Canım sıkılınca bir sigara yakıyorum. İçince öksürüyorum, öksürünce tükürüyorum, tükürünce damağım kuruyor, hemen şarap içiyorum, fakat bütün bunların bende bir alışkanlık yapmasından korkuyorum. Bu düşünce bende efkar yapıyor, hemen bir sigara yakıyorum, her efkarlandığımda sigara yakmanın bende bir alışkanlık olmasından korkuyorum. Ben canım sıkılınca sigara içiyorum ve yıllardır çok acayip sıkılıyor canım. syf: 54
Elektriğin bulunmasından önce tiyatro mum ışığında oynanıyormuş. O zamanın tiyatro yazarlarının, bir perdeyi bir mum ömründe yazmaları gerekiyormuş, mum bitmeden o perdenin bitmesi gerekiyor, perde arasında yeni mumlar takılıyormuş. Ve sanırım biraz temposuz başlayan oyunlarda, gözü mumda olan oyuncular, mum bitmeden o perdeyi tamamlayabilmek için, perdenin sonuna doğru gereksiz bir tempo tutuyorlardı. eski dört perdelik oyunlar da, tamamen bu mum sorunsalının ürünüdür, yoksa üç tane perde arasına ne gerek var! syf:65
Artık savaşlarda bir yere bomba atılınca, hemen ardından ilkyardım çantaları, ilaç, vitamin ve beşbenzemeziyle dolu sağlık çantaları atılıyor. Beslenme çantaları atılıyor. Yani savaştan silah tüccarı para kazanırken, ilaççı niye kazanmasın, gıdacı niye kazanmasın diye düşünülerek geliştirilmiş bir yan savaş sanayi oluştu. Lan sen oraya bomba atmasan, pansumana ne gerek var! Savaşlar, kimseye para kazandırmadığı zaman son bulacak. syf: 69