Goodreads helps you follow your favorite authors. Be the first to learn about new releases!
Start by following Henry Rosovsky.
Showing 1-8 of 8
“Active scholars are uniquely attracted by a high-quality graduate school of arts and sciences. Faculty members consider the teaching and training of new generations of graduate students as their highest calling. They believe that working with graduate students maintains and develops their professional skills more effectively than any other activity. It may be the main reason for the great attraction of academic jobs. Laboratory scientists have told me that the opportunity to work with graduate students keeps them in the university. For them, other options would center on research in commercial laboratories, but there the principal investigator would be assisted by technicians, and that is considered a far less creative interaction.”
― The University: An Owner's Manual
― The University: An Owner's Manual
“Tez danışmanınızı seçerken çok dikkatli olun. Öğrenci olarak vereceğiniz en önemli kararlardan biri budur.”
―
―
“Doktora programına girerken gözünüzü dört açın.
Zorluk derecesi, her ne kadar üniversiteye ve öğrenim alanına göre dğişse de, iyi bir lisansüstü programına kabul edilmek o kadar zor değildir. Örneğin, beşeri bilimlerde üniversiteye giriş şartları oldukça gevşek tutulur. Başarısızlık oranının yüksek olacağı, bunun da öğrenci sayısının idare edilebilir bir düzeye inmesine yardımcı olacağına inanılır. Buna karşılık, fen bilimlerinde laboratuvar mekanının kısıtlı olması nedeniyle öğrenci sayısını sınırlama eğilimi görülür. Bazı lisansüstü programları öğrenci bulalım diye çırpınırken diğerleri çok sayıdaki başvuruyu geri çevirmeyi alışkanlık haline getirmişlerdir. Bununla birlikte, seçkin üniversitelerde, lisansüstü programlarına girişteki rekabet, genelde, lisans programlarına göre daha azdır. Lisansüstü programlara giriş oldukça kolaydır. Programı tamamlamak ise çok daha zordur.”
―
Zorluk derecesi, her ne kadar üniversiteye ve öğrenim alanına göre dğişse de, iyi bir lisansüstü programına kabul edilmek o kadar zor değildir. Örneğin, beşeri bilimlerde üniversiteye giriş şartları oldukça gevşek tutulur. Başarısızlık oranının yüksek olacağı, bunun da öğrenci sayısının idare edilebilir bir düzeye inmesine yardımcı olacağına inanılır. Buna karşılık, fen bilimlerinde laboratuvar mekanının kısıtlı olması nedeniyle öğrenci sayısını sınırlama eğilimi görülür. Bazı lisansüstü programları öğrenci bulalım diye çırpınırken diğerleri çok sayıdaki başvuruyu geri çevirmeyi alışkanlık haline getirmişlerdir. Bununla birlikte, seçkin üniversitelerde, lisansüstü programlarına girişteki rekabet, genelde, lisans programlarına göre daha azdır. Lisansüstü programlara giriş oldukça kolaydır. Programı tamamlamak ise çok daha zordur.”
―
“İdeal bir meslek topluluğu, işini iyi yapan teknokratlardan ibaret değildir. Daha uygun bir hedef ise, profesyonel yetkinlik ile, “alçakgönüllülük, insanlık ve mizah duygusu”nun birlikte olmasıdır. Ben avukatımın ve doktorumun, acı, aşk, kahkaha, ölüm, din, adalet ve bilimin sınırları gibi konularda fikşr sahşbş olmasını isterim. Bu, en modern ilacı ya da yargıtayın en son kararını bilmekten çok daha önemli olabilir. Genel bilgiler her zaman pek fazla güçlükle karşılaşmadna elde edilebilir. İnsana özgü anlayış, bilgisayara birkaç soru sorma düzeyine indirgenemez.
1930’da Jose Ortega y Gasset, bir derste şunları söylemişti: “Tıp okulları, fizyoloji ve kimyayı son zerresine kadar öğretmeye çalışıyorlar; fakat belki de dünyadaki hiçbir tıp okulunda hiç kimse iyi bir hekim olmanın ne anlama geldiği, çağımız için ideal tipinin ne olması gerektiği konularında ciddi olarak düşünmüyor. “ mission of the University”
―
1930’da Jose Ortega y Gasset, bir derste şunları söylemişti: “Tıp okulları, fizyoloji ve kimyayı son zerresine kadar öğretmeye çalışıyorlar; fakat belki de dünyadaki hiçbir tıp okulunda hiç kimse iyi bir hekim olmanın ne anlama geldiği, çağımız için ideal tipinin ne olması gerektiği konularında ciddi olarak düşünmüyor. “ mission of the University”
―
“Unuttuklarınız için harcadığınız uzun saatlere de üzülmemelisiniz, çünkü yitirilen bilginin gölgesi sizi en azından birçok yanılsamadan korur. (William Johnson Cory)”
―
―
“Fen ve edebiyat dallarında lisansüstü öğrenimi vermeyen bir üniversite, yüksek okul sayılır. Büyük bir üniversite, hkuk fakültesiz, tıp fakültesiz, ya da idari bilimler fakültesiz olabilir. Örneğin Princeton'da yukarıda sayılanların hiçbiri yoktur ama çok az kişi Princeton'ın yerini tartışır. Öte yandan, bir üniversite, lisans öğrenimi yapmadan da etkinlik gösterebilir. Rockefeller üniversitesi buna bir örnektir. Fakat, üniversitelerde, doktora öğretimi asıldır ve gereklidir. Bunun yerini başka bir şey tutamaz. Çünkü, doktora eğitimi, gelecek kuşak bilim adamlarını yetiştirerek üniversitenin yaşamasını sağlayan bir etkinliktir.”
―
―
“Birkaç yıl önce, çağımızda temel kültür eğitim için bir standart belirleme girişiminde bulunmuştum.
1. Eğitimli insan açık ve etkili bir şekilde düşünebilmeli ve yazabilmelidir. Bunula, öğrencilerin lisans diplomasını aldıkları zaman açık inandırıcı ve etkili bir biçimde iletişim kurabilmelerini anlatmak istiyorum. Başak bir deyişle, öğrenciler elştirel düşünceyle donatılmış olarak yetiştirilmelidirler.
2. Eğitimli insanın, evren, topuma ve kendimize ilişkin bilgi edinme yolları konusunda eleştirel bir anlayışı olmalıdır. Bunun için kendisinin, fiziki ve biyolojik bilimlerde kullanılan matmeatiksle ve deneysel yöntemleri, bellibaşlı analiz yöntemlerini, modern toplumun işleyişini ve oluşumunu incelemek için gerekli tarihsel ve nicel teknikleri, geçmişin bazı önemli bilimsle, yazınsal ve sanatsal erişilerini ve insanlığın büyük dini ve felsefi kavramları ile bilgili bir tanışıklığı olması şarttır.
3. Bu yüzyılın son çeyreğinde eğitimli bir Amerikalı taşralı olamaz; yani diğer kültürlerden ve zaman dilimlerinden habersiz kalamaz. Artık, daha geniş bir dünyayı, bugünün biçimlenmesinde rol oynayan ve geleceği belirleyecek olan tarihsel etkileri hesaba katmadna yaşamımızı sürdürebilmemiz olanaksızdır. Belki de eğitimli insanların pek azı yeterince genişçe bir perspektife sahip olacaktır. Ama, eğitimliler ile eğitimsizler arasındaki en önemli ayrımlardan birinin, kişinin yaşamındaki deneyimleri daha geniş bir çerçevede değerlendirebilme düzeyi olduğundna eminim.
4. Eğitimli bir insanın ahlak sorunları hakkında belirli bir anlayışı bulunması, ahlak ve maneviyat ile ilgili konularda düşünmüş olması gerekir. Bu konular yüzyıllar boyunca pek az değişmiş olsa da, bireysel seçimlerin yarattığı açmazlar yüzünden, her kuşak için yeni bir önem kazanır. Belki de, eğitimli bir insanın en belirgin niteliği, ona ahlak konularında bilinçli seçimler yapma olanağı veren, bilgiye dayalı kıyaslama yeteneğidir.
5. Son olarak, eğitimli kişinin, herhangi bir dalda bir ölçüde derinlemesine bilgi edinmiş okması gerekir.”
―
1. Eğitimli insan açık ve etkili bir şekilde düşünebilmeli ve yazabilmelidir. Bunula, öğrencilerin lisans diplomasını aldıkları zaman açık inandırıcı ve etkili bir biçimde iletişim kurabilmelerini anlatmak istiyorum. Başak bir deyişle, öğrenciler elştirel düşünceyle donatılmış olarak yetiştirilmelidirler.
2. Eğitimli insanın, evren, topuma ve kendimize ilişkin bilgi edinme yolları konusunda eleştirel bir anlayışı olmalıdır. Bunun için kendisinin, fiziki ve biyolojik bilimlerde kullanılan matmeatiksle ve deneysel yöntemleri, bellibaşlı analiz yöntemlerini, modern toplumun işleyişini ve oluşumunu incelemek için gerekli tarihsel ve nicel teknikleri, geçmişin bazı önemli bilimsle, yazınsal ve sanatsal erişilerini ve insanlığın büyük dini ve felsefi kavramları ile bilgili bir tanışıklığı olması şarttır.
3. Bu yüzyılın son çeyreğinde eğitimli bir Amerikalı taşralı olamaz; yani diğer kültürlerden ve zaman dilimlerinden habersiz kalamaz. Artık, daha geniş bir dünyayı, bugünün biçimlenmesinde rol oynayan ve geleceği belirleyecek olan tarihsel etkileri hesaba katmadna yaşamımızı sürdürebilmemiz olanaksızdır. Belki de eğitimli insanların pek azı yeterince genişçe bir perspektife sahip olacaktır. Ama, eğitimliler ile eğitimsizler arasındaki en önemli ayrımlardan birinin, kişinin yaşamındaki deneyimleri daha geniş bir çerçevede değerlendirebilme düzeyi olduğundna eminim.
4. Eğitimli bir insanın ahlak sorunları hakkında belirli bir anlayışı bulunması, ahlak ve maneviyat ile ilgili konularda düşünmüş olması gerekir. Bu konular yüzyıllar boyunca pek az değişmiş olsa da, bireysel seçimlerin yarattığı açmazlar yüzünden, her kuşak için yeni bir önem kazanır. Belki de, eğitimli bir insanın en belirgin niteliği, ona ahlak konularında bilinçli seçimler yapma olanağı veren, bilgiye dayalı kıyaslama yeteneğidir.
5. Son olarak, eğitimli kişinin, herhangi bir dalda bir ölçüde derinlemesine bilgi edinmiş okması gerekir.”
―
“İnsan büyük bir okula bilginin de ötesinde birşeyker akmak için, bazı sanatları ve alışkanlıkları kazanmak için gider. Özen gösterme alışkanlığı için, kendini anlatma sanatı için, bir anda yeni bir entellektüel konuma geçebilmek sanatı için, görüşlerinizin onaylanmamasına ve reddedilmesine katlanabilme alışkanlığı için, medeni bir şekilde olumlu ya da olumsuz görüş bildirebilme sanatı için, en küçük ayrıntılara dikkat edebilme alışkanlığı için, belli bir zaman süresinde mümkün olanı kestirebilme alışkanlığı için, zevklerini geliştirmek için, ayırt edebilmek için, zihinsel cesaret için ve zihinsel sağlamlık için. (William Johnson Cory)”
― The University: An Owner's Manual
― The University: An Owner's Manual



