Hikmet Kıvılcımlı'nın, Marksist felsefeyi akademik elitizmin o soğuk dilinden kurtarıp, doğrudan işçi sınıfının eline devrimci bir silah olarak verdiği başyapıtıdır. Doktor, diyalektik materyalizmi donuk bir dogma olarak değil; Türkiye'nin somut koşullarını, tarihsel çelişkilerini ve "orijinalitesini" kavramak için kullanılan canlı, keskin bir metot olarak ilmek ilmek işler. Burjuva idealizminin ve kaba mekanik materyalizmin yanılgılarını paramparça ederken, tarihin ve doğanın o diyalektik akışını eşsiz bir pedagojik yetenekle anlatır. Teoriyi körü körüne ezberlemekten öte, düşünce biçimini kökten değiştirmek ve eyleme kılavuz yapmak isteyen her devrimcinin ilk olarak başucu yapması gereken temel eserdir.