Goodreads helps you follow your favorite authors. Be the first to learn about new releases!
Start by following Memet Fuat.
Showing 1-4 of 4
“Bir görüşe göre düzeltmelere önce üniversiteden başlamak gerekirdi. "Tubâ Ağacı" kuramı diye adlandırılan bu görüşü, ilerde Maarif Nazırlığı sırasında Fikret'le takışıp Galatasaray'dan ayrılmasına neden olacak Emrullah Efendi savunuyordu. Öbür görüş ise, Sâtı Bey'in savunduğu, düzeltmelere ilkokullardan başlamak gerekir görüşüydü. Fikret bu görüşten yanaydı. Ayrıca Sâtı Bey'le uyuştukları çok önemli bir yön daha vardı: Eğitimin amacı çocukların kafalarını bilgiyle doldurmak değil, onları yaşama hazırlamaktı. Ezberin yerini oyun, uygulama almalıydı, deney almalıydı. Eski insanlara yeni bilgiler vermek yerine, "Yeni İnsan"ı yaratmanın yolları aranmalıydı.”
― Tevfik Fikret
― Tevfik Fikret
“Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak
Sular sarardı.... yüzün perde perde solmakta
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta”
― Çağdaş Türk Şiiri Antolojisi
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak
Sular sarardı.... yüzün perde perde solmakta
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta”
― Çağdaş Türk Şiiri Antolojisi
“Vurdukça bu nehrin ona aksi
Kaçtım o bakıştan, o dudaktan
Baktım ona sessizce uzaktan
Vurdukça bu aşkın ona aksi...”
― Çağdaş Türk Şiiri Antolojisi
Kaçtım o bakıştan, o dudaktan
Baktım ona sessizce uzaktan
Vurdukça bu aşkın ona aksi...”
― Çağdaş Türk Şiiri Antolojisi
“1900 ile İkinci Meşrutiyet'in ilan edildiği 1908 yılları arasında Tevfik Fikret'in köşesine çekildiği, toplumdan kaçtığı söylenir. Oysa siyasal eylemlerin sürdüğü bu dönemde edebiyatçıların yasakları aşıp yayın alanında bir eyleme girmelerine olanak yoktu. Yazdığı ama yayımlayamadığı şiirlere bakılırsa, Fikret'in bu dönemde toplumdan kaçmadığı, tersine büyük bir coşkunlukla topluma yöneldiği açıkça görülür. Toplumsal ilişkilerden uzaklaşmak, bir köşeye çekilip yaşamak, onu toplum sorunlarından koparmamış, acımasız eleştirileriyle, en umutsuz, en karamsar günlerinde bile, dinmek bilmez bir kurtuluş özlemini dile getirmesine yol açmıştır.”
― Tevfik Fikret
― Tevfik Fikret




