Marcel Aymé'nin romanlarındaki tuhaf insanlar, aslında çoğu zaman kendileri de tuhaflıklar yapan normal insanların yanı başlarında gezinirler. Fantezi ile gerçeklik arasındaki bu birlektelik en kusursuz biçimine öykülerinde ulaşır.
Yazarın ünlü eseri Duvargeçen, duvarların içinden kolayca geçme yeteneği bulunan çekingen bir devlet memurunun herkesi şaşkına çeviren serüvenini anlatır.
Duvargeçen, Tahsin Yücel'in mükemmel çevirisiyle bir Marcel Aymé klasiği...
Marcel Aymé was a French novelist, children's writer, humour writer, screenwriter and theatre playwright. His writings include The Man Who Walked Through Walls (Le Passe-Muraille), one of his most famous short stories for which there is a monument in the Montmartre Quarter of Paris.
"Bir akşam iyi olmaktan bıktın mı bütün gerisi unutuluverir." (s.35)
Bu kadar eğleneceğim aklıma gelmezdi. Çok güzel birkaç öykü okudum bu kitapta. Kitaba adını veren Duvargeçen harikaydı ancak Poldev Masalı isimli öykü gerçekten beni bitirdi.
Tahsin Yücel'in dilimize kazandırdığı bu kitap tesadüfen çıktı karşıma. Nereden bilebilirdim bu kadar seveceğimi! Bu yıl çok güzel kitaplara denk geliyorum bakalım.
Gerçekle, düşün iç içe geçtiği bu öyküler bana Borges'in eserlerini ve Bernhart'ın Ses Taklitçisi kitabını hatırlattı.
Kitap ahlak, din, umut vs üzerine ağır hicivli ve her biri birbirinden hoş 9 öyküden oluşuyor (kesinlikle yetişkinlere göre öyküler). Dile dolanmasına müsamaha gösteremeyeceğim kutsallarım var diyorsanız uzak durmak isteyebilirsiniz.
Eserin dili nüktedan, yumuşacık ayrıca anlaşılır.
Poldev masalı, üç zabıta olayı ve anahtar paspasın altında isimli öyküler favorilerim.
aslında kitapla aynı ismi taşıyan Le passe-muraille edisyonunu okuyordum. bitince çevirisine biʼ bakayım dedim ve iki edisyonun aynı öyküleri barındırmadığını fark ettim. bu sebeple türkçe edisyonu da oturup okudum.
kitabın içinde hangi öykülerin nereden alındığına dair biʼ bilgi olmadığı için de yazarın kitapları arasında dolanıp durdum. en sonunda hangi öyküleri nereden alındığını buldum. buraya da bırakıyorum listesini:
ayrıca kitabın Varlık Yayınlarıʼndan çıkan (yine Tahsin Yücel çevirisi) baskısında Sonuncu öyküsüne yer verilmemiş.
*bu tarz derleme baskılarda, hatta herhangi biʼ çeviri eserinde, hangi yayınevinin kaç yılındaki baskısını kaynak kullandıklarını da şu künyeye ekleme alışkanlığını ne zaman geliştirecekler tahminen?