Goodreads helps you follow your favorite authors. Be the first to learn about new releases!
Start by following Beyza Alkoç.

Beyza Alkoç Beyza Alkoç > Quotes

 

 (?)
Quotes are added by the Goodreads community and are not verified by Goodreads. (Learn more)
Showing 1-30 of 33
“Belki de ben gerçekten gelmemeye gittim. O kadar çok gittim ki artık hiçbir yerdeyim. Ama şunu bil ki bu dünyada olmayı seçebileceğim tek bir yer olsaydı senin yanını seçerdim.”
Beyza Alkoç, 3391 Kilometre
“Sen beni sevmek zorunda değilsin... Sen bana sarılmak zorunda da değilsin... Ama izin ver biraz seveyim seni... Birkaç dakika...”
Beyza Alkoç, Sınır
“Hani derler ya, bataklığa battığında çıkmanın tek yolu en dibe ayağınla basmaktır diye. Kurtulmanın tek yolu en dibe batmak aslında. Dibe batmadan yüzeye çıkamıyor insan.”
Beyza Alkoç, Sınır
“Acıyı atlatmak için acı çekmek gerekiyordu. Biraz daha acı çekmek zorundaydım.”
Beyza Alkoç, Sınır
“Yıkılan duvarlar gördüm, coğrafyanın değiştiğini, hiç kimse değiştiremedi güçlünün haksızlığını... Yaşadık ve öğrendik, her şey birbirinin içinde, taşırım hâlâ ayrıntıları içimde.”
Beyza Alkoç, Sınır
“İnsanların sınırlardan haberi yoktu. Gördükleri an bir şeye garip ya da normal diyorlardı. Belki birilerinin sınırları var, belki engelleri var, bunları umursamıyorlardı.”
Beyza Alkoç, Sınır
“Akli dengemi yitirmeme sebep olacak çok şey yaşamıştım ve her seferinde ayakta kalmıştım. Yine ayakta kalacaktım.”
Beyza Alkoç, Sıfır Kilometre
“Bitiş istememin sebebi mutsuzluk istemememdi. Mutlu son diye bir şey yoktu. Son varsa mutluluk yoktu.”
Beyza Alkoç, Sınır
“Demişti ki Lou Salome, "Dünya sana hediye sunmaz. Bir yaşam istiyorsan çal onu." Bu cümleyi alın, hayatınızın duvarına asın. Çünkü dünya size hediye sunmaz, bir yaşam istiyorsanız çalın onu...”
Beyza Alkoç, Sınır
“Zamanın eli kolu yok. Zamanın saçları, teni yok. Zamanı elle tutamazsınız, zamanı elle yakalayamazsınız. Zamana 'bir dakika dur da beni dinle' diyemezsiniz. Çünkü bir dakika da bir zamandır. Zamanı durdurmak isterken bile zaman söylersiniz. Bir dakikalığına zamanı durdurmak istiyorum demek imkânsızlığınızı cümlenizde kullanmışsınız demektir. Çünkü zaman durmaz, zaman çalışır, ilerler, devam eder, gider ama asla durmaz. Zaman başlangıçtır. Şimdi bir salise başladı, şimdi bir saniye başladı, şimdi bir dakika başladı, şimdi bir saat başlayacak... Zamanda bitiş yoktur, başlangıç vardır. Dakikanın başlangıcına herkes bakar da bitişi kimsenin umurunda olmaz. Çünkü önemli olan başlangıç ve gidiştir. Bu kadar.”
Beyza Alkoç, Sınır
“Sevdiğiniz insanın sizin için çaresiz kaldığını bilmek kadar acı bir şey yoktu.”
Beyza Alkoç, 3391 Kilometre
“İzmir: "İmkansızın hayalini kurmak istemem."
Ege: "Hayalini kurmadığın her şey imkansız olarak kalır.”
Beyza Alkoç, 3391 Kilometre
“Bora içeri girip kapıyı kapattığı gibi ışığı açmak için elini uzatınca diğer elimi uzatıp o elini de tuttum.

"Karanlık aydınlıktan daha güzel..." diye fısıldadım.

"Ama konuşmamız gerekiyor!" dedi tereddüt eder gibi.

"Susmak konuşmaktan daha güzel..." dedim.

Öyleydi, yokluklar varlıklardan daha güzeldi bazen. Işığın yokluğu, kelimelerin, konuşmaların, seslerin yokluğu, renklerin, kokuların, varlıkların yokluğu her zaman daha güzeldi. Biz, 'biz olabilmek' istiyorsak görmeden de olacaktık, duymadan da. Çünkü 'biz olmak' varlıkta da yoklukta da olunabiliyorsa mümkündü. Konuşarak herkes 'biz olurdu' asıl mesele konuşmadan da olmaktı.”
Beyza Alkoç, Sınır
“Sadece bazı yerlerden değil bazı olaylardan da yürüyüp gitmek gerekiyor. Ve tahmin edersin ki bacakları çalışmayan bir insan hiçbir olayı unutamıyor. Çünkü o yatak odasından yürüyüp gidemediği gibi, o olaydan da gidemiyor. Ben bugün o yatak odasından bir arkadaşımın kucağında götürüldüm, evet. Ama benim bedenim hâlâ o hatıranın içinde yaşıyor, bedenim, ruhum hâlâ o hatıranın içinde ve yürüyemediğim müddetçe o geçmiş sahnesinden kahrolup gidemeyeceğim.”
Beyza Alkoç, Sınır
“Hayatımızda bazı anlar vardır, kötü şeyler yaşarız ama tepki veremeyiz. Dudaklarımızın arasından tek bir kelime bile çıkmaz, dudaklarımız işlevini yitirir. Hakaret etmek isteriz, bağırmak isteriz, hesap sormak isteriz ama dudaklarımız kıpırdamaz. Çünkü içimizden bir ses fısıldar, "O dudaklarla öptüm ben seni, şimdi sana nasıl bağırırım?”
Beyza Alkoç, Sınır
“Arabanın önü ezilip bacaklarımı sıkıştırırken acı içindeydim. Acı içinde gözlerimi kapatmıştım. Ama ne var ki o an benim 'her şey düzelir, sıkıntı yok' dediğim anlardan biriydi. Sonra hiçbir şey düzelmedi. Sıkıntı vardı. O an, benim bacaklarımı hissettiğim son andı. Bacaklarımı bir daha hissedemeyeceğimi bilseydim hissettiğim acının keyfini çıkarırdım. Ama insan hata yaparken, acı çekerken her şeyin daha kötüsünün olabileceğini düşünmüyor işte. Ben de düşünemedim. Salaklığımdan değil. Çocukluğumdan.”
Beyza Alkoç, Sınır
“Beni özgür bırak. İstersen öldür, ama önce özgür bırak.”
Beyza Alkoç, Sınır
“Bir yere giderken başımıza bir sürü şey gelebilir, yollar bizi yorabilir, hava bizi üşütebilir ve hatta terletebilir, ayağımıza taşlar takılabilir, böcekler bizi ısırabilir, rüzgar bizi geri itebilir. Karşımıza insanlar çıkabilir, aşık olabiliriz ve hatta terk edilebiliriz. İnsanlar bizi güldürebilir, ağlatabilir. Birileri bizi mutlu edebilir ve hatta üzebilir. Bazen yürür bazen koşar ama bazen de dizlerimizin üzerine yığılıp kalabiliriz. Bir yere gitmeye karar veririz, yola çıkarız ama yolun sonuna ulaşamayabiliriz. Ama bunun bir önemi var mı? Çünkü yol bizim onun sonuna ulaşabilmek için yaptığımız her şeye şahit, yollar bizim üstlerinden geçerken çektiğimiz acılara, döktüğümüz gözyaşlarına şahit. Varsın ulaşamasın ayaklarımız o yolun sonuna. O yollarda düşmek bile güzel.”
Beyza Alkoç, 3391 Kilometre
“Güçlü olmak zorunda değildim, ama öyle görünmek zorundaydım.”
Beyza Alkoç, Sıfır Kilometre
“Onlara baktım. Hiçbir şey yapamadım. Ses çıkaramadım. Nefes alamadım. Konuşamadım. Kıpırdayamadım.
Ben sadece yutkundum.
Çünkü yutmak istedim. Boğazımda takılı kalmış kelimeleri bir bir yutmak, yaşadığım olayı sindirmek istedim.
Bu yüzden sadece yutkundum.
Ses çıkarmadan, sadece yutkundum...”
Beyza Alkoç, Sınır
“Hayat hep güldüren bir sahne değil, hayat öyle bir ağlatıyor ki "Benim gözümde bu kadar gözyaşı var mıymış ya?" diyorsunuz...”
Beyza Alkoç, 3391 Kilometre
“Güzel yaşamak neler yaptığın veya neler yapabildiğin değil , güzel yaşamak her şeyin tadını çıkarabilmek aslında. İçtiği suyun bile tadını çıkarmalı insan, yediği yemek parçasının , gün ışığının.....
Sadece yaşamak için nefes almamalı , nefes almayı da sevmeli insan .”
Beyza Alkoç, Kalp Muhafızı
“Ölen öldü, giden gitti, biz her gidenle ruhumuzdan kaybettik.”
Beyza Alkoç, 3391 Kilometre
“İnsanlar kaymayan yıldızların ardından dilek dilemezler. Öyleyse başını kaldır, bu yıldızlı gecede bir kereliğine de yıldızların seni izlediğine inan. Bil ki, bir gün geriye dönüp baktığında yaptıklarına değil, yapamadıklarına pişman olacaksın.”
Beyza Alkoç, 3391 Kilometre
“Islanmama gibi bir ihtimalin olduğu sürece yağmur rahatsız edici olabiliyordu ama ıslanmaya karar verdiysen yağmur güzeldi. Yağmur dinlendirici, huzur vericiydi.”
Beyza Alkoç, Sınır
“Kolay okunabilir her şey içi daha fazla acıtıyor aslında. En kısa cümleler, en can yakan cümleler oluyor mesela.”
Beyza Alkoç, 3391 Kilometre
“Ön söz her zaman kitabın bitişidir aslında.”
Beyza Alkoç, Sınır
“Kendimi bir kafeste gibi hissediyorum. Hareket edebiliyorum, ama hiçbir yere gidemiyorum.”
Beyza Alkoç, Sınır
“İnsan, elindekileri tutabilen bir varlık değil.”
Beyza Alkoç, 3391 Kilometre
“Bizi özgürlüğümüzden alıkoyan hep bizden bir parçadır.”
Beyza Alkoç, Sınır

« previous 1
All Quotes | Add A Quote
Karantina (Karantina, #1) Karantina
1,831 ratings
3391 Kilometre 3391 Kilometre
1,412 ratings
İkinci Perde (Karantina, #2) İkinci Perde
1,232 ratings
Sıfır Kilometre Sıfır Kilometre
791 ratings