"Sabahları uyandınız mı bulunduğunuz yerden, denize bir kamış uzatmak suretiyle balık avında gönül avutuyorsunuz. Istakoz için atılmış sepetler muayene olunuyor, yahut bahçede güller budanıyor. Sonra sıcak bastı mı hemen içeri giriyorsunuz, aşağıda geniş mermer taşlığa bir masa kurulmuş, taze balıklar tavadan yeni çıkmış, rayihası ciğerlerinizi dolduruyor. İştiha ile yiyorsunuz. Kahve, sigara ve uyku... Şimdi arka odada, güneş görmeyen taraftasınız, Boğaz'dan kopan ve denizlerde serinlenen bir rüzgâr yan pencereden içeri giriyor ve cibinliğinizi hafif hafif şişiriyor, deliksiz uyuyorsunuz. Bunu müteakip kayıkhaneye iniyor ve denize giriyorsunuz. İşte bence yazın ideal olan ömür budur." - Refik Halid Karay
Guguklu Saat'te sosyal olaylara ve kişilere ait gözlemlerini zengin Türkçesi ve ironik anlatımıyla kaynaştırarak anlatan Refik Halid Karay'ın, rengârenk, samimi ve keyifli sohbetine dahil ettiği okur, yazarla birlikte sohbet boyunca değişik ortamlara giriyor, ilginç kişilerle tanışıyor.
Mudurnu'dan İstanbul'a göçen Karakayış ailesinden Maliye Başveznedarı Mehmed Halit Bey'in oğlu olarak 15 Mart 1888’de İstanbul’da doğdu. Galatasaray Sultanisi'nde ve Hukuk Mektebi'nde okudu. Maliye Nezaretinde memur olarak çalıştı. II. Meşrutiyet'in ilanından sonra gazetecilik ile uğraşmaya başladı; Tercüman-ı Hakikat gazetesinde mütercimlik ve muhabirlik yaptı. Yazıları yüzünden ilk önce Sinop'a daha sonra Çorum, Ankara ve Bilecik'e sürgün olarak gönderildi. İstanbul'a dönünce bir süre Türkçe öğretmenliği yaptı. PTT (Posta Telefon Telgraf) Genel Müdürlüğü'ne getirildi. Bu sırada Hürriyet ve İtilaf Fırkası'na üye oldu ve İstiklal Savaşı aleyhine yazdığı yazılarından ötürü vatan hainliği suçuyla yüzellilikler listesine girerek Beyrut ve Halep'te sürgün hayatı yaşadı.
Atatürk'e yazdığı şiir ve mektuplarla 150'likler listesindekilerin affedilmesinde çok büyük rol oynadı. Af kanunu ile yurda döndü, daha önceden çıkardığı Aydede adlı mizah dergisini tekrar yayınladı. Türk Edebiyatı'nda ilk defa Anadolu'yu tanıtan eserleri ile ismini duyurmuş, yergi ve mizah türündeki yazıları ile de ün yapmıştır. Gözleme dayanan eserlerinde, tasvirler, portreler, benzetmeler kullanarak, sade, akıcı dili, güçlü tekniği ile 20. yüzyıl romancıları arasında seçkin bir yere sahip olmuştur. İstanbul'u bütün renk ve çizgileriyle yansıtarak Türkçeyi ustalıkla kullanan Refik Halit, Türk edebiyatına birçok eser kazandırmıştır.
Yazar 18 Temmuz 1965’te İstanbul’da yaşamını yitirdi.
Sadece güzel Türkçesi yüzünden bile okunmaya değer bir kitap.İlk kısımlarda Saatleri Ayarlama Enstitütüsü'nü okur gibi hissettim.Bu kitapta da toplum eleştirisini bizzat eleştirilenin gözünden yapıyor.Çok tatlı keyifli bir mizah.
Karay’ın bir çok düşüncesine katılmasam da kendini ifade etme üslubunu çok seviyorum. Siyasi içerikli yazılarından ziyade dönemin yaşayışını, koşullarını anlattığı yazıları keyifle okuyorum.
Bu kitapla külliyatta bir adım daha ilerlemiş oldum. Eseri, Karay’ın düşünce yazılarını sevenlere hararetle tavsiye ediyorum