Goodreads helps you follow your favorite authors. Be the first to learn about new releases!
Start by following Sara Seager.
Showing 1-22 of 22
“Astrofizik özünde ışığın incelenmesidir. Güneş’in dışında yıldızlar olduğunu biliyoruz, çünkü parladıklarını görüyoruz. Ama ışık sadece aydınlatmaz. Kirletir de. Işık körleştirir. Küçük ışıklar-ötegezegenler- geçmişten beri yıldızlarının büyük ışığıyla örtülürler, tıpkı o yıldızların bizim Güneşimizle örtülmesi gibi. İşte bu yüzden başka Dünya bulabilmemiz için, evrendeki en küçük yıldızları bulmamız gerekiyordu.”
― The Smallest Lights In The Universe
― The Smallest Lights In The Universe
“(...) MacArthur Vakfı'ndan bir e posta gördüm. Bu isim kalbimi şöyle bir hoplattı. MacArthur Vakfı "deha" bursları verir: Beş yıla yayılarak ödenen, hiçbir koşulu olmayan, akla gelebilecek her alanda esin alarak veya vererek gerçekleştirilmiş işlerin sahibi insanlara hibe edilen 625 000 dolar.”
― The Smallest Lights In The Universe
― The Smallest Lights In The Universe
“Biz çocukları aciz varlıklar gibi düşünüyoruz, oysa her biri direncin cisimlenmiş hali ve dış güçlerin etkisine karşı bizim asla olamayacağımız kadar dayanıklılar. Çektikleri acılara rağmen çocuklarımız, katıksız sevinci hala biliyorlardı.”
― The Smallest Lights In The Universe
― The Smallest Lights In The Universe
“Eğer yetişkinseniz hemen her zaman bir çiftin yarısı olduğunuz farz edilir. Öyle değilseniz de öyle olma hevesiniz vardır. Restoranlarda tek kişilik masalarda daima boş bir ikinci sandalye vardır; birinin eksikliğine dair teyidi ihtiyacınız olursa diye. Eğer aileyseniz, o zaman da dört kişi olduğunuz varsayımı devreye girer. Arabalar ve restorant bölmeleri, lunapark, hız trenleri ve müzelere aile biletleri: iki yetişkin, iki çocuk. İki artı iki. İkiye iki. Dört.”
―
―
“O günden sonra birçok bilim insanının geçmişinde haylazlıklar olduğunu ve haylazlık yaptıkları belli konuların ileride tercih edecekleri alanın habercisi olabileceğini öğrendim. Örneğin kimyagerler genelde çocuklukta dürtüsel yangın çıkarma davranışları sergiler. Biyologlar kurbağaların içinde neler olduğuna biraz fazla merak sarabilir. Fizikçiler hayatlarının bir döneminde yüksekten yere objeler atabilir.”
― The Smallest Lights In The Universe
― The Smallest Lights In The Universe
“Gökbilimcilerin yapabileceği en büyük keşif, yalnız olmadığımızın keşfidir.”
― The Smallest Lights In The Universe
― The Smallest Lights In The Universe
“Bilimde pek çok şey, özellikle de çığır açanlar, gücünü sezgilerden alırlar. En büyük keşiflerimizden kaçının bir sezgiyle, içe doğan bir hisle başladığını bilseniz hayret edersiniz.”
― The Smallest Lights In The Universe
― The Smallest Lights In The Universe
“Kendimi bildim bileli paraya önem vermezdim. Mike’ın ölümünden sonraysa daha da önemsemez oldum. Her zaman maddi gücümün altında kalan bir hayat sürdüğümden, o konuda endişelenmem gerekmemişti. Hem para bana hep tuhaf, nedensiz bir icat gibi gelirdi. Üstüne farklı bir rakam basıldı diye aynı kağıdın farklı değerlere karşılık gelmesi fikrine razı olduğumu hiç anımsamıyorum. Saçmalık bu. Tıpkı birilerinin-ya da birisinin-durduk yere çıkıp, elmasların bir değeri olduğuna karar vermesi gibi. Parlak bir taş o sonuçta. Kuvars da parlak bir taş. Kömür de öyle. Neden elmasın onlardan değerli olduğunu kabul edeyim ki.”
― The Smallest Lights In The Universe
― The Smallest Lights In The Universe
“Çoğu dul bir zamanlar eşiyle paylaştığı evden taşınır; çok fazla parmak izi, koridorlarda çok fazla yankı vardır.”
― The Smallest Lights In The Universe
― The Smallest Lights In The Universe
“Bir yerlerde dul kalan insanların ya iki yıl içinde biriyle tanışıp evlendiğini ya da hiç evlenmediğini okumuştum.”
― The Smallest Lights In The Universe
― The Smallest Lights In The Universe
“İnsanlar yaralı insanlarla baş etmede iyi değildir. Birileri bana ölmüş kocamla ilgili bir şey söylüyorsa, hemen her defasında söylenmemesi gereken şeyi söylüyordu.”
― The Smallest Lights In The Universe
― The Smallest Lights In The Universe
“Bana göre 1947'de ya da başka bir tarihte uzaylılar tarafından ziyaret edilmedik. Hiç kimse ya da hiçbir şeyin bu kadar uzağa gidebileceğine inanmıyorum.”
― The Smallest Lights In The Universe
― The Smallest Lights In The Universe
“Kendimi bildim bileli paraya önem vermezdim. Mike’ın ölümünden sonraysa daha da önemsemez oldum. Her zaman maddi gücümün altında kalan bir hayat sürdüğümden, o konuda endişelenmem gerekmemişti. Hem para bana hep tuhaf, nedensiz bir icat gibi gelirdi. Üstüne farklı bir rakam basıldı diye aynı kağıdın farklı değerlere karşılık gelmesi fikrine razı olduğumu hiç anımsamıyorum. Saçmalık bu. Tıpkı birilerinin-ya da birisinin-durduk yere çıkıp, elmasların bir değeri olduğuna karar vermesi gibi. Parlak bir taş o sonuçta. Kuvars da parlak bir taş. Kömür de öyle. Neden elmasın onlardan değerli olduğunu kabul edeyim ki.”
― The Smallest Lights in the Universe: A Memoir
― The Smallest Lights in the Universe: A Memoir
“Bilim insanlarının en büyük korkusu, bariz bir şeyi gözden kaçırmaktan.”
― The Smallest Lights In The Universe
― The Smallest Lights In The Universe
“Bilim insanlarının en büyük korkusu, bariz bir şeyi gözden kaçırmaktır.”
― The Smallest Lights In The Universe
― The Smallest Lights In The Universe
“I would rather suffer than experience nothing.”
― The Smallest Lights In The Universe
― The Smallest Lights In The Universe
“All things live until they are forgotten.”
― The Smallest Lights in the Universe
― The Smallest Lights in the Universe
“İçten içe birçok insan, tek sayılarda eksik kalan ya da tatmin etmeyen bir şeyler görüyor. Bir parçası eksik veya fazla kalan düzenekler yapmak gibi. Arketipik çekirdek aile, Amerikan toplumunun efsanevi temel taşı iki yetişkin, iki çocuktan ibarettir. Bu sayılarda bir denge, bir simetri, artanı olmayan bir karekök ya da bölme görüyoruz. Toplumumuzu da geçmişten bu yana işte bu matematiksel ideal üstüne inşa ediyoruz.”
― The Smallest Lights In The Universe
― The Smallest Lights In The Universe
“Bilim insanlarının en büyük korkusu, bariz bir şeyi gözden kaçırmaktır.”
― The Smallest Lights in the Universe: A Memoir
― The Smallest Lights in the Universe: A Memoir
“Yıldızları gerçek anlamda gördüğümde on yaşındaydım.”
―
―
“Yolculuk beni değiştirmişti.”
― The Smallest Lights In The Universe
― The Smallest Lights In The Universe
“Eğer yetişkinseniz hemen her zaman bir çiftin yarısı olduğunuz farz edilir. Öyle değilseniz de öyle olma hevesiniz vardır. Restoranlarda tek kişilik masalarda daima boş bir ikinci sandalye vardır; birinin eksikliğine dair teyidi ihtiyacınız olursa diye. Eğer aileyseniz, o zaman da dört kişi olduğunuz varsayımı devreye girer. Arabalar ve restorant bölmeleri, lunapark, hız trenleri ve müzelere aile biletleri: iki yetişkin, iki çocuk. İki artı iki. İkiye iki. Dört.”
― The Smallest Lights in the Universe: A Memoir
― The Smallest Lights in the Universe: A Memoir




