Kitâb-ı Aşk, bütün bu kavram kargaşası içinde aşkın katmanlarını, türlerini ve asaletini irdelemek, belki her düzeyden insanın gönlünde hissettiği, dimağında algıladığı ama asla net biçimde tanımlayamadığı duygularına açıklık getirmek için düzenlendi. Kitâb-ı Aşk’ın içindeki yazılar değişik zamanlarda ve farklı zeminlerde kaleme alınmış olmakla birlikte belli bir düzen ve bütünlük içinde bir araya getirilmiştir. Bazıları farklı kitaplarımızda yayınlanan bu deneme ve öyküleri okurken bütün varlığımızı ve hatta varoluşu kuşatan aşkın yüzeysel, derin ve daha derin katmanlarında küçük yolculuklar yapacaksınız. Bu yolculuklar sırasında, duygularınızın gerçekte sizi nereye doğru götürdüğü, ayağınızı bağlayan tensel arzulardan sıyrılıp platonik veya mecazî aşka doğru kanatlandığınızda kendinizi yeniden keşfetmeye başlayacağınız noktayı da bulacaksınız. Orası, belki de sizin kendinizden vazgeçeceğiniz noktadır. Çünkü canına sevgili isteyen ile sevgili için can isteyen arasında hayat yolculuğunun ta kendisi gizlidir.
İskender Pala (born 1958, in Turkey) is a Turkish Divan (Ottoman) Poetry Professor and author of best seller novels. He also used to write a column in the Turkish daily newspaper Zaman.
İskender Pala graduated from Istanbul University Faculty of Letters Turkish Language and Literature Department in 1979. He entered Turkish Navy as a lieutenant in 1982 and taught Turkish Literature in Naval Schools and Boğaziçi University. In 1987 he established Turkish Navy Museum Archives. He oversaw classification and restoration of many historic documents dated from the times of the Ottoman Empire. He published Encyclopedic Dictionary of Divan (Ottoman) Poetry and received Writers Union of Turkey Award in 1989. He was discharged from the Navy without any conviction during what is now called the "Postmodern coup". Later, he wrote a book about his life in Navy and his discharge, called Between Two Coups referring to military coup in 1980 and 1997 military memorandum in Turkey. He said that the reason for his discharge was his practicing İslam in his private life.
İskender Pala okumaya başlamak için birebir olan kitap. Eğer bugüne kadar hiç İskender Pala okumadıysanız; öncelikle bunu okumanızı tavsiye ederim.
İskender Pala'nın aşkı, aşığı, maşuğu ve bunlar arasındaki muhabbeti anlattığı kitaptır. Kitapta tasavvufa ve ilahi aşka'da değinilmiştir. Aşkın ne demek olduğunu anlamak için bir nebze de olsa yol göstericidir.
'Ne din, ne yasalar yasaklamıştır aşkı; yürekler Allah’a aittir çünkü.'
Aski, edebiyat, din ve dini tasavvuf pencerelerinden görup dillendiren bir kitap Kitab-i Ask. 'Ask hali'nde oldugunuz kanaatindeyseniz sayet, askinizin halini bir de bu acilardan tahlil icin okumanizi tavsiye ederim.
Daha önce farklı zamanlarda 2 kere okuyup hediye etmiştim. İnce bir kitap. Divan edebiyatına meraklı olanlar için çerez niyetine okunacak giriş seviyesi kitabı. Harika
iskender pala seven bir insan olarak bu kitabının sadece "kanadını aşk mumuna yandıran pervane" isimli beyitleri açıkladığı kısımda çok sıkıldım. o yüzden bir kısım sayfayı atladım bile. dili ağır geldi, yordu. ama genel olarak başı ve sonu gerçekten güzeldi. okumaya değer.
very very very boring okay if you try hard maybe you found a good thing but ummm thats hard or with another words very heavy to me i try to read it again 20 years later...
Aşk'ı anlatan anlamlı ve akıcı bir kitap. İskender Pala'nın anlatımı ve duygusu o kadar yoğun hissediliyor ki, insan zaman zaman tekrar okumak istiyor.
I feel lucky cuz I have the author's signature on my book. Islamic belief is the essence of the love and all the others derieve from this source. This book illustrates it well.
* "Gül gül dedi bülbül güle gül gülmedi gitti Bülbül güle gül bülbüle yar olmadı gitti." *"Her şey sen olsan şu dünyada ve olmasın sen olmayan dünya da." * "Sevgilim! Halimi arz etmek (aşkımı açıklamak) için seni yanlızz bulamıyorum, seni yalnız bulunca da kendimi asla bulamıyorum." * "Göz... Savaşı başlatan haberci. Bakış... Elde olmaya kader; ilahi kaza. Ve aşk... kalp ile göz arasında kutlu bir hadise. Parçalara böldükçe demiri, mıknatısı güçle bütün parçaların yine birbirini aramasıdır. Bir cümle ne dediğini bilmezleştiriyorsa insanı; işte odur aşk." *"Çümkü aşk bakmakla güzelleşir, konuşmakla zenginleşir ama dokunmakla bozulur." *"Çünkü dünya öyle bir gölgedir ki, kişi ona arkasını dönünce peşinden gelir de, kişi onun peşine düşünce hep önünden kaçar." *"... Belki o da bakıyordur diye aya bakıyor ve bundan mutluluk duyuyordu."