhan.
216 reviews11 followers
July 5, 2023
Neden okumalı: Mutlu sonlar masallarda olur.

Sabahattin Ali okumak, hayatın içinden hikayeler, gerçekçi hikayeler mutlu sonla bitmez, bu hikayelerin bazıları Stefan Zweig’i hatırlattı bana; ölümü kabullenmeyi öğütler gibiydiler mutlu olmayı, bazı hikayeler ise sanki devam filmi gelecek gibi hikayelerdi “ama ne oldu sonra?” diye düşündürdü.

En sevdiğim hikayeler: Kamyon, Gramafon Avrat, Bir Şaka, Duvar, Ses.

“Okuyordum. Etrafla alakamı kesmiş gibidim.”

“Hayatında yalnızlıktan başka bir şey görmediği için, müthiş yalnızlığının farkında bile değildi.”

“Düşün, dünyada birbirini sevmek, birbirine yakın olmak hisleri de olmasa yaşamanın manası kalır mı?”
Profile Image for Orhan Gülek.
221 reviews19 followers
November 17, 2019
Kağnı ve Ses olarak iki kısma ayrılan hikayelerin hepsi birbirinden harika. Yazarın, "Mahkemelerde" isimli kitabındaki resmi yazışmalarda geçen bir olayın, bu kitapta yer alan "Bir Skandal" isimli hikayeye kaynak olduğu da anlaşılıyor. "Kağnı", "Kamyon" ve bir sinema filmi de çekilen "Gramafon Avrat" isimli hikayelerin de yer aldığı bu kitabı çok severek okuyacağınıza emin olabilirsiniz.
Profile Image for Derya Tekin.
10 reviews2 followers
February 10, 2019
Sabahattin Ali'nin belki de en etkileyici öykülerinin yer aldığı derleme.
Profile Image for Legate of Suvla.
66 reviews2 followers
January 1, 2021
Sabahattin Ali'yi anlamak istiyorsanız romanlarını olduğu kadar hikayelerini de okumanız lazım, yoksa kendi iç dünyasını anlama eksik kalırsınız. Değirmen'den sonra okuduğum 2. hikaye kitabı oldu, açıkçası bu kitabındaki hikayelerini Değirmen'e göre daha oturaklı ve tatminkar sonla bitirmiş. Anadolu insanın garibanlığını ve fakirliğini öylesine gerçek yazıyor ki okurken resmen yüzünüze S.A.'nın kendimize bile itiraf edemediğimiz gerçeklerin tokatları iniyor.

Usüldendir, ben de yazıyım. Şahsımı en çok etkileyen "Bir Skandal" hikayesi oldu ki her erkek hayatında bir kez ya duruma düşmüş, düşmediyse de düşmek üzeredir. Sonrasında "Kağnı", "Duvar", "Apartman", ve "Arabalar 5 Kuruş"'a okunması gereken hikayeler arasında.

Tiyatro eseri "Esirler" ise edebi yönden güzel olsa tiyatro sahnesinde yavan kalabilir. Sıradaki istikamet Yeni Dünya.
Profile Image for Ulaş Gezgin.
Author 41 books13 followers
December 20, 2020
‘Ses’te ve ‘Esirler’de Sabahattin Ali Öykücülüğü


Sabahattin Ali’nin (1907-1948) ‘Ses’ (1937) adlı öykü kitabında, ilk öykü, aynı adı taşıyor. ‘Ses’ (1937) adlı öyküde, başkişi ve diğer kamyon yolcuları yolda kalırlar. Hava karardıktan sonra, yakınlarda çadır kurmuş taş işçilerinden birinin türkülerini duyar, yanlarına giderler. Başkişinin arkadaşı bu türkücüyü (Sivaslı Ali) Ankara’ya getirtir, müzik okulu sınavlarına sokar. Bu öykü, daha sonra Yeşilcam sinemasında sık göreceğimiz Unkapanı anlatılarının öncülü gibi…

Önceki öyküde olduğu gibi üçüncü tekilden anlatılan ‘Köpek’ (1937) adlı öyküde, başkişi, 18 yaşındaki bir çoban. İş bulmak için kente gitmeyi düşünür; fakat daha önce köyünden kente gidenlerin perişanlığı nedeniyle bu işe yanaşmaz. Birgün sürüyü otlattığı yerde bir otomobil durur. Bu, bir mühendisin aracıdır. Nişanlısı ve kaynanasıyla gelmiştir. Nişanlısı, hiç köylü görmemiştir; köylüleri merak etmektedir. Çobana meraktan birçok soru sorarlar. Sonunda bir kötülük yapmadan da oradan ayrılmazlar.

Üçüncü tekilden anlatılan ‘Sıcak Su’ (1937) adlı öyküde, ağanın oğlunu öldüren İsmail, jandarma tarafından aranmaktadır. Jandarma, İsmail’i bulmak için her türlü kötülüğü deneyecektir. Bu, ‘Kağnı’ kitabındaki kimi öyküler için de geçerli olduğu gibi, yarım kalmış bir öykü…

Yine üçüncü tekilden anlatılan ‘Mehtaplı Bir Gece’ (1937) adlı öyküde, başkişi, hasta, işsiz, aç bir erkektir; ölümü beklemektedir. Hüzünlü öyküsünü dinler, onunla arşınlarız sokakları… Sonunda kendisine sahip çıkan birine rastlayacaktır ama belki artık çok geçtir…

Birinci tekilden anlatılan ‘Köstence Güzellik Kraliçesi’ (1936) adlı öyküde, başkişi, 4 yıl sonra yeniden Berlin’e gelir ve kalabalıklardan bunalır. Şehir dışına gider; bir birahaneye denk gelir. Burada, Romanya’da iki Romanyalı arasında geçen mutsuz bir aşk öyküsünden haberdar olacaktır. Bu öykü, yazarın okumak için gittiği Almanya’da duyduğu bir öyküden esinlenmiş olabilir.


Sonuç

‘Ses’ kitabı, önceki iki öykü kitabına göre daha kısa bir kitap. İlk iki kitapta, özellikle de ‘Kağnı’daki çeşitli izleklerin ‘Ses’te de sürdürüldüğünü görüyoruz. Kitaptaki 5 öyküden 3’ü köy ve köylülerle ilgili… Hapislikten esinlenen öyküleri bu kitapta görmüyoruz. Bu, ilk iki kitaba göre daha zayıf bir kitap. Yine de, Sabahattin Ali’nin öykücülük serüvenlerin uğrak noktalarını ortaya çıkarabilmek için önemli veriler sunuyor… Bundan sonraki 2 öykü kitabı ‘Yeni Dünya’ ve ‘Sırça Köşk’, 2. Paylaşım Savaşı yıllarında ya da sonrasında yazılacağı için yeni kitaplardaki konularda çeşitlilik görürüz…

***

Sabahattin Ali’nin tek oyunu olan ‘Esirler’ (1937) oyunu, Çin’de, başkent Si-Gan-Fu’da eski Türk tarihsel devirlerinde geçiyor. Oyun, hizmetkarların konuşmasıyla açılıyor. Oyunda Kürşad, Türkleri Çinlilerin esaretinden kurtarmayı amaçlayan bir kahramandır. Daha doğrusu, Türkler ondan hakan olmasını isterler; fakat o, kararsızdır. İşin içine bir de Çinli prensesle aşk girecektir. Üstelik bu ilişkiden utanır; bunu Türklerden saklamaya çalışır. Oyundaki Kürşat imgesi, milliyetçi bakıştan da hamasetten de uzak. Kürşat, oyunda zayıf bir kişilik… Sabahattin Ali’nin bu oyunu kendisiyle ilgili ‘komünist’ imgesini kırmak için yazdığı tahmin ediliyor. Baskı koşulları bir yana, bu, onun öykücülüğünü ve ustalığını hiç de yansıtmayan bir çalışma…



Kaynakça

Sabahattin Ali (2002). Bütün Öyküleri 1: Değirmen, Kağnı, Ses. İstanbul: YKY.

Sabahattin Ali (2002). Bütün Öyküleri 2: Yeni Dünya, Sırça Köşk, Esirler (Oyun). İstanbul: YKY.
Profile Image for Behçet Necatigil.
478 reviews46 followers
Read
May 25, 2017
Kağnı: Sabahattin Ali’nin hikâye kitabı (1936). On üç hikâyeli kitaba adını veren ilk hikâyede oğlu öldürülmüş yaşlı bir ana, köylülerin cinayeti örtbas ettirmelerine göz yumarsa da, bir ay sonra bir ihbar sonucu, vilâyetten gelen iki jandarmanın zoruyla, mezarından çıkarılan kurtlanmış cesedi
kağnıya yükleyip şehre götürecektir. Jandarmalar, muhtarı, imamı ve katili birbirlerine bağlayarak önlerine katmış, önceden gitmişlerdir. Altmışlık kadın, gece yarısı yolda bitkin, acılı yere yuvarlanır kalır, kağnı ıssız yolda kendi bildiğine ilerlemektedir. İkinci hikâye bir Kamyon’da, Konya’dan İzmir’e çalışmaya giden bir köy delikanlısının, yolun sonlarına doğru, şoföre verecek hiç parası olmadığı için, kendini kamyondan tersine atışı ve dengesini kaybederek başı taşlara çarpa çarpa yardan aşağı, dereye yuvarlanışı anlatılır. Üçüncü hikâye Kafa Kâğıdı’nda yol parası borcundan hapse düş­müş elli kişiden biri de "hepsi devletin kâğıdı olduğu için" torununun nü­fus kâğıdını kendininmiş gibi kullanmakta sakınca görmeyen yaşlı bir köylüdür. Bir Şaka ve Duvar hikâyeleri de yazarın hapishane anılarıyla oluşuyor. Gramofon Avrat, Konya hovardalarının paylaşamadıkları, yirmi yaşlarında bir küçük kadındır: Uzaktan tutkunu arabacı Murat’ın, bir oturak âleminde kendisi için hayatını tehlikeye attığını görür. Zamanla geneleve düşerse de artık yalnız, kendi uğruna hiç düşünmeden adam vuran ve on şu kadar yıla hüküm giymiş Murat için çalışmaktadır. Arap Hayri, Beyşehirli bir boyacıdır, gezginci tiyatro kumpanyalarından birinde çalışan Adalet’e tutulur, gölde tombazlar üzerinde hazırlanmış bir saldaki gece eğlencesi sırasında, herkesler sarhoşken, sevdiğine yaklaşır, Adalet’le birlikte sulara gömülür. Edebiyatımızda çocuk hikâyeleri konusunda unutulmayacak Arabalar Beş Kuruşa hikâyesinde biri fakir ve satıcı, öteki zengin, iki okul arkadaşı arasında pekişmeye başlayan bir yakınlık, bu yaklaşmayı sosyal seviyesine yakıştıramayan zengin anne tarafından kalpsizce önlenir. Son hikâye Bir İskandal’da yazar, öğretmenlik ettiği "Orta Anadolu şehrinde"ki yaşantılarını, aydınlann durumunu açıklıyor.

Ses: Sabahattin Ali’nin hikâye kitabı (1937) • Beş hikâye.
Profile Image for Alperen.
11 reviews
September 3, 2025
Kitap, yazarın bazısı kısa bazısı görece uzun olmak üzere yazdığı bir çok hikayesi ile bir adet tiyatro oyununu içeriyor. Yazı dili çoğunlukla günümüz diline yakın olsa da yazar bir çok yerde artık neredeyse kimselerce hiç kullanılmayan ve sözlüklerde toz tutmuş çoğunluğu Arapça olmak üzere pek bilinmedik kelimeleri tercih etmiş. Eserleri yazdığı tarih göz önüne alındığında pek doğal olan bu durumda sözüm yazara değil yayınevine. Bu yeni basım derleme kitabında ya kelimeler günümüz Türkçesindeki karşılıkları ile değiştirilmeliydi ya da en azından kast ettiğim kelimeler belirlenip anlamları sayfa altında verilmeliydi. Bazı kelimeler için ikinci dediğim yapılmış olsa da bunların sayısı yapılmamış olanların yanında devede kulak olarak kaldığı için belirtmek ihtiyacı duydum. Kitaba gelecek olursak, yazarın yazım tarzı kanımca hikayelerinde Rus; tiyatro eserinde ise Fransız edebiyatını andırıyordu. Özellikle hikayelerindeki Rus edebiyatının esintileri sayfalar ilerledikçe yüzüme ve (yazarın o pek sevdiği kelimeyle belirtecek olursam) dimağıma efil efil vuruyordu. Hikayelerin konuları genellikle yurdumuz gariban insanının üzerinden dönüyor ve yazar bu unsuru çeşitli tarzda hazin sonlar elde etmek için çokça ve ustalıkla kullanıyor. Hikayelerin çoğu üzücü ve insanın içini burkan tarzda bir sonla bitiyor ki bu, kitap hakkında en beğenmediğim sayılı yönlerin başlarında gelir. Okuyanlar bilecektir, neredeyse bir tane hikaye bile güzel sonla bitmiyor. Yazar eviriyor çeviriyor, dallıyor budaklıyor en sonunda hikayemizin karakter(leri)ni trajik sona sürüklüyor ve sanki bunu yaparken zevk alıyor. Yoksa nasıl ola ki hemen hemen bütün hikayeleri benzer şekilde bitsin? Bunun dışında yazarın yazım becerilerini oldukça beğendim. Hikayeleri de her ne kadar hazin sonlarla bitse de oldukça sürükleyici ve pek çok açıdan kendi içinde ilginçler. Sondaki tiyatro ise pasta üzerindeki kiraz gibi kitabın sonuna tam yakışan, oldukça etkileyici ve hoş bir kapanış sağlıyor. Sözün özü, hazin sonlar için tahammül eşiği yüksek olanlar adına okunmaya değer, iyi bir kitap.
24 reviews
Read
November 27, 2022
Bir mahpusu dünya ile hiç alakası olmayan bir zindana kapamak ona en büyük iyiliği yapmaktır. Onu en çok yere vuran sey, hürriyetin elle tutulacak kadar yakınında bulunmak, aynı zaman da ondan ne kadar uzak olduğunu bilmektir. On adım ötede en büyük hürriyetlere götüren denizi dinlemek ve sonra aradaki kalın kale duvarlarına gözleri dikerek bakmaya, denizi yalnız
muhayyilede görmeye mecbur kalmak az azap mıdır? Bahçede insanın ayakucuna inerek ekmek kırıntılarını toplayan ve aynı hürriyetsiz topraklarda sağa sola adım atan bir kuşun bir kanat vuru şuyla bu duvarları aşarak serbestliklerle kucaklaşmaya gittiğini görmektense, nefes almaktan başka hürriyeti hatırlatacak hiçbir şey bulunmayan bir yerde kapanmak daha iyi değil midir?

Fakat benim kaldığım hapishanede her şey, her ses, hürriyeti gözlerin önüne kadar getirmek, sonra birdenbire çekip götürmek için yapılmış gibiydi. Surların üstünde büyüyen ufak ağaçlar, yosunlu taşlardan aşağı sarkan sarı çiçekler bir bahar havası içinde eli kolu bağlı olmanın bütün acılarını içime dökerdi. Uçsuz bucaksız gökte bir kuğu gibi ağır ağır yüzen küçük beyaz bulutlar benden bir tek teselliyi: unutmayı alırlardı.

Ve burada konuşulan şeyler hep eskiye, dışarıya ait şeylerdi. Sanki hiç kimse buraya girdikten sonra yaşamıyor, yahut hafızası bunu zapt etmiyordu. Buradaki hayattan bahsetmek lazım gelince de o kadar isteksiz anlatılırdı ki, insanda, söyleye ne azap veren bu şeyleri susturmak arzusu uyanırdı.
Profile Image for Marla'dan Alıntılar.
363 reviews50 followers
November 5, 2018
Yazarın ayrı ayrı basılmış üç kitabı tek bir kitap altında toplanmış. Kağnı ve Ses’te öyküler, Esirler’de tiyatro metni var.

Öykü türü bu seneye kadar sevmiyorum dediğim ve okumaktan kaçındığım bir türdü ama bu sene o kadar güzel öykü kitapları okudum ki artık, eğer güzel yazılmışsa, en sevdiğim türlerden biri haline geldi. Sabahattin Ali de türe olan sevgimi artıran isimlerden biri. Öykülerinden her biri kendi hayatından izler taşıyan, hüzünlü, akıcı ve akılda kalıcı örnekler. Özellikle Duvar, Kamyon ve Sıcak Su uzun yıllar aklımdan çıkmayacak kadar beni etkileyen öyküler oldu.

Ben Sabahattin Ali’yi başarılı ruh tahlilleri yapması yönünden Stefan Zweig’e benzetiyorum. İki yazar da insan ruhunu, karakterini o kadar güzel betimliyor ki. Kitabı okurken o kişileri tanıdığınızı hissediyorsunuz. Sizin ifade edemeyeceğiniz duyguları onlar çok net bir şekilde anlatabiliyor ve siz “Evet, aynen böyle hissediyorum.” diyorsunuz. Bunu yapabilmek her yazarın harcı değil.

Her Sabahattin Ali kitabında olduğu gibi Kağnı, Ses, Esirler’i başta öykü sevenler olmak üzere herkese şiddetle öneriyorum.

Bu kitabı bitirmemle birlikte yazardan okumadığım sadece Markopaşa Yazıları ve Ötekiler kitabı kaldı.

Kitapla ilgili ayrıntılı yorumuma buradan ulaşabilirsiniz: https://suleuzundere.blogspot.com/201...
Profile Image for hacer.
74 reviews2 followers
Read
December 3, 2022
sabahattin ali öykülerini okurken içimde hep köyümüzden birinin anlattığı öyküleri dinliyormuşum gibi geliyor. yine aynı hislerle okuduğum bir kitaptı. kitaptaki öyküler genel olarak cumhuriyetin ilk yıllarındaki yokluğu, yoksulluğu ve bununla birlikte gelen sorunları anlatıyor. ağaların zalim tutumları, halkın yine de onlara karşı olan mecburi bağlılıklarının hükümetle halkın kopukluğunu gözler önüne seren birçok öyküyle karşı karşıya geliyoruz. zenginlerin ve okumuş kesimin kendilerinden alt tabaka insanlara bakışlarını okumak gerçekten can sıkıcı. bunun yanı sıra esirler kısmındaki kürşad isyanının oyun biçimindeki anlatımı oldukça farklı hissettirdi bana. prenses ve kürşad’ın diyalogları gerçekten çok güzeldi. en beğendiğim öyküler ise “duvar” ve “arabalar beş kuruşa” öyküleri oldu.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Adil.
112 reviews2 followers
December 5, 2021
kitapta yer alan 17 öyküyü kıvanç nalça ve tülay kankalp tüzün'ün sesinden "trt dinle" uygulamasında dinledim.

kağnı: 4/5 (t*)
kamyon: 3/5 (t)
kafakâğıdı: 4/5 (k*)
gramofon avrat: 3/5 (t)
arap hayri: 3/5 (t)
bir şaka: 4/5 (k)
duvar: 4/5 (k)
pazarcı: 3/5 (t)
apartman: 3/5 (t)
arabalar beş kuruşa: 2/5 (t)
fikir arkadaşı: 5/5 (k)
düşman: 2/5 (t)
bir skandal: 3/5 (k)
ses: 2/5 (k)
köpek: 3/5 (t)
mehtaplı bir gece: 3/5 (t)
köstence güzellik kraliçesi: 3/5 (k)

k: kıvanç nalça
t: tülay kankalp tüzün
Profile Image for Mustafa.
95 reviews
January 25, 2024
Kitap öyküler ve bir tiyatro oyunu içermekte. Kağnı kısmındaki öyküler kısa fakat vurucu mesajlar içeriyor. Ses kısmında kağnı kısmına kıyasla bir tık daha uzun öyküler yer almakta. Tiyatro oyunu ise Çin'de Kürşad olayından esinlenme bir oyun. Ben tüm öyküleri etkileyici buldum. Bazı öykülerde bahsi geçen durumların üzerinden neredeyse 100 yıl geçmesine rağmen hala ülkemizde yer edinmesini üzücü buldum. (Dedikodu ile alakalı bir öyküdeki durum.) Genel olarak Sabahattin Ali her zamanki gibi okunmaya değer.
Profile Image for Özay Şen.
46 reviews3 followers
January 20, 2025
Değirmen'den sonra en beğendiğim öykü derlemesi oldu. Özellikle Kafakağıdı ve Köpek öyküleri, Cumhuriyet sonrası toplumun arasındaki makasın ne kadar açıldığının göstergesi. Ve tabii yine çoğunluğu aşk teması üzerine kurulmuş, kavuşamayan kalpler üzerine yazılmış öyküleri. İnsanı tanımayı ve onu aktarabilmeyi en iyi yapan yazarlarımızdan gerçekten de.
Profile Image for Yeoca.
10 reviews
February 6, 2023
Yazarın diğer öykü kitaplarında da olduğu gibi, bu kitabında da soluklanarak okumak zorundaydım. Öykülerinin sonunda hep bi şaşkınlık, tüyleri diken diken.. Anlatımı konusundaki ustalığına zaten sözüm yok. Halk için yazmış bir adam.
Profile Image for Didem Can (itspreaklypear).
216 reviews9 followers
June 5, 2023
Sabahattin Ali, öyle akıcı öyle etkileyici bir yazar ki... Aslında çevremizden, içimizden, bildiğimizden farklı hikayeler değil ama kısacık bir yazıyla bu kadar etkileyici olabilmek... Okurken çok canımı sıkan hikayeler oldu ama Sabahattin Ali'yi okumak büyük bir zevk.
244 reviews13 followers
April 5, 2018
Kağnı, Ses ve diğer kısa öyküler çok güzeldi ancak Esirler isimli tiyatro oyunu Sabahattin Ali’nin yazdığına inanamadım. Yine de okunması gereken bir kitap
27 reviews
June 2, 2019
Sebahattin Ali'nin güçlü kaleminden Derinden etkileyici, bir solukta okunan hikayeler.
1 review1 follower
October 29, 2019
awda
This entire review has been hidden because of spoilers.
1 review
Currently reading
December 20, 2019
feshjrth trhyr tryr
This entire review has been hidden because of spoilers.
Displaying 1 - 30 of 55 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.