Goodreads helps you follow your favorite authors. Be the first to learn about new releases!
Start by following Ferzan Özpetek.
Showing 1-19 of 19
“Aşk. Ne öğrendim aşk hakkında? Aşk hakkında öğrendiğim, aşkın var olduğudur. Ya da belki, daha yalın anlatımla aşk hakkında öğrendiğim ve öğrenmeyi sürdürdüğüm, filmlerimde, bütün filmlerimde anlattığımdır. Yani, sevdiğimiz insanları asla unutmadığımız, onların daima bizimle kaldıklarıdır; bizi onlara artık var olmasalar bile çözülmez biçimde bağlayan bir şeyler olduğudur.
İmkansız aşklar, yarım kalmış aşklar, var olabilecekken olmamış aşklar olduğunu öğrendim. Yara izi bıraksa da dağlayıcı bir damganın daha iyi olduğunu öğrendim; kışı andıran bir yürektense bir yangın yeğdir. Annem bu konuda haklıymış, aynı anda iki insanı sevmek mümkünmüş, bunu öğrendim. Olur kimi zaman: direnmek, yadsımak ya da mücadele etmek yararsızdır.
Aşkın yalnızca cinsellik olmadığını öğrendim: o çok, çok daha fazlası. Aşkın ne okuma yazma bildiğini öğrendim. Duygular söz konusu olunca gizemli yasalarca yönetildiğimizi, belki kader belki serap; ama kesinlikle akıl ermez, açıklanamaz bir şeylerin var olduğunu öğrendim. Çünkü temelde aşık olmayı açıklayacak bir neden asla yoktur. Sadece olur. Bu bir gizemin içine girmek gibidir: sınırı aşmak, eşiği atlamak gerekir. Ve orada, bu gizemde mümkün olduğunca uzun süre kalmayı denemektir.”
― İstanbul Kırmızısı
İmkansız aşklar, yarım kalmış aşklar, var olabilecekken olmamış aşklar olduğunu öğrendim. Yara izi bıraksa da dağlayıcı bir damganın daha iyi olduğunu öğrendim; kışı andıran bir yürektense bir yangın yeğdir. Annem bu konuda haklıymış, aynı anda iki insanı sevmek mümkünmüş, bunu öğrendim. Olur kimi zaman: direnmek, yadsımak ya da mücadele etmek yararsızdır.
Aşkın yalnızca cinsellik olmadığını öğrendim: o çok, çok daha fazlası. Aşkın ne okuma yazma bildiğini öğrendim. Duygular söz konusu olunca gizemli yasalarca yönetildiğimizi, belki kader belki serap; ama kesinlikle akıl ermez, açıklanamaz bir şeylerin var olduğunu öğrendim. Çünkü temelde aşık olmayı açıklayacak bir neden asla yoktur. Sadece olur. Bu bir gizemin içine girmek gibidir: sınırı aşmak, eşiği atlamak gerekir. Ve orada, bu gizemde mümkün olduğunca uzun süre kalmayı denemektir.”
― İstanbul Kırmızısı
“Riluci d'oro dove la vita ti ha scheggiato”
―
―
“Hayatta asla başkalarının yargılarına takılıp kalmamak, insanların acımasızlığına ve dedikodularına kulak asmamak gerekir. Sevdiklerimizin ve bizi sevenlerin zayıflıklarını anlamaya çalışmak, bizde yarattıkları acılar yüzünden onları bağışlamak gerekir. Çünkü gerçekten önemli olan, göze görünen değil, duyguların özüdür.”
―
―
“Certi posti hanno la capacità di trattenere le emozioni, proprio come fa un essere umano con il respiro. Poi le lasciano andare molto lentamente e, chi è in grado di percepirle, le assorbe in ogni cellula del suo corpo, sentendosi a casa per sempre.”
― Come un respiro
― Come un respiro
“La passione è davvero uno stato d’animo imprevedibile. Ci credereste che ancora oggi ci si possa ammalare d’amore?”
― Come un respiro
― Come un respiro
“A volte penso che nessun uomo sarà più quello giusto. Trovare il vero amore è una fortuna che ti capita una sola volta nella vita.”
― Come un respiro
― Come un respiro
“E poi, contro i gas, le maschere antigas. Murat se ne procura una. «Ti invito a una milonga. Sai ballare il tango?» le dice. «Certo che no» risponde Anna. Lui ride: «Imparerai, è facile». Ed eccoli, ballano il tango in mezzo a Gezi Park, lei con una maschera antigas volteggia tra le sue braccia, sbaglia i passi ma che importa... In questo momento della sua vita deve solo seguire la musica. Quel che succederà, succederà.”
― Rosso Istanbul
― Rosso Istanbul
“Creare può fare molto male, ti scortica l'anima.”
― Come un respiro
― Come un respiro
“Tutti hanno il diritto di custodire i propri segreti, perfino chi, come Giovanna, sembra non averne.”
― Come un respiro
― Come un respiro
“Vivere mi sta consumando. Ho conosciuto molte gioie, ma anche tanti dolori, e l'ultimo è ogni volta il peggiore.”
― Come un respiro
― Come un respiro
“Puoi credermi oppure no, ma lasciare l'Italia allora per me non fu affatto una rinuncia. Fu una scelta di vita che mi ha permesso di rinascere. Grazie a quella decisione ho di nuovo amato, tradito, riso molto, anche sofferto. E tu? Come hai vissuto, tu, in questi anni?”
― Come un respiro
― Come un respiro
“- O kadın şimdi kendini nasıl hissediyor?
- O kadın kendini kaybolmuş hissediyor. Kaybolmuş ve ihanete uğramış...
...
" Ne önerirdiniz o kadına?" diye fısıldıyor Anna. Belki de ilk kez birinden öğüt istiyor; birinden yardım dileniyor.
Adam sanki kendi kendinin içinde yitmişçesine susuyor. Sonra yavaşça dönüyor ve ona gülümsüyor: " Şöyle derdim: Yola çık, güneye git. Mümkün olduğunca güneye. Denizin seni okşayan bir renge sahip olduğu, sana iyi geleceği bir yere. Tek bir lokantanın, yeni tutulmuş bir balığın pişirildiği tek lokantanın olduğu, etiketsiz, belki biraz reçine kokan beyaz şarabın içildiği yere git. Oturup gün batımını seyrebileceğin bir yer olsun..."
" Ya da belki gün doğumunu," diye kesiyor kadın onun sözünü ve deniz kıyısındaki o kumsalı görür gibi oluyor.
" Ya da gün doğumunu. Güneşe karşı gözlerini yumacağın, bedeninin konuşmasına izin vereceğin ve onu dinleyeceğin bir yer olsun...”
― İstanbul Kırmızısı
- O kadın kendini kaybolmuş hissediyor. Kaybolmuş ve ihanete uğramış...
...
" Ne önerirdiniz o kadına?" diye fısıldıyor Anna. Belki de ilk kez birinden öğüt istiyor; birinden yardım dileniyor.
Adam sanki kendi kendinin içinde yitmişçesine susuyor. Sonra yavaşça dönüyor ve ona gülümsüyor: " Şöyle derdim: Yola çık, güneye git. Mümkün olduğunca güneye. Denizin seni okşayan bir renge sahip olduğu, sana iyi geleceği bir yere. Tek bir lokantanın, yeni tutulmuş bir balığın pişirildiği tek lokantanın olduğu, etiketsiz, belki biraz reçine kokan beyaz şarabın içildiği yere git. Oturup gün batımını seyrebileceğin bir yer olsun..."
" Ya da belki gün doğumunu," diye kesiyor kadın onun sözünü ve deniz kıyısındaki o kumsalı görür gibi oluyor.
" Ya da gün doğumunu. Güneşe karşı gözlerini yumacağın, bedeninin konuşmasına izin vereceğin ve onu dinleyeceğin bir yer olsun...”
― İstanbul Kırmızısı
“Kötü alışkanlıkları olmayanlar insanlara güvenmem.”
― İstanbul Kırmızısı
― İstanbul Kırmızısı
“Perché a volte non serve partire, fuggire. Il vero altrove, spesso, è dove già siamo, e possiamo trovarlo solo se abbiamo la forza di affrontarlo. Muoversi da fermi, accettando la realtà. E solo così cambiarla. Muoversi da fermi, o fare le valigie per il mondo. Un passo dopo l’altro.”
― İstanbul Kırmızısı
― İstanbul Kırmızısı
“Ho perso per strada un po' del mio entusiasmo, ma dicono che sia fisiologico.”
― Come un respiro
― Come un respiro
“Dolore. Una parola che dice tutto, ma non spiega nulla. Hai mai notato che contiene il termine «dolo»? C’è ambiguità nella sofferenza. E solo tu puoi sapere quanto me fin dove possa portare. Quando ami davvero, devi essere pronta a tutto. Al fulmine e alla tempesta. Alla pioggia e alla siccità. Non puoi sapere fin dove ti spingerà quel sentimento che ti consuma. Non riesci nemmeno a distinguere la felicità dalla disperazione, perché in amore spesso l’una è la ragione dell’altra.”
― Come un respiro
― Come un respiro
“Tu imagines ça? Istanbul ! Même dans les rêves les plus fous de notre enfance, je n'aurais jamais pensé que la vie m'aurait conduite dans un endroit aussi lointain, infiniment plus vaste que la petite ville ou nous avons grandi. Je croyais trouver une cité exotique et inhospitalière, mais j'ai été amenée a changer d'avis. Istanbul m'a accueillie avec générosité et m'a choyée, me faisant me sentir chez moi. L'âme sensuelle de cette ville magique et puissante m'a déjà séduite.”
― Come un respiro
― Come un respiro
“Non immagini come sia terribile fare amicizia con un condannato a morte”
― İstanbul Kırmızısı
― İstanbul Kırmızısı




