angel > angel's Quotes

Showing 1-21 of 21
sort by

  • #1
    Sylvia Plath
    “I can never read all the books I want; I can never be all the people I want and live all the lives I want. I can never train myself in all the skills I want. And why do I want? I want to live and feel all the shades, tones and variations of mental and physical experience possible in my life. And I am horribly limited.”
    Sylvia Plath, The Unabridged Journals of Sylvia Plath

  • #2
    Sylvia Plath
    “And by the way, everything in life is writable about if you have the outgoing guts to do it, and the imagination to improvise. The worst enemy to creativity is self-doubt.”
    Sylvia Plath, The Unabridged Journals of Sylvia Plath

  • #3
    Sylvia Plath
    “Kiss me, and you will see how important I am.”
    Sylvia Plath, The Unabridged Journals of Sylvia Plath

  • #4
    Michel de Montaigne
    “If you press me to say why I loved him, I can say no more than because he was he, and I was I.”
    Michel de Montaigne , The Complete Essays
    tags: love

  • #5
    Frank Zappa
    “So many books, so little time.”
    Frank Zappa

  • #6
    Marcus Tullius Cicero
    “A room without books is like a body without a soul.”
    Marcus Tullius Cicero

  • #7
    Mahatma Gandhi
    “Be the change that you wish to see in the world.”
    Mahatma Gandhi

  • #8
    Franz Kafka
    “I am dirty, Milena, endlessly dirty, that is why I make such a fuss about cleanliness. None sing as purely as those in deepest hell; it is their singing we take for the singing of angels.”
    Franz Kafka, Letters to Milena

  • #9
    Oscar Wilde
    “The books that the world calls immoral are books that show the world its own shame.”
    Oscar Wilde, The Picture of Dorian Gray

  • #10
    Cassandra Clare
    “Only the very weak-minded refuse to be influenced by literature and poetry.”
    Cassandra Clare, Clockwork Angel

  • #11
    حمزة كاشغري
    “أفكر في المجازات طوال الوقت، وأنا أصعد الدرج، وأنا استمع إلى أغنية، وأنا أغير ثيابي، وأنا أتحدث مع الغرباء، أسمي سعيي عطشًا لا ينفذ، ومحاولاتي خيوط دخان، وأيامي أوراقًا لشجر الخريف، أما قلبي، فطائرٌ دائمُ الترقب”
    حمزة كاشغري, الشاعر والقرصان

  • #12
    أحمد خالد توفيق
    “إنه اكتوبر ..الشهر الذى تنتهى فيه أحلام الصيف الزاهية، بينما آمال الشتاء الغامضة لم تولد بعد ..
    الشهر الشبيه بهيكل عظمى يرتدى عباءته السوداء ويرتجف ،
    لو كان للهياكل العظمية أن ترتجف ..”
    أحمد خالد توفيق

  • #13
    Mahmoud Darwish
    “هكذا تولد الكلماتُ . أُدرِّبُ قلبي
    على الحب كي يَسَعَ الورد والشوكَ ...
    صوفيَّةٌ مفرداتي . وحسِّيَّةٌ رغباتي
    ولستُ أنا مَنْ أنا الآن إلاَّ
    إذا التقتِ الاثنتان ِ :
    أَنا ، وأَنا الأنثويَّةُ
    يا حُبّ ! ما أَنت ؟ كم أنتَ أنتَ
    ولا أنتَ . يا حبّ ! هُبَّ علينا
    عواصفَ رعديّةً كي نصير إلى ما تحبّ
    لنا من حلول السماويِّ في الجسديّ .
    وذُبْ في مصبّ يفيض من الجانبين .
    فأنت - وإن كنت تظهر أَو تَتَبطَّنُ -
    لا شكل لك
    ونحن نحبك حين نحبُّ مصادفةً
    أَنت حظّ المساكين”
    محمود درويش

  • #14
    حمزة كاشغري
    “لم أعد أحبني، وأنا لا أعرف وحدةً أشد من ألا يحب الإنسان نفسه”
    حمزة كاشغري, الشاعر والقرصان

  • #15
    Oğuz Atay
    “Sevgili Bilge, bana bir mektup yazmış olsaydın, ben de sana cevap vermiş olsaydım. Ya da son buluşmamızda büyük bir fırtına kopmuş olsaydı aramızda ve birçok söz yarım kalsaydı, birçok mesele çözüme bağlanamadan büyük bir öfke ve şiddet içinde ayrılmış olsaydık da yazmak, anlatmak, birbirini seven iki insan olarak konuşmak kaçınılmaz olsaydı. Sana, durup dururken yazmak zorunda kalmasaydım. Bütün meselelerden kaçtığım gibi uzaklaşmasaydım senden de.

    İnsanları, eski karıma yapmış olduğum gibi, büyük bir boşluk içinde
    bırakmasaydım. Kendimden de kaçıyorum gibi beylik bir ifadenin içine
    düşmeseydim. Bu mektubu çok karışık hisler içinde yazıyorum gibi basmakalıp sözlere başvurmak zorunda kalmasaydım. Ne olurdu, bazı sözleri hiç söylememiş olsaydım; ya da bazı sözleri hiç söylememek için kesin kararlar almamış olsaydım. Sana diyebilseydim ki, durum çok ciddi Bilge, aklını başına topla.

    Ben iyi değilim Bilge, seni son gördüğüm günden beri gözüme uyku girmiyor diyebilseydim. Gerçekten de o günden beri gözüme uyku girmeseydi. Hiç olmazsa arkamda kalan bütün köprüleri yıktım ve şimdi de geri dönmek istiyorum, ya da dönüyorum cinsinden bir yenilgiye sığınabilseydim. Kendime, söyleyecek söz bırakmadım. Kuvvetimi büyütmüşüm gözümde. Aslında bakılırsa, bu sözleri kullanmayı ya da böyle bir mektup yazmayı bile, ne sen ne aşk ne de hiçbir şey olmadığı günlerde kendime yasaklamıştım. Sen, aşk ve her şeyin olduğu günlerde böyle kararlar alınamazdı. Yaşamış birinin ölü yargılarıydı bu
    kararlar. Şimdi her satırı, “bu satırı da neden yazdım?” diyerek öfkeyle bir öncekine ekliyorum. Aziz varlığımı son dakikasına kadar aynı görüşle ayakta tutmak gibi bir görevim olduğunu hissediyorum. Çünkü başka türlü bir davranışım, benimle küçük de olsa bir ilişki kurmuş, benimle az da olsa ilgilenmiş insanlarca yadırganacaktır. Oysa, sevgili Bilge, aziz varlığımı artık ara sıra kaybettiğim oluyor. Fakat yaralı aklım, henüz gidecek bir ülke bulamadığı için bana dönüyor şimdilik. Biliyorum ki, bu akıl beni bütünüyle terk edinceye kadar gidip gelen aziz varlık masalına kimse inanmayacaktır.

    Bazı insanlar bazı şeyleri hayatlarıyla değil, ölümleriyle ortaya koymak
    durumundadır. Bu bir çeşit alın yazısıdır. Bu alın yazısı da başkaları
    tarafından okunamazsa hem ölünür ve hem de dünya bu ölümün anlamını bilmez; bu da bir alın yazısıdır ve en acıklı olanıdır. Bir alın yazısı da ölümün anlamını bilerek, ona bu anlamı vermesini beceremeden ölmektir ki, bazı müelliflere göre bu durum daha acıklıdır. Ben ölmek istemiyorum. Yaşamak ve herkesin burnundan getirmek istiyorum.

    Bu nedenle, sevgili Bilge, mutlak bir yalnızlığa mahkum edildim. (İnsanların kendilerini korumak için sonsuz düzenleri var. Durup dururken insanlara saldırdım ve onların korunma içgüdülerini geliştirdim.) Hiç kimseyi görmüyorum. Albay da artık benden çekiniyor. Ona bağırıyorum. (Bütün bunları yazarken hissediyorum ki, bu satırları okuyunca bana biraz acıyacaksın. Fakat bunlar yazı, sevgili Bilge; kötülüğüm, kelimelerin arasında kayboluyor.)

    Geçen sabah erkenden albayıma gittim. Bugün sabahtan akşama kadar
    radyo dinleyeceğiz, dedim. Bir süre sonra sıkıldı. (İnsandır elbette
    sıkılacak. Benim gibi bir canavar değil ki.) Bunun üzerine onu zayıf
    bulduğumu, benimle birlikte bulunmaya hakkı olmadığını yüzüne bağırdım. (Ben yalnız kalmalıyım. Başka çarem yok.)
    ...”
    Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar

  • #16
    عدنان الصائغ
    “تكفيني كسرةُ خبزٍ
    بمساحةِ قلبي
    وكتابْ…!
    فـ لماذا يحتجُّ الناسُ على حلمي؟”
    عدنان الصائغ

  • #17
    عدنان الصائغ
    “من كتر اختلاف مواعيدك معى اضطر دائما ان اضبط ساعتى على عقارب اعذارك....”
    عدنان الصائغ

  • #18
    Albert Camus
    “Should I kill myself, or have a cup of coffee?”
    Albert Camus

  • #19
    Albert Camus
    “In the depth of winter, I finally learned that within me there lay an invincible summer.”
    Albert Camus

  • #20
    Albert Camus
    “Man is the only creature who refuses to be what he is.”
    Albert Camus

  • #21
    أوكتافيو باث
    “اسمك
    يولد مني، من ظلي
    يشرق على جلدي
    فجر نور حالم
    حمامة جسورة اسمك
    خجلة على كتفي.”
    أوكتافيو باث, مختارات من شعر أوكتابيو باث



Rss