Goodreads helps you follow your favorite authors. Be the first to learn about new releases!
Start by following Nihat Genç.

Nihat Genç Nihat Genç > Quotes

 

 (?)
Quotes are added by the Goodreads community and are not verified by Goodreads. (Learn more)
Showing 1-7 of 7
“Hayatında hiç balık tutmamış, bununla müthiş bir gurur duyuyor. Bir düşün, o balık sensin, o olta, senin boğazına geçiyor, ciğerlerini yırtıyor.”
Nihat Genç, Dün Korkusu
“O kadar çok şey öğrendim ki, artık birşey öğrenmek istemedim. Sustum sonuna kadar. Susmalarım bir yerlere sığmadı, mızraklı birşeyler olup peşime düştüler.”
Nihat Genç, Dün Korkusu
“İçimde düğümlenen sıkıntıları şöyle tığı alıp da soksam içimdeki bir yerlere.”
Nihat Genç, Dün Korkusu
“Tek başına ağlamak, imkânsız! Bunu becerebilseydi insanlık... Leş kargası rahiplerin, zebani liderlerin oyuncağı olmazdı kitleler, halklar!”
Nihat Genç, Arkası Karanlık Ağaçlar
“Bir daha o bomboş insanlarla aynı oda içinde olmayacağım, midem kaldırmıyor, iğreniyorum. Ama siyasiler oylarını bu boş insanlardan alıyor. Türkiye bu odalarda dalga dalga öldürülüyor. Hiçleştiriliyor, çöp haline getiriliyor insanlar. Beyinler iptal ediliyor.
Ne olmuş yani, oturup anlatsam, Özcan Deniz seven bir insanın bir sosyal ahlakı, bir dünya görüşü olamaz. Gülben Ergen'e hayranlık duyan bir insan, bomboş insandır, bu zavallı sanatçıları bir kez dahi sevmiş olmak bir ömür, sosyal ve estetik açıdan tamamen felç olmak, iptal olmak demek. Bu sanatçılar nükleer atık gibiler, hem sosyal çöp, hem siyasal beladır! Gözleri, bakışları, duyuşları, jestleri bu isimlerle kirlenmiş insanların bir daha normalleşmesi mümkün değil...”
Nihat Genç, Tek Tabanca
“Bu bozukluğun dibine inmek lazım. Bir gün dergiye genç bir çocuk geldi, bir şiir getirdi, şiire baktım, "gidelim serv-i revanım yürü sadabâd'e" taklidi bir şiir. Dedim nerede oturuyorsun, Lalahan dedi. O yıllarda Mamak gecekonduydu, Lalahan daha berbat bir yer. Gecekondu bile değil, Porto Riko’nun teneke kulübeleri gibi evler. Oralar çok yoksul yerler dedim, "sorma abi" dedi, bizim evin tuvaleti yok, bizim gibi yedi sekiz evin de yok, sabahları hepimiz maç kuyruğu gibi bir helanın kapısında kuyruk oluyoruz… Acımasız bir sosyal trajedi. İnsanın içini çarpan acımasız bir yoksulluk. Sen böyle yoksul bir hayat yaşıyorsun, bu "gidelim serv-i revanım yürü sadabâd'e" şiiri de ne oluyor? Bu Lale Devri'inde Nedim'in yazdığı, Osmanlı zenginlerinin, lüksünün, şatafatının anlatıldığı bir şiir. Sen niye buradasın dedim… Yazacaksan, "gidelim serv-i revanım yürü helaya" yaz. Muhtemelen komşu kızını da hela kapısında görüyorsun. Senin gerçekliğin sadabad değil, senin gerçekliğin yedi ailenin kuyruk olduğu hela kapısıdır. Sen bu acımasızlık üzerine şiir yaz, seni yoksullaştıran bu kültürü, bu siyaseti anlamaya ve anlatmaya çalış.
Sağ ve muhafazakârlık aşırı romantizmden beslenir. "Bir zamanlar üç kıtaya hükmediyorduk" gibi. Bu; zaman zaman bizim de böbürlendiğimiz bir durum fakat gerçekliği örter. Milliyetçi romanlar da böyle, şimdi burada sadece Kırım Hanlığını anlatsak kendinden geçersin dinlerken, romantizmden ölürsün. Ama bu romantizmin içine düştüğün zaman bugünkü gerçekliğini unutursun. İstanbul’a gidecek uçak parası yokken, biz bu çocuğa "Fatih'in İstanbul’u fethettiği yaştasın" diyoruz. Bu yanlış değil, bunlar anlatılmalı, böyle bir inanç olsun ama bir de sosyal gerçekliği var bunun, bu kesim bu ağır romantik maskeden kurtulamadı. Siyasi hükümetin başında bir görgüsüzlük hakim. Bunların arkasındakilerin bugünkü Müslümanların aşırı israfçı, ayyuka çıkan hırsızlıkları, görgüsüz ve kültürsüz tarafını eleştirecek güçleri hiç olmamıştır...”
Nihat Genç
“Yol boyu kafamda hep bu düşünceler, İstanbul'a iner inmez dergiden Vedat’ı (Özdemiroğlu) buldum. Gidip kahvaltı yapacağız. Beyoğlu'nda bacağımıza kâğıt mendil satan çocuklar yapışı yor, “sakın para verme Vedat!” , “alışıyorlar!”... Psikolog arkadaşlarım var, “asla vermeyin” diyorlar. Yoksa rahat yaşama alışıp, fare gibi onlarca çocuk ürüyorlar... Vedat “ben de senin gibi düşünüyorum, vermeyeceksin!” , yüzüme bakıp, “son defa veriyorum, yanlış anlama”... Sonra gülerek, “bu ne ya, sigarayı bırakıyorum, son defa içiyorum gibi” , “Vallahi ciddi diyorum, Vedat, çocukları, aileleri alıştırıyoruz, yoksa bunlarla baş edemeyiz, fareler gibi çoğalıyorlar!”...”
Nihat Genç, Arkası Karanlık Ağaçlar

All Quotes | Add A Quote
Memleket Hikayeleri Memleket Hikayeleri
86 ratings