Batılı düşünce onları önce şarlatan, sonra Şeytan’ın hizmetkârı olarak damgaladı. Sonunda itibarlarını iade ederek şamanları insanlığın ilk hekimleri ve ilk psikoterapistleri olarak tanıdı. Cadılar ise muhtemelen tarihin ilk eğitimli ebeleri ve otacılarıydı.
Şamanik şifa gerçek mi?
21. yüzyılda Şamanizm insan sağlığına hizmet edebilir mi?
Gerçekte şamanların asıl becerileri nelerdi?
Davulun, bir şamanın en kutsal eşyası olmasının bilimsel açıklaması nedir?
Avrupa cadı mahkemelerinde en çok ebe-cadılar mı yakıldı?
Ebe-cadılar, üreme üzerindeki kadın hakimiyetine indirilen ataerkil bir darbenin kurbanı mı oldu?
Tüm bu inançların ve uygulamaların arkasındaki bilimsel açıklamalar neler? Bu ciltte toplanmış makaleler, Şamanizm’in bir şifalandırma tekniği olarak işleyişinin ardındaki sosyo-psikolojik etkenleri, kullandığı teknik ve mekanizmaları, güncel bilimsel araştırmaların ışığında açıklıyor. 21. yüzyılda Şamanizm nasıl işimize yarayabilir, sorusuna birbirinden farklı ve kıymetli araştırmacıların elinden çıkmış bilimsel sonuçlarla yanıt veriyor.
Bugünkü sağlık sisteminin psikolojik iyileşmeyi öncelemesi gerektiğini, daha bütüncül bir tıp anlayışının insan sağlığı açısından çok daha olumlu sonuçlar doğuracağını, sağlık emekçisi ile hasta arasındaki güvene dayalı ilişkinin iyileşmede büyük ilerleme sağladığını, psikiyatrist ve psikologların mesleklerinin Şamanik geçmişiyle ilgili araştırmaları vasıtasıyla anlatıyor.
Serinin dördüncü kitabı da biterken aşağıda isimlerini vereceğim son 3 makaleden dolayı derin bir nefes aldım. Şamanik Davul Çalma Sırasında Değişen Bilinç Durumları: Fenomenolojik Bir Çalışma, Davul ile Şamanik Yolculuğa Verilen Psikolojik ve İmmünolojik Tepkiler ve Spiritüel Deneyimlerin Nöro-Ontolojik Yorumu makaleleri beni çok zorladı. Bu durum eserin ya da çevirinin yetersizliğinden değil benim alandaki şahsi tecrübesizliğimden diyebilirim fakat diğer makaleler çok doyurucu ve ufuk açıcıydı.
Gelişen tıpla birlikte kadın ebelerin ve şifacıların erkek egemen "okullu" doktorlar karşısındaki durumuna dair analizler öğreticiydi. Bugüne kadar üzerinde hiç düşünmediğim plasebo etkisi için yazılan metinler, cehaletimden, hafife almamdan dolayı ne çok şeyi kaybettiğimi görmemi sağladı.
Alana ilgi duyuyorsanız bu kitabın serinin diğer eserleri gibi makalelerden oluştuğunu, eseri okumak için ilk ciltten başlayarak ilerlemek gerekmediğini, dilin son derece akıcı, dip notların dışarıda veri aramaya gerek duymayacak şekilde zengin olduğunu bilin. İçerikle ilgili hiç bilginiz olmasa bile okurken sıkılmayacağınızı garanti eden bir kitap olmuş. Emeği geçenler var olsunlar.
Bu bağlamda okusanız seversiniz bence diyebilirim.
Şamanları, şifacıları ve şifacıların cadılıkla kurulan bağlantılarını ele alan makalelerin çevirisinden oluşan muazzam bir kitap. Makale çevirisi olması sizi akıcılığı konusunda endişelendirmesin. Kitabı okurken kendimi kaptırıp ineceğim durağı kaçırmak üzereyken son anda gördüğüm çok oldu.
Şamanların ve şifacıların tarihteki yerine ek olarak şamanizmin iyileştirici yanının nasıl işlediğine dair teorilerin de olması güzeldi. Sağlık profesyonellerinin ve bu konuda merakı olan herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Özellikle kadın sağlıkçıların, mesleklerini yasal olarak yapabilme hakkını kazanabilmesi için verilen mücadelelerin bir kısmını görebileceği bu derlemede mesleki motivasyonlarını artıracak çok şey bulunuyor.
Ben tıp fakültesinde okuyorum. Bana çok güzel bir bakış açısı kattı. Şamanizm ve cadılık zaten şifadan ayrı düşünülemez. Bu noktada şifacılık tarihi açısından da güzel bir çalışma olmuş
İçerdiği makalelerde bulunan bilgiler, çevirmenlerin katkıları ve Ceren Sungur'un bu çalışmayı binbir emekle oluşturması sebebiyle on üzerinden onu hak eden bir kitap. Benim bu düşük puanımın sebebine gelirsek: Şamanizm, alternatif tıp, psikoterapi, hipnoz, feminizm ve cadılık ilişkisi her zaman ilgimi çekmiştir. Bunlarla ilgili içerikleri her zaman kolaylıkla okumuş, izlemiş olmama rağmen bu kitabı okurken haftalar harcadım ve çok sıkıldım. Kitap içeriğindeki makalelerde, araştırmalarda gerekli olan ve zaten hakim olduğum bilimsel pek çok bilgiyi okurken "sadet, lütfen sadet" dediğim oldu. Kimi bölümler benim için ilgi çekici ve konuyla alakalıyken kimi bölümlerin bana göre konuyla alakası bile yoktu. Örneğin Jung ile ilgili bölümü okumam iki hafta sürdü. Şaman olmaya özenen bir psikoterapistin psikozlarını ben neden okudum? Kitabı ortadan ikiyi bölersem ilk yarısı harika, ikinci yarısı bilgilendirici (maalesef benim için değil) ama sıkıcıydı.
Tıpp tarihiyle ilgili hiçbirşeyi bilmediyimi gösteren bir kitap oldu benim için. Özellikle Mary Phillips'in " Ebeler Doktorlara karşı: 17. Yüzyılda İktidar Savaşı" makalesi brnim için tarihin farklı bir tarafına farklı şekilde bakış açısı kazandırdı...