Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 235 p. Atatü Sükrü Kaya, Nazim'i takmis parmagina onunla ugrasiyor. Ben tanirim mert oglandir o... Sükrü Kaya, Müsiri de (Fevzi Çakmak) Kandirmis askerlerin arasinda onun yazilarina benzer yazilar uydurup dagitmislar. Basini yakmaya çalisiyorlar oglanin... Inönü: Nazim'in hapiste olmasina canim yaniyor... Fatih Rifki Nazim'in yok yere çile çekmesini içime yediremiyorum. F. Karaoglan (Temyiz Bassavcisi): Bir hamik olarak memleketimizde bana en büyük izdirabi veren hadise Nazim'in hiçbir delile, hiçbir kanun hükmüne dayandirilmaksizin 28 yil hapse mahkum edilmesidir. Bu kitapta, yok yere 28 yila mahkum edilen Nazim Hikmet'in iki ayri mahkemedeki dosyalarini, yargilanmasini okuyacaksiniz. - Harp Okulu Davasi'nda Nazim ne gibi hukuksuzluklarla karsilasti? - Donanma Davasi'nda ne ile suçlandi? - Nazim'in Harf Okulu ve Donanma'yla iliskileri neydi? - Nazim'in kurtulusununu kimler karsisinda idi? - Kimler onun için mücadele etti? - Dünya düsünürleri nasil çaba harcadilar? - Çiçek Palas olaylari - Nazim'in açlik grevi, kör olan anasinin didinisi - Basindaki kavgalari kimler yapti? ve - Nazim, neden ve nasil disariya gitti?
Türk sendikacı, gazeteci, araştırmacı ve yazar. Türkiye'de sendikacılık alanındaki araştırmalarıyla bilinmektedir.
Antakya'da ilk ve orta öğretimini tamamladıktan sonra İstanbul'da Kabataş Erkek Lisesi'ne geçti ve bu okuldan mezun oldu. 1938 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne kayıt oldu. İki yıl sonra buradaki hukuk öğrenimini yarıda keserek Edebiyat Fakültesi'ne geçti. 1943'te, Tan gazetesinde gazetecilik yaptığı dönemlerde sosyalist fikirleri nedeniyle hakkında kovuşturmalar açıldı. İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı'nın verdiği karar ile Konya'da yaşamaya mecbur edildi. Ardından aldığı izinle Antakya'ya gitti. burada Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesini çiğnediği gerekçesiyle tutuklandı ve yargılama sonrasında aklandı. Bu karardan sonra İçişleri Bakanlığı'nca sürgün yeri Antakya olarak belirlendi. Antakya'nın memleketi olmasından ötürü bu sefer de Tokat'a sürgün edildi.
1947 yılında İstanbul'a dönmesinden sonra Gece Postası, İkdam ve Son Telgraf gibi gazetelerde görev aldı. Gece Postası gazetesinde işçi sayfası kısmını düzenledi. 1951-1952 yılları arasında İşçi Hakkı adındaki gazeteyi çıkaran kişi oldu. Tan gazetesinde yazı işleri müdürlüğü görevinde bulundu (1956-1957). Kemal Ilıcak'la beraber Türkiye Birlik adındaki gazeteyi kurdu (1961-62). Yeni Edebiyat, Yürüyüş, Barış, Yurt ve Dünya, Gün, Yeryüzü, Forum, Sosyal Adalet, Eylem, Ant, Emek, Ortam, Vatan, Cumhuriyet gibi kurumlarda araştırma ve edebiyatla ilgili yazıları yayınlandı. Asım Sarp ve Okur imzalarını da kullandı.
Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun (Türk-İş) kuruluş çalışmalarına katılan isimlerden biridir, Türk-İş'te ve benzeri çeşitli sendikalarda danışman olarak görev almıştır. 1961 yılında ise Türkiye İşçi Partisi'ne (TİP) girmiştir. Bu partide genel sekreterlik ve benzerindeki birçok görevde bulundu. 1967'de ise Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun (DİSK) kuruluş çalışmalarına katıldı ve 1968'de yapılan kurul ile genel sekreterlik görevine getirildi. Bu görevden ayrılmasının ardından aktif sendikacılık yaşamına son verdi. Ayrıca Türkiye Yazarlar Sendikası'nın kurucularından biridir. 2 Aralık 1995'te hayatını kaybetmiştir. Kabri Tuzla Mezarlığı'nda bulunmaktadır.