Goodreads helps you follow your favorite authors. Be the first to learn about new releases!
Start by following Sema Kaygusuz.

Sema Kaygusuz Sema Kaygusuz > Quotes

 

 (?)
Quotes are added by the Goodreads community and are not verified by Goodreads. (Learn more)
Showing 1-12 of 12
“...en can yakıcı sözler alelade yerlerde ayaküstü söylenir.”
Sema Kaygusuz, Sultan ve Şair
tags: söz
“Üzüm ile çekirdeği arasında ezelî bir anlaşmazlık vardır. Üzümün beyaz eti, dünyanın bir günlük bir yer olduğunu öğütler; çekirdeğiyse toprağın sonsuzluğunu.”
Sema Kaygusuz, Yere Düşen Dualar
“ne yakışıksızca yarı kör saymak kendini, zihninin hiç kullanılmamış atlasını başkasının asitli merhametiyle kevgire çevirmek!.. en çok özgüvensizliğine katlanamıyorum senin.”
Sema Kaygusuz, Yere Düşen Dualar
“Çünkü cesaret korkunun sınırlarını çizer.”
Sema Kaygusuz, Aramızdaki Ağaç
“Sjukdomen är det enda tillstånd där det flummiga väsen vi kallar själ inte är till någon hjälp. Det är sjukdomen som får oss att förstå att livet leder mot döden. När vi blir sjuka är vi för svaga för att skydda vårt yttre. Då är den ståtliga kropp vi begåvats med en illusion. Ändå gör vi allt vi kan för att rädda den.”
Sema Kaygusuz, Yere Düşen Dualar
“Ne zaman bir yudum şarap içsem ağzımı saran o ilk düşüncede beliriyor, üzüm. Adadaki bütün üzümleri tümleyen bir tanrı-üzümdür bu. Tozlu asma yapraklarının arasındaki salkımlara sıkış tepiş tutunmuş milyonca taneyi imleyen kusursuz bir idea. Yumurta biçimli, eti beyaz, buğulu kabuğu yakut, çekirdekleri çift sayılı; iki gözlü, çok dillidir. Her dilde dokunaklı bir geçmiş anlatabilir. Tozanlarla döllenmekle başlayan, bir yandan güneşle şekerlendikçe öbür yandan rüzgara karşı direnen, direndikçe kalınlaşan varlığı, insan eli değince iki yönlü bir ömre doğru sürüklenir. Hem bir trajedinin içindedir, hem bir şölenin. Ezilir, ayrışır, fokur fokur kabarır, kendi burukluğuna kendi bile şaşırır; kabuğunun rengiyle kanlanır biraz. Bir kıvamdan, bütün arzusunu açığa vuran başka bir kıvama zorlanır ve öldüğü halde bir türlü kurtulamaz ruhundan. Mahremi şişede, masumiyeti dışarıda kalmıştır. Hem aşağılanmış hem de tapınılmıştır. Ölülüğünü, aynı diriliğini yadsıdığı gibi yadsır. Bir üzüm şaraba döndüğünde açıklanamayacak bir gizemle insanlaşmıştır artık.”
Sema Kaygusuz, Yere Düşen Dualar
“Kamyon, onun için bir sesti önceleri. Hırıltılı bir boşboğaz. Su isteyen, it bakışlı şoför. Ağır ağır yaklaşan bir toz bulutu. Akşamı boğan egzoz kokusu… Her şey o akşam oldu işte! Kamyon yoldan gelir, yola gidermiş meğer. Yük taşırmış, terlermiş, kana kana su içermiş, cırmalayan kornasıyla selam verir, selam alırmış, güçlüymüş, gün gelir güçsüz düşermiş, kimi hızlı, kimi yavaş gidermiş, boş geçer, dolu dönermiş, boş geçer, dolu dönermiş…”
Sema Kaygusuz, Sandık Lekesi
“(Üzüntü Avcısı) Ellerini tutuyorum, ama o benimkini tutmuyor. Karşılıksız bir öpüşme gibi...”
Sema Kaygusuz, Esir Sözler Kuyusu
“Düne kadar sadece hissederek yaşardın. Bir önceki günün hissini anımsayarak benzer bir şey hissetmek üzere alesta bekler, önceki zamanlardaki hislerinin hatırasıyla kendinin karbon kopyası olurdun. Saptırılmış bir hafızayla yaşamanın en karanlık yanı her gün ölü uyandığını anlayamamandı sanırım. Şimdi bakıyorum da ağlayamıyorsun bile. Bilmediğin bir gözyaşı dökmeye direniyorsun. Yaşamak hissetmektir… Parlak bir düşünce tabii. Kalabalıklara nüfuz etmek için yeterince özlü, yeterince hafif. Hisler düşünceyi tetiklemediğinde hissedilmiş olanı hissetmekten başka elden bir şey gelmiyor. Yarın ölü uyanmayacak olsan da, ertesi gün, daha ertesi gün, şu anki hissinin yarattığı yıkıcı yavanlığa alışarak yeniden ölgünleşeceksin. Tam da böyle bir ihtimal varken güzel gözlüm, şu anki varlığının cesedi olmaya birkaç gün kala yalvarıyorum ağla.”
Sema Kaygusuz, Yüzünde Bir Yer
“När du sa att du ville ha mig gjorde du mig till din slav. För en kvinna måste ju underkasta sig den som förhärligar henne. Hon måste skänka sina ögon, sitt hår och sin hud till den som prisar dem.”
Sema Kaygusuz, Yere Düşen Dualar
“gåtan bakom nöjet att läsa, som jag varit oförmögen att lösa, fick sin förklaring till slut. Människorna kunde bara läsa böcker som uppenbarade vad de redan visste. Eftersom de inte visste exakt vad de visste, måste de läsa. De böcker som de inte läste (eller inte kunde läsa) var dem de inte brydde sig om att skriva eller inte kunde skriva.”
Sema Kaygusuz, Yere Düşen Dualar
“Il connait les goûts du monde en les prenant en bouche. C'est ainsi qu'il devient ce petit dieu curieux. Dans son monde, les mots ne portent pas encore de noms, ils sont la description de l'univers. C'est quand il ne parvient pas à trouver les choses qu'il les nomme. Si sa mère n'est pas là, il dit maman, s'il n'y a pas de pain, il dit pain. Il édifie le sanctuaire du manque avec les choses dont il a la nostalgie”
Sema Kaygusuz, L'Eclat de rire du barbare

All Quotes | Add A Quote
Barbarın Kahkahası Barbarın Kahkahası
1,194 ratings
Sandık Lekesi Sandık Lekesi
664 ratings
Yüzünde Bir Yer Yüzünde Bir Yer
598 ratings
Yere Düşen Dualar Yere Düşen Dualar
324 ratings